1927’de çekilen, 1970’de seslendirilen ‘Zere’, 80 yıldır beyazperdelerde inmedi. Kürt sinemasının ilk filmi olarak kabul edilen ‘Zere’, aynı zamanda Sovyetlerin ilk sessiz filmleri arasında yerini aldı. Yönetmenliğini Ermeni sinemasının kurucularından Hamo Bek-Nazarov’un yaptığı (1892-1965) ilk Kürt filmi ‘Zere’, 80 yılı aşkın süredir perdelerden inmedi. ‘Zere’, Sovyet devrimi sonrası sosyal geriliklerle mücadele kapsamındaki sanatsal etkinlikler çerçevesinde yapıldı. Senaryo Ermeni Kril harfleriyle Şems adlı ilk Kürt alfabesini hazırlayan Hakop Gazeryan’ın (1868-1926) ‘Zeren’in Kaderi’ adlı küçük hikayesinden uyarlandı. Hikayeyi senaryoya uyarlayan ve filmin yönetmenliğini yapan Hamo Bek-Nazarov’un (Nazaryan) olağanüstü çabası ortaya eskimeyen bir klasik çakırdı. Film 80 yıldır çeşitli aralıklarla Ermeni ve Kafkasya’nın farklı ülkelerinde gösteriliyor. Kürtlerin Lazo olarak çağırdığı Hakop Gazeryan, Kürtlerle yaşayan ve onlarla yakından ilgilenen birisiydi. Tiflis’te yaşadığı yıllarda Kürt çocukları için Kürtçe kurslar açarak, onların dillerini daha iyi öğrenmesi için çaba harcardı.
Ermeni sinemasının kurucusu yönetti
Hikayedeki güçlü başlangıç Hamo Bek-Nazarov gibi Ermeni sinemasının kurucusu ve Sovyet sinemasının tanınan yeteneğiyle birleşince film kendi çağının profesyonel çekimleri arasına girdi. Nazarov, Sovyet ve Ermeni sinema tarihinde yalın ve halkçı diliyle tanındı. Elitist tarzlardan uzak halk için sanat anlayışının ünlü bir çabacısı olan yönetmen Nazarov yine bölgenin en yalın kalmış bir halkının sorunlarına eğilerek ‘Zere’ye beyazperdeye uyarladı.
31 Ocak 1927 tarihinde çekimlerine başlanan filimin yönetmenliğini yapan Hamo Bek-Nazarov henüz kurulan Ermeni sinemasının oyuncularından Mareto Tadevosian’a Kürt kızı ‘Zere’ rolünü verdi. Diğer rolleri de Hrachia Nersisyan ‘Seydo), M.Garagash ‘Timur-beg), Avet Avetisyan ‘Slo), Olga Gulazyan ‘Latefe), Nina Manucharyan (Nano), Hambartsum Khachanyan (Kıdo), Aram Amirbekyan (Kılek), Sh.Guramashvili (komiseri), Amasi Martirosyan (Zurba), M. Aghamalov (Şefik) rollerinde oynarken S. Gevorgyan, N. Aghambekyan yardımcı rollerde oynadılar Zere filmi Ermenistan’ın Kürdistan’a sınır bölgesine düşen Elegez yaylalarındaki köylerde çekildi. Filmde çoğu Sağbulağ (Êzidî Kürtlerin yaşadığı bölge) köylülerinden seçilen 500’e yakın dublör yer aldı. Sessiz sinemanın güzel örneklerinden biri olan ‘Zere’ kendi çağının imkanlarına göre örnek sayılabilecek bir çabayla ortaya çıktı.
Feodal geleneklere yönelik bir eleştiri
Film sessiz ve siyah-beyaz bir dramaydı. Sovyet öncesi yapıyı eleştirmeyi amaçlayan film, Sosyalist rejimin kır bölgelerinde yaşayan Kürtleri sisteme entegre etme çabalarının olumlu bir örneği olarak ortaya çıktı. Film; Köyün iki yoksul genci güzel Zere ve yoksul çobanı Seydo’nun Kürtlerin tek ortak alanı köy çeşmesinde karşılaşıp bir birlerine aşık olmasıyla başlar.
Bu arada Zere’yi gören bölgenin feodali Timur Beg evli olmasına rağmen Zere’yi kendisine almak ister. Timur Beg çok eşliliğin kabul gördüğü Kürt toplumunun bu geleneksel yapısından yararlanarak Zere’le alır. Zere telli duvaklı bir gelin olarak yüzlerce köylünün eşliğinde köşke getirilir. Ancak Zere feodal beye ait olmak istemeyip, direnince Timur Beg çıldırır ve onu en ağır biçimde cezalandırma kararı alır. Timur Beg, Zere’ye yine Kürt feodal gelenekleriyle cezalandırmayı tercih eder. Köylülere Zere’nin daha önce başkalarıyla olmuş bir kadın olduğunu söyler. Bu olayın faili ve şüphelisi Seydo hemen tutuklanır, Zere ise cezalandırılmak için hazırlanır.
Zere’nin cezalandırılması Êzidî Kürt geleneklerine göre olacaktır. Güzel Kürt kızı Zere’nin de bu geleneğe uygun olarak önce sarı saçları kesilir, sonra yüzü isle siyaha boyanarak köylüler içinde dolaştırılır. Bu arada köylüler recm kültürü ile ona taş fırlatır, tükürür ve kötü sözler söyler. Bunun üzerine olaylara daha fazla dayanamayan, Seydo’nun arkadaşları Zere’yi kaçırır ve yine Seydo’nun kardeşi Xıdır Timur Beg’i öldürür... Filmde mahsum olanların kurtuluşu geleneklerde pek görülmeyen küçük bir isyanı andırsa da nihai adalet halkın isyanına mal edilmesi açısından eğiticidir.
Trajikomik gerçek...
Filmin çekimi sırasında yaşanan bir olay, Kürt toplumsal gerçekliğinin trajikomik durumunu ortaya koyar. Filmin yönetmeni ve oyuncuları Zere’nin saçlarını kesip, makyajını yapıp bir eşeğe bindirip senaryoya göre köy içinde dolaştırma sahnesini çekmeye çalışırken, köyün kadınları olayı doğru sanıp Zere’ye saldırır. Filimin yönetmeni ve oyuncuları Zere’ye oynayan Mareto Tadevosian’ı kadınların elinden büyük bir güçlükle kurtarır. Bu olay yönetmen ve oyunculara çevirdikleri filmin sadece geçmişi değil güncel bir toplumsal soruna işaret ettiğini gösterir. Kürtler için bu oyunun ne kadar gerekli olduğuna dair ön kanıyı güçlendirir ve filmin daha iyi yapılması için motivasyon yaratır.
Seslendirme 1970’de yapıldı
Sessiz ve siyah beyaz sinemanın güzel örneklerinden ilk Kürt filmi ‘Zere’,1970’ ünlü Ermeni Kompozitör Alexandir Spêndiarov tarafından seslendirildi. Filmin seslendirmesin de Casimê Celîl, Cemîla Celîl, Kereme Seyyat danışman ve seslendirmeci olarak yer aldı. Konu hakkında Erivan radyosunun spikeri Keremê Seyyat Kürt sinemasının ilk filmi olarak kabul edilen ‘Zere’nin aynı zamanda Sovyetlerin ilk sessiz filmleri arasında yer aldığını belirtiyor. Seyyat, filmin seslendirmesinde Alexandir Spendiarov’un isteğiyle yer aldığını belirterek şöyle devam ediyor: “Bana filmde Valodya Abacyan oynadığı şeyh rolü verildi. Ben ve seslendirmede yer alan Celîl’ler Kürtleri daha iyi bildiğimiz için rolümüzü daha iyi seslendiriyorduk. Bu filmi seslendirenleri şaşırtmıyordu ama sevindiriyordu. Bence ‘Zere’ sanatsal açıdan güzel bir çalışma ancak; Kürt geleneklerindeki bazı olumsuzlukları fazla abarttığı kanasındayım.” ‘Zere’ sadece Ermenistan’da değil Sovyetler birliğinin birçok yerinde gösterildi. Yine seslendirmesi yapıldıktan sonra daha geniş bir kesim tarafından izlendi. Halen Ermeni sinemalarında gösterilen filimin önümüzdeki aylarda Abovyan sinemalarında gösterime girmesi bekleniyor.
[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]