CAYBURG.NET
İnanç Tartışmaları İnanç Tartışmaları
Cevapla
Bu Dünya'nın ''Kaderi'' Ne Kadardır? (2) Bu konu 105 defa okundu ve 9 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 20.09.2008, 23:47 #1
Gold Members

Standart Bu Dünya'nın ''Kaderi'' Ne Kadardır? (2)


-Bir gün Cebrail benim katıma geldi . Elinde bir ayna ve aynanın ortasında kara bir nokta gördüm . Cebraile

-‚’Ey benim kardeşim ! Ey dostum’! Bu ayna nedir?.. diye sordum. O da :

- Cuma günüdür!’’ dedi. Yine.

-Ya bu kara nokta nedir?’’ diye sordum. O da

-Kıyamet günüdür!’’ dedi . Ben.

Yani kıyamet Cuma günümü olacaktır?’’ dedim. Cebrail

-‚’Evet ey Allahın Resulu dedi . Peygamber , her cuma günü gelince ,kıyamet kopmasını beklerdi.


-Yine bir gün Peygamber-in katına bir çöl köylüsü arap geldi. Bu kişi.

Ey Allah’ın Resulu ! dedi. Gece rüyamda ulu bir sahra gördüm. Yeşil çimenler fışkırmıştı. O sahranın ortasında bir minber kurulmuştu. O minberin de yedi ayak basamağı vardı. Orada seni gördüm ey Allah’ın Resulu ! Sen merdiven-in aşağı basamağında oturuyordun!

Peygamberimiz (s.a.v.) o çöl köylüsü Arab’a:

-O yedi basamak merdiven 7000 yıldır. Ben en sondaki bin yılda gelmişimdir. Bu , Kıyamet-in yakın olduğuna işarettir. Diye buyurdu. Yahudi Bilginler !

-Doğrudur ,Ya Muhammed . Bizde Tevrat’ta böyle bulduk!dediler.

.7.Soru:Kafdağı nerededir? Nasıl bir dağdır? Niçin yaratılmıştır?
Peygamberimiz bu soruya şöyle cevap vermiştir.

--Kafdağı denilen dağ, bu cihanı tamamen kuşatmıştır. Cihan bu kafdağının içinde. Parmağındaki yüzüğe benzer ,yüzük kafdağıdır. Çünkü bu cihanı tamamen içine almıştır. Bu kafdağı yeşil zümrütten yaratılmıştır.

Bu göklerin gök renginde görünmesinin nedenliği o Kafdağı’nın akisi düştüğündendir. Yoksa gökte hiç bir zaman renk yoktur. Eğer kafdağının yeşiliği olmasaydı, gök bu türlü görülmezdi. Ademoğlunun o dağa varması olur bir iş değildir. Oda şundan ötürüdür. ‚’O dağa dört ay karanlıkta gidilir. Orada ne ay ne güneş vardır.
Bu kafdağı Yer-in mıhı, çivisidir. Eğer kafdağı olmayaydı, yer deprenmekden uzak kalmazdı. Hatta yeryüzünde rahat olamazdı.’’
Kafdağına ,Nebiler ve Velilerden ve Tanrı katına ulaşmış Ulu Erler-den başkası gitmesi yalnızca Tanrı buyruğunda gidebilir.



8.Soru: Cablisa ve Cablisa ne nesnedir? Ve nerededir?Bunlar ne din tutarlar?
Cevap: Cablika ve Cablisa iki büyük şehirdir. Birisi doğu ülkelerinde bulunur.Birisi batı ülkelerinde bulunur. Doğuda bulunan kentte Cablika , derler, batıa olana ise Cablisa denir. Yeşil zümrütten yaradılmışlardır. İkiside kafdağına ulaşmıştır. Her şehrin eni ve uzunluğu ikibin fersahtır.

Bu soruların cevaplarını Resul Ekrem cevaplayınca ,Yahudi bilginleri, Kureyşten Ebu Cehil ve Velid hazır bulunurlardı. Önlerinde Tevrat koyup Hz.Muhammed’in söylediklerini Tevratta karşılaştırıyorlardı.Kısacası Resulullah’ın yanlış cevap vermesini istiyorlardı. Çünkü bu soruları Yahudi-ler hazırlamışlardı.

Ayrıyeten Hz.Ali (Allah ondan razı olsun. Resululah’ı hiç bir zaman yalnız bırakmamıştı) oradaydı.) .

Hz.Ali, Ya Resulullah! Dedi.
Bu şehirler bizim bulunduğumuz bu dünya içindemidir, yoksa değil midir? Hz.Ali Yahudiler-i şaşkına çevirmek için sordu ,bu soruyu, aslında kendisi biliyordu. Ebu Cehil Gözünün altından Hz.Ali’ye isteksiz bir bakış yaptı. Anlamı belliydi.

Resulullah !

O şehirler karanlık içindedir ve kafdağına bitişiktir! Diye buyurdu.

Hazreti Ali:

-Her şehirde ne kadar halk vardır? Diye sordu. Hz.Muhammed (s.av.)

-Her şehrin kalesinin 1000 derbendi vardır. Her derbendini , yani dar geçidini geceleri biner kişi bekler. Nöbet bekleyen onbin kişiye tam bir yıl tamamlanıncaya kadar bir daha nöbet gelmez.

Yahudi söze girerek ,Ya Muhammed , bu kaleyi bunlar niçin beklerler? Diye sordu.

Hz.Resul!

Şundan ötürü beklerler. Çünkü o yanlarından çok halk vardır. Onlarla bun Cablisa ve Cablika halkı arasında çok önceden düşmanlık vardı. Aralarında gece gündüz savaş eksik olmazdı. Bundan ötürü nöbet tutarlar.

Yahudi bilginleri hem Tevrata bakıyor ,hemde yine sorusunu tekrarlıyor.Acaba doğrumu ,yanlışmı cevaplıyor diye, amaçları Resulullahı ,yanıltmak.

Ya Muhammed ! Bu Cablika ve Cablisa halkı Adem oğullarındanmıdır?

Hz.Muhammed! Onlar dünyada Ademoğullarının varlığını (,yaşadığını) bilmezler.

Sonrada , şeytan onlara yol bulamazmı? Diye sordu. Resulullah! Onlar şeytanıda bilmezler! Dedi.

Yahudi bilginleri, söze girerek , bu ay , bu güneş ve bu yıdızlar onların üzerlerine -doğmazmı . Diye sordular.

-Onlar Hak Tealanın ayı ve güneşi yarattığını bilmezler :

-Ya bu cihanı nice görürler ?

Onların aydınlığı kaf dağının ışıklarındadır. Onların taş ve duvarları nur gibi ışık verir.

-Meclisten birisi. Ya Resulullah ,onlar ne yiyip , ne içer?

-Hiç bir şey yiyip içmezler.

-Ya ne giyerler?

_Resulullah! Onların sırtı, vücudu giyinmek istemez.

-Melekmidirler?
-Melek değillerdir. Ama ibadetleri melekler gibidir.

-Onlardan zürrüyet gelirmi?

-Onların hepsi erkeklerdir. ! Aralarında dişi olanı yoktur.

-Onların dini ne dindir? Onlar Cennetlikmidir, Cehennemlikmidir?
- Onlar Cennet ehlidirler! İslam dini yolundadırlar. Mirac gecesi Cebrail beni o yöne iletti. Ben onaları İslama arzettim. Müsliman olarak Allahü Tealaya ve bana iman getirdiler.
Ben olardan birisine İslamın kurallarını öğrettim .O kişiyi onların üzerine vekilim , halifem kıldım.

Sonra Cebrail ,beni Fars vefid tarafına ve Ye’cüc ve Me’cüc ülkelerine ve münsel , bakıl ve naris kavmına iletti. Onlara da islamlığı sundum. Fakat kabul etmediler.hepside kafirdirler.

Meclisden birisi dordıki!

Ya Resulullah ! Dedi. Bizim halkımızdan birisi acaba onların yanına gidebilirmi? Dedi.

-Resulullah! Yok! Onların yanına varmak için , dört ay karanlıkta gidilir. Ama AD
kavminden üç kişi Hz. Hud Peygambere iman getirmişlerdir. Onlar Ad kavmi arasından kaçtılar. Ordan Şehristana geldiler. Diya cevap buyurdu.
Kimileri , bu Cablisa ve Cablika şehirlerinin batı yönünde bulunur.
-Bir rivayete göre İskender Zulkarneyn (İki boynuzlu İskender) bu şehri görmek için iki ay karanlıklar içinde gitti. Sonunda korktu. Yine gidemeyeceğini anlayınca geri döndü. Buraya ancak ,Alim ve Selim Nebiler ve Evliyalar varabilir.
Yahudi bilginleri bu sözleri duyunca ! Haklısın Ya Muhammed ! dedler.Bizde Tevrat’ta böyle bulduk. Ad kavminden kaçan üç kişi o Ceblisa ve Cablika şehrine düştüler. Fiyd halkından korktular ve oradan bir daha çıkamadılar. Sonrada orada öldüler..



9.Soru: Ye’cüc ve Me’cüc ne gibi kişilerdir? Nerde otururlar? Ne din tutarlar? Bunlar ne yerler ve ne içerler? Yaşayışları nasıldır? O seddi ki İskenderi Zulkarneyn yapmıştır. Onunla Ademoğlu’ nun arasında ve farkı ne kadardır?O Zülkarneyn dedikleri nedir? Ve onun işi ne idi? Ve o ne zaman gelmiştir?


Cevap: Ye’cücü ve Me’cüc iki karadeştirler. Birine Me’cüc birine Ye’cüc denir. Adem oğullarındandır.
Bir takımın boyları uzun ve bazılarının boyları kısadır. Kulakları büyükçe geniş ve sivri kulaklıdır. Yani deyim yerindeyse, Fil gibi kulakları vardır. On çok kalabalık ,büyük bir kavimdir. Vardkları yeri ağacını ,otunu, taşını topraktan başka her şeyi yeyip kuruturlar. Nere varsalar ,yıkar, yok ederler. Bu kavimler nedense ,doğu tarafında olurlar.
Gün doğacağı vakit yerin altına girip gizlenirler.Onları yanı başında bir dağ vardır. Çok yüce bir dağdır. Öyle kolay değildir ,o dağın geçilmesi. Dağın çevresinde daha çok kentler vardır.
Ye’cüc ve Me’cüc bu dağı ,geçmiş olsaydı, orada yaşayan canlı ,cansız tüm var olan varlıkları yer ve yok ederlerdi. Dağın , bir yanından ,bir yol bulmuşlar ,oarayı yerle bir etmişlerdir.
Zamanla, İskender Zülkarneyn bu bölgeye gelince ,oranın kavmi (halkı) yalvarmaya ve kurtarılmalarını istediler. Bizleri buradan kurtar ve siz derseniz ,yaparız dediler. İskender , bu kavimden tun ve demir getirmelerini istedi. Onlarda getirdiler.
İskender de tunçu ve demir-i eritti. Sağlam büyükçe bir set ,duvar yaptı. Ve oranın halkı şimdilik kurtulmuş oldu. Yecüc ve Mecüc hikayesi çok uzındur. Kur’an ayetlerinde vardır.



10. Soru: Ashab-ı Kehf kimlerdir? Onlar kaç kişidir? Ve ne zamanda gelmişlerdir? Ne dinde idiler?
Ashab-ı Kehf (Mağara ashab’nın cevabı da şudur:
--Eski zamanlarda bir padişah vardı. Adına Dakyanus derlerdi. Onun bir şehri vardı. Adına Esus (Tarsus)derlerdi. O kavim bütünü kafir idiler. Dakyanusa ilah diye taparlardı. Bu mesele İsa peygamberden önce idi. Dakyanus’un adamlarından ,zaman içinde,onun zulum ve işkencelerine dayanamayarak , yedi kişi kaçtı. Bunlar bir mağaraya gizlendi ve uyudular .Hak Teala o kapıyı kapadı. Dakyamnusun adamları bunları görmedi. Onlar oyatış tam aüç yüz yıldır o mağarada kaldılar Zaman içerisdede Dakyanus’un zamanı geçmekte idi.
Sonra İsa Peygamber zuhura geldi . Kaçan yedi kişileri Yüce Teala onları kaldırıp , ve Hiristiyan oldular ve zulumsuz bir yaşam sürdüler. Bu öykü aslında çok uzundur. İnşallah yeri gelince , detaylı şekilde izah ederiz.
11. Soru: Ashab-ı Kehf kimlerdir? Ve ne zamanda gelmişlerdir? Bunların dini ne dindir?
Cevap: Necran adında büyük bir şehir vardır. Bu kentin halkı Hz.İsa’ya iman etmişlerdir. Onun şeriatına yürürlerdi. O yörede bir padişah vardı.Adına Yusuf derlerdi. Takma adı Zunuvas’tı. Yavuz bir padişahtı. Askeri son derece çoktu. Belirli günlerden bir gün , Yüce Teala ,Hz.İsa’yı göğe davet etti. Hz.İsa’nın Havarilerinden bir kaç kişi o Necran şehrine geldiler.
Bunlar buradaki halka ,Musa şeriatı ortadan kallktı .Tanrı tarafından buyurulan yeni bir peygamberimiz geldi. Siz hepiniz bundan sonra İsa peygamber adına itaat edeceksiniz. Musa dinine girmek gereksizdir. İsa peygamber-in mucizeleri buna delildir.
Ve akabinde, bu kavim İsa dinini tercih ettiler. Bu arada Yusuf’un (Zunuvas) sağlam ve güvenilir bir kaç kişi önceden gelmiş ve olanlara bizzat şahi t olmuşlar. Fakat İsa’nın adamları , bunları bulup , zorda olsa , dine davet ettiler, fakat bunlar kabul etmediler.Ve işkence ve ağır zulumle öldürüldüler.
Bu haber Zunuvas!a ulaştırıldı. Çok öfkelendi ve bu olayın üstüne gitmeye karar verdi.
Kısa zamanda 50.000 askerle Necran şehrini kuşattı. Ve de şehrin etrafını hendeklerle kazdırıp, halkı zorla ,İsa dininden dönün , yoksa hepinizi , hendekler içinde yakarız, diye tendit ettler. Halkın bir çoğu zorda olsa ,dinini değiştirdi. Değiştirmeyenleri ise hendekler içerisinde ateşle yakıldılar.
Bana bu zulum kendi Tarihimizi hatırlatıyor. ,Yavuz Selim’in, Anadoluda ‚’ Aleviler’i ya sünni olacaksınız, yada yakılıp ,diri diri gömülecekseniz ‚’’ diye halkın kimini yaktı ,kiminide zorla da olsa .Şimdiki Türkiye halkı Alevi ve Şii olduğunu , Yavuz’un işkencesi ve kötü yönetimi , ile unutturdu. Bundan dolayı Aleviler çok zor durum kaldı.Değerli canlar , bunları iyi okuyun , ‚’geçmişini bilmeyen , gelecekte çocuklarına bir şey vermeyen , bir kişi olarak Tarihten silinirsiniz.’’.

İşte başta dediğimiz gibi bu olay , Ashab-il Uhdud denilen o müslimanları ateşte yakanlardır. Anlamına gelir. Nitekim Hak Teala Kur’an’da şöyle buyurmuştur.
‚’Hazırladıkları hendekleri , tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup , inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenlerin canı çıksın.’’ (Buruc süresi,ayet : 4-7)
Değerli canlar , ben hep Kur’an’ının değiştirildiğini söylemekten geri kalmam.Fakat işte bu gerçek Hz.Muhammed’in surelerini değiştirmeye zamanlarımı olmadı ,yoksa görmedilermi , bunu Allah’a havale ediyoruz. Şunu demek istedim ,sevgili canlar ,bu sure Anadolu halkını anımsatmıyormu? Madımak otelinde ,otelin etrafını çevirip , 37 canımızı diri diri yakmaları ve daha yüzlerce bildiğimiz olaylar değilmi? Bu sureyi biliyorlardır, ama görmezden geliyorlardır. Kimmi Yavuz Selim’in , şimdiki Türkiye’yi yöneten kalıntılarıdır. (2005.Yılı)
Vede Hz.Muhammed ,bilemezdiki ,gelecekte Kerbela ve Anadolu meselesi ve yüzlercesi . Yahudilerin sorularını cevaplarken nerden bilsin , torunlarının susuz Şehit edileceklerini ve yalın ayak o çölde ,kadınların perişan olacaklarını.
Kur’an Ashab-il Uhdud’a lanet etmiştir. Demek onların kazdıkları çukur, hendekler ki ateş yaktılar Ve hepsini diri diri yaktılar. Hz.Muhammed kafirlere olan soru ve cevabını söylemektedir, ve de bu olayın ne anlama geldiğini, Yahudilere bakarak ima etmiştir.
12.Soru: Hak Teala’nın yeryüzüne gelen peygamberi kaçtır? Onların gönderilmişleri kaçtır? Ve kaç peygamber’in duası ile ölü dirilmiştir. ? O dirilenler de kimdir? O dirilen Veliler kimlerdi? Onlara denirki ,Mürsel Peygamber olduğundan ,O’na Hak Teala tarafından kitap inmiştir. Hz. Muhammed (Aleyhisselatü vesselem) şöyle cevap vermiştir.



Cevap: Allahü Teala’nın 124.000 peygamberi vardır. Bunlardan 313 peygamberi mürseldir., gönderilmiştir. Yani onlara Cebrail (a.s.) gelmiştir. Ve Hak Teala’dan vahiy indirmiştir. Onların ilki Adem ‚dir. Sonuncusu Muhammed Mustafa’dır. Bu peygamberlerin dördü süryani dilince söyler., konuşurlardı. Onların 1.Adem Aleyhisselam .2.Şit Peygamber.3. idris Peygamber.4.Nuh Peygamber’dir. Dört Peygamberde Arapça söylerdi. Onlarında 1. Hud Peygamber.2.Salih Peygamber.3.Şuayp Peygamber. 4.Hazreti Muhammed’dir.
Fakat dualarıyla ölüleri dirilten peygamberlerden 1.İmran oğlu Musa Peygamber’dir. Dirilen ilki İrail oğullarından birisiydi. Ölü olarak bulunmuştu. Onu kimin öldürdüğü bilinmemişti. Sonunda Musa Peygamber:
-Hak Teala’nın buyruğudur ki şu sıfatta bir sığır bulup boğazlayınız. Onun kuyruğu ile ölen kişiye vurunuz. Ölü ,Allahü Teala’nın emri ile dirilir. Ve kiim öldürdüğünü haber verir.

Hemen o kavim de Musa Peygamber’in istediği sığırı buldular, onu boğazladılar. O sığırın kuyruğu ile o ölüye vurdular, ölü dirildi.Kendisini kimin öldürdüğünü haber verdi. Hazreti Musa da o kişiyi yakalattı. Akrabalarının eline verdi. Onlarda önceden öldürülenin yerine onu öldürdüler. Hak ta yerini buldu. İsrailoğulları kavmi bu olaydan emin oldular . Aslın da Musa peygamber bölümünde daha ayrıntılı yazacağım.

Bundan başka 70 kişi Musa Peygamberin duası ile dirildiler. Bu olayda Musa Peygamber Tür Dağına varıp Allahü Teala ile münacat kıldı. Ne gerekiyorsa söyleşti. Nitekim Allahü Teala şöyle buyurur.

‚’Allah ,Musa’ya arada kimse olmadan hitabta bulundu.’’ (Nisa Suresi,ayet :64)

Sonra bir ak bulut parçası geldi . Musa peygamberi ortaya aldı. Allahü Teala ona Tevrat’ı ve Levha ile Musa Peygamber’ indirdi. O 70 kişi Musa Peygambere şöyle dediler..
Biz senden şunu diliyoruzki Hak Teala ‚nın sözünü sen işittiğin gibi bizede anlat . Musa onları da alarak Tür dağına vardı. Allahü Teala’nın sözlerini onlarada işittirip duyurttu. .Onlar
Ya Musa ,bize Allahü Teala’yı açıktan göstermelisinki ta ki sana biz iman edelim ! Dediler. Bunu onlar söyler söylemez bir şimşek çaktı. Bir yıldırım indi. Bu 70 kişiyi yaktı kapkara etti. Nitekim Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur.
‚’Bir zaman siz, ‚’Ey Musa Allahü Teala’yı bize aşikar göstermeyince biz sana iman getirmeyiz!’’ dediniz. Öyle deyince sizi yıldırım tuttu.’’ (Bakara suresi,ayet. 55)
Musa o yetmiş kişiye baktı . onların helak olduklarını görünce:
‚’Ya Rabbi! Dedi. Mademki bunları helak etmek istiyorsun , önceden yok edeydin. Beni de bunlarla birlikte öldüreydin.’’ (Enfal süresi, ayet : 155)
Ve Musa (a.s.) yalvarmasına şöyle devam etti.
‚’Ya Rabbi ! Bunlardan bir kaç kişi cahillik edip buzağıya taptıkları için biz onlarla birlilte te mi helak, yok edeceksin ? Kaldı ki buda senin bir deneyişinden , bir sınavından başka bir şey değildir. Sen dilediğini sapıklığa , dilediğini doğru yola iletirsin .’’ (Araf suresi,ayet: 155)
Ve Musa Hak Teala’ya duasını şöyle sürdürdü.
--Ey Rabbi alemin ! Dilerimki bunları yeniden diriltesin.
Allahü Teala da Musa’nın duasunı kabul etti. O yetmiş kişiye yeniden can verdi, onları dirilti.
Nitekim Kur’an şöyle buyurur.
‚’Sonrada sizi biz , bu nimetin hakkını bilip şükredersiniz diye siz ölünce yine dirilttik.’’

Bu mesele İmran oğlu Musa Peygamber zamanındaydı. Belirli bir zaman sonra. İsa Peygamber (a.s.) , ben Allahın elçisiyim , gelin bana iman edin ‚’ dedi. O kavim , İsa (a.s.)
Bize mucizelerini göster ! dediler.İsa’da (a.s.)
--Alahın emriyle ben ölüleri diriltirim ! Anadan gözsüzlere göz veririm . Cüzzam hastaliğına tutulmuş kişilere hayat veririm. Topraktan da kuş biçiminde bir şey yaratırımki , ona Allah’ın emriyle üff... derim, o da kuş olur, uçar gider ! dedi..
Nitekim Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur.
‚’ Ben sizin için topraktan bir kuş yapayım . üff... diyeyim Hak Teala’nın buyruğuyla kuş olsun. Gözsüsü gözlü kılayım. Abrasın abraslığını gidereyim, ölüyü dirilteyim.’’ (Al-ı İmran süresi, ayet: 49)
O kavm, İsa ‚dan bu sözleri işitince .
--Bu kişi ne çok büyük söz sarfetti gelin bunu deneyelim. Söyledikleri doğru ise ona iman edelim dediler.
Ordakiler ,Ya İsa , şu anda bir kuş yapta görelim dediler. İsa da bir parça balçıktan , çamurdan bir kuş yaptı. Dua eyledi. O kuşa üfledi. Allahü Teala’nın emriyleo kuş dirildi. Uçtu. Şimdi yarasa dediğimiz kuşun, o kuştan ürediği söylenir.Halk , o şeyi İsa dan görünce,
Bu sihirbaz ve ya cadı dediler. Hz.İsa da onlara inanmassanız ölü birisini gösterin , onun için Dua ederim, dirilteyim’ dedi.
O halk toplandı, bir bir lerin görüşlerini aldılar .
Sonunda da ,gelin !Nuh’un oğlu Sam’ın mezarını gösterelim dediler. Zaten o öleli epey bir zamn geçti .eğer onu diriltirse , İsa Peygambere ,iman edelim dediler. Sonrada İsa Peygamber-in huzuruna vardılar.
-Bize Nuh-un oğlu Sam-ı dirilt dediler. İsa (a.s.)
-Sam’ın kabri nerededir? Diye sordu. Onlara
Filan dağda ,bir derenin içindedir dediler. . İsa da
Şimdi bana bir gün mühlet verin dedi.Ben varayım , dua edeyim o dirilsin .Görün.
O arada tüm kavim toplanmış, İsa’yı seyrediyorlar. İsa Peygamber ,yüksek bir yere çıktı ellerini kaldırdı. Allahü Teala’ya dua etti Sonrada
-Ey sam , ey Nuh’un oğlu ! dedi Samda:
-Lebbeyk, ey Allah’ın Ruhu! Dedi. İsa da
-Sen ki,msin? Diye sordu . Samda
-Ben Nuh’un oğlu Sam’ım ded.aralarında şu konuşma geçti. Söyle ya ben kimim?
-Sende Allah’ın peygamberi İsa’sın!..
Ey Sam , sen oldüğünde saç sakal ağarmamıştı. Çünkü sakal ağarması İbrahim’den (a.s.) kaldı. Senin sakalın siyahtı. Dedi.
Sam’da sen beni çağırdığın zamn , kıyamet koptu sandım ve koptu sandım, ondan sakalım ağardı.
-Ey Sam ,eğer dilersen , Allah’a dua edeyim , sana uzun bir ömür versin. Bir kaç gün bu dünyada bizimle kal.
-Ey Allah’ın Ruhu ! ben can acısını bir kez çektim . Bir kez daha çekmek dilemem.Binim arzum Allah’ın izni ile önceki halime varmamdır.
Bu dileği öğrenen İsa (a.s.) dua etti .Sam yine kabirinin içine girdi. Yer dümdüz oldu. San ki o mezardan kimse çıkmamış dedi.
O kavmin hepsi bu vakayı görünce Yüce İsa’ya iman ettiler.

13.Soru: Ruh nedir? Cebrail (a.s.) Resulullaha (a.s.) şu ayeti gönderdi.



‚’Ey Muhammed ! Kafirler sana ruhtan sorarsa, sen deki ruhtan haber vermek işim değildir. Ruh Allahü Teal’nın emridir ki, size az bir şey verilmiştir.’’



14.Soru: Demir ve Tunç kimin elinde hamur gibi oldu? Demir ve tunç Davut Peygamber’in elinde hamur gibi yumuşardı. O her ne dilerse ateşe koymadan demire şekil verebilirdi. Bu iş Davut’ın (a.s.) mucizesiydi. Hak Teal Kur’an’da şöle buyurdu.
--‚’ Demiri ona hamur gibi yumuşak ettik!’’diye buyurmuştur.
15.Soru: Bu rüy-ı revan çeşmesi hangi kişinindir! Sorusuydu. Bu rüy-ı revan’a Arapçada ayn-ı kıtr.Türkçede Akartunç denilir.
Bu şey Allahü Teala hemen Süleyman Peygamber iletmiştir. Gelen rivayet şöylledir. O Akartunç Irmağı Süleymen Peygamber için, her ay üç gün akardı. Süleyman (a.s.) ne yapmak isterse veya işlerse ondan yapardı. Nitekim Kur’an Kerim’de :
‚’Erimiş bakır çeşmesini biz Süleyman için akıttık.’’ (sebe suresi ,ayet, 12)



Bir gün Süleyman (a.s.) devleri ve perileri topladı.Onlara
Bu akartunç bakır pınarlarından kendim için, bir kale ve bir kent yapınızki , o şehir Kıyamet’e kadar dursun ve ona zarar gelmesin ve hiç bir kimse ona ulaşamasın. Öyle yapınki Adem oğlu ona yol bulamasın. Benim hazinemi ,kitaplarımı, önemli eşyalarımı bu kaleye getirilsin. Sonrada o akartunç bakır pınarı, bu kaleye akıtılsın Hiç bir kimse onu bulamasın. Bu söyledikleri yerin altına güzel şekilde yapıldı . Yerin altından oraya bir yol açtılar Tılsımlarla kapattılar. Kimse bulmasın diye .Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen orayı kimse bulamadı. Taki Emevi hükümdarlarından Mervan oğlu Abdulmelik zamanına varıncaya kadar kimse o şehrin adını anmadı ve oraya gitmek istemedi. Çünkü o yöne kim giderse açlıktan susuzluktan ölürdü. Ne zaman ki Mervan oğlu Abdülmelik emir oldu, batı memleketlerini ve Endülüs sınır boylarını Musa bin Nasra verdi. Bir gün Abdülmelik katında bu şehrin sözü edildi. Abdülmelik o şehri görmek diledi. Derhal Musa bin Nasr’a bir mektup yazdı. Baş tarafta da:
‚’Bismillahir-Rahmannir-Rahiym’’ diye başladı. Sonra şöyle buyurdu.
‚’Ey Musa işittimki Endülüs çöllerinde tunçtan ve demirden bakırdan bir kale varmış ki eni ve uzunluğu her yönden 12 fersah ter tutuyormuş . Hazret-i Süleyman (a.s.)ın hazineleri ve kitapları oradaymış . Bil ki sana bu mektubum vardığı zaman tezce askerlerini toplayıp işbilir kişilerden ve kimselerden, ün salmış askerlerden kimler varsa al, o şehri bul haberini de bana bildir.



Bu mektup Nasır oğlu Musa –ya erişince , güvendiği sağlam adamlardan , 1000 kişi ile son hazırlıklarını tamamlayıp . yola koyuldular. Tam dört gün gece ve gündüz gittiler ve kaleye ulaştılar. Yani beş mil falan kalmıştı . Sanki güneş gibi parlayan , göz kaömaştıran işıklar ve daha ayrı bir atmosver yaratıyordu. Bu havayı Musa’nın askerleri biraz ürkeklik havası verdi . Neyse Musa ,kaleye gitmek için tüm yolları denedi. Ama elden gelir bir yol bulamadı. Sonunda ,askerleri içinde tellal çağırdı. Kim bu kaleye çıkar, içinde ne gibi bir haber getirirse , ona kendi cebimden 1000 akçe bahşiş vereyim. Az sonra bir yağız yiğit çıkıp geldi .Yalnız dedi ,ne kadar at eğeri ve palası varsa hepsini üst üste koyun, sonrada şansımı denerim dedi. O yiğit bin bir uğraşla kalenin tepesine çıktı. Kalenin içine baktı. Birkaç kez kahkaha attı , ve kendisini kalenin içine bıraktı. Hiç bir haber alamadılar.
Sonra bir kişi daha geldi .Ey Kumandanım , ben şansımı denemek istiyorum.1000.000 akçeyi verirsen hemen çıkayım dedi .O da tepeye vardı. Birkaç kez güldü ve o da kalenin içine kendini bıraktı.
Paraya veya maceraya tamah tutan bir kişi oda aynı şeyleri isteyip , kalenin tepesine çıktı. Önceden beline urgan bağlamıştı.eğer bende güler ve aşağı inersem , hemen beni çekin dedi. Öyle oldu . Fakat urgan bir yerden koptu . O da aşağı indi. Nasr oğlu Musa :
Mademki geri dönüyoruz ,bari şu kalenin dört çevresini dolaşalım , belki biir nişane buluruz. Abdülmelik’e haber ederiz dediler.
Yalnız hisar duvarının bir yerinde şu şiiri taşa kazmışlardı.He satırda şu sözler vardı.



Ey gücüne ,

ömrüne gururlu olan kişi

Bilki bu dünya kimseye kalmaz
Gelmiş geçmiş ne bir mal çokluğuyla

Ne ordu bolluğuyla harun gelmiş, geçmiş

Ne malın çokluğuyla

Ne Asker çokluğuyla bu dünya kalmamıştır,

Bir Süleymana bile!

Davut oğlu Süleyman bilinki işte benim ,

Allah’tan akartunç çeşmesi istedim!

<H1 style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt">Rabbim de verdi onu

Koydum bu ıssız yere
Diktirdim bu kaleyi devlere, perilere

Çamuru bakırdandı, kerpiçide yakuttan

En kıymetli taşlarla süslendi

Kale her an bilinmelidir ki olmalı başa ükü.

Göz kapanır, kimseye kalmaz şu dünya mülkü!

Mülk yalnız Allah’ın dır,vermek almak O ‚nundur.




Ey yolcu öğüdümün önünde bir parça dur.

İbret al, düşün taşın karşısında bu taşın!







16.Soru: Dünyada Hak Teala ile kim ortaklık tuttu?

Cevap: Hz.Muhammed bu iddiayı yapan Şeddad bin adidir. O zaman dünya batıdan, doğuya kadar onun egemenliği altındaydı. Cihan Padişahlarının hepsi onun elinin altındaydı. Gücüne saltanatına büyüklük duyup azmıştı. Allah’ın Cenneti gibi dünyada bir Cennet yaptı.
O zaman Resula sordular.
Ey Allah’ın Resulu ! Bu Şeddad ne sıfatta bir kişidir ve yaptığı cennet nerededir? Nice bir şeydir?’’ dediler.Resul (a.s.) de şu cevabı verdi.
-Şeddad ,Ad’ın oğludur ki Allahü Teala onlardan daha kuvvetli kimseyi yeryüzünde yaratmamıştır.Onların kurduğu binayıda yeryüzünde yaratmamıştır. Hak Teala Kur’an’da ayette şöyle anlatır.

’’Ey Muhammed! Senin rabbin ad kavmina ve irem kavmına nice iş kıldı. Onlara nasıl azap ettiğini görmedinmi? O direk gibi İrem kavmine ! ‚’ (Fecir süresi, ayet : 67)



Bu İrem Ad oğlu Şeddad’ın adıdır. Kimileride İrem, Ad kavminin şehirlerinin adıdır demişlerdir.
Sonra Resul Peygamber, bu Şeddad kafir oldu. Allahü Teala’yı inkar etti.
Allahü Teala Hud Peygamberi gönderdi ki onu dine davet etti kabul etmedi.
Sonra tüm ısrarlara rağmen Allah’ a karşın geldi. Sonundada Hud Peygambere ,senin Allah’ın ile benim halifem , vekiim vardır. Savaş yapsınlar, dedi. Çünkü Şeddad’ın ilinde ,çok zalim bir adam vardı. Çok hain biri idi. Hak Teal onu öyle bir yaratmıştıki , boyu göklere değiyor. Denizlerin dibinden ,balıkları eli ile alıp ,sonrada güneşe tutup kızartırdı.
Şöyle rivayet edilmiştir.
-Nuh tufanı koptuğu vakit dünyayı baştan başa sular bastı. Çok yüce dağların başından kırk kulaç yukarı çıktı. O su ozaman İveç’in dizine ancak yetişmişti.
İveç doğduğu vakit Adem Peygamber yaşıyordu.
Hatta Musa Peygamber zamanında da yaşıyordu.
Yine derlerki 3600. yıl ömür sürdü. Musa Peygamber 50.000 asker topladı. İveç zalimle savaş için , bu arada İveç ,askerin üzerine geldiğini öğrendi. . kızıp , kendisi kadar yüksek bir kayayı kafasının üzerine koydu. Askerin üzerine fırlatacaktı, Musa Pegamber görür görmez ,Allah’a yalvardı. Yüce Allah , bir kuşa emir verdi. Kuş bıurnu ile o dağ gibi kayayı, İveç’in başında deldi. Taş halka gibi oldu. . dağıldı.
Cebrail (a.s.) ;Musa Peygambere ,İveçle savaş Tanrı seninledir dedi. . Musa peygamber Tanrı lutfu ile ,dağ gibi İveç’i Asası ile bir vuruşta yere düştü . Bu yatış Kisralar zamanına kadar sürdü.

-Kisra acem padişahlarına verilen addır. Keyhüsrev, Keykavus bunlardandır.
O zaman Fırat Irmağının üzerine bir köprü kurmak istediler. O yönde ağaç bulamadılar , bunu üzerine İveç’in göğüs kemiklerinin birisini yüklettiler Bağdat şehrine götürüp Fırat üzerine köprü yaptılar.

Böylece 100 yıl kadar bir zaman halk o köprünün üstünden geçtiler.
Şeddad ,Ülüm Meleği tarafından canı alındı. Çünkü Yüce Hak istemişti. Sonrada askerinin üzerine kara bir bulut ve yok etti. Kur’anda da şöyle buyurmuştur.
‚’Ad kavmi de önünde durulmaz, dondurucu bir rüzgarla yok edildi.’’( Hakka suresi, ayet : 6)
Böylece Şeddadın yanında giden 100.000 kişide o cenneti görmeden yok oldular. O cenneti görmek kimseye nasip olmadı. Nedenmi ? Çünkü Şeddad Allaha karşı geldi. Cennete inanmadı .Ben yeryüzünde cennet yaptırıyorum ,gelin birlikte o cenneti görelim dedi. Ve Yüz bin kişi ile yaptırdığı Cennette giderken , Yüce Tanrı gereken cevabı verdi. Hepsini helak etti Bunlar Ad kamindendi.



Yahudiler Hz.Muhammed’e dönerek ,doğru söylüyorsun ya Muhammed dediler bizde kıssayı böylece öğrendik dediler. Ebu Cehil , tabiiki üzgündü. Çünkü hesabı tutmadı da ondan.
Şaddad ‚la ilgili çok hikaye var. Onun bir daha oğlu vardı .İsmi Mürseldi. Hud Peygambere ,babasından habersiz iman etmişti. Şeddad onu uzun bir göreve göndermişti. Geri geldiğinde baktıki, babası ve tüm asker ler helak olmuştu .Daha sonra Mürsel babasını , yaptırdığı cennet’in yanındaki mağraya koydu.Ve tüm mücevherleri de yanına koyup, onuda mumyalamıştı. Daha sonra oda kendisini padişah yaptı ve para hursından o da zaman içerisinde öldü.
Şeddad hikayeleri tamam olmadı, ama ben kısa ve öz olsun istedim. Şimdi Onyedinci soru.
17.Soru: O on söz nedir ki ,Cebrail (a.s.) Hak Teal’dan Davud (a.s.) a mühürlü olarak getirmiştir. ? Davut Peygamberde çocuklarına getirmiştir.
Davut Peygamber bu on söze hanginiz cevap verirse, o’nu padişah yapacağım. Dedi.

Bu sorulara Süleyman (a.s.) cevap verdi. Sonra Hz.Muhammed ,cevaplamaya geçti.
Hz.Muhammed! Süleyman Peygamber’in mührü, bir yüzüktür ki dört köşeli bir kaşı vardır. Bu yüzüğü Cebrail (a.s.) Uçmaktan (Cennetten) çıkarıp Allahü Teala’nın buyruğu ile Davud’a getirmişti. –ki o yüzük mührü Süleyman dı- kaşının bir köşesinde (Elmülkü lillah) yazılmıştı. Cebrail (a.s.) dediki:
-Ey Davut ! Hak Tealadan sana on soru bir de yüzük getirdim . Allahü Teala’nın buyruğu şudurki: Oğullarını tola , Bu on soruyu sor hangisi başarılı olursa, senin yerine o geçsin.. Devleri, perileri, Ademoğullarını, yelleri, kuşları, canavarları, dünyada ne varsa hepsini buyruğuna alsın. Ve bütün dünyaya padişah olsun! Dedi.

Davut peygamber , osuruları sordu kimse cevap veremedi. Sonrada Süleyman Ğeygamber ayağa kalktı.:
Eğer izin verirseniz , ben bu sorulara cevap vereyim. Davud (a.s.) gönlü hoş oldu.


1.Soru.Dünyanın en kem kötüsü şeyi nedirki, ondan daha kötüsü yoktur?

Cevap. Dünyada en kötü şey insanoğlunun nefsidir.
2.Soru: En güzel şey nedir.?
Cevap: Gayet tabi, en güzel şey akıldır.

3:Soru: Dünyada acı olan nedir?

Cevap: Tabiiki acı olan şey yoksulluktur.

4. Soru:Çokça tatlı olan nedir?

Cevap.Çok tatlı olan şey varlıklı, zengin olmaktır. (fazlası zarar)

5.Soru: O nedirki ondan daha çirkini yoktur?

Cevap: İnsan oğlunda söğmekten, küfürden daha çirkin şey yoktur.

6.Soru: Nedir ki o ondan kabası yoktur?

Cevap: Kaba (katı yürekli ) kadından daha kabası yoktur.

7.Soru: Yine nedir o şey ki ondan daha insana yakın dost yoktur?

Cevap: İnsan’oğluna ahiret’ten yakın şey yoktur ve bütün kişiler ona gitmektedir.

8.Soru:Nedir ki o şey ondan daha ırağı olmasın?

Cevapünyada ırak insanın gönlünden ırak olmak , gönüller bir olsun, ırak olmasın,

9.Soru:Yine nedir o şeyki ondan daha gussalı, daha kaygı verici şey olmasın?

Cevap: Gayet gussalı , kaygılı şey; ruhun bedenden ayrılmasıdır.

10.Soru: Nedir o şey ki ondan daha sevinçli şey yoktur?

Cevap: Gayet şad, sevinçli olan şey yine ruhtur ki, insanoğlunda bulununca bu sevinci duyar. O zaman Davut Peygamber ,sevindi ve oğlunun alnından öptü. Diğerlerine de öğretmesi için onu onların başına ve Padişahlığa Tanrı buyruğu ile getirdi.

Tanrı’nı emri ile yeryüzünün hakimiyetini üstlenmiş oldu.

18. Soru: Süleyman Peygamberin kabri nerededir?

Cevap: Peygamberimiz, Süleyman’ın kabri bir deniz içindedir. Büyük bir taşı oyup içine bir köşk etmişlerdir.Onun içine bir taht kurulmuştur. Süleyman (a.s.) padişahlığı zamannında nasıl oturmuş ise aynı şekilde oturtulmuştur. O padişahlığı yüzüğü hala parmağındadır. Onu haliyle gören kişi dri sanır. O köşkün iki bekçisi vardır. Daima beklerler.
Hak Teala onu öyle korumuşturki i ona kimse varamaz, ulaşamaz. Yalnız iki kişi vardırki bunlar ,Affan ve Belkıya ,orayı bulmuşlar ve Peygamber’in yüzüğünü almak istediler. O arada bir derken orada kül oldu. Yalnız Belkıya ondan gerideydi , o hemen geri döndü. Ve u olay duyuldu. .alında bunun hikayesi uzundur. Yalnız yeri ve zamanı gelince yine kaleme alırız.
Peygamnber bu hususu böyle cevapladı.
Yahudiler, gerçek söyledin ya Muhammed! Dediler Tevrattada bu böyledir dedi..Hz.Ali .amcasının oğlu sorulara doğru vcevap verdikçe , yüzhatları gevşer , rahat bir nefes alırmış. Aslında Hz.Ali , bu soruların çoğunu biliyormuş. Cebrail (a.s) soruların cevaplarını , ikisine birden söylermiş .Ama Hz.Ali biraz geç kavrarmış .Yaşı daha genç olduğundan , eğer Peygamber sorularda takılır, olursa , kendini atikte tutuyormuş.
Ebu Cehil’in kafası yerden kalkmamış . Öylece düşünüyormüş .Ne düşünüyor acaba dersiniz.? Tabiiki Cehennemi.. .



19.Soru: Dünyada ilk evin nice yapıldığı idi. Peygamber şöyle cevap verdi.
Cevap: Dünyada ilk yapılan ev Beytü-l-Ma’mur’du. Hak Teala Adem (a.s.) e izzet edip onu Cennet –ten gönderdi. O’ kızıl yakuttandı. Nuh tufanı belirince , azab suyu dünyayı basınca o evi Hak Teala’nın buyruğu ile gök yüzüne ilettiler.. Ondan sonra Hak Teala İbrahim peygambere buyurdu. İsmail (a.s.) le o evin yerine bir ev yaptılar ki Kabe’dir.Şimdiki Kabe beyt-il mamur yerine
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur.
‚’Doğrusu insanlar için ilk yapılan ev’dir.’’ (Ali İmran suresi, ayet: 96)
Yani o ev ki Ademoğulları için yapılmıştır. Orası Mekke-i Muazzama’dır. Yahudiler yine
‚’ Doğru , hak söyledin ya Muhammed ‚’ dediler. Bu Tevratta da böyledir.



20 .Soru: Bu dünyada haksız yere kim kan dökmüştür?
Cevap : Dünyada ilk haksız yere kann döken kişi Kabil’di. Kız kardeşinden ötürü Habil’i öldürmüştü. O da şundan dolaydı. Havva anamız , her doğumunda ikiz doğururdu. Bunlardan birisi erkek , birisi kız olurdu. Bunları birbirlerine verirlerdi. Çünkü ozaman insanların az vede gelecek nesillerin çoğalması için ,izin verilmişti. Habil’le doğan kız çok güzeldi. Adem Peygamber , Habil’i çok severdi.O güzel kızı Hak Teala’nın emri ile Habil’e vermek istedi. Kabil buna razı olmadı. En sonunda Habil’i öldürdü. Bu hikaye çok konuşulacak ama Tarıhi Taberi böyle yazmış, bende öyle kaleme aldım . İnşallah ilerde yeniden bu konuyu ele alırız..



21.Soru: Ateşe ilk tapan kimdi?

Cevap: Yeryüzünde ateşe ilk tapan Kabil’di. Bu husus şundan dolayı olmuştur. Kabil Habil’i öldürdüğü için , kendisini sahraya attı. Hemde Adem Aleyhisselamdan korktuğu için , bir daha geri gelmedi. Bu arada evlendi. Çocukları oldu.İhtiyarlamıştı. Normal bir günde evinde otururken, lanetlenmiş İblis pencereden geldi. Kapının karşısında durdu. Kabil:
Ne kişisin sen ? Ne istiyorsun? Dedi İblis.
-Ben melekim .Gökten geldim. Sana nasihatım vardır. Git ananı ve babanı gör kardeşlerini göresin .Onlar ise senden razı olurlar.Çünkü uzun zaman geçti , baban bir şey söylemez. Dedi. Kabil zaten hasret çekiyordu.
Iblis ,Kabil’in içine girdi ve şunu söyledi.
‚’Hiç bilirmisinki , bu ateş Habil’in kurbanını niçin yaktı?’’
Kabil..
Niçin diye sordu? Şeytan’da .
Çünkü Habil (ateşe) tapıyordu. Ateş ondan hoşlandı. Sende eğer ateşe secde edersen, o senin istediğini yapar. Dedi. ‚’Kabil’de hemen ateşe secde etti’’ Kabil’in oğullarıda ve hepsi ateşe secde etti. Bundan dolayıki Ateş’e tapmak ondan kaldı. Yahudi’lerde bu olayı , Tevrat’tan onayladılar.


22.Soru:Puta tapmak kimden kaldı? Muhammed şöyle cevap verdi.
Cevap: Cemşid’den kaldı! Dedi. Cemşid bir padişahtı ki, bütün dünyayı egemeni altına almıştı. Şöyle derlerki, ondan daha güzel kimse yoktu. Karanlık onun nurundan aydınlanırdı.
Acem dilinde Şid aydınlık ve güneşe derler. Bundan dolayı ona Cemşid demişlerdi.
Derlerki Cemşid 1000 yıl yaşadı. Bu zarf içerisinde hiç hastalanmadı. Sonrada kendini beğendi, Şeytan gönlüne girdi. Sonrada gönlünde şöyle gaygı başladı. Eğer bir Ademoğlu olsaydım , bunca yıl bir kere bile hastalanmadım. Tahminim ben Adem oğlu değilim. Dedi. Böyle gaygılanırken , şeytan İblis geldi. Ve karşısına oturdu. Dedi ,ben meleğim,buna Cemşid inandı . Daha sonra sen yerin ,göğün tanrısısın, bu alemi sen yarattın .Sen sultanlık edersin dedi. Bu gibi yalanlarla Cemşid’in gönlünü fet etti.
Bundan sonra sen kendini halka Tanrı olduğunu ilan edersin artık . Cemşid ne yapmamız gerekiyor. Dedi. Buyük bir sahraya ,dağ gibi ,odun yaktır, sonrada halkı topla sana secde edenleri , kabul et , etmeyenleri ateşe at dedi. Nice dervişler, suçsuz insanlar helak oldu. Bundan sonra ününe ün kattı .Cemşid Tanrıdır. Ona secde edin, bütün çevreye nam saldı. Şeytan ,Çemşid’in kopyasından ,beş insan yaptılar. O beş vezire verdiler. Bütün çevreye bu put çemşid’in suretidir diye halkı kandırmaya çalıştılar. Yani putlara tapması için halka zorla baskı uyguladılar. Sonunda Çemşid öldü. Onun nasıl öldüğü sonra daha iyi anlatılacaktır.O vezirlerde öldü .O putlar halkın elinde kaldı.
(23)



Onlar o dini bırakmadılar. Vezirler o putları alıp gitmişlerdi. O vezirlerden 1. Yeğüs , 2. Yeük.3. Nesr. Derlerdi. Sonrada onlar ölünce ,onların adını putlara taktılar. Sonrada onlara Allah diye taptılar.
Allahü Teala-da Nuh Peygamber’i gönderdi. Nuh peygambere inanmadılar.Putlara tapmayı bir görev bildiler. Buna göre Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur.
‚’Bu Tanrı’larınızı bırakmayın, Ved, Süva,Yegues ve Yeuk ve Nesr’den asla vaz geçmeyiniz! Dediler.’’( Nün süresi, ayet: 23)
Puta tapmanın aslı Cemşid ‚den kalmıştır.

23.Soru: Şarabı kim önce yarattı? Çalgı çalmayı , kopuz ve telli çalgılara kıl takmak, def ve davulla deri geçirmek ve bunun gibi işleri ilk önce kim icadetti?’’ Peygamber çu cevabı onlara buyurdu.
Cevap: Bu sorduğunuz şeyler Kabil oğulların’dan kaldı. Kabil’in çocuklarının içinde birisi vardıki ,adına Yüan derlerdi. Bu şenliği şadlığı seven bir kişiydi. İblis aklına girdi. Buna istediğini yaptırdı. Zaten bu gibi eylenceleri İblis öğretti. Sonra üzüm-ün suyunu sıktı. Bir kaç gün ekşiyinceye kadar onu bekletti. Sonra küplere , testilere koydu. Çengiler düzdü. Eylenceler kurdu. O şaraptan ortaya bir parça koydu.Beraberce eylendiler. İblis insan biçiminde geldi. Yüan’la arkadaş oldu. Onun söylediklerini ,tamamladı. Buna benzer çalgı, kopuz vesayreler Yüan’dan kalmıştır. Yüan’a şeytan öğretmiştir, hepsini.



24. Dünyada kimin sakalına ve saçına ak düştüğü yolundadır? Peygamber bu soruyada şöyle dedi.
Cevap: Saç ve sakal ağaran kişi ,İbrarahim Peygamber’dir (s.a.v)’den kalmıştır. İbrahim (s.a.v.) sakalının ağardığını görünce çok şaşırdı. Bunun ne olduğunu bilmedi. Çünkü bu aklık önceleri kimsede yoktu, olmuş değildi.
-Yarab bu nr haldir?.Bana bildir! Dedi. Hak Teala da.

Ya İbrahim ! Bu kadir ve şereflilik , ağırbaşlılık ,ululuk işaretidir izi ve nişanıdır. Olgunluğa erişmektir. Dedi. Hak Teala böyle buyurunca ,Hz.İbrahim:



--Yarabbi ! sen o işaretimi artır. Diye yakarıda bulundu. Böylece ihtiyarlık ve sakal ağrma İbrahim (a.s.)dan kaldı. Yahudiler bu cevaba da :
Doğru söylüyorsun ya Muhammed ! Dediler.Tevrat’ta da bu böyledir.



25.Soru.Batı ve doğu ülkeleri elinde olan , bütün padişahlar ona zebun ve başeğecek olan padişah kimdir?O ne zaman gelecektir? Onun adı nedir? Dünyayı ne yolda elde tutacaktır?
Peygamber şöyle buyurdu buyurdu. Ahir zamanda bir kişi gelecek . enderin denizler onun topuğuna çıkmayacak , bulutlara da kadar eli yetişecek dir. Dünya halkını Yahudi dinine çağıracaktır. Onun adı Sanatır oğlu Abdullah olacaktır. Lakabıda Deccal’ dır. Bu şimdiki yahudiler onunla övünmektedirler. O Deccal’ın çıkması , kıyamet işaretlerindedir. Şimdiki bu yahudiler , onu göremeyecektir. Bu sözünü bitirmiştiki Cebrail (a.s)
-Ya Muhammed ! Allahü Teala’dan dile ki seni ve ümmetini onun şerrinden saklasın ! Hz.Muhammed ona şu cevabı verdi:
‚’Biz deccal fitnesinden Hak Teala’ya sığınırız ki ondan daha ulu fitne yoktur.’’ Sonrada ,Hz.Muhammed –in ashabı:
-Ya Muhammed Resulu ! Bu Deccal nice olur ve ne zaman ortaya çıkar? Diye sordular. Resul (s.a.v.)’de .
Ye’cüc ve Me’cüc İskender’in seddini bozdukları zaman çıkarlar. Dünya’yı fesada verirler.Deccal da bundan sonra eğlenceye çıkar. Dünya için deki cadılar,dinsizleri imansızlar Allahü Teala’dan korkusu olmayanlar bütün o Deccal’ın yanına gelirler. Bielikte yürürler .Yani ona asker olurlar. Tüm insanları ,Yahudi dinine girmeleri için ,herkese baskı uygularlar.
Hiç kimse onun egemenliğinden kurtulamaz. Fakat Peygamber’e salavat getirmekle uğraşanlara ve onlara daima ibadette bulunanlara , hiç bir şey yapamaz zebun olurlar. Deccal zafer bulamaz.
Sonradan bütün halk Allah!a yalvarır ve secde ye varırlarki ,Deccal’dan kurtulmak için, Batı (Mağrib) tarafından Mehdi çıkar. Mehdi’nin adı Muhammed bin Abdullah’tır. Yani benim adımdır. Sonrada Decccal’ın elinde zor durumda kalanlar ,Mehdi’nin yanında toplanırlar.
Sonra Allah’ın emri İsa (a.s.) gökten yere iner. Mehdi gökten İsa (a.s.) nın indiğini işitir. Askerleriyle Beyt’il Mukaddes’e gider. İsa (a.s.) ı karşılamaya yönelir. Beyt’il Muhaddes’te İsa ile buluşur. Deccal’ın işini ve müslimanların halini haber verir. Sonra da İsa kendi parmağındaki yüzüğü Mehdi’nin parmağına takar.

Mehdi’yi ordusu ile Deccal’a yollar:
--Var i onu benim katıma getir! Der.
Mehdi gider , Deccal ‚ı İsa (a.s.) nın yanına çağırır.Hz.İsa’nın yüzüğünü gösterir.

- ‚’Beni sana Hz.İsa gönderdi’’ dedi. Deccal Hz.İsa’nın adını duyunca zebun olur. Gücü çöker,gönüllü ,gönülsüz Hazret-i İsa’nın yanına gider .Hazret-i İsa’nın korkusundan ,o ululuğu kaybolur. Sonra İsa peygamber de onu Mehdi-nin katına çıkarır. Mehdi de orada onu hemencik kafasını bir vuruşta ikiye böler..İsa Peygamber-de Mehdi-yi kendi yerine halife diker.

Sonrada yeryüzünde ne kadar kafir varsa öldürür. Herkes imana gelir.
Sonunda Peygamberimiz şöyle buyurmuştur.
‚’Ahir zamanda mehdi çıkacaktır. Dünyayı adaletle dolduracaktır. Nitekim zulumle dolmuştu. Bundan sonra yer onarılmış ve ruşen olacaktır. Yerin altında ne kadar mal ve hazine varsa aşikare olacaktır. Nice vakit müslimanlar rahatta ve bollukta olacaklardır. Ondan sonra da kıyamet’in kopmasına gözetecektir.

Bu hadis-i şerifte buyurulmuştur.



26.Soru. Harut ve Marut kimlerdi? Ne günah işlemişlerdi ki Hak Teala onlara dünyada azap kıldı. Şimdi onlar nerde bulunuyorlar? Ademoğulları onlardan ne gibi şey öğreniyorlar?
Cevap: İdris (a.s.) zamanında Melekler Ademoğullarının çirkin işlerini görüp.

‚’Ey Rabbimiz ,bu mahlukuları neden hilafete seçtin. Oysa onlar seni inkar ediyorlar. Dediler. Hak Teala-da

Eğer ben sizi yere indirsem ve sizede ne iş versem siz de aynı hatayı yapardınız .
Hak Teala ! Şimdi içinizden iki melek seçin , onu yere indireyim Dedi Bunlar Harut ve Marut idi ,ki bunlar içlerinde en üstünüdür. Hak Teala onlara nefis verdi, şehvet verdi, yiyip içecek , dünya nimetlerinden yararlanmaları için ne gerekiyorsa, her türlü olanağı onlara sundu.

Onlar, gündüzleri yerde, geceleri gökte ibadet ettiler.

Günün birinde Zühre adında güzel bir kadın ,kocasıyla kavga edince, bunların yanına gelip, durumu izah etti. Fakat bunların ,kadını görünce nefisleri kabardı. Bu hatuna yumuşaklık gösterdiler. Onun nefsinden murad almak istediler. Öylede oldu.

Kadın kocama haksız yere hüüm verin.Harut ve Marut haksız hüküm verdiler.

Benimle şarap için ,ve kocamı sonrada kocamı kayıp edin dedi. Kocasını öldürdüler.

Benimle puta tapın , dedi. Ve secde edin dediler, onuda yaptılar.
Hak Teala bunların ne yaptığını gödü. Ve bunlardan tiksindi. Vaktaki gece olup,göke çıkacakları zaman , kanatları kalkmadı. Hata yaptığını anladılar ve İdris Peygamber-in huzuruna varıp ondan medet umdular. Idris Peygamber ,Yüce Teala’ya dua edip , bunlar hakkında şefaat dilediler.
Onlarda dünya azabı ile ahiret azabı arasında serbest kaldılar. Hak Teala onlara sordu.
Hangi azabı dilersiniz?dedi.Harut ve Marut dünya azabı dediler. Babil şehrinde bir kuyuda saçlarından asıldılar. Sonrada kıyamete kadar , demir çomaklarla dövülüp dururlar.
(25)










27.Soru. Adem’den önce bu cihanı kim tutmuştu?
Cevap: Hak Teala Ademden önce yeryüzünü meleklere , cinlere vermişti. Onun aslı şuydu. Hak Teala bu cihanı yaratıp ve Yeri ,Göğü bu biçimde düzenleyince , kendi nurundan bir bölük melek yarattı. Ve İblis’i onların üstüne getirdi. Nice zaman İblis diğer meleklerle ibadet ettiler.
O zamanlarda şeytan’ın adına Haris derlerdi. O kadar çok ibadet ettiki , Yüce Teala onu Göğe çıkardı. Ve Rütbe sahibi oldu. Sonrada her Gök katında 300 yıl kaldı. Daimada ibaded etti.
Bundan sonrada Allahü Teala ateşten bir tayfa daha yarattıki , onların adına Cann derlerdi. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur.
‚’Allah ,Cann kavmini dumansız bir ateşten ,alevden yarattı.’’ (Rahman suresi,ayet 15)
Allah’ın lanetlediği İblis-i onlara da onların üstüne getirdi. İblis-in adı, Süryani dilinde Azazil denirdi. Arap dilinde Haris-ti. Allahü Teala daha sonra yeryüzünde, iki ve dört ayaklı olmak üzere bir çok kuş ve yırtıcı hayvanlar yarattı Bu Can kavmi Allaha devamlı ibadet ederdi. . İblis bunların en üstünüydü, hakimiyet onundu. Gök yüzünde meleklerle birlikte ibadet ederdi.
Cann kavmi ,Allah-a isyanve inkar ettiler , kann dökmeye fesada başladılar. Allahü teala ,yeryüzüne ,İblisi gönderdiki , bunlara hakim ol diye. İblis Bu Cann kavminin bir çoğunu yaktı ve yok etti Sonrada 1000 yıl meleklerle birlikte ibadet ettiler. Hemde meleklerin hakimiyeti Tanrı emri ile onun üstündeydi.
Haris-in bu egemenliği onu bağnazlığa ve benden başka büyük yok dercesine , nankörlük sürükledi.. Daha sonra İblis tekrar ibadette bulunmaya başladı. İblis’in düşüncesi ni, sırrını Allahü Teala biliyordu..



28.Soru: Allahü Teala Ademi ne için yarattı ? Ve nasıl yarattı ?
Cevap: Allahü Teala İblis-in yaptığı ibadetleri gösterişten öte olmadığını biliyordu. Fakat Meleklerin , bir çoğuda İblise uymaya başladı .

-Allahü Teala bu durumu görünce , yer ülkesini sizden alıp ona ve onun çocuklarına veririm , onu halife kılarım ! Diye buyurdu.
Dahası Kur’an-ı Kerim-de de şöyle buyurulur.
‚’Rabbin bir zaman meleklere ‚’Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım ! demişti.’’ ( Bakara suresi, ayet 30)
Bu duruma melekler çok etkilendiler. Yer ülkesininin ellerinden alınacağını anlayıp şöyle dediler.
‚’Yarab ! Yer’de fesat çıkaracak , kanlar dökecek birisinimi yaratacaksın? Oysa biz tesbih ve takdis ile sana ibadet ederiz. ‚’ (Bakara suresi, ayet 30)



Buna göre Allahü Teala şöyle buyurdu.
Ben o şeyleri bilirimki siz bilmessiniz! Dedi.’’(Bakara suresi, ayet 30)




Sonra : Ademoğulları belki fesat ederler. Kanlar dökerler. Ama onların içinde benim elçilerim , nebilerim , velilerim , ve salih kullarım Alilerim geleceklerdir. Onlar , dinbilginleri, hikmet sahipler, zühd ehli kamil kullar olacaktır.
İblis ,Allahü Teala-nın yaratacağı halkı kendi buyuruğuna vereceğini düşündü. .Eğer Hak Teala yer ülkesini yaratıp onların eline verirse , bende askerimi toplar , Cann halkını yok ettiğim gibi onlarıda yok ederim dedi.
Hak Teala –da bu yaratma fikrini bildirmeyi diledi. Yine vahyedip şöyle buyurdu.
‚’Rabbim ,meleklere şöyle demişti: Ben balçıktan insanı ( Beşeri )yaratacağım.’’ (Sad suresi,ayet .76)






(26)




İblis , ben nasıl olsa ateşten yaratıldım.Ateş daha kıdemlidir. Fakat toprak en alttadır. Neyin rütbesi yüksek olursa o daha da faziletlidir. Tabii bu düşünce İblis-indir. Fakat öyle olmadı , topraktan yaratılan Adem (a.s.) yeryüzüne inerek , yeryüzünün hükümranlığını ateşten yaratılan İblis’in elinden alarak , fazilet sahibi olduğunu kanıtlamıştır.
Hazret-i Muhammed bu yolda cevap verince , o yahudi bilginleri:
Gerçek söyledin sen ya Muhammed ne cevap buyurdunsa dediler. Bu Tevrat’ta da böyledirki sen söylemiş oldun .Sen hak peygambersin. Seni inkar edenler kafir kişilerdir. Dediler. Beş bilginde parmak kaldırıp müsliman oldular . Ebu Cehil , bu sahneyi görünce yüz şekli Deccal’a döndü.
Sonrada dönüp Yahudilere, sizin Muhammed-le daha önce ittifak yapmışınız, ded. Ve ona ona uyanlarla beraber yol aldılar. İlerdede Cehennemde yerleri ayırtılmış oldu..
(27)

Not.Bu kısa konu’yu hazırlarken , gerçekten çok dikkatlice hazırlamaya çalıştım .Yazarken bazı yerlerde kelime hatalarım olmuştur, veya yanlış yazmış olabilirim . Kusurum olmuş ise , Hak için bağışlayın .Ceddimin cümlenize niyazı.
Gürbüz Şimşek
Pir Sultan Abdal Ocağı
Yıldızeli/ Banaz Köyü
Sivas:Tarih /2005 .Mart.
Babam , Haydar Şimşek Pir Sultan Ocağı’nın en son Postnişlerindendir.Bu kitaplar kendi kütüphanesindenden olup, Pir Sultan Abdal Ocağı-na bağlıdır. Dedelerimizden kalmıştır. Allah, Babam ve Dede-lerimden razı olsun ki , bizlere bu önemli kitabı okumayı nasip eyledi.

Kaynak : İsim olarak , Tarihi Taberi /EBU CAFER MUHAMMED BİN CERİR’ÜT-TABERİ
Hüsamettin Çelebi tarafından 710 hicri (1310-1311 miladi) yapılan Türkçe tercümesidir.



Alt 26.09.2008, 22:54 #2
Banned
Bilgilerinden dolayı saol
Alt 27.09.2008, 03:36 #3
Üniversite 4. Sinif
Paylasimin icin emegine saglik ama,bu kainati yaratan tabiatin kendisidir ve bunu sonlamdiracak olan ise sadece insanlardir.Acikcasi biz insanlardan baska cani baska bir yaratik yoktur.Bu tür rivayetlerle insanlarin beynini yikamaya calismayin.Insanlari kötülüklerden uzaklastirmak icin yazilan her kitab kutsaldir ve yazanda bir peygamberdir.
Alt 27.09.2008, 12:56 #4
Üniversite 4. Sinif
eddi910 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Paylasimin icin emegine saglik ama,bu kainati yaratan tabiatin kendisidir ve bunu sonlamdiracak olan ise sadece insanlardir.Acikcasi biz insanlardan baska cani baska bir yaratik yoktur.Bu tür rivayetlerle insanlarin beynini yikamaya calismayin.Insanlari kötülüklerden uzaklastirmak icin yazilan her kitab kutsaldir ve yazanda bir peygamberdir.

Ya ne kadar da kesin yargılar bunlar."kianatı tabiat yarattı,biz insanlardan başka canlı varlık yoktur,Kutsal kitapları yazan peygamberlerdir"Bu düşünceler bir çivi gibi çakılmış durumda beynine.hayret verecek derecede sabit fikirlisin.
Alt 27.09.2008, 14:35 #5
Üniversite 3. Sinif
Paylaşım için emeğine sağlık
Alt 27.09.2008, 18:52 #6
Üniversite 4. Sinif
yolcu2121 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Ya ne kadar da kesin yargılar bunlar."kianatı tabiat yarattı,biz insanlardan başka canlı varlık yoktur,Kutsal kitapları yazan peygamberlerdir"Bu düşünceler bir çivi gibi çakılmış durumda beynine.hayret verecek derecede sabit fikirlisin.

Biz insanlardan baska canli yok demedim,insanlar kadar acimasiz baska canli yok dedim.Bizim tabiata vermis oldugumuz zarari baska canlilar vermiyor,yani dünyanin sonunu bizler getirecegiz.Eger senin dini düsüncelerin de beyninde sabit bir civi cakili ise benim düsüncelerimde ögle oldununa inaniyorsan haklisindir.Unutmaki benim mantigim halen benim kontrolumda,cünkü hic bir dine bagliligim yok.Sende biraz mantigina sahip cik.Selamlar
Alt 27.09.2008, 23:42 #7
Üniversite 4. Sinif
eddi910 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Biz insanlardan baska canli yok demedim,insanlar kadar acimasiz baska canli yok dedim.Bizim tabiata vermis oldugumuz zarari baska canlilar vermiyor,yani dünyanin sonunu bizler getirecegiz.Eger senin dini düsüncelerin de beyninde sabit bir civi cakili ise benim düsüncelerimde ögle oldununa inaniyorsan haklisindir.Unutmaki benim mantigim halen benim kontrolumda,cünkü hic bir dine bagliligim yok.Sende biraz mantigina sahip cik.Selamlar

gerçekten de çok düz mantıklısın
bizi yaratan tabiatsa biz ona nasıl zarar verebiliriz ki.
yok eğer biz ona zarar verebiliyorsak o yaratan olamaz demektir.
"Unutmaki benim mantigim halen benim kontrolumda,cünkü hic bir dine bagliligim yok."bir dine bağlı olanlar mantıksızdır demek istemişsin yani.Senin gibi inançsız kişilerin sayısı çok azdır ve gün geçtikçe de azalmaktadır.Dünya nüfusunun %80 i bir dine inanmaktadır.
%80 mantıksız senin gibi düşünenler mantıklı!!!!!!!!
beni bilirsin her zaman mantıklı cevaplarım vardır,a pardon benim dini inancım vr mantıklı olamam ddeğil mi.unutmuşum.
tabiata ne olduda artık birşeyler yaratmıyor.Herşey tohumlarla ürüyor.tohumsuz ürüyen bişey söylesene bana.Tabiatın yoktan var ettiği.
Alt 30.09.2008, 15:00 #8
Üniversite 4. Sinif
yolcu2121 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

gerçekten de çok düz mantıklısın
bizi yaratan tabiatsa biz ona nasıl zarar verebiliriz ki.
yok eğer biz ona zarar verebiliyorsak o yaratan olamaz demektir.
"Unutmaki benim mantigim halen benim kontrolumda,cünkü hic bir dine bagliligim yok."bir dine bağlı olanlar mantıksızdır demek istemişsin yani.Senin gibi inançsız kişilerin sayısı çok azdır ve gün geçtikçe de azalmaktadır.Dünya nüfusunun %80 i bir dine inanmaktadır.
%80 mantıksız senin gibi düşünenler mantıklı!!!!!!!!
beni bilirsin her zaman mantıklı cevaplarım vardır,a pardon benim dini inancım vr mantıklı olamam ddeğil mi.unutmuşum.
tabiata ne olduda artık birşeyler yaratmıyor.Herşey tohumlarla ürüyor.tohumsuz ürüyen bişey söylesene bana.Tabiatın yoktan var ettiği.

Hicde zandetmiyorum senin yazdiklarin ve söylemeye calistiklarin hep baska birilerinden alinmis veya tanidigin bir kac dini yazarlarin köselerinden alinmis makaleler.O sebebden dolayi mantiginla degilde sana impose edilen yalanlarla yasamayaya calisiyorsun.Tabiata gelince seni tabiki tabiat ana yaratmistir okudugun kitaplarda yazar insanin camurdan yaratildigini.Zarar verme konusuna gelince,var olana zazar verilir demekki benimki var ya seninki nerede?Dünyadaki 80% inanclilara gelince bunun arkasinda ya maddi yada manevi bir cikarlari vardir.Umarim kirici ve kiskirdici olmamisimdir.Selamlar ve Iyi Seker bayramlari dilegi ile
Alt 01.10.2008, 21:46 #9
Üniversite 4. Sinif
eddi910 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Hicde zandetmiyorum senin yazdiklarin ve söylemeye calistiklarin hep baska birilerinden alinmis veya tanidigin bir kac dini yazarlarin köselerinden alinmis makaleler.O sebebden dolayi mantiginla degilde sana impose edilen yalanlarla yasamayaya calisiyorsun.Tabiata gelince seni tabiki tabiat ana yaratmistir okudugun kitaplarda yazar insanin camurdan yaratildigini.Zarar verme konusuna gelince,var olana zazar verilir demekki benimki var ya seninki nerede?Dünyadaki 80% inanclilara gelince bunun arkasinda ya maddi yada manevi bir cikarlari vardir.Umarim kirici ve kiskirdici olmamisimdir.Selamlar ve Iyi Seker bayramlari dilegi ile

Yine ahkam kesmişsin..
Ya benim düşündüklerim değil de sana empoze edilenler yalansa..
Hiç empati yaptın mı edi.Başkası gibi düşündün mü?
"okudugun kitaplarda yazar insanin camurdan yaratildigi"Çamur insanı yaratı demiyorsun bak,Çamurdan yaratıldığı diyorsun.Doğru çamurdan yaratılmıştır.Yaratılma işi varsa bunun bir faili de var olmalıdır.Bu muntazam,dengeli,ölçülü,yanlışsız,intizamlı, yaratma işinin faili de kusura bakma ama kör,sağır,dilsiz,çaresiz,hiçbirşeye güç yetiremeyen,karışık Tabiat değildir.Buna inanmak için aklımı çıkarıp atmam lazım.İlkçağ filozoflarından bazıları da bu "tabiatın yaratmış" fikrini imkansız bulduklarından hiççiliğe kaymış ve herşeyi reddetmişlerdir.
Alt 05.10.2008, 11:31 #10
Bronze Members
eddi kardeşim ,,,cahil insanlara düşünmeyi,sorgulamayı öğretmek çok zordur.
gidip bi eşeğe konuşmayı öğret daha kolay olur.
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
ne kadardır cayburg'lusunuz grano Siteye Özel Anketler 0 23.05.2009 20:27
Bu Dünya'nın ''Kaderi'' Ne Kadardır? (2) **MasumuPak** İnanç Tartışmaları 2 14.04.2009 01:37
Bu Dünya'nın ''Kaderi'' Ne Kadardır? (1) **MasumuPak** İnanç Tartışmaları 0 20.09.2008 23:45
Beyazın kaderi kirlenmek, siyahın kaderi suçlanmaktır. **Erv@** Resimli Şiirler 7 08.09.2008 20:40

WEZ Format +2. Şuan Saat: 05:06.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197