26.08.2008, 08:11
|
#1 |
| | AKP karşıtlarına izleme timi Yeniçağ Yazarı Sabahattin Önkibar'ın iddiasına göre SS timleri işbaşına geçti. Birkaç gündür tanık olduğumuz şu tesadüflere (!) bakar mısınız! “Allah ile Aldatmak” kitabıyla AKP’yi can evinden vuran Prof. Yaşar Nuri Öztürk’e şahane (!) bir atış yapılıyor.
İddiaya göre Yaşar beyin, danışmanı Şahane Müftüoğlu ile ilişkisi varmış!
İddia ya da isnat her iki muhatap tarafından yalanlanıyor ama olsun.
Bir şeyin şuyuu vukuundan daha önemli olduğuna göre hedef vuruldu demektir.
Tam bu süreçte bir başka ilginç haber YARSAV Başkanı’nın askerlik olayıdır.
Başbakan’ın oğlu için verilen çürük raporunu tek sütun bile görmeyen besleme matbuat Ömer Faruk Eminağaoğlu’nu menşetlere taşıdı.
Peki kim midir bu Eminağaoğlu?
AKP’ye kurumsal muhaliflik yapan yargı hüviyetli bir sivil örgütlenmenin başı.
Derken yine bugünlerde Sinan Aygün’ün yeniden manşetlere oturtulduğunu görüyoruz.
Gerekçe Aygün’ün evindeki kasada bulunan para sebebiyle soruşturmanın başlatılması.
Adam başkentin en önemli müteşebbislerinden biri.
Parasını evinde ya da bankada saklar kime ne?
Sinan bey kamu çalışanı ya da ihale komisyonu başkanı değil ki doğal bir şüpheli olsun.
Hâl böyleyken Sinan bey topun ağzında.
Peki ama neden mi?
Sinan Aygün yeni oluşum bağlamında Abdüllatif Şener’le buluşmasından diğer bazı önemli temaslara kadar pek çok etkinliğe girmişti de ondan.
Son para operasyonu için söylenende amaç Aygün’ü bu tür teşebbüslerinden kelepçelemek imiş.
Bir başka haber Sabih Kanadoğlu ile ilgili.
Yeni Şafak’a göre Kanadoğlu 2001’de parasal anlamda büyük meblağlar içeren bazı önemli davaları zamanaşımına uğratmışmış!
Şimdi bütün bunların ne anlama geldiğine bakalım:
Kuşkusuz yanlış olan sorgulanmalı ve haber değeri olan da yazılmalıdır.
Ama insafla söyleyin, bu dört haberi bu katagoride görmek mümkün müdür?
Yaşar Nuri Hoca ve Şahane Hanım, iddialara feveran ediyor ama güya kul hakkına inanan malum cephe ispat olmaksızın onları afişe ediyor.
Keza Sinan beyin evinde sakladığı para MASAK’la irtibatlandırıp kafalar karıştırılıyor.
Kanadoğlu için de iddia bile olamayacak bir hezeyan ortaya atılıp Sabih bey kirletilmeye çalışılıyor.
Dikkat edin medyada son bir haftada manşet yapılan bu isimlerin tamamı keskin AKP muhalifi.
Sorarım size bunlar tesadüf müdür?
Hayır değildir.
Bu, Hitler’in SS tarzı bir yıldırma ve sindirme operasyonudur.
İşin içinde Emniyet’in dinleme birimlerine sızmış malum güruh ile onların medyadaki yoldaşları vardır.
Bunlar AKP’ye karşı olanları soluklarına kadar izler ve dinlerler...
Bir şey bulurlarsa hemen savcıları harekete gecirirler, bulamazlarsa yoldaş matbuat ile haysiyet cellatlığına soyunurlar.
Tatilde saatlerce sohbet etme imkânı bulduğum bu cepheye mensup olmayan üst düzey bir güvenlik bürokratından dinlediğime göre bu tür hizmetler veren özel timler bile oluşturulmuşmuş. Bunlar AKP karşıtı olanları izler ve dinler, ardından somut bir veri bulunduğunda da zirvelere hediye verircesine “Efendim filancanın şunları var” derlermiş.. Garip olan bir boyut da bu izleme ve dinlemeyi yapanların bir bölümünün bütün bunları cihat adına durumdan vazife çıkararak yapmaları imiş.
Spekülasyon mu bilmiyorum, ama dinlediğime göre bu aparatlar şimdilerde Abdüllatif Şener, Sadettin Tantan, Fatih Altaylı, Erhan Göksel, Zafer Mutlu, Güngör Mengi, Ruhat Mengi, Can Ataklı ve Yılmaz Büyükerşen üzerinde çalışıyorlarmış. NOT: Sevgili Saygı Öztürk’ün yeni çıkan “Belgelerle Ergenekon” kitabı o konuda yazılmış en önemli eserdir. okuyucularıma tavsiye ediyorum... S.Ö. [Üye Özel | Für Mitglieder | For Members] |