CAYBURG.NET
Kültür Sanat Haberleri Kültür Sanat Haberleri
Cevapla
Sinemada sanat kaygısı kalmadı Bu konu 63 defa okundu ve 7 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 07.06.2008, 05:43 #1
Site Koordinatör

Standart Sinemada sanat kaygısı kalmadı


“Popüler olan herşey prim yapmaya başladı. Şu anda ‘ben zengin olayım ve tanınayım’ kaygısı var. Sanat kaygısı yok. Tamamen ticari kaygılarla yapılıyor bütün işler.” Oynadığı ilk film, dünyanın en prestijli film festivallerinden biri olan Berlinale’de ‘Altın Ayı’ ödülünü aldı. Aynı film, 45 yıl sonra Cannes’da tarihin en iyi klasik filmler arasında gösterildi. Filmin gösterimi için iki hafta önce Cannes’a gelen Hülya Koçyiğit, Türkiye’de yapılan sinemanın sanat kaygısıyla değil tamamen ticari nedenlerle yapıldığını söyledi. Hülya Koçyiğit Türkiye sinemasının en önemli kadın oyuncularından. 1963 yılında ‘Susuz Yaz’ filmiyle sinema dünyasına adım atan Hülya Koçyiğit, 45 yıllık sanat yaşamında toplam 200 civarında filmde oynadı. Daha çok acılarla dolu, çileli Anadolu köylü kadın rolüyle hafızalara kazındı. Yılmaz Güney’den bahsederken, ona karşı hayranlığını dile getiren ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, “O, tam anlamıyla insana güven veren biriydi. Sineması da onun kişiliği niteliğindeydi” diyor.

Popülist film ve dizilerin toplumu köreltiğinin altını çizen Koçyiğit, daha gerçekçi ve evrensel filmlerin yapılması gerektiğini savunuyor. Hülya Koçyiğit ile Cannes’da, Türkiye’de alternatif sinema, popüler filmler, kadın mücadelesi ve kendisinin sinema yaşamını konuştuk.

Bundan 45 yıl önce çekilen ‘Susuz Yaz’ bugün tekrar restore edilerek, 61. Cannes Film Festivali’nde gösterildi? Ne diyeceksiniz?

Yıllar sonra ‘Susuz Yaz’ın Cannes Film Festivali’nde gösterilmesi büyük sir sevinç. Sinema ustalarıyla birlikte dünya sinemasının kalbinin atıldığı yerde bulunmak güzel şey. ‘Susuz Yaz’ benim ilk filmim. O zamanlar daha 15 yaşındaydım. Büyük yönetmen Metin Erksan, beni filme seçti. O günden beri ben Türk sinemasında bir yer teşkil ediyorsam onun sayesinde oldu.

‘Susuz Yaz’ sizin ilk filminiz? Erol Taş gibi deneyimli bir oyuncu ile boşrolü paşlaştınız. O döneme ait neller hatırlıyorsunuz?

Erol Taş, gerçekten mühteşem bir insandı. O kadar tecrübeli ve deneyimli bir oyuncuyla başlamam benim için büyük bir şanstı. Bana çok yardımcı oldu, yol gösterdi. Ben ondan çok şey öğrendim. Ondan sonra sinema dalında kendimi geliştirdim. Özellikle çalıştığım yönetmenler bana yardımcı oldu. Atıf Yılmaz, Yılmaz Güney ve Şerif Gören gibi yönetmenler…

Yeşil Çam’dan biraz bahseder misiniz?

O dönemde Türk sineması ve Yeşil Çam diye bir ayrım vardı açıkçası. Yeşil Çam daha çok popüler sinemaya, çoğunluğun zevkine hitap ediyordu. İnsanları oyalayan, popüler dediğimiz temaları işliyordu. Tabii o dönemde, Lütfü Akad, Metin Erksan, Halit Refik, gibi daha seçkin düşünce adamları ise Türkiye’nin gerçeklerinden söz ettiler. Türkiye’nin hala hazırda çözemediği meselelere parmak bastılar. Ben ise daha çok bu filmleri yapan yönetmenlerle çalışmaya hevesliydim.

O dönemde Yeşil Çam ile bu kesimler arasındaki öne çıkan belirgin çelişkiler nellerdir?

Bu çok popüler olanla ve daha gerçekçi, kalıcı ve dinlenen sözler söyleyen kesimler arasında hep çelişki oldu. Biri halkın istediğini veren diğeri ise halka rağmen halk için birşeyler yapmaya çalıştıklarını söyleyenler. Bunların çelişkileri hep vardı. Ve keskindi de.

Şimdiye kadar ortalama 200 filmde oynadınız? Aklınızda kalan ve unutamadığınız filmler var mı?

Benim için ‘Susuz Yaz’ çok önemli. Tabii hemen ardından popüler sinemayla ilgilendim. Çünkü halkın beni tanıması ve benimsemesi gerekiyordu. Daha sonra Lütfü Akat ile yaptığım ‘Gelin’, ‘Düğün’ ve ‘Düet’ üçlemesi benim kariyerimde ciddi katkılar sundu. Bu filmler bir Türkiye gerçeğiydi. Şerif Gören’in ‘Derman’, ‘Kurbağalar,’ ‘İstasiyon’ ve ‘Almanya Acı Vatan’, ‘Firar’ gibi filmler, benim için önemli eserlerdır.

Bir dönem ortadan kayboldunuz. Bunun nedeni neydi?

1980’lerde yaşanan olaylar, ailelerin sinemadan uzaklaşması, sokağa çıkma yasakları ve seks filmleri füryası… Arkasında ülkemize video ve televizyon girmesi gibi şeyler. Insanlar artık eskisi gibi sinemaya gitme talepleri olmadı. Bende bu dönemde az film yaptım.

O yıllarki oyuncu ölçütü ile günümüzdeki oyuncuların pop model ve mankenlerden oluşmasını karşılaştırırsan nasıl değerlendiriyorsunuz?

Popüler olan herşey prim yapmaya başladı. Günümüzde popüler olmak, gündemde olmak ve para kazanmak çok önemli. Halbuki bizim zamanımızda bakış açımız daha farklıydı. Ne popüler olmak ne para kazanmak tek amaç işimizi iyi yapmaktı. Halk tarafından benimsenmek ve en iyi yönetmenlerle çalışmaktı. Ama şu anda ‘ben zengin olayım ve tanınayım’ kaygısı var. Sanat kaygısı yok. Tamamen ticari kaygılarla yapılıyor bütün işler.

Egemen erkek toplumunda kadınların haklarını savunan birçok filmde de rol aldınız? O tarihten günümüze Türkiye’de kadın mücadelesini nasıl görüyorsunuz? Özellikle sinema alanında…

Dünyada bir feminizm hareketi var. Dolayısıyla bu hareket doğrudan bize de yansıdı. Ama biz her şeyi dejenere ettiğimiz gibi feminizmi de, dejenere ettik. Feminizmi kadının cinsel özgürlüğü olarak anladık. Ya da öyle abarttık. Halbuki kadının insan olarak özgürlüğü ve hakkı olarak anlamamız gerekiyordu. Kadının insan hakı deyince, çalışma, eğitim ve diğer sosyal hakı olarak yaralanması gerekiyor. Ben bu konuları işleyen filmlerde oynadım. Bunun için hakını arayan emekçi kadın rolleri seçtim. Zaten o filmlerle ben bir kariyer yaptım. Tabii ki yeterli değil. Bizim şuandaki temel görevimiz bu mücadelenin içinde olmayan kadınların yanında olmaktır. Eğer kadınlar bilinçlenirse, kendi mücadelesini yürütürse ancak o zaman birçok şey değişir.

Türkiye’de adeta dizi filmlerin çekildiği bir ülke haline geldi. Dizileri nasıl görüyorsunuz?

Bugün çok seyredilen dizilerde bile popilist şeylerden bahsediliyor. Fantazilerden, rüyalardan falan filan. Gerçeklerden değil. Kötü bir gidişat. Ama zamanla bütün taşlar yerine oturacak. Önemli olan bunların farkında olmaktır.

Bu durum Türk sinamasını nasıl etkiliyor?

Türk sinemasını da, etkiliyor. Dizilerde popülist olan isim sinemada da, oynatılıyor. Bir senaryo yazılırken, bu tiplere göre yazılıyor. Örneğin Recep İvedik diye bir film çıktı. Bu film 4 miliyon kişi izledi. Peki bu Recep İvedik, tipi nereden çıktı. Televizyondaki bir Show’dan çıktı. Örneğin Kurtlar vadisi, o kadar popüler oldu ki sinema filmi yapıldı. 3,5 miliyon kişi de onu izledi. Diğer tarafta baktığımızda ‘Mutluluk’ ve ‘Babam ve Oğlum’ gibi filmleri kaç kişi izledi. Çok az kişi. Keşke ‘Babam ve Oğlum’ gibi filmler yapılsa. Eğer biz sinemayı sevdirmek istiyorsak, daha gerçekçi ve evrensel filmler yapmalıyız.

‘Yılmaz Güney insana güven veriyordu’


Sinema hayatınızda Yılmaz Güney ile çalıştınız? Güney için ne diyeceksiniz ve nasıl bir kişiydi?
Yılmaz Güney çok sevdiğim ve saydığım bir sinamcıydı. Sadece sinemacı değil, insan olarak da çok sevdiğim bir kişiydi. Biz iki filmde çalıştık. İki film deyip geçmemek gerek. Çünkü beraber kalıyorsunuz, beraber yiyorsunuz, beraber içiyorsunuz. Tehlikeye atıyorsunuz, gülüyor, ağlıyorsunuz. Bir yaşamı paylaşıyorsunuz. Onun için ilişkiler daha anlamlı ve güçlü oluyor. Mert ve tam manasıyla insana güven veren bir Anadolu erkeğiydi. Sinemada da, çok önemli adım atan ve kanallar açan bir kişiydi. Yılmaz Güney’in ‘Umutsuzlar’ filmi beni etkilemişti. Bütün filmlerin altında bilginin tercubenin ve sinema dilinin imzası var. Ne yazıki çok erken gitti. Türkiye’de düşünen, yazan çizen ve bilim adamların kaderi. Birçok kişi Yılmaz’ın yaşadığını yaşadı. Bu bir süreç bunu da, aşacağız. Bizim gerçekliğimiz bu. Bunu hep birlikte değiştireceğiz. Siz yazarak, biz sinema yaparak, politikacılar politika yaparak. Kendi kendimizi eleştirerek, değiştireceğiz.

Hülya Koçyiğit: Hülya Koçyiğit,1947 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul’da ilkokulla eğitime başlayan koçyiğit, Ankara Devlet Konservatuarı tiyatro bölümünde mezunu. Koçyiğit, 1963 yılında ‘Susuz Yaz’ filmi ile sinemaya adım attı. Yaklaşık 200 filmde rol alan ünlü oyuncu, ulusal ve uluslararası alanda en çok ödül alan Türkiyeli kadın sanatçıdır. Oyuncu kimliğinin yanı sıra toplumsal olaylara da duyarlı olan Hülya Koçyiğit, 1991-1992’de kurucusu olduğu SO-DER’e başkan seçilmiştir. Bu görevi 4 yıl sürdüren sanatçı, halen yönetim kurulunda görev yapmaktadır. Eski Fenerbahçe butbolcusu Selim Soydan ile evli olan Hülya Koçyiğit’in bir kız annesi.

ALİ GÜLER/MURAT AKTAŞ/ ANF/CANNES

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]
Alt 16.11.2008, 16:35 #2
Ilkokul 5. Sinif
teşekkürler.
Alt 18.11.2008, 15:13 #3
Ilkokul 5. Sinif
Teşekkürler paylaşımn için
Alt 19.11.2008, 04:06 #4
Banned
ya artık sinemaya küfür bir kere bulaştı ha küfür eskidende vardı ama tam edilmesi gerekn bir yerde edliyordu küfür ama şimdilerde olur olmadık yerlerde küfür küfür küfür başka bişey yok şimdiki sinemalarda biz halk olarak bunlara dur dememiz gerekirken bu tip filimleri gişe rekortmeni yapıyoruz samimi olarak sölersem yazık bizlere
(not...: ben recep ivedikmidr nedir o filme gitmedim ha bide kutsal damacaya gitmedim en güzeli tiyatro ordakiler gerçek santçılar en azından sanatçı müsvettesi değil)
Alt 19.11.2008, 13:32 #5
Lise 1. Sinif
Sinema kaygısızlık oldu çıktı yazık
Alt 19.11.2008, 22:58 #6
Ilkokul 5. Sinif
paylaışm için tşkler
Alt 28.11.2008, 16:27 #7
Üniversite 1. Sinif
tesekkür ederim paylasim icin...
Alt 02.12.2008, 13:01 #8
tesisatcı
Guest
Bu ıs arz talep hıkayesı recep ıvedık e bak mılyon seyırcı kutsal damacana mılyon seyırcı bunlar ve benzerı fılmlerde ne var kufur asagılama ınsanlar bundan zevk alıyor demekkı gora yı bu katogorıye sokmam cunku onda emek var emekcı var sahne malzeme var
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Gelecek Kaygısı gençlerimizin en önemli sorunlarından birisi neseli Kadın Sağlığı 0 28.01.2009 21:27
Beşiktaş'ta ibra kaygısı kaan4326 Spor Konulari Arsivi 1 07.11.2008 20:13
Son Ders'ini Sinemada Verecek..... gantepli27 Haber Arsivleri 0 07.01.2008 05:45

WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:51.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197