![]() | |
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Bronze Members | |
| | #2 |
| Bronze Members | ![]() Sevgili anacığım ve babacığım; Şu an sizlere son mesajımı iletiyorum. Ben sizlerin yüzünü kara çıkaracak hiçbir şey yapmadım. Bugünlerde size ağır gelen bu itham gelecekte sizlere bir şeref payesi gibi görünecektir. Bundan emin olun. Belki de çok şey vardır sizlere iletebileceğim ama şu an aklıma gelmiyor ki... bu da doğal olsa gerek. Kendinizi üzmemenizi istiyorum. Canım ablacığım; Gördüğün yazıyı yaşamımın en son anında bir mesaj olarak iletebiliyorum. Sen örnek ve fedakar davranışlar göstererek kardeşlik bağlarının ne kadar kuvvetli ve de sıcak olduğunu vurguladın. Bunu görmemek mümkün değil. Sizlere veda ediyorum, hepinizi çok sevdim. Anama babama candan selam iletir, her iki ellerinden öperim. Can kardeşlerim Can, İrfan ve İlhan'ın, Ramazan'ın gözlerinden öperim. Ayrıca seni hasret ve özlemle kucaklarım. Oğlunuz İlyas HAS 'Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş! Yaşasın Bağımsız Türkiye! Kahrolsun Faşizm! Yaşasın Mücadelemiz!' sloganlarını atarak yürüdü gitti.... 'Cellat istemiyorum dedi ve sehpaya çıktı. İlmek boynuna geçirildi. Slogan atmaya ve bir şeyler söylemeye başladığı anda görevli savcı tepin tepin diye emir verdi oradaki görevlilere. Savcı İlyas'ın ayakları altındaki sandalyeye vurmalarını istiyordu. İdam edilirken en kısa sürede nasıl ölündüğü idamlıkların hücrede zaman zaman tartıştığı bir konuydu. İlyas da o yöntemlerden birini seçti. Savcının telaşlı bağırmaları sürerken onlara fırsat vermeden yukarı doğru zıpladı ve vücudunu boşluğa bıraktı. Bir kum torbası gibi döndü yerinde İlyas. Vücudu bir iki kez sehpa olarak kullanılan masaya çarptı. Ve sonra öylece kaldı. ... 27.10.1984 İzmir Sabah ![]() Sevgili aileme, anneme, Mediha ablama, Nuriye ablama, kardeşim Meliha , yeğenim Servet ve enişteme; (...) Beni düşünürken dünyada tek oğlunuz Kadir'inizi yitirmiş bir kişi olarak değil, sadece binlerce kişiden biri olarak düşünmenizi isterim. Böylesi belirli bir teselli ama daha iyisini düşünemiyorum. Ölmek de doğmak gibi doğal bir olaydır. Ölenlere değil insan yaşayanlara sarılmalıdır. Işin en doğrusu budur. İnsan acıyla yaşayamaz. Yaşarsa da mutlu olamaz. İnsan yok olanla değil ancak varolanla yaşarsa mutlu olabilir. Temennim bir arada hep beraber mutlu yaşamaktı. Mümkün olmadı. Üzgünüm. Yaşam benle son bulmuyor. Bensiz de devam ediyor. Yaşam yaşayanların üstüne kuruluyor. Bütün arkadaşlara, komşulara, akrabalara selam ederim. Her zaman sizi canı kadara seven, Biraz sonra yukardan bir kapı açıldı. Ve bir gerilla marşı da oradan geliyordu. Dik... Baş yukarda. Savcı ona da hükmü okudu. Sordu: 'Bir diyeceğin var mı?' diye. Kadir, her zamanki efendiliğiyle cevap verdi. “Var! Anayasalar, toplum için emekçiler için, halklar için, işçiler için yazılır. Ama maalesef bizde bu anayasalar belli bir zümre için kullanılıyor. İnanıyorum ki; bir gün halkın, emekçilerin, işçilerin sahip olacağı anayasalar gelecektir.” 'dedi. Sonra ağır ağır sandalyeye çıktı. O da Ahmet gibi gülümsüyordu. Hiç korkmak telaşlanmak ve hüzün... Hayır! Suskunluk... Hayır! İpi cellat boynuna geçirecek boyu yetmiyor.. Ve cellat titriyor... Kafasını çevirdi... Kadir cellata dönerek 'Sakın ol kardeşim heyecanlanacak bir şey yok.. Acele edecek birşey yok ki, biraz sakin ol dedi. Gene etraf şaşkın Kadir bayram yerine gider gibi şendi. İpi boynuna geçirdiler. Kadir de Ahmet gibi yaptı. Katil Oligarşi diye bağırmadan önce etrafına baktı. Göz göze geldiğimizde baş,ımı salladım ve Kadir o sırada bağırdı. 'Katil Oilgarşi! Katil Oligarşi! Yer gök inliyor. Ve sandalyeyi çekemiyorlar. Bağırıyorlar çekin sandalyeyi, çekin sandalyeyi diye.. Kadir hiç oralı değil. Sandalyeyi çekemiyorlar. Kadir sandalyeye basmış ve bas bas bağırıyor. 'Katil Oligarşi! Ve Kadir sandalyeye pat diye tekmeyi vurdu. Bir tekme de Kadir'den gelmişti. Kadir de Ahmet gibi 17 dakika ipte kaldı. Her şey bitti. İnsanlar şaşkın. … 25.06.1981 İstanbul Gece 04.55 ![]() Değerli Karıcığım; (...) Beni hayat devrimci yaptı. Her zaman devrimci öğretiler doğrultusunda kendi felsefe anlayışım olan bilimsel sosyalizmden ayrılmadan arkadaş ve halkıma ihanet etmeden halkımın mutluluğu için savaştım. Bu savaş sürecinde devrimci onurumdan asla taviz vermeden yılmadan, usanmadan bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım. Sanıyorum bunu da yaptım. Biz ki yarınıyız halkın Umudu yüz akıyız Hıncı, namusu Taa şafakları Hey canım Kalbim dinamit kutusu (--.) İdam sehpasına giderken arkaya bakmadan korkusuzca halkımın mutluluk sloganlannı haykırarak köhne düzenin celiatlanna fırsat vermeden sehpaya tekmeyi kendim vuracağıma söz veriyorum. Bu korkusuzluğu devrimci öğreti devrimci bilinç ve kavga koşullarına borçluyum. Akıyor nehirlerin Rüzgarlıdır dağların Gene çarpıyor kalbim Ortasında kavganın Bizi ne işkenceler ne zindanlar ne de idam sehpalan asla yıldıramayacaktır. Bugün bizi idama mahkum edenlerden tarih mutlaka ama mutlaka hesap soracaktır. Biz ölümlerin en şereflisini en onurlusunu seçtik. Halkımızın mutluluğu uğruna ölümü severek kucakladık. Her zaman başımız düşmanlanmıza karşı dimdik olmalı. Halkıma armağan olarak bıraktığım Murat'ımın bakım ve eğitiminin en iyi şekilde yapılacağından şüphem yoktur. O benim senin olduğun kadarda halkımın da çocuğu. Kendi toplumunun yararına eğitildiği sürece bıraktığımız yerden mutlaka devam edecektir. Onurumuzu ve saygınlığımızı kazanmanın şanlı yoludur bu. Nesiller nesilleri kovalayacak benim bıraktığım yerden oğlum, oğlumun bıraktığı yerden oğlu devam edecektir. ... 29.01.1983 İzmit Gece ![]() sevgili ağabeyciğim Süleyman, Mektubuma başlamadan evvel sana ve Vardar ailesine özlem, hasret ve sevgilerimi iletir, en güzel günlerin sizlerin olmasını dilerim. Nasılsın abi? İyi misin? İyi olmanı candan temenni ederim. Sen de kardeşin Neco'yu soracak olursan iyiyim. Sana çoktandır mektup yazmak istedimse de olmadı. Gönül isterdi ki bu satırianmı cezaevi mapus hücresinde değil, doğa ile tabiatın, deniz ile ormanın, sevgi ile insanların, özgürlük türküleri söylediği bir ortamda yazmak isterdim. Hepinizin yaşamının iyi olması dileğiyle. Savaşsız, sömürüşüz bir dünya için savaştık. Onun için ölüyoruz. Biz bu davaya baş koyduk. Kahrolsun faşizm Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının mücadele birliği. İdamlar bizi yıldıramaz Hoşçakalın Elvada yoldaşlar. .... Sıra Neco'ya gelmişti. Onun hücre kapısı açıldı. Neco hücreden çıkar çıkmaz Seyit'in yanına gitmek istedi. Ancak oradaki askerler buna engel oldular. Seyit ile bir ara göz göze geldi. Ve 'Hoşça kal Yoldaş! İdam bile vız gelir!' diye bağırdı. Neco slogan atmak isterken ağzı bir bezle kapatıldı. Askerler kucaklayarak çıkardılar içeriden. Asacakları avluya kadar sürüklediler onu. Cezaevinin içinde, slogan atmasını engellemeye çaiışıyoriardı. Cezaevindeki diğer tutsakların susması için onları sessizce asmak istiyorlardı. Ve o da İbo gibi sehpaya kendisi çıktı. 'Yaşasın Sosyalizm! Yaşasın TKEP!' ... derken ayaklarının altındaki sandalye çekildi. ... 13.03.1982 İzmir Gece 01.25-03.05 ![]() Onlar Gölcük askeri cezaevinde idam edileceklerini bekliyorlardı. Koğuş kapısı slogan ve marşların, tekmelerin yumrukların diğer koğuş kapılarının gürültüsü altında açıldı. Kapı açılmadan önce onlar birkaç kez birbirlerine sarılmış vedalaşmış güç vermişlerdi. Kapı açıldığında da sloganları kesmediler. 'Ömer Yazgan' dedi kapıyı açanlardan biri. Ömer arkadaşlarıyla vedalaştı tekrar, onlara tek tek sarıldı. Koridora adım attığında ise diğer koğuşlara bağırdı. "Hoşçakalm arkadaşlar, devrimci mücadelenizde size basanlar dilerim. Kahrolsun faşizm, yaşasın mücadele..."" inzibatlar ağzını kapattı. Ömer sesini duyurmak için ağzının kurtarmaya çalıştı. Kurtardıkça da slogan attı. Giderek daha fazla asker üzerine yığılmıştı. Koridora çıktığında arkadan vurulan kelepçeyi bir subay tutmuş geriye doğru çekiyordu onu. Bu arada düştü Ömer. Bu sefer tekmeler altında sloganlar atmaya başladı. Ve öylece çekip sürüklediler dış giriş koridoruna kadar. Yine aynı yöntemle dışarıda bekleyen kapalı arabalardan birine bindirildi. Ramazanın ardından aynı yöntemle Erdoğan ondan sonra da Mehmet aynı yöntemle getirildiler ve her biri ayrı ayrı arabalara bindirildiler. Güle güle karanlık dünyalara aydınlık savaşı açan yoldaş Güle güle özgürlük savaşının büyük atlısı Güle güle o büyük devrimci onur Ve erdemin yücesi ... 29.01.1983 İzmit Gece ![]() ... Böyle bir kararın benim hakkımda verileceğinden emindim. Ama diğer arkadaşlanmınkini beklemiyordum. Bundan sonrası da politik gelişmelere bağlı, ancak sonuç ne olursa olsun, ben onurlu bir şekilde karşılarım gerekirse, yani infaz söz konusu olursa darağacına çıkarken tüm dünya halklarını selamlamasını, bizden sonra gelecek arkadaşlarıma örnek olmasını bileceğim. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Ben Türkiye halklarının sınıf mücadelesine katıldığım anda her devrimci gibi hayata sözlü, ölüme nişanlıydım. Onun için sonuç etkilemedi. Sizlere teselli vermek istemiyorum. Çünkü gözyaşlarını halk düşmanlarına karşı gizlemesini bilen, onlara karşı siyasi ve ekonomik düzensizlikten dolayı her geçen gün kin ve nefretle dolan halkımızın bir parçasısımz. Bir oğul kaybetmiş olsanız bile binlerce oğul kazanacaksınız. Tüm devrimciler sizlerin oğulları, kızları ve kardeşleri olacaktır. (...) Kısa fakat benim değer yargılanma göre onurlu bir yaşamım oldu. İdeallerimden asla taviz vermedim. Kimseye ihanet etmedim. Silahımı teslim etmedim. Halkın içersindeyken onlara ve sizlere yardımcı olmaya çalıştım. Halkımızın sınıf mücadelesinde en ön saflarda çarpışmaya çalıştım. Sizleri sömürü ve bunun sonucu olan yoksulluktan kurtarmak istedim ve şimdi bunu bizden sonra gelecek nesillerin sürdüreceğinden nihai hedefimize vaniacağından eminim sizlere başka şeyler de yazmak isterdim ama yazamıyorum... Tüm Gültepe halkına ve Türkiye halklarına selam. BEN HALKIMIN MUTLULUĞU İÇİN SA VAŞTIM. ADIM HÜZÜNLE BİRLİKTE ANILMASIN. ... 29.01.1983 İzmit Gece ![]() 'Şunu insanlara anlat. Ben güle oynaya gidiyorum. Geriye dönüp bakma gereği duymuyorum. Çünkü geçmişimde pişmanlık duyacağım hiçbir şey yok. Tekrar yaşama gelsem yine bu görevi, bu kişiliği seçerdim, bu ihtişamı tekrar yaşamak isterdim. Bunu arkadaşlarıma anlat! Böyle bilsinler!" Sana şunu bırakıyorum: -Bugün olmaz biliyorum- yann veya herhangi bir gün, kemiklerim dahi kalmış olsa; inançlarını taşıdığım, düşüncelerini paylaştığım, uğruna severek idama gittiğim insanların yanına gitmek istiyorum. Ben bunları devletten istemiyorum! Ben bunları sizlerden istiyorum! Yeri geldiğinde benim kemiklerimi Mahir Çayan'ın yanına gömün!' En son isteği bu oldu. O "Yaşasın Halkın Devrimci Öncüleri! Yaşasın Sosyalizm! Mahir, Hüseyin, Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş!' sloganları atıyordu. Ama bu arada tartaklama ve cop sesleri de geliyordu... Serdar sehpaya çıktığında ' Ölüm! Nereden ve nasıl gelirse gelsin Savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa Ve silahlarımız elden ele dolaşacaksa Başkaları mitralyöz sesleriyle Savaş ve zafer naralanyla Cenazelerimize ağıt yakacaksa Bu uğurda ölüm hoş geldi. Sefa geldi? Che'nin sözlerini haykırdı son olarak. İpi boğazına geçirildikten sonra, altındaki sandalyeyi ayağıyla itti. Çoğunluğunu birkaç ay önce Kiremithane mahallesinde hükümeti protesto eden bir gösteriden getirilenlerin oluşturduğu kadınlar koğuşunun bir penceresinde Serdardın idamı izleniyordu. Ve sloganların ardından dumanlar yükseldi pencerelerden. Yorganlar yakılıp yakılıp atıldı avluya. Serdar ipte uzun süre kaldı. Yaşam belirtileri vardı. Bunu tamamen yok etmek için Agah Yüzbaşı bacaklarına asıldı Serdar'ın. Uzadı Serdar'ın bacakları. Yüzbaşı yeniden yeniden yukarıdan asıldı ta ki şişmiş, kangren olmuş bacak hareketsiz kaldı... ... 26.10.1980 Adana Gece 04.00 ![]() Savaşsız, sömürüşüz bir dünya için savaştık. Onun için ölüyoruz. Biz bu davaya başkoyduk. Başımız devrime, halkımıza Partimize feda olsun. Kahrolsun faşizm, Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının mücadele birliği. İdamlar bizi yıldıramaz Hoşçakalın Elveda yoldaşlar. ... Geç kaldınız beyler! Sizleri daha erken bekliyorduk. Biz kendimizi çoktan hazırladık, kutsal davamız adına partimizi ve devrimi kucaklıyor, devrimcileri selamlıyorum. Kahrolsun faşizm. O da sehpaya çıktı beyaz önlükle... Kendisinden önce iki can arkadaşının boynunu kıran ilmik onun da boynuna geçiriliyordu. Ve O arada şunları söyledi: "Şunlara bakın hele; tir tir titriyorlar. Korku sizinle hergün yaşayacak. Cellatlardan ve onun devletinden er geç hesap sorulacaktır" ip boynuna geçirildiğinde O; "Kahrolsun Faşizm! Yaşasın TKEP!" sloganını attı. Geride bıraktığı en son sesti bu. Duvara çarpa çarpa döndü. Bu ses cezaevinin üstünde kulaklara çarpa çarpa yüzyıllık bir korku olarak indi yüreklere... ... 13.03.1982 İzmir Gece 01.25-03.05 ![]() "Sevgili anneciğim ve babacığım, Sizleri ve ezilen halklar adına mücadeleyi, erken bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm, ama bundan ve içinde bulunduğum durumdan dolayı hiçbir zaman pişmanlık duymadan ve şu kısa yaşamım içerisinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum. Hakim sınıfların göstermek istediği gibi bizler hiçbir zaman savunmasız insanlara karşı katliam girişiminde bulunmadık. Fakat onların bizi böyle göstermeleri ve faşistlerle bizi aynı kefeye koyarak cezalandırmaları, bizim nezdimizde ezilen halkların mücadelesine yapılan bir saldırıdır. Anneciğim ve babacığım; sizlere kısaca bahsettiğim gibi hiçbir pişmanlık duymuyorum. Sizlerin de ezilen halklar uğruna verilen mücadelede katledilişimden dolayı üzülmemenizi ve bundan gurur duymanızı bekliyorum. Ağabeylerime ve ablalarıma da yazmak isterdim; fakat buna olanak yok. Kendilerine çok selamlar. Burada satırlarıma son verirken, hürmetle ellerinizden öperim. Arkadaşlara selam. Hoşçakalın." "...Havalandırmanın ortasına darağacı kurulmuştu. Darağacının altına bir tane masa, onun üzerine bir tane sandalye konmuştu. Necdet, koşarak sehpaya çıktı. Yağlı ipi kendisi boğazına geçirmeye çalıştı. Ama elleri arkadan bağlıydı. Bu arada gür bir sesle " Yaşasın Türk ve Kürt Halklarının Kardeşliği9 diye slogan attı. İp boğazına geçirilmişti. Tam bu anda "Kahrolsun FaşîzmF sloganım üç sefer peş peşe attı. Kahrolsun Sömürgecilik Yaşasın Anti-emperyalist, Anti-oligarşik Halk Devrimi İşte tam o andı. Ve o anda da tereddüt etmedi. Sandalyesini tekmeledi. Sandalye düştü ama, sandalye düşmesine rağmen Necdet'in uzun boyu aşağı sarktı. Ayaklarının ucu masaya değiyordu. O anda cellat telaşlandı. Necdet'in ayakları altındaki masayı çekmekte heyecanlanmıştı. İp boğazını iyice sıkmış olasına rağmen Necdet, kendi kendisini boşluğa bıraktı. Ve sonra öylece dinginleşti." ... 7.10.1980 Ankara Gece 03.40 ![]() '' SEN ANCAK KAN ve GÖZYAŞININ RESMİNİ YAPABİLİRSİN'' Netekim Çiçeklerin ve çocukların dilinden anlayanlar anlayamadılar cellatların dilini yine tankların paletleri altında kaldı papatyalar Necdet Adalı,Serdar Soyergin, Erdal Eren,Veysel Güney,Ahmet Saner,Kadir Tandoğan,Mustafa Özenç,Seyit Konuk, İbrahim Ethem Coşkun,Necati Vardar, Ali Aktaş ,Ramazan Yukarıgöz,Ömer Yazgan,Erdoğan Yazgan, Mehmet Kambur,İlyas Has, Hıdır Aslan ve diğerleri... Tarih sınıf mücadeleleri tarihidir. Askeri Darbeler, ülkemiz tarihi incelendiğinde 12 Mart 1971 ve özellikle 12 Eylül 1980 darbeleri öncesi gelişen sınıf mücadelesini engellemek,yok etmek yada geriletmek adına emperyalizm ve yerli burjuvazi'nin bizim gibi ülkelerde başvurduğu temel bir yöntemdir.12 Eylül askeri darbesi,İlerici ve devrimci görülen her şeye saldıran,kitlelerin pasifize edildiği,demokratik kurumların yerle bir edildiği, sonuçları, ve yarattığı toplum modeliyle bu ülkenin gördüğü en kanlı ve etkili askeri darbesidir. 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları' nın uygulamaya sokulduğu 12 Eylül döneminde: 650 bin kişi gözaltına alındı ve 90 güne varan gözaltı sürelerinde ağır işkence gördü, * 1 milyon 683 bin kişi fişlendi, * Açılan 210 bin davada 230 bin kişi Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde yargılandı, * 7 bin kişi için idam cezası istendi, * 517 kişiye idam cezası verildi, * 124 kişinin idam cezası Askeri Yargıtay tarafından onaylandı, * Haklarında idam cezası verilenlerden 50'si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1 ASALA militanı), * İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis'e gönderildi, * 71.500 kişi Türk Ceza Kanunu'nun 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı, * 98.404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçlamalarından yargılandı, * 388 bin kişiye pasaport verilmedi, * 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı, * 18.525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı, * 14 bin kişi “yurttaşlık”tan çıkarıldı, * 30 bin kişi “mülteci” olarak yurtdışına gitti, * 366 kişi “kuşkulu bir şekilde” öldü, * 644 cezaevindeki toplam hükümlü ve tutuklu sayısı 52 bin kişi, * Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi, * 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi, * 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, * 14 kişi açlık grevinde öldü, * 16 kişi “kaçarken” vuruldu, * 95 kişi “çatışmada” öldü, * 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi, * 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi, * 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı, * 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu, * 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi, * 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi, * Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi, * 31 gazeteci cezaevine girdi, * 300 gazeteci saldırıya uğradı, * 3 gazeteci silahla öldürüldü, * Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, * 13 büyük gazete için 303 dava açıldı, * 39 ton gazete ve dergi imha edildi, * Bilim ve Sosyalizm yayınlarına bir yargı kararı olmadan sadece Sıkıyönetim Komutanının emri ile el konuldu ve 133.607 adet kitap imha edildi, * Darbenin ilk altı ayında 123; dokuz ayında 175, 1981 yılının sonunda tam 268 yasa çıkarıldı. 12 Eylül askeri darbesi tarafından idam edilen yiğit ve güzel insanlar adına '' 12 Eylül darbecileri yargılansın''diyenlere (kim,kimi nasıl ve kim adına yargılayacak ?)12 eylül askeri faşist cuntasının ve yaratıcılarının halkın gözünde çoktan tarihin çöplüğünde yerlerini aldıklarını ve yargılandıklarının bilinmesini isteriz. KARAR : .......... SORARIM ZULMÜN GECESİNİN İMPARATORUNA BENİM KARANLIKLARDA BÜYÜYEN KIZIM VAR SENİN ŞAFAĞA DİRENECEK ÇOCUĞUN VAR MI ? |
| | #3 |
| Gold Members | Yüzünde gülücüklerle icinde gururla arkasinda umudla yolunda binlerce yürekle....... Fasistlere inatla caresizliklerine aciyarak ölüme diz cökerek degil ölüme basi dik yürüyen duruslariyla zalimi korkutan yoldaslarimiza bin selam olsun.. Devrim Sehitleri Ölümsüzdür... |
| | #4 |
| Üniversite 1. Sinif | kimbilir onlar yani tüm dünya devrimcileri olmasaydı, belki onurun,sevginin,vicdanın,hüznün ve acının tam olarak ne anlama geldigini bilmeyecektik. |
| | #5 |
| Ilkokul 5. Sinif | tek kelime ile harika bir calısma ellerine saglık |
| | #6 |
| Üniversite 4. Sinif | Oy Olaydım oyyy oyyy Okur Yazar Ben OLaydım.. DENIZ MAKKEMYE DUSMUS AVUKATI BEN OLAYDIMMMMMM YUSUF MAHKEMEYE DUSMUS AVUKATI BEN OLAYDIMMMM |
| | #7 |
| Banned | Ellerine saglik, beni alip götürdün o günlere ve yüzümde bir gülümseme. Saygiyla aniyorum. |
| | #8 |
| Lise 2. Sinif | onurlu bir yaşam, onurlu bir direniş, onurlu bir (ölüm) diyemiyorum, ölmediniz... yüreğimizdesiniz... Mücadeleniz karşısında saygıyla eğiliyorum... |
| | #9 |
| Üniversite 4. Sinif | Ellerine saglik.Devrim sehitlerini saygiyla aniyorum. Veysel Güney hep hucrede tutuluyordu ve yarali yakalanmisti. Bir arkadas hucre cezasi almisti onu görmek ve ihtiyaci (sigara falan)varmi diye hucreye izin alip girdik.iste Veysel'i de o zaman görmüstük,bir ihtiyaciniçn olup olmadigini sordum. -"Sagolun abiler bir ihtiyacim yok" demisti. O kadar mütavazi ve inceydi ki bizden 8-10 yas buyuk olmasina ragmen hitap sekli tam bir Devrimci hitap sekliydi. Devrimciler böyle "Babayigit ve yakisikli olurlar"diye dusunmustum. Aksmlari hucrelerde kaguslara dogru veysel'in sesi yukselirdi;"Açilin kapilar saha gidelim" idama gittigi gece hucre tarafinda bir sesler duyduk solagan atiliyordu. pek anlasilmiyordu çünki kesik kesikti.Veysel'in agzi kapatiliyormis. O gece kaguslarda çit çikmadi; Ertesi gün isyan basladi solaganlar atildi.yemekler alinmadi yanilmiyorsam 3 gun açlik grevi yapildi. Hala mezarinin nerede oldugu bilinmiyor. |
| | #10 |
| Koordinasyon | Konu yanlis bolumde acilmis. Konu biyografiler bolumune tasindi. |
| | #11 |
| Bronze Members | Kusura Bakma A.asmin ![]() Yordum Seni Özür ![]() Ama saol ![]() |
| | #12 |
| Gold Members | emegine yüregine saglik $eyda.. cok güzel bir paylasim olmus.. |
| | #13 |
| Ilkokul 6. Sinif | guzel bir paylasim yuregine saglik |
| | #14 |
| Ilkokul 2. Sinif | bazı duygular bazı hisler vardır dostlar....insanoğlu bu duygularını kelimelere dökemez..kavramlar düğümlenir..kifayetsiz bir hal alır...işte bunlar devrim şehitlerimizdir... o değerlere şu yaşadığımız zamanda o kadar çok ihtiyacımız varki anlatamam....önlerinde saygıyla eğiliyorum.. |
| | #15 |
| Guest | Teşekkürler. Güzel olmuş Benden de bir destek. PATRICE LUMUBA "sevgilim, bunları yazarken sana ulaşıp ulaşmayacağını, ya da ulaştığında hala hayatta mı olacağımı bilmiyorum. ülkemin bağımsızlığı için verdiğim savaşım boyunca ben ve arkadaşlarımın uğrunda hayatlarımızı verdiğimiz kutsal davanın zafere ulaşacağına kuşku duymadım. ama bizim ülkemiz için istediklerimiz; onurlu bir yaşam, parlak bir saygınlık, kısıtlanmamış bir özgürlük- bunlar o güvendiğimiz ve yardım istediğimiz bm'deki önemli görevliler tarafından asla istenmedi. çünkü farkında olsun veya olmasınlar, doğrudan veya dolaylı olarak belçika ve batılı dostlarının sömürgeciliğini destekliyorlardı. ... yalnız değiliz, afrika'da, asya'da ve tüm dünyadakı özgür insanlar, bu topraklarda bir tek sömürgeci ve paralı asker kalmayana kadar savaşacak olan milyonlarca kongolunun hep arkasındalar. ayrıldığım ve bir daha asla göremeyeceğim çocuklarıma anlatılmasını istiyorumki; kongu'nun mükemmel bir geleceği olacak ve bağımsızlık ve egemenliğimizi tekrar kazanmak görevi kendilerinin ve tüm kongolularındır. saygınlık olmayan yerde özgürlük yoktur ve adalet olmayan yerde saygınlık yoktur ve bağımsızlık olmayan yerde ise tek bir özgür kişi yoktur. hiçbir barbarlık, hiçbir acı, hiçbir işkence beni merhamet dilemeye zorlamadı. başım dik olarak, sarsılmamış bir inanç ve ülkemin kaderine dair derin bir güvenle ölmeyi, kutsal ilkelerimizin küçümsenmesini izleyerek yaşamaya tercih ederim. tarih bir gün sözünü söyleyecek. brüksel, paris, washington veya birleşmiş millerlerin öğrettiği tarih değil; bizim sömürgecilik ve kukla hükümdarlarından kurtulmuş, özgürleşmiş ülkelerimizde öğretilecek tarih. afrika kendi tarihini yazacak, sahara'nın kuzeyinde ve güneyinde, bu zafer ve saygınlığın tarihi olacak. ağlama sevgilim; biliyorum ki benim çok acı çekmiş ülkem kendi bağımsızlık ve özgürlüğünü savunacak. yaşasın kongo! yaşasın afrika!" Mektubun Orjinali : [Üye Özel | Für Mitglieder | For Members] Konu mavisyan tarafından (12.09.2008 Saat 11:44 ) değiştirilmiştir. |
| | #16 |
| Silver Members | kirwem Nickli Üyeden AlıntıMücadelemiz hiçbir zaman bitmedi ve bitmezde.. Barış hasretiyle yanıp tutuştuğumuz,kendi dilimizi özgürce kullanmak istediğimiz bir toplum ve bir ülke içerisinde olmadığımız süre içinde savaşımız bitmeyecek ve gerçekleşene kadar da devam edecektir... Saygılarımla |
| | #17 |
| Üniversite 1. Sinif | Çok harika bi paylaşım olmus arkadasım,emeğine yüreğine sağlıkk.. |
| | #18 |
| Ilkokul 6. Sinif | Ne çok güzel insanı kaybettik, kimi darağacında, kimi hapishanelerde kimi çatışmalarda... Oysa onlar çokmu şey istemişlerdi? Neden devrimci olur insan? İlk neden sevdikleri içindir. Onları daha yaşanılabilir bir dünyada görmeyi istemeyecek kim var şu yeryüzünde? Onlar,kendileri için değil sevdikleri için aramızdan ayrıldılar. Şimdi soruyorum bu kadar mağrur bir duruş sergileyecek kaç kişi kaldı? En azından sevdiklerimiz için birşeyleri değiştirmeye çaba sarfetmeliyiz... Adına ister vatan deyin, ister sevdiğiniz kız, ister anneniz... |
| | #19 |
| Ilkokul 4. Sinif | Teşekkürler... |
| | #20 |
| Ilkokul 6. Sinif | tşklerrrr..........spasss bir gider bin gelirrr denizler hüseyinlerr yusuflar.... deniz gezmişin dediği gibi yaşasın hakların kardeşliği kahrolsun faşizmm |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | Son Mesaj |
| Aşk Sözleri | beyaban | Sevgi Üzerine Yazılar | 0 | 26.12.2008 22:25 |
| Ac/Dc T.N.T sözleri | nevrochaotica | Yabancı Şarkı Sözleri | 2 | 20.10.2008 00:46 |
| türkü sözleri | uşaklı | Silinen Konular ve Mesajlar | 3 | 14.05.2008 11:14 |
| Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamin Mektuplari | caner | Silinen Konular ve Mesajlar | 4 | 09.10.2007 22:57 |