CAYBURG.NET
Spor Konulari Arsivi Tarihi ve aktüaliteligi gecmis pasif Spor konulari arsivi, bu bölümde GS, FB, BJK bölümlerindeki arsiv niteligini kazanmis konulari bulabilirsiniz
 
Terim'den çarpıcı açıklamalar Bu konu 29 defa okundu ve 0 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 19.05.2008, 09:05 #1
Gold Members

Standart Terim'den çarpıcı açıklamalar


Gazeteciler sordu, Fatih Terim yanıtladı. Terim bütün sorulara açık açık cevap verdi.



Bütün gözler Avrupa Şampiyonası’na hazırlanan A Milli Futbol Takımı’nın üzerinde. A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim Basın Kulübü’ne konuk olarak merak edilen konulara açıklık getirdi.

Hedeflerinin büyük olduğunun altını çizen Terim, planlarını Haziran sonuna kadar yaptıklarını ve bunun da ciddiyetlerinin göstergesi olduğunu vurguladı.

Erdoğan Aktaş yönetimindeki Basın Kulübü’nde Atilla Gökçe, Okay Karacan, Mehmet Demirkol ve Uğur Meleke’nin sorularına çitenlikle yanıt veren Fatih Terim Avrupa Şampiyonası’ndaki hedefleri dışında kendi planları ve Türk futbolu hakkındaki görüşlerini de paylaştı.


"Onlardan 550 benden 1 tane var"

Maaşıyla ilgili spekülasyonlara yanıt veren Fatih Terim, milletvekillerine de gönderme yaptı.


Atilla Gökçe:

“Özür diliyorum ama bunu sorma ihtiyacı hissediyorum. Batıda yapılan sosyal sorumluluk projeleri var. UEFA’da da var. Siz de yüreğimizin sızladığı her konuda liderlik yaparak bu tip programlarda yer alıyorsunuz. Hatta bir kampanyada Mehmetçik için 1 trilyon bağışladınız. Sizin maaşınız hakkında da çok spekülasyon var. Ve bu konuda mutlaka cevabınız olmalı.”

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

Fatih Terim:

“Gündeme alarak meclis kürsüsünde söyleyen de var. Ama bildiğiniz gibi Federasyon özerk ve kazandığı paradan maaş dağıtıyor. Ben devletten maaş almıyorum ama O alıyor. Benim Ankara’da milletvekili evim yok. Kendi evim var. Öyle bakınca herhalde gündemde bir şey vardı diyorum. Gerçi CHP’den gereken cevap verildi sağ olsunlar. Ama bir Milli Takım Teknik Direktörü’nün maaşının gündeme gelmesi abesle iştigaldir. Ben de bu aldığımın iki mislini kaybettiğimi her sene söyledim. İlk 6 senemde ve bu üçüncü senemde hiçbir yönetim kurulunda hiçbir para talep etmedim. Tazminat sıfırdır. Kendilerine bırakmışımdır. Ben daha ileriye gideyim. Gidemediğimiz Dünya Kupası’nın primlerini ben iade etmişimdir. Bu turnuvada primleri dağıtan ben olmama rağmen eğer gidemezsek de almayacağımı söylemişimdir. Ben de üzülüyorum. Ben mecliste bazı insanları ciddi zannediyorum. Onlar da zannediyor ki biz konuşamayacağız, cevap veremeyeceğiz. Bir çoğu da öyle, yerini hak etmiş. Bu konuda açık yürekli olmak lazım. Cesaretli olmak lazım. Ben bir programda gereksizdi ama söyledim. Ben onlardan fazla almış olabilirim. Hadi hepimiz feragat edelim. Futboldan birçok insan nemalanacak, 40 senesini vermiş daha önce hiç böyle bir rakama imza atmamış olan Fatih Terim en azına imza atacak ve bu da meclisin gündemine gelecek. Ben bazılarını tenzih ediyorum ama onlardan 550 tane var benden bir tane. Ben isterim ki ülkenin başka meselelerim ile daha rahat uğraşsınlar. İnsanın dağarcığı az olunca böyle oluyor. Çoğuna da cevap vermiyorum. Siz sordunuz ben de söylüyorum. Paramı da ben belirlemedim. Ama benim fiyatımı belirleyeceğimi yakın zamanda göreceksiniz.”

CEVAPLAR 2008’İN SONUNDA

Okay Karacan:

“İngiltere’ye gidecek misini?”

Fatih Terim:
“2008 sonuna kadar bunlara cevap yok. Şundan dolayı. Sadece Avrupa Şampiyonası’na konsantre olduğum için onun dışında bir gündem olmasın istiyorum. Benim ajansım, menajerim, şirketim konuşabilir ama ben konuşmam. Hedef şu anda tamamen Avrupa Şampiyonası’dır.”





Fatih Terim:

“Güzel şeyler bekliyoruz. Önemli bir iş yapmaya gidiyoruz. Bu da bizi hatırlatacak. Benim iddia ettiğim şudur. Bu tip şampiyonalarda bulunmak lazım. Sonuç ne olursa olsun. Bu istikrar için gereklidir. Mesajım budur.”

Atilla Gökçe:

“FIFA’nın İsrail’de düzenlediği bir toplantıda bilim adamları bunu ortaya attı: Kulüp rekabetleri çok arttı özellikle de Şampiyonlar Ligi gibi turnuvalarda. UEFA, UEFA Kupası’na da aynı heyecanı katmak istiyor. Bu güzel şartların da milli takımlara iyi yansımadığı ifade ediliyor. Bazı futbolcuların da milli takım aşamasında biraz isteksiz olduğu doğru mu? Böyle bir kaygınız var mı?”

Fatih Terim:

“Böyle bir kaygım var. Milan ve G.Saray’da çalışırken UEFA’da katıldığım bir iki toplantıda bu konu gündeme geldi. Konu futbola yapılacak yenilikler olmasına rağmen bu kaygı da gündeme geldi. Afrika Uluslar Kupası en az 1 ay sürüyor ve en kritik anda en önemli oyuncularınızı alıyor. Ben daha izin isteyen ve izinli giden kimseyi de görmedim. Takvimlerin de tamamı dolu.


Afrika Kupası ile Avrupa takvimi kesinlikle birbirine uymuyor. Kıta kıta ayıramazsınız. Ulusal takım dediğiniz zaman akan sular durmalı. Ama bakış açıları farklı. Diyor ki “Ben adamı 100 milyon dolara aldım ve sizde sakatlandı.” Takvimler çok dolu ve hafta içerisinde oynamaya çok alışmamız lazım. Ekonomik bazda size fayda sağlayabilir. Ve 20-30 arasında oyuncu rotasyonuyla da bu mümkündür. Ben bu sıkıntıyı yaşamış isimlerden biriyim. Ben milli takıma 14 kişiye kadar verdim ve her zaman da “Gittiğiniz yerde daha da iyi oynayın” demişimdir. Şimdi Alex Ferguson böyle diyebilir ama Portekizli Ronaldo da milli takımına gider. Hem sigorta şirketleri bu işin içinde olacak hem de kulüplere para ödenecek. Bu bir çözüm olabilir. O zaman şöyle bir teklif vardı ve bana da mantıklı geldi, hazırlık maçlarının azaltılması. Belki böyle bir çalışma yapılabilir. Özellikle üzerinde durmak istediğim de; biz sıkışık takvimlere alışmalıyız. P.Tesi, Salı, Çarşamba, Perşembe ve hafta sonunda maç olmalı. Buna hazır olmalıyız.

Karşılaştım. Birçok şeyle karşılaştım. Bizim tavrımız milli formanın gönüllü giyilmesi Kötü bir düşüncemiz olamaz. Ama tecrübelerimiz bize gösteriyor bazen sakınma olabiliyor. Kulüp çalışmaları da zaman zaman milli takım çalışmalarının önüne geçer. Bu bir gerçektir. Taraftarımız bütün ülke ama bizim maçlarımızda seyirci var. Şu bir gerçek; Türkiye’nin en önemli takımı Türkiye Milli Takımı’dır. Bazı sıkıntılar olmuştur. Bunlar bizim içerimizde kalır. Kulüp yarışmaları maalesef kulüp yarışmalarının önüne geçmiştir.”





Cemaat-futbol ilişkisi

"Hakan Kutlu Doğum Haftası'nda düşüncesini söyledi"


Erdoğan Aktaş:

“Son dönemlerde futbol esaslarının dışında da konuşulanlar oldu. Örneğin bazı cemaatlerin, futbolculara, futbol kulüplerine sirayet ettiği, bazı futbolcuların ki Hakan bunların başında geliyor yaptığı bir takım açıklamalar. Türk futbolunun başındaki kişi olarak bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz hiç böyle bir faaliyete ya da telkine tanık oldunuz mu?”



Fatih Terim:

“Şimdi inançsız bir insan yok aramızda. Ama ısrarla, telkinle bunlar çok cazip şeyler değil. Ayrıca dinin başka bir şeye alet edilmesine de çok sıcak bakmıyorum. Genel olarak araç olduğu sürece ben karşı çıkıyorum. Din tehlikeli bir konudur. Çünkü inançlar herkese göre değişir. Ben takımlarımda böyle bir rahatsızlık duymadım. Çok açık. Tarikatlar var, bölünmüşlükler var diye dedikodular oldu ama ben hiçbir şey durmadım. O ocu, bu bucu diye. Hakan dediniz. Hakan kutlu doğum haftasındaki düşüncesini söyledi. Ne deseydi. Hepimiz Müslüman’ız ben bir de hacı çocuğuyum. Dini de iyi bilirim. 5 yaşımdan beri de cumaya giderim. Orucumu da olduğunca tutarım ama yeri gelir, toplantı yaparız ve oyuncularımıza da bugün çalışma günüdür der, tutmamaları gerektiğini ve bunun da günah olduğunu söylediğimiz gerçektir. Ama ben takımlarımda bu konuda rahatsızlık duymam. Bayram namazına gider misiniz? İmkan varsa göndermez misiniz? Cuma antrenmanı biraz önce alırsınız hem işini yapar sonra cumaya gider. Kitabımızda ne diyor önce iş. Dolayısıyla ben hiçbir sıkıntı yaşamadım. Şimdi öyle maçlar izliyoruz ki santranın ortasında dini resital var. Bizimkiler dua da edecek. Futbolu bu hale getirmeyelim. Masum göstermeye çalışmıyorum. Tam tersi parmak basıyorum. Bara gider yanlış, saza gider yanlış, camiye gider yanlış. Demek ki hepsi dozunda olmalı.”



Mehmet Demirkol:

“Şöyle bir durum var, ben sizin dini inancınızı, evde namaz kılıp kılmadığınız bilmiyorum. Ben neden bileyim ki.”

Fatih Terim:

Tabii ki ben de bunu ifade ediyorum. Aynı şeyi söylüyoruz. Eğer işler talimatlarsa, suflelerse bunlar tehlikeli işler. Yapan da yaptıran da çıksın ortaya. İşin bu boyuta varmaması için bizlerin de kulüplerin de görevleri vardır. Biz dışarıya gittiğimizde araştırıyoruz. Net olarak. Ama ben başka bir antrenörün böyle problemleri olduğunu zannetmiyorum.


Demek ki biz aşırısını konuşuyoruz. Uç noktaları konuşuyoruz. Ben de aynı fikirdeyim. Ama kutlu doğum haftasında Hakan’a kutlu doğumu sorarsanız O da size onu anlatır. Bu soru sadece Basın Kulübü’nü de ilgilendirmiyor. Hepimizin bir fikri olmalı. Bu çok önemli bir konu. Çok anlayışlı ve hoş görülü bir dinimiz var. Hoca olarak oruç tuttuğunu bile bile nasıl yaparsın. Ben de diyorum ki bunun kasası da var. O zaman Haziran’da Temmuz’da Bodrum’a gitmeyeceksin oruç tutacaksın. İşin varken işini yapacaksın.”


[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]



"Savunarak kazanamayız"




Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Euro 2008 öncesinde HABERTÜRK'te Erdoğan Aktaş yönetimindeki Basın Kulübü'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı...

Okay Karacan:

“Hangi yönümüzle hatırlanacağız? 96’da lejyonerler yoktu. 2000’de takımlar bazında UEFA şampiyonluğu elde edildi ama sonu geldi. 96’da kolay gol yiyen ya da savunma anlamında zaman zaman sıkıntı yaşayan bir takım. 2000’de gol yollarını çözen ama defansif hataları olan bir Milli Takım vardı. 02’de gol ve defans hatlarında bazı sıkıntıların çözüldüğünü gördük. Şimdi daha hızlı top oynayan kulüp takımları var ve milli takımlarda da bu tip gelişmeler gözüküyor.”




Fatih Terim:

“96’daki başarı büyük bir başarıdır. “Ve bu katılım daha sonraki katılımların habercisidir” dedik. Orada başarılı olamadık ama başarının zamanla geleceği de anlaşıldı. Basit gol yiyoruz ama basit gol de atıyoruz. Biz her gol yediğimizde de basit gol yiyoruz havası yaratılıyor. Benim oyun felsefem olarak, herkesin bir anlayışı vardı. Ben atağı seven bir hocayım. Bugün kadromuzda o bahsettiğiniz çabuk oyunculara sahibiz. Ben de 3 hazırlık maçında tam fikir sahibi olmaya çalışacağım. Ben Avrupa’da birçok milli takımın çok kalıp halinde ve statik olduğunu düşünüyorum. 4+2’yi de neredeyse ezberledik. Bunu da hep birlikte ifade ettik. Ben şu gerçeği kabul ettim: “Savunarak kazanamayız” Benim 90’larda çıkış şeklim de budur, 3 forvetle. Futbolda da olmazsa olmaz kurallar vardır. Bunlara uyacaksınız. Ama bir felsefe bir anlayış olacak. Benim için numaralar çok önemli değildir. Ben ilk defa 15-20 gün beraber olmak gibi bir şans buluyorum. Ümit ediyorum sakatlıklardan da arınarak kafamızdaki kadroyu ortaya koyacağız. Neyle hatırlanacağız: Sonuçla. Neticede sonuç hatırlanıyor. Mümkünse iyi oyunla kazanmayı isteyen taraflarda oldum hep. Kazan, nasıl kazanırsan kazan ama ben iyi oyunla kazanmayı her zaman tercih ederim.”

Okay Karacan:

“Ayağa pas yapan hızlı bir takımımız mı olacak? R.Madrid, Barcelona anlayışlında olduğu gibi.”

Fatih Terim:

“Ben her zaman kontrolün bizim elimizde olmasını tercih ederim. Şimdi onu da halletmek çok kolay olmuyor. Liglerimize bakın, genel olarak biz de her top final topu gibi bir sorun var. Her top final topu değildir. Final topu olmayan topu final topu gibi kullanırsanız sorun olur. 10 sene evvel de dedik. “Aktif Dinlenmek” çok önemlidir. Basketbolda olduğu gibi 24 saniyeyi iyi kullanmak diyebiliriz. Topun bizde kalması, oyun kontrolüne sahip bir takım olmak önemli. Birkaç maçta buna yaklaştık. Tam oldu mu? Hayır. Ama amacımız budur. Takım gibi oyuna ağırlığını ortaya koyan bir takım yaratmak istiyorum.”


"Sistemimiz 4-3-3"

Milli Takımlar Teknik Direktörü: "Avrupa Şampiyonası'nın sistemi belli."


Okay Karacan:

“Oyun sisteminizle ilgili sormuştum. Şunu düşünüyorum. Herkes aynı oyunu oynuyor derken; Eto’o hedef oyuncu olarak, pivot santrafor olarak gözüküyordu Mallorca’daki oyunuyla. Birden bire savunmadan top çıkartan, kanatlara yayılan, top taşıyan bir oyuncu oldu. Real Madrid’te Raul’un konumu sorgulanmaya başlarken, O da bir anda hücuma yönelik bir orta saha oyuncusu profiline dönüştü. Zaman zaman Ümit Karan o şekilde oynadı. Mesela Fenerbahçe ile oynadıkları maçta. Bu durumda da bir dönem hedef santrafor olanların da geriye çok geldiklerini, top taşıdıklarını görüyoruz. Yani sizin oyun sisteminiz bu mantık mıdır?”



Fatih Terim:

“Şimdi açık olarak; biz 4-3-3 oynayacağız. Ama oyun içerisinde de değişebiliriz. Zaten bağlı kalmayan bir hoca olduğumu da belirttim. Ama kalıp 4-3-3. Dönem dönem Yunanistan ve Moldova maçlarında olduğu gibi. Buna uygun oyuncularımız. Ben orada şöyle söyleyeyim; İspanya’da en çok gol atan kim? Nihat. Almasam herhalde baya sorulurdu. Halil devamlı oynuyor Schalke’de O’nu da almasan baya sorulurdu herhalde. Semih Türkiye’nin en fazla gol atan oyuncusu. Gökdeniz zaten her zaman bizim için olmuş ve gollerini de atıyor. Ben burada bir tek Mevlüt’ü değişik bir isim olarak görüyorum. O’nun da güzel oyununu izliyoruz ve gollerini de atıyor. Hem güçlü hem çabuk. Yaşı küçük olabilir; 21-22 yaşında ama istiyorum ki, bizimle olsun. Daha Tuncay’ı falan da saymadım. Yani bizim kendi içerimizde de maça başkasını almadan değiştirebileceğimiz adamlarımı da var. Antrenör iki şekilde müdahale eder; ya oyuncu değiştirir, ya da oyuncunun yerini değiştirir. Bizim değiştirmeden de oyunu değiştirme imkanımız var. Tuncay da Kazım da buna dahil. Ben tam 6 da değil ama topun oynandığın bekin de gelmesini istiyorum; 7 gerekirse 8.


Analizimizden de ortaya çıkan bir şey; kaptırdığımız yerde baskıyı iyi yapıyoruz ve buna özen göstereceğiz. Benim Marco gibi önemli bir sigortam var. Mesela Hamit açık alan seviyor. Ortada bazen sıkışabiliyor. Gökhan mesela bizim için önemli bir bek. Bunlar çok şey fark ediyor. Bir oyuncu koyuyorsunuz, hücum düşünmez, diğeri de sadece hücum düşünür. Mümkünse kısa mesafede oynayan önemli. Savunmak sanattır bunu kabul ediyorum ama ne zaman alan ne zaman da adam adama çok önemli. Zaman zaman çok iyi yaptık bunu, zaman zaman da araya adam aldık. Ama burada bunu çok daha iyi yaptığımızı düşünüyorum.”


"Denemek isteyen varsa..."

Terim: "Bana biri telefon açmışsa, rica varsa, böyle bir şey diyecek biri varsa, hangi mevkideyse, buyursun çıksın ortaya"


Mehmet Demirkol:

“İbrahim Toraman, o lafları kendisinin etmediğini sonradan ifade etti. Ben bunu soruyorum çünkü hem dostunuz hem de meslektaşınız olan Marcello Lippi de zaman zaman aynı şekilde eleştirilmişti. Hocaların, menajer arkadaşlarının oyunculardan faydalandığı gibi mesela. Lippi’nin de menajer olan oğlunun oyuncularından milli takımı oluşturduğu şeklinde. Ve daha sonra da Dünya Kupası’nı kazandı İtalya ile. İbrahim Toraman’ın açıklamaları O’nun değil kabul ediyoruz. Ama siz milli takımı oluştururken sizi etkilmeye çalışanlar oldu mu?



Fatih Terim:

“Allah için gelmedi. Ama bunu denemek isteyen varsa burada açık. Ben daha ileri gideyim. Ben bazı oyuncuların açıklamasının, hatta İbrahim de bir açıklama yapmadı. Haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Çünkü bizde haberlerin çoğu yalan olduğu için. Bana biri telefon açmışsa, rica varsa, böyle bir şey diyecek bir arkadaş varsa, hangi mevkideyse, buyursun çıksın ortaya, Allah’a şükür hayatım boyunca böyle bir şeye yeltenen de olmadı. Benim menajer oğlum da yok. Akrabam da yok. Ben orada Gökhan Zan-Servet ikilisini 2 seneye yakın zamandır düşünüyordum. Servet’in o zaman galiba kiralık Sivas’ı da yoktu ve Zan da bu durumda değildi. Ben teknik olarak da onları daha ileride görüyorum. İkisinden de şimdi faydalanamama durumu olabilir. Öbür Emre var.


İki mevkide de kullanabileceğimiz İbrahim Kaş var. Hem stoper hem de bek. Şimdi burada tabii olayda çocukların kabahati yok. Çanak tutana bakacaksın. Mağlup olduk Yunanistan’a 1-0 spiker alakasız kişilere Fatih Terim nasıldı diyor. Ne kadar iyi bir cevap gelebilir ki. “Sen alınmadın ne diyorsun?” da var. Zaman zaman da bu tuzağa düşülüyor. Benim tercihim diğer arkadaşlardır. Zaten esasında oyuncunun yerine başkaları bu savunmayı yapmalıdır. Aldığınızda iyi almadığınızda kötü bu da çok adil değildir.”


"Kimse babamın oğlu değil"

Terim: "Oyuncuyu seçmek de göndermek de çok zor."


Erdoğan Aktaş:

“Her futbolcu bu şampiyonada oynamak ister. Futbolcuların da alınması normal değil mi? Ben de futbolcu olsaydım bu şampiyonada olmayı çok isterdim.”

Fatih Terim:

“Yüzde 100 size katılıyorum. Herkesin düşüncelerini de biliyorum. Keşke bütün profesyonel oyuncuları alabilecek kanun olsa. Ama UEFA 20+3 izin veriyor. Ben de birilerini seçmek zorundayım. Seçerken de başımıza gelebilecek her türlü hadiselerin önlemini alacak ve karşısında duracak önlemlerimi de almalıyız. Aklımızda yoktu hiç Gökhan Gönül ve Servet. Ortaya çıkan tablo budur. İstikrara bağlı kadro devam edecek. 12 maçta ortaya koyduğumuz anlayış devam edecek. 2008 işimiz ama bir yandan da 2010’u planlayacağız. Ben hiç kimsenin düşünmediği birini de seçebilirim. Zaten seçiyorum. Ama kimse de benim babamın oğlu değil. Her ülkede bu oluyor. Bana Maniche’i bile sordular. Portekiz’de de O alınmamış kadroya. Bırakın Hakan’ı falan. Ben de “Portekiz düşünsün” dedim. Herkesin sempatisi olduğu başka, gerçekler başka. Ama şu da var; Dünya’da eleştirilmeyen kadro yok. Nezaket çerçevesindeki her eleştiriye de saygım var ama onun dışındakilere de yok. O zaman iyi eleştirilene de haksızlık ederiz.”

Mehmet Demirkol:

“Teknik direktörlerden daha geniş kadrolar olsun diye bir talep var mı? Mesela 30 olsun gibi.”

Fatih Terim:

“Hayır yok. 30 kişiyle çalışmak çok zor. 11-11 koyarsanız sahaya 8 yıldız da dışarıda kalır.”

Atilla Gökçe:

“Mehmet Topuz alınmadığında kulübü konuyla ilgili açıklamalar yaptı. Bu konu hakkında söylemek isteyeceğiniz bir şey var mı? Bir de “Hak edenler seçildi” gibi bir haber gördüm gazetelerde.”

Fatih Terim:

“Ben böyle bir açıklama yapmadım. Buraya gelenler tabii ki hak etti. Mehmet Topuz ya da bir başkasının hakkını nasıl vermeyiz. Öyle şey olur mu? Ben sadece bir oyuncu içi 5 saat toplantı yaptığımızı biliyorum. Sistem dahilinde elimizden geldiğince adil davranıyoruz. Artı kalan oyuncular ne olacak 2002’de problem olmuştu. Arkadaşlarımız 20+3’ün olacağını şimdiden bilirler ve o 4 kişi inanın bana dünyanın en zor işi. Duygusal tarafı var, gerçek tarafı var seninle birlikte gelmiş. Dön diyemezsin, kal diyemezsin. Ama biz bunu 96’da aştık. 2 arkadaşımız için UEFA’dan 3 defa mail adım 1’er saat arayla. Rasim Hocayla birlikte ve Ayhan Bermek de faksı bekliyordu göndermek için. Burada sayımız 27, bizim hesabımız farklıydı. Zor olduğu bir gerçek ama şunu temin edebilirim tek bir sorun olmaz.”



-“30-40 OYUNCU DAHA VAR ŞANSI OLAN”-

Mehmet Demirkol:

“Servet’e kızdınız mı?”

Fatih Terim:

“Kızdım. Son maçta zorladığı için kızmadım. “Dakika 80’di. İşareti sen edeceksin” dedim. “Ederken oldu” hoca dedi. O zaman da yapacak bir şey yok. “Mavi boncuk dağıtmak” tarzım değildir. Eleştiri alırım ama doğru eleştiri severim. Çağırdıklarınızı geri göndermek kesinlikle zor. Ama bizde sorun olmaz. Emin olabilirsiniz. Ayın 23’üne kadar 30-40 oyuncu arasından daha gelen olabilir. Mehmet Topuz’a gelince. Kayserispor bizim bu sene Sivassporla birlikte önemli takımımız. Finale de gittim ama hazır görmedim ve almadım. Ben bir sebep de aramadım. Sivasspor bu sene çok başarılı oldu. Oradan da milli takıma 5 oyuncu geldi. Yine de gelecektir. Norveç maçının en kritik anında maça giren Mehmet Yıldız gibi. İki aydır oynamayan Gökhan. Neden bilmiyorum ama 2. 2,5 aydır oynamıyor.”

Atilla Gökçe:

“Hoca ben Wembley’de 4 gol olan maçta Sepp Piontek ile çok sıkı tartıştığınız biliyorum. Sizin yardımcılarınızla oluyor mu böyle şeyler?”

Fatih Terim:

“Tabii ki oluyor. Taktikte zaten aynı fikirdeyiz. Ama oyuncu anlamında herkes çok rahat istediğini söyleyebilir. Ben o zaman Ümit Milli’deydim ve İngiltere’yi 1-0 yendik. Wenbley’e geldim ve toplantı vardı. Herkes de psikolojik rahatsızlık vardı. Hakan Şükür’ün oynaması halinde ancak etkili olacağımızı belirttim O da mantıklı karşıladı.”



"Asla izin vermem"


İmparator'dan dozunu aşan hareketlere cevap


Uğur Meleke:
“Benim kabullenemediğim şey şu, siz başarısızlığı üstlenen, oyuncularınıza bir lidersiniz, bir rol modelsiniz. Onlar sizi örnek alıyor. Bunlardan bir tanesi de benim de tribünde olduğum bir maçta basın tribününe bir hareket yaptı. Bireysel bazı şeylerden sonra ama o toplu olarak bize bir hareket yaptı ve ben de gözümle gördüm. Milli Takım kaptanımız Emre. Medyada gerçekten hatalı olan birkaç yazının ardından bu tribüne bir hareket yaptı. Ben üzerime almadım.”

Fatih Terim:

“Benim haberim olsa imkanı yok müsaade etmem. Ben yanlışı tasvip etmem. Sizin bildiğiniz ceza vermedim. Ben kamuoyu tatmin olsun diye ceza vermem. Ben 10 bin dolar 50 bin dolar ceza vermem. Ben daha ağır cezalar veririm. Emre’nin de ders aldığı, üzüldüğü açık. Şu da var; ben oyuncuları kazanmaktan yanayım. Bir mağlubiyetten sonra diğer maça travmada hazırlanan ve tepkiler altında kalan oyuncuların bazı tepkilerini normal karşılıyorum. Ama bu normal mi ya da doğru mu? Hayır.”

Mehmet Demirkol:

“Siz neden yaptığını hatırlıyor musunuz?”

Fatih Terim:

“Hayır hatırlamıyorum ama kızdığımı hatırlıyorum. Böyle bir hakkın yok diye. Kime olursa olsun. O da bana bir şey anlattı. Benimle onun arasındadır.”

Erdoğan Aktaş:

“Mazereti sizce haklı mı? Çocuk da haklıymış gibi bir şey geçti mi aklınızdan?”

Fatih Terim:

“Geçmedi değil.”

Mehmet Demirkol:

“Bu yazılan bir yazı, televizyonda söylenmiş bir söz üzerine yapılmış bir hareket mi? En azından onu öğrenelim.”

Fatih Terim:

“O da var, diğeri de var, dışarıda da var. Ortak dostların arasındaki de var. Ben bildiğimi söylüyorum. Değiştiyse bilmem. Basın tribününe böyle bir şey çok yanlış. Her türlüsü doğru diye kabul edilmez. Ama herkes şunu unutuyor. Bu gençlerin üzerine kabus gibi çökülmüş bir ortamda biz her şey doğru yapmalarını bekliyoruz. Maçtan sonra Pazar akşamları başlayan kıyım, Pazartesi devam, Çarşamba günü saha basılır, sonra maça giderken de saha basılır ve otobüs camları yere iner. Bu ortamda her şeyi doğru beklemek çok zor. Ama bu doğru mu? Tasvip etmediğimi de söyledim.”

-“BU SEFER TUZAKLARI BİZ DE BİLİYORUZ”-

Mehmet Demirkol:

“Açıkçası yine endişeleniyorum. En azından o İsviçre ile yeniden oynayacağız. Bizi hareketlendirecek buysa ben yine yapardım.”

Fatih Terim:

“Ama bu sefer o tuzakları biz de biliyoruz. Ve o maçtan sonra bakarsanız da en centilmen takım biziz.”

Mehmet Demirkol:

“Bence bu medya bunun hakkını verdi. O Yunanistan’da yaşananlarda Milli Takım’ın çok delikanlı bir davranışı vardı ve medyada bunun hakkını verdi.”

-“ÇOK AĞIR CEZA VERDİM”-

Fatih Terim:

“Ben itiraz etmiyorum. Yanlış anlamayın. Bazı konularda mahkeme devam ettiğin için çok da konuşmuyorum. Ama şu gerçek, ben Emre’ye teke tek de belki de kimsenin veremeyeceği çok ağır ceza verdim.”

Mehmet Demirkol:
“Keşke bunu daha önce söyleseydiniz.”

-“OYUNCUMU SATMAM”-

Fatih Terim:

“Özür dilerim. Olabilir. Benim çok ağır cezalandırdığımdan emin olabilirsiniz. Kendim odama çekerek konuştum. Kamuoyunun önünde ben oyuncumu satmam.”

Mehmet Demirkol:

“Hocam özür dilerim Leeds maçını hatırlatacağım. Dövdünüz çocuğu.”

Fatih Terim:
“Hayır dövmedim. İtekledim.”

Atilla Gökçe:“Abartılı Güç” kullanıldı diyebilir miyiz.”



Fatih Terim:
““Orantısız Güç” diyebiliriz. 30 saniye önce Kewell yanlış atılmıştı. “Aman dikkat birinizi atacak” dedim. O zaman da 11-10 bırakınca serzenişte bulundum. Ama sonra da gönlünü aldım.”

MEDYAMIZLA SORUN OLACAĞINI SANMIYORUM

Okay Karacan:

“Juventus-G.Saray maçlarındaki gibi bir destek istiyorsunuz. Yaklaşık 3 haftalık bir hazırlık döneminiz var. Bu kampta ne kadar iletişim kurabileceğiz. Bizler futbolcularla ne kadar görüşebileceğiz. Sorularımız sınırlı. Meslektaşlarımızın kaçırdığı soruları yakalamaya çalışıyoruz. Bizim de bir takım malzemeye ihtiyacımız var. Hatta Reuters muhabirinin “Ben İsviçre takımıyla havuz başında limonata içerken sizinkiler ne yapıyor bilmiyorum” diye serzenişte bulunduğunu biliyorum. Hatta 2000’deki küçük bir anımı söyleyeyim, Reuters muhabiri geldi, “Sen arabayı kurmuşsun ne yapıyorlar biliyor musun?” dedi. Ben de “Bilardo oynuyorlar, kaset izliyorlar” dedim. Reuters bu haberi geçti ve İstanbul’dan beni arayacak yayında söylemem için bu bilgileri ilettiler. Dolayısıyla bu seferki nasıl bir süreç olacak. Bir soru daha eklemek istiyorum. Bizim oyuncularımız çok kolay tahrik ediliyorlar, Kezman-İbrahim Üzülmez’i hazırlıyorum. Beckham-Alpay var. Yani burada Türk oyuncularla yabancılar olarak ifade ediyorum Kezman’ı o yüzden söyledim yanlış anlaşılmasın. Bununla ilgili bir çalışmanız-terapiniz olacak mı?”

Fatih Terim:

“Ben Juventus maçlarında olduğu biri bir destek olacağını düşünüyorum ve bekliyorum. Biz Juventus ile iki maç oynadık. Medyamızla da bir sorun olacağını düşünmüyorum ve desteğini de alacağını düşünüyorum. Almalıdır diye de düşünüyorum. Türkiye’den giden ya da oradan yaşayan oranın bir bayram yeri olacağını bilmelidir. Avrupa’nın 50 küsür ülkesinin olduğu yerde biz varızdır ve bu başarıdır bununla övünmemiz gerekir. Medya ilişkilerine gelince, maçlar bitti medyaya iki şey kaldı, transfer ve Avrupa Şampiyonası. Bu 4-5 günlük kampın tek sebebi budur, sponsorlar da rahat gelsin, piknikler olsun ve bir saniye de medyayı dışarıya çıkartmadım. Şu ana kadar pek suiistimal eden de yok. 11-10 Mayıs başlayan Antalya Kampı dahil olmak üzere 31 Haziran’a kadar olan tüm program saat-saat dakika-dakika hazır. Bazı antrenmanları 45 dakika bazılarını da açık olarak ayarladık. Antrenmanlarda seyircimize de yer vereceğiz. Saklanmış, kaçan ilişkisini kesmiş bir Milli Takım görmeyeceksiniz. Ancak zamansız işlere alet eden de görmeyeceksiniz. Çağdaş yakınlaşma neyse biz de oraya gideceğiz. UEFA’nın verdiği röportaj izinlerine sadık kalacağız. İmza günlerimiz olacak. Ben kimsenin haber adına sıkışacağını zannetmiyorum. Ama şu ana kadar 100 küsur teklif aldık ve çoğu yabancı medyadan gelen. Bunları da senkronize etmek kolay değil. Burada kesinlikle bir inat duruşumuz olmayacak.”

Atilla Gökçe:

“Milli Takım’a oyuncu veren bir büyük kulübümüzün oyuncularına kağıt imzalatarak röportaj kısıtlamasına gittiği söyleniyor. Bu gerçek midir? Bu durum karşısında söyleyecekleriniz neler?”

Fatih Terim:

“Bildiğim kadarıyla bütün arkadaşlarımız takımlarından izin almıştır ve bir sorun yoktur. Bazen kulüpler oyuncularına konuşma yasağı koyuyor. Bu İtalya’da da böyleydi. Ama bu turnuva için biz herkes için izin aldık. Olması gereken de budur. Burası Milli Takım’ın çatısının altıdır.”

Atilla Gökçe:

“Bazı oyuncuların “Ben konuşmama kararı aldım” demesini nasıl yorumlarsınız?”

Fatih Terim:

“Ben bu tip durumlarda şu tavsiyeyi veriyorum, iyi ile kötüyü aynı kefeye koymayın.”

-KRİTERLE YABANCI SINIRI KALKABİLİR-

Uğur Meleke:

“Son tura geçtiğimiz için gelecekle ilgili sormak istiyorum, bu sene Şampiyonlar Ligi’nde oynayan ve son 8’e kalan takımların 6’sı 4-3-3 oynadı ya da yakındı. Takım sayıları azaltılabilir mi? Yabancı sınırlandırılması var sizce nasıl olmalı?. Milli Takım hocası olduğunuz kadar aynı zamanda kanaat önderisiniz. Play-Off, Play-Out uygulaması için ne düşünüyorsunuz?”

Fatih Terim:

“Yabancı sınırlandırması kriterli olmalı. Yoksa serbest olması benim için sorun değil. Kriterler olmalı. Millilik sayısı gibi. Yoksa yarın önüne geçilmez. Özellikle ikinci lige konan Play-Off yerindedir. Bu sayede 10 takım iddia içerisindedir. Süper Lig için kaliteli bir yapı, az takımla olur diye diyebilir miyiz bilmiyorum. İngiltere, İspanya 20 takımlı. Almanya 18 mesela. Ama ben burada takım sayısından çok bakış açısı önemli diye düşünüyorum. Süper Lig için Play-Off, Play-Out olabilir. UEFA için de faydası olabilir. Bazı ülkeler 4’er 4’er girerken biz de 1-1 ya da 2-2 gidiyoruz. Bu da başarınızla alakalı. Avrupa’da alacağımız başarılı sonuçlar ligimizdeki 5, 6, ve 7’i dizer. Ama mevcut durumda 5’ler 6’lar 7’ler hedefsiz kaldı. İtalya’da son 3 düşerken 4. Play-Out oynuyor. Zaten iyi olanlar örnek olarak alınabiliyor. Türk futbolundan bir takım değişiklikler için tam zamanıdır. Ben Federasyon’umuzun da iyi çalışmalar yaptığını düşünüyorum.”

Uğur Meleke:

“Ulusal Takmı az maç yapıyor. Balkan ülkeleri ile bir temas düşünüyor musunuz?”

Fatih Terim:

“Federasyon ile ortak görüşümüz olarak Balkan ülkelerine yazı yazdık. B takım gibi 8 takımla bir şey düşünüyoruz. A2 gibi olacak. Ama ciddiyet halinde bize verilmiş özel günleri ayarlayarak kimseyi rahatsız etmeden. A2 çok önemli bazılarına A Milli’de şans seremiyoruz ama bazılarını da kazandık. Herhalde son bir kez daha toplanacağız ve başlayacağız.”

“HİÇ MAĞLUP OLMADAN DA ŞAMPİYON OLDUK”

Mehmet Demirkol:

“Kariyerinizi herkes biliyor, bunları bir kez daha söylemeye gerek yok. İçerisinde her şey var. Ama büyük bir turnuvada Ulusal takımla beklenen başarı yok. Bu sizi endişelendiriyor mu? Ya da sizin için başarı nerede?”

Fatih Terim:

“Matematiği hiç yapmadım henüz ama onun dışındakileri düşünüyorum. 96’da ilk iki maç hakikaten yazık oldu, tecrübesizliğimiz. Ama şimdi çok enteresan bir takımdayız. Buradan çıkmak çok önemli. 31’ine kadar da program yaptık, 15’inde de kesebilirdim. Ama bu inancımın, iyi niyetimin göstergesidir. Dolayısıyla evet, yükseği hedefliyorum ve öyle de olmalıdır. Ben bir büyük turnuvada hiç mağlup olmadan da şampiyon oldum. Bu da var. Ben oyuncularıma inanıyorum. 6 aydır da çok iyi bir hazırlık yaptık. Bazı oyuncularımızın öyle kasetleri var ki aynı hatayı bir daha yapması mümkün değil. Çok iyi bir hazırlık yaptık. Ben de düşünüyorum, attıkça atıyor, azdıkça azıyor diye ama yanlış anlaşılmasın Dünya futbolu için lazım. “Sonra Ronaldo yoktu da o yüzden oldu” olmasın. Onun için her türlü hazırlanıyoruz.”

Mehmet Demirkol:

“4-3-3’ün göbeğinde Nihat mı var?”

Fatih Terim:

“Nihat’ı tek düşünemedim. Gökdeniz, Tuncay Nihat gibi de olabilir. Şu önemli topu kaybettiğimizde 11 işi arkasında olacağız.”

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

 

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Güiza'dan çarpıcı açıklamalar! kararti_54 Spor Konulari Arsivi 0 07.10.2008 13:22
Tolga'dan çarpıcı açıklamalar kararti_54 Spor Konulari Arsivi 0 05.10.2008 12:09
Asena´dan çarpıcı Açıklamalar... gantepli27 Haber Arsivleri 2 17.09.2008 20:02
Süren'den çarpıcı açıklamalar! SaKLaMBaC Spor Konulari Arsivi 0 10.01.2008 18:51
Servet'ten çarpıcı açıklamalar SaKLaMBaC Spor Konulari Arsivi 0 01.12.2007 18:14

WEZ Format +2. Şuan Saat: 01:26.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197