Bedih Yoluk - Kazancı Bedih
Ünlü gazelhanlardan biri olan Kazancı Bedih, 1929 yılında Şanlıurfa’nın Hekimdede Mahallesi’nde doğdu. Çulhacılık yapmakta olan babasının adı Çulhacı (Dokumacı) Halil, annesi Dalyanlar ailesinden Zemzem’dir.
İki evlilik yapan Bedih, Halil, Mehmet, Şükran, Naci, Remziye, Nihat ve Müzeyyen isimlerinde 7 çocuk sahibidir. İlk eşi Adile Hanım, 1989 yılında vefat etmiştir.
Çocukluk ve ilk gençlik yıllarında, babasının yanında bir müddet çulhacılık yapmış, daha sonra Kazancı Hasan Diyar’ın yanına çırak olarak girmiştir. Önce Hasan Diyar'ın, daha sonra da Aziz ve Kadir Uçar isimli kazan ustalarının yanında kazancılık yapmıştır. "Kazancı" lakabı buradan gelmektedir.
1949 yılında askere (Bingöl ve Elazığ Bando Bölüğü) giden Kazancı Bedih, askerlik hizmetini tamamladıktan sonra bir müddet kazancılık yapmayı sürdürmüş, daha sonra belediyenin bando bölüğünde trompet çalmaya başlamıştır. Belediyede 26 yıl çalışmış, 1986 yılında emekli olmuştur. Emekli olduktan sonra, Eski Hal Pazarı civarında demlik ve cezve tamiriyle ilgili küçük bir dükkân açmıştır. Bir müddet de bir mevlit grubuyla birlikte mevlitlere gidip ilahi ve gazel okumuştur.
Mizaç olarak alçakgönüllü bir yapıya sahip olduğu söylenen Kazancı Bedih’in, meşhur olduktan sonra da hayatını mütevazı bir şekilde devam ettirmiş olduğu bilinmektedir.
Urfa kültüründe yetişen Kazancı Bedih, bu yörenin gelenekleri sayesinde müzikle tanışmış, ilk müzik bilgilerini yörenin "sohbet, muhabbet ve aynı zamanda birer halk konservatuarı" olarak nitelendirilebilecek olan sıra gecelerinde, birçok bilginin yanında, müzik ustalarını da dinleyerek edinmiştir.
Urfa sıra gecelerinin vazgeçilmez ismi 83 yaşındaki Kazancı Bedih, "Babadan Oğula" adlı son albümüyle mesleğine ve sıra gecelerine veda edmişti. Kazancı Bedih, Türkiye’nin değişik illerinde ayda yaklaşık 20 sıra gecesine katılıyordu. Okuma yazmayı gece okulunda öğrenen ve birçok gazeli ezbere okuyup yorumlayan Kazancı Bedih’in en büyük özelliği, hiç nota dersi almadan türkü ve gazel seslendirmesidir
Kazancı Bedih bir güfteyi farklı makamlarda icra edebilme meziyetine sahip olması, ud, tambur ve cümbüşü çok iyi çalmasıyla da bilinirdi.
Türkiye onu ilk defa "Züğürt Ağa" ve "Eşkıya" filmlerindeki kısa rolü ve okuduğu türkülerle tanıdı. Kazancı Bedih gazelleri çok güzel okuduğundan dolayı kendisine Pir’de denilmiştir. Mahlası Lütfü’dür.
Kazancı Bedih 19 Ocak 2004 tarihinde evinde uyurken, katalitik sobadan zehirlenerek eşi Fatma Hanım’la birlikte vefat etmiş, cenazesi Bediüzzaman Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Daha ayrıntılı bilgiyi kendi sitesinde bulabilirsiniz.