gakgo23
16.12.2008, 02:00
Gakgo ösgedim dayanamim gelim Mezireye
Uğrayıp hasret giderecem bibiye diyezeye
Hoyratını halayınıda çok ösgedim
Yıllar var ki doya doya seyredip dinlemedim.
Nahır vakti revan oldum tuttum yolunu
Arka goltuktan bir gakgo dürttü kolumu
Dedi beg yolculuk nere, dedim ona Mezireye
Sordu esas oralımısın, dedim doğma böyüme
Geceyi geçirdik geh uyku geh horatta
Sabah gözümü açtım gelmiştik Fırat'a
Kömürhan da gün doğdu dağları aştı
Otobos yavaşladı Musa damına yanaştı.
Dediler sabah kahvaltısı ihtiyaç mola
İndim kokladım etrafı doya doya
Musa damı dedikleri aynı bir ahır seküsü
Kerpiçten yapmışlar ne boyası var ne süsü
Süyüngü çökmüş çortun'u dönmüş merteğe
Sahibi pala, benziyi mert bir erkeğe
İkram etti bize tereyağlı sac akmeği
Yanında bir üsgüre ayran, buz gibi etti yüreği
Yollandıh yola geldik yoçatı, hanköyüne
Otobüsün içi döndü birden düğün evine
Gulağıma sesler geldi yaklaşik şükür Elazığ'a
bir digeri söylendi,gurban olam toprağına taşına
Göründü kuzeyde pancarlık bağları Harput kalesi
Arka sıralardan gelen hazin bir hıçkırık sesi.
Döndüm baktım bir igit yaslanmış cama
Hasrete dayanamayıp ağlıyor gana gana
Anladım o da benim gibi hasret vatana
Bu hasretliğe sebebin, canına gurt dadana
Garaja vardım yendim otobosdan aşağı
İhvanlar şalvar geymiş sarmış guşağı.
Yağızdır, merttir şu elazığ uşağı
Neşeli olunca seplenir şorşordan aşağı
Gakgo Orhan efkârlanmış ah der Elaziz
İsmi Aziz, İnsanı Aziz, Mamuratül Aziz.
Uğrayıp hasret giderecem bibiye diyezeye
Hoyratını halayınıda çok ösgedim
Yıllar var ki doya doya seyredip dinlemedim.
Nahır vakti revan oldum tuttum yolunu
Arka goltuktan bir gakgo dürttü kolumu
Dedi beg yolculuk nere, dedim ona Mezireye
Sordu esas oralımısın, dedim doğma böyüme
Geceyi geçirdik geh uyku geh horatta
Sabah gözümü açtım gelmiştik Fırat'a
Kömürhan da gün doğdu dağları aştı
Otobos yavaşladı Musa damına yanaştı.
Dediler sabah kahvaltısı ihtiyaç mola
İndim kokladım etrafı doya doya
Musa damı dedikleri aynı bir ahır seküsü
Kerpiçten yapmışlar ne boyası var ne süsü
Süyüngü çökmüş çortun'u dönmüş merteğe
Sahibi pala, benziyi mert bir erkeğe
İkram etti bize tereyağlı sac akmeği
Yanında bir üsgüre ayran, buz gibi etti yüreği
Yollandıh yola geldik yoçatı, hanköyüne
Otobüsün içi döndü birden düğün evine
Gulağıma sesler geldi yaklaşik şükür Elazığ'a
bir digeri söylendi,gurban olam toprağına taşına
Göründü kuzeyde pancarlık bağları Harput kalesi
Arka sıralardan gelen hazin bir hıçkırık sesi.
Döndüm baktım bir igit yaslanmış cama
Hasrete dayanamayıp ağlıyor gana gana
Anladım o da benim gibi hasret vatana
Bu hasretliğe sebebin, canına gurt dadana
Garaja vardım yendim otobosdan aşağı
İhvanlar şalvar geymiş sarmış guşağı.
Yağızdır, merttir şu elazığ uşağı
Neşeli olunca seplenir şorşordan aşağı
Gakgo Orhan efkârlanmış ah der Elaziz
İsmi Aziz, İnsanı Aziz, Mamuratül Aziz.