Yalnızlığa İsyan!! şimdi sana sesleniyorum ey yalnızlık!
hangi günahın meyvesisin sen?
hangi yanlışın cezası
hangi suçun bedeli....
Ey yalnızlık!
ey ömrümüm tek sahibi
sen ki bir parçamsın artık
yüreğimde ki yara
beynimde ki ur
İşte başbaşayız yine
dün de öyleydik
yarında öyle olacak
Kim bilir belki
bir ömür devam edecek bu birliktelik
ama bıktım be yalnızlık
senin suskunluğundan bıktım
cevapsız bıraktığın sorularımdan
vurdum duymazlığından bıktım
bir yüksün benim için o kadar
yüreğimde ki bir ağırlık
bir başbelası
hem başka ne olabilirsin ki
nasıl sevdirebilirsin ki kendini
bir ur nasıl sevilebilir
defol git artık başımdan!
beni hayallerimle başbaşa bırak
bırak yitik düşlerimin ateşinde alevleneyim
alevlenip kül olayım
hem biliyor musun Yalnızlık
Mesele kül olmak değil aslında
mesele küllerinden yeniden dirilebilmektir
bir Zümtür-ü Anka (simurg) misali
ama yitik bir aşkın küllerinden
nasıl yeni bir yaşam çıkar ki?
bir arkadaş diyordu
''Biz hayata hep üç ihtimalle başlıyoruz
1 - 0, 2 - 0, 3 - 0''
hep yenik başlıyoruz işte
Şimdi sen söyle yalnızlık!
Yitik bir aşkın küllerinden
yeniden yeşerebilecek yaşam
Hayata kaç sıfır başlayacak.. |