27.08.2008, 14:44
|
#1 |
| | Vitrin Hastalığına Dikkat! Vitrin Hastalığına Dikkat! Yürüyüşe çıkıyor ve belli bir mesafeden sonra yürüyemez hale gelip vitrinlerin önünde eliniz belinizde duraksıyor musunuz? Cevabınız "evet" ise bu yazımıza bir göz gezdirin. Çünkü bu sorunun yorgunluktan veya bel fıtığından olduğunu düşünseniz de "vitrin hastalığı"ndan muzdarip olabilirsiniz!
Tıp dilinde "lomber spinal stenoz" (omurga kanalı darlığı) denilen bu hastalık doğuştan da olabiliyor, sonradan da oluşabiliyor.
Vitrin hastalığında erken teşhis önemli, aksi taktirde geri dönüşü olmayan bozukluklara yol açabiliyor. En çok ileri yaşlarda görülen bu hastalık bel fıtığı ile karıştırılabiliyor.
Florance Nightingale Hastanesi Nöroşirürji Bölüm Koordinatörü Prof. Cengiz Kuday, "Karışma sebeplerinden biri bel fıtığı ve lomber stenozun bir arada görülmesi, diğer bir neden de hastaların yüzde 90’nda bel ağrısı olmasıdır" diyor.
Prof. Kuday, hastaların öne eğilerek yürümeyi tercih ettiğini, yokuş yukarı rahat çıkarken aşağı inmekte zorlandıklarını belirtiyor. Bel ağrısından sonra başlayan, tek veya iki taraflı bacak ağrılarının da bu hastalığın belirtileri arasında olduğunu ifade eden Prof. Kuday, bu hastaların belli bir mesafe yürüdükten sonra zorluk çektiğini, oturunca rahatladığını kaydediyor. Neden Vitrin Hastalığı? Prof. Kuday, bu sorunun yanıtını şu sözlerle açıklıyor:
"Biz buna vitrin hastalığı deriz... Çünkü kişi yürümeye çıkar. Sonra birden bire yorulur, yürüyemez hale gelir, etraftan da saklamak için bir vitrinin önünde durur biraz dinlenir, sonra tekrar yürüdüğü zaman ağrıları devam eder."
Kemiklerdeki dejeneratif değişikliklerin röntgenle tespit edilebileceğini belirten Prof. Kuday, asıl teşhisin tomografi ve Mr'la olacağını söylüyor. Boyunda da Görülebiliyor Omurilik kanalı darlığının boyunda da görüldüğünü ve boyunda görülene Spinal stenoz servikal miyelopati denildiğini kaydeden Prof. Kuday, "Boyunda görülenlerde bilhassa yaşlılarda ileri safhalarında eğer fark edilmezse her iki kolda da zayıflık olur. Yürümeleri sarsaktır, kurulmuş bir robot gibi yürürler, darlık ileri safhadaysa, geriye dönüşü olmayan miyelopati dediğimiz bir hastalık yani bozukluk vardır, bu ilerler" diye konuşuyor.
Prof. Kuday, hastalığın (hem belde hem de boyunda görüleni) tedavisinin başlangıçta konservatif olduğunun altını çiziyor.
"Her şey yapıldıktan sonra (ilaç tedavisi, egzersiz)bütün bunlar başarısız olursa cerrahi tedavi yapılması gerekir. Hastalar çoğunlukla fizik tedaviden ve konservatif tedaviden fayda görürler. Yalnız ileri safhalarda ameliyat yapılabilir. Ameliyatın değişik şekilleri vardır. Bunlar bel ve boyun fıtıklarıyla beraber oldukları zaman ikisi birden tedavi edilir."
Hastalığın cerrahi ile de tam düzelemeyeceğini belirten Prof. Kuday, ameliyatın hastalığı sadece durdurup, yavaşlattığını kaydediyor.
Prof. Cengiz Kuday, şu durumlarda ise hastanın ameliyat edilemeyeceğini vuguluyor.
- Yaşlıysa
- Psikolojik durumu iyi değilse
- Sigara içiyorsa
- Osteoporozu had safhadaysa
- Vücudunda yatmaya bağlı yaralar varsa |