O SiLüet Benim Lanet oLsun!!! Hala bekliyorum! Hala.. Seni beklerken çürüdüm yine... Tek başıma yaşlandığım dört duvar bir odanın içinde hayallerim, yalnızlığımla sevişirken aynadaki yansımamdan korktum!
Göz yanılmasıdır diyip geçiştirdim..
Odamda bir gün daha yetebilecek oksijen kalmamıştı; camı açtım..
İçeri giren güneş ışığı toz taneciklerini gözüme sokarcasına anlık görüntülerine flash patlattı sanki.
Ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum.
Ya çok uzundu ya da anlık bişey...
dejavu yaşadım bir süre;
odamı belli aralıklarla mutlu ediyodum çünkü.
İnsanların "her gördüğümüzde farklı oluyosun bukalemunmusun evrim mi geçiriyosun"
tarzındaki cümlelerine maruz kaldığım ve sırf yaşadığım bilinsin diye görştüğüm bir kaç arkadaş diye nitelendirdiğim
varlıkları sevindirdiğim gibi.
Ölü-diri arasında seçim yapmakta zorlanan beni sevindiren sey neydi acaba?
Yaşadığı dört duvarın içini toparlamaktan aciz bir insanı ne sevindirebilirdi?
Önce sevinmek nasıl bişey biri anlatabilirmi?
Sevinmek-sevilmek-sevmek..
Motive olmak için geçtiğim aynanın benden kaçtığını düşünüyorum artık
ben bile tereddüt ederken..
Her baktığımda düştüğüm yanılgı: Bu benmiyim? Halisülasyonmu?
Gözlerimin ileri derece bozuk olduğu doğru ama kendimi tanıyamayacak kadar değil en azından...
O silüet benim lanet olsun!!!
Yüzümdeki maske benzerini çıkarmaya çalıştım canım yandı.Gerçekten bütük bir acıydı ki
canımın yandığını hissettim..
Oysaki acılar müptela olmuştu bana, can yanmaları kronikti ;yaşam dediğim bu kısır döngünün demirbaşlarıydı.
(...)
Camdan dışarı bakmak istediğimde sokakta oynayan üç beş çocuk geliyo aklıma.
Odamı iyice karartan perdelerden elimi çekiyo bi güç.
Çocukluğum geliyo aklıma yarını bilmeden saf- düşüncesiz mantıkla geçirdiğim siyah beyaz olsada renkli zaman dilimi.
Bende çocukken görseydim bu halimi korkar sokağa çıkamazdım(!)
(...)
Gecenin karanlığında camda oturup haber güvercini bekliyorum..
ayağının birine bağlanmış bir notu.
Hala bekliyorum! Hala..
Nye böyleyim? Neyi bekliyorum hala?
Bu durumdan sorumlu olmak isteyen gönüllü sen olacakmısın?
Yavaş yavaş çürüyo bedenim.
Leş kokuları yayılıyor etrafa
Seni beklerken çürüdüm yine... |