| | 'PKK'ya siyasi jest' Bahçeli,"Kürtçe yayın PKK'nın dağ kadrolarına siyasi bir jesttir."dedi.  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genel Kurul gündemindeki TRT Kanunu’ndaki değişiklik tasarısına eklenen Kürtçe yayınla ilgili düzenlemeyi eleştirerek “Bu tavır ‘önce devlet adım atsın’ diyen PKK’nın dağ kadrolarına Başbakan tarafından yapılmış siyasi bir jesttir” dedi. Bahçeli, Türkçeden başka dillerde, TRT’den yapılacak tam gün yayın anlayışının, PKK terör örgütünün dağ kadrosunun silahlı baskısına ve şehirdeki uzantılarının siyasal taleplerine karşı tam bir teslimiyetin ifadesi olduğunu belirterek, “verilen tavizler burada da son bulmayacak, önümüzdeki dönemde ana dilde eğitime ve oradan da ayrı dil konuşanların, ayrı devlet devlet kurmak için ayrılma taleplerine kadar gidecektir” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grup toplantısında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Son Meclis grup toplantısından bu yana çalkantılı siyasi gündemi ağırlaştıran gelişmeler yaşandığını, bunalım ortamının daha da derinleştiğini ifade eden Bahçeli, “AKP’nin kapatılması için başlatılan hukuki süreç sonrası siyasi meşruiyetini tamamen kaybeden, çok ağır bir yönetim zaafı içine düşen ve tehlikeli yollara sapan Başbakan Erdoğan ve hükümeti, gerginlikten beslenen, korku salmayı, baskı ve tehdidi mübah gören bir çatışma stratejisi benimsemiştir. Bugün yaşananlar bu stratejisinin tezahürleridir” dedi. -“AKP İNANÇ HORTUMCUSU”-
AKP’nin bugüne kadar ortak milli ve manevi değerleri içerde çatıştırarak nifak siyaseti yaptığını savunan Bahçeli, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın Avrupa Parlamentosu’nda söylediği “Müslümanların dini özgürlükleri”ni yaşamalarında sıkıntı olduğuna ilişkin sözlerini de eleştirdi. Bahçeli şunları söyledi:
“Dışişleri Bakanı’nın bu hezeyanına Başbakan Erdoğan’ın hemen destek vererek sahip çıkması ve bu sorunlar hakkında Diyanet İşleri Başkanlığını adres göstermesi, AKP’nin inançlar üzerinden siyaset yapma alışkanlığının tedavi kabul etmez bir marazi hastalık halini aldığının ikrarı ve delilidir. Dini duyguları kullanarak manevi değer ticareti yapan ‘inanç hortumcusu AKP, bu çirkin hüviyetini bir kere daha göstermiş ve din istismarcılığıyla yeniden sahneye çıkmıştır. Laiklik ilkesine aykırı fiillerin odağı olmaktan aleyhine kapatma davası açılan AKP’nin manevi değerler üzerinden istismar ticaretine bu şekilde yeniden sarılması, kendileri açısından çok vahim bir siyasi basiretsizliktir.” -“SIRADA RUHBAN OKULU VE EKÜMENİK STATÜSÜNÜN KABULÜ VAR”-
Başbakan ve Bakan Babacan’ın Müslüman çoğunluğun dini özgürlük alanında yaşadığı sorunların neler olduğunu “dürüst ve namuslu” bir şekilde açıklamak durumunda olduğunu kaydeden Bahçeli, şöyle dedi :
“Bu kapsamda, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı şu konulara da açıklık getirmek zorunluluğuyla karşı karşıyadır. Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki dini azınlıklara ilişkin dayatmalarının başında İstanbul Fener Rum Patrikhanesinin papaz ihtiyacı için Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, patriğin ‘Ekümenik’ statüsünün kabul edilmesi ve azınlık cemaatlerine tüzel kişilik tanınması gelmektedir. Dışişleri Bakanı, Türkiye’de sadece gayrimüslim azınlıkların sorunları değil Müslüman çoğunluğun da sorunları bulunmaktadır diyerek, Avrupa Birliği’nin bu taleplerinin haklı ve meşru olduğunu kabul etmiştir. Bu gerçekler doğrultusunda, AKP hükümetinin yakın bir zamanda, Avrupa Birliği’nin bu konulardaki dayatmalarını da Meclis’teki çoğunluğuna güvenerek yerine getirmeyi planladığını söylemek yerinde olacaktır. Sayın Başbakan, bizce malum olan bu konudaki gerçek düşünce ve niyetini Türk milletine açıkça itiraf etmek dürüstlüğünü ve cesaretini göstermekten artık kaçmamalıdır.” -AKP’NİN FREN TUTMAYAN SİYASETİNİN HANGİ DUVARA TOSLAYACAĞI BELLİ DEĞİL-
Bahçeli, “Mondros mütarekesi” döneminde bile rastlanmayacak bir yönetim acziyeti ve “devlet adamlığı sefaleti” yaşandığını savunarak bu durumun sadece iktidar zihniyetini değil Türk milletini de felakete sürüklediğini kaydetti. “Artık Türkiye’yi taşımaya kabiliyeti olmadığı ortaya çıkan AKP zihniyetinin ‘yola devam’ diyerek hızlandırdığı fren tutmayan siyasetinin nerede devrileceği, hangi duvara toslayacağı ve kimleri de altına alacağı belli değildir” diyen Bahçeli, demokrasilerde hiç kimse ve hiçbir siyasi partinin vazgeçilmez olduğunu söyledi. Bahçeli, “siyaset kendi kulvarında mutlaka çözümü bulacak, seçmen sağduyusu demokrasinin taşlarını yerine oturtacaktır. Bu bulanık ortamda, Türkiye mutlaka demokrasi içinde ve sandıkta bir çözüme ulaşacak, yıllardır süren aldatmaya bir son verecektir.Türkiye sahipsiz değildir, MHP her hal ve şartta, milletimizin ağır sorunlarına vakıftır, çözmeye hazırdır” dedi. -GAP’IN ADI AKP’DEN ÖNCE KONULDU”-
Bahçeli, grup toplantısında Başbakan Erdoğan tarafından geçen hafta Diyarbakır’da açıklanan GAP Eylem Planı’nı da değerlendirdi. Türkiye’nin “hükümetin ve temel kurumlarının bildirilerle birbiriyle tartıştığı, vatandaşların can ve mal emniyetinin kaybolduğu, siyasete güvenin giderek sarsıldığı, insanların özel hayatlarının izlendiğine dair kaygıların arttığı”bir süreci yaşadığını ifade eden Bahçeli, “Sayın Başbakan’ın ‘Davanın Türkiye’ye bu yıl 25 milyar dolar getirecek yabancı yatırımcıları tereddüde soktuğunu’ söylemesi mukadder olan ekonomik bunalımı ertelemeyecek ve başarısızlığın bahanesi olamayacaktır” dedi.
GAP Eylem Planı’nın geçen hafta açıklandığını hatırlatan Bahçeli, “Beklentimiz adı bile AKP’nin siyasi tarihinden çok önce konmuş ve başlatılmış GAP projesinin kalkınmaya ve refaha vesile olmasıdır. Ancak Başbakan’ın bu projeyi, ülkemizi terör belasından kurtaracak bir sihirli formül olarak sunması ve sözde vatandaşı ‘terörün dil ve kültür tabanından kurtaracağını’ söyleyerek Türkiye Radyo ve Televizyonlarında ana dillerde tam gün yayına geçeceğini açıklaması Milliyetçi Hareket Partisi için asla kabul edilemez bir durumdur” dedi. -“KÜRTÇE YAYIN PKK’YA SİYASİ JESTTİR”-
Başbakan Erdoğan’ın Diyarbakır’da TRT bünyesinde 24 saat ana dilde yayın yapılacağını söylediğini ve ardından Meclis komisyonlarında tartışılmadan “yangından mal kaçırırcasına” Türkçe dışındaki bir dilin resmileştirilmeye çalışıldığını ifade eden Bahçeli şunları söyledi:
“Bu tavır ‘önce devlet adım atsın’ diyen PKK’nın dağ kadrolarına Başbakan tarafından yapılmış siyasi bir jesttir. Üstelik bu sözde tedbirin, terörü önleyeceğini düşünmek ise, yıllardan beri ülkeyi yöneten zihniyetin, hala PKK ve uzantılarının neyi istediklerini, ne için teröre başvurduklarını anlamamış olduğunu ortaya çıkarmıştır. Türkçe’den başka dillerde, TRT’den yapılacak tam gün yayın anlayışı, PKK terör örgütünün dağ kadrosunun silahlı baskısına ve şehirdeki uzantılarının ise siyasal taleplerine karşı tam bir teslimiyetin ifadesidir” dedi. -“BU SÜREÇ İMRALI CANİSİNİN AFFINA KADAR VARACAK”-
Verilen tavizlerin Türkçe dışındaki dillerde yayınla kalmayacağını ve önümüzdeki dönemde ana dilde eğitime ve ayrı dil konuşanların ayrı devlet kurmak için ayrılma taleplerine kadar gideceğini savunan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü :
“Hükümetin son GAP çıkışı ile ABD ile 5 Kasım Beyaz Saray görüşmesinin de perde arkası aydınlanmaya başlamıştır. İmralı canisine affa kadar varan bölücü emellerin bu girişimle de tatmin olmayacağı düşünülürse, önümüzdeki dönemde de terör örgütü kanlı eylemlerini sürdürecek, bölücülük giderek suç olmaktan çıkacağı bir siyasallaşma sürecine girecektir. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ortaya koyduğu sözde açılımın sonucunda Türkçemiz anadil ve resmi dil olmaktan giderek uzaklaşıp yerel dil sayılmaya başlanacak, çok kimlikli, çok dilli, çok etnikli bir parçalanma alt yapısı ne zaman patlayacağı, kimin basacağı belli olmayan bir mayın gibi milletimizin kucağına bırakılacaktır. Milliyetçi Hareket, milletimize reva görülen bu zilletin farkındadır ve milliyetçilerin eli bu felaketi hazırlayanların mutlaka yakasında olacaktır.” -“FERHAT GİBİ DAĞLARI DELME VATANDAŞIN FERYADINI İŞİT”-
Bahçeli grup konuşmasında hükümetin ekonomi politikalarını da eleştirdi. Toplum kesimleri arasında gelir dağılımının bozulduğunu kaydeden Bahçeli, AKP iktidarı döneminde “türedi ve yandaş zengin” sayısının arttığını ve bunun da toplumsal düzeni alt üst ettiğini söyledi. Konuşmasında esnaf ve sanatkarın sorunlarına da değinen Bahçeli, bir tarafta AKP döneminde ticarete atılıp zenginleşen eş dost, hısım-akraba ihtişamı yaşandığını diğer tarafta ise ömrünü dükkanında çürütmesine rağmen yoksullaşan kesim bulunduğunu kaydetti. AKP döneminde esnafı, sanatkar, çiftçi, emekli, memur ve işçinin unutulduğunu kaydeden Bahçeli, “Buradan Başbakan Erdoğan’a diyorum ki; Ferhat gibi dağları delmekle uğraşacağınıza, vatandaşımızın dayanılmaz hale gelen feryadını işitin. Çığ gibi biriken ağır sorunlarına kulak verin ve hükümet olarak gereken tedbirleri bir an önce alın. Bu konuda partimize düşecek bir destek ve görev olduğu takdirde 70 milletvekilimizle destek vermeye hazırız”diye konuştu. [Üye Özel | Für Mitglieder | For Members] |