CAYBURG.NET
Müzik Muhabbet Sanatcilar ve Muzikleri hakkinda Muhabbet edebileceginiz bölüm. Cikardigi albümleri ve sanatcinin performansini elestirebilirsiniz.
Cevapla
Diyar Ile Röportaj Bu konu 89 defa okundu ve 2 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 08.05.2008, 13:41 #1
Bronze Members

Standart Diyar Ile Röportaj


‘Yüreğimizin çarpmasını hazmedemiyorlar’

15 Mart 2008

“Festivaller, etkinlikler oluyor. Ama sadece bir Kürt sanatçısının 3 saatlik bir solo konseri yapılmamıştı. Yapmak istedikleri şey, bunu engellemek. Kürdistan’daki konserler miting havasına dönüşüyor. Yüreğimizin aynı şeyler için çarpmasını hazmedemiyorlar.”

Türkiye’de Alman vatandaşı olduğu halde 6 ay boyunca ‘suç ve suçluyu övme’ ve ‘örgüt propagandası yaptığı’ iddialarıyla alıkonulan Kürt sanatçı Diyar, “Kürdistan’daki konserler miting havasına dönüşüyor. Yüreğimizin aynı şeyler için çarpmasını hazmedemiyorlar” diyor. Ülkeye gidip konser vermekten vazgeçmeyeceğini söyleyen sanatçı, bu tür baskılarla gözdağı verilmek istendiğine dikkat çekiyor. Türkiye’den çıkış yasağı kaldırıldıktan sonra Almanya’ya dönen sanatçı Diyar ile alıkonulma süreci ve kendisinde yarattığı etkilere ilişkin sohbet ettik.

Uzun bir süre Türkiye’de alıkonuldunuz, çıkışınıza izin verilmedi. Neden?

Doğubeyazıt’ta bir esnafın internetten bir parça dinlemesi ve sonra işte, Doğubeyazıt kaymakamı mı, onun koruması mı parçayı dinliyor ve ihbar ediyor. Polisler gelip esnafı götürüyor ve internetten bakıldığında parçanın benim adıma kayıtlı olduğu görülüyor. Böyle bir iddia ile ‘Diyar adında bir sanatçı radikal bir parça okumuş’ deniyor. Ben Türk vatandaşı olmadığım için orada ikamet adresim de yok. İfademe başvurulmak isteniliyor, beni bulamayınca tutuklama emri çıkarılıyor.

Hangi şarkıydı?

‘Biz bu yola başkoymuşuz’.

Daha önceden böyle bir bilginiz var mıydı?

Aslında bu Doğubeyazıt esnafının gözaltına alınması olayı basına yansımıştı. Böyle bir gelişmenin olacağını biliyordum. Bekliyorduk, ama bu kadar erken olacağını tahmin edemiyorduk.

Neden?

Daha önce bazı hukukçu arkadaşlar ile de konuşmuştuk gitmeden önce. Onlar bunun biraz süreceğini söylemişlerdi.

Nerede gözaltına alındınız?

Ağustos’un 24’üydü. İstanbul’da havaalanına girişimizde beni gözaltına aldılar. ‘Senin hakkında tutuklama emri var. Doğubeyazıt Savcısı senin ifadeni almak istiyor’ diyerek aldılar.

Gözaltında ne kadar kaldınız?

O gün toplam 14 saate yakın gözaltında kaldım.

Gözaltında herhangi bir sert muameleye tabi kaldınız mı?

Böyle bireysel oldu. Faşist bir polis vardı. Dosyaya baktıktan sonra, bizi doktor kontrolüne götürürken, ellerimiz kelepçeliydi.

Yalnız mıydınız?

Yanımda Bitlis’ten başka bir arkadaş vardı. O da başka bir davadan dolayı gözaltına alınmıştı. İkimizi birlikte doktor kontrolüne götürüyorlardı. Nöbetçi mahkemeye çıkmadan önce doktor kontrolüne götürülmemiz gerekiyor. Herhangi bir darp izi var mı yok mu diye. Minibüsü süren polis biraz kasti ani hareketlerle sağa sola bizim çarpmamızı istiyordu. Orada polis ile biraz tartıştık. Ben ‘sen kimsin, şoförsün, şoförlüğünü bil’ dedim. O da bana ‘Seni biliyoruz, senin kim olduğunu biliyoruz’ diyerek böyle biraz ağız tartışmamız oldu. Onun dışında bireysel bir durumları yoktu. Ben kendi haklarımı bilen birisiyim. Türkiye’de polisten korkarsan, onlar da senin üstüne gelir. Polisten korkmaman gerekiyor. Eğer korkmazsan onlar da biraz çekiniyor. Onların psikolojisi böyle. Karşılarına gelen her insanın onlardan korkması gerekiyor. Korktuğunda senin üzerine gelerek senin ile alay ederler.

Sonra nöbetçi mahkemeye çıkarıldınız...

Evet o gün nöbetçi mahkemeye çıkarıldık. Orada adli takip kararı verdiler. Türkiye’yi terk etmemem istenilerek çıkış yasağı verildi. Bir sonraki mahkemede savcının hazırlayacağı iddianame için beklemem gerekti. Bu da 6 ay sürdü.

Alman vatandaşı olmanıza rağmen Türkiye’den çıkmanızı yasakladılar...

Tabii tabii, böyle bir hukuki durumları da var. Nerede kalırsan kal. Sen onların hukukuna göre suç işlemişsin denilerek seni bekletiyorlar.

Hakkınızdaki iddia neydi?

Benim durumum bunların iddia ettiği olay ‘suç ve suçluyu övme’ kapsamına giriyor. Ama biraz bilinçli olarak onun da suç sayılabilmesi için onların da hukukuna göre en az 3 kişinin dinlenmesi gerekiyor. Bu sadece esnaf ve koruma olduğu için aslında beraat ediliyordum.

Bilinçli olarak Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesince, ‘örgüt propagandası yapılıyor’ gerekçesi ile Doğubeyazıt’ta olan dosyam, Erzurum Mahkemesi’ne, geldi. Oradaki savcı yeni baştan bir iddianame hazırladı.

Dosya baştan sona tekrar mı ele alındı?

Evet aynen öyle oldu. Benim hakkımda adli raporlar istendi. Bu süreç yaklaşık 6 ay sürdü. Sonra Erzurum’da mahkemeye girdim. İfademi verdim. Adli takip kaldırıldı. Mahkeme 4 Nisan’a ertelendi. Dava böyle sürüyor.

Türkiye’de alıkonulmanızdan dolayı Alman makamlarına başvurdunuz mu?

Tabii. Birçok insan diyor ki; ‘Alman vatandaşısın Türkler yargılayamaz.’ Öyle değil, hangi ülkede olursan ol, o ülkenin yasalarına göre sana davranılıyor. Ben o dönem Alman Konsolosluğu’na başvurdum. Çünkü seni hiçbir cevap vermeden bekletiyorlar...

Konsolosluğun tutumu ne oldu?

Verdikleri yanıt; “Senin davanı takip ederiz. Yapabileceğimiz bir şey yok. Sadece mahkemeye yazı yazdık. Senin tutuklanma durumun olursa bize haber versinler diye.” Başka yapabilecekleri bir şeyin olmadığını söylediler. Pasaportumuzun Alman pasaportu olması bir şey değiştirmiyor. Biz yine Kürdüz, yabancıyız.

Aileniz burada, siz orada zor olmadı mı?

Sonuçta bir yerde zorla tutuluyorsun. Cennette de zorla tutulursan cehennem olur. Kendine göre planların var. Bunların bir nevi aksamasına neden oluyor. Tamam orada ülkeme de gidebilirim. Bir şikayette bulunamam. Bazen her yerde gözaltında bulunabiliyorsun. Ben bir sanatçıyım, benim kendime göre planlarım vardı. Öyle bir süreçte gelişti ki bu durum, planlarımı altüst etti. Türkiye’de elinde bayrak olmayan, eve, insana, arabaya, artık farklı bir gözle bakıldığı, müthiş şoven milliyetçi dalganın yükseltildiği, insanların bireysel yaşamlarından kaygı duyduğu mahalle baskısının geliştiği bir ortamda yaşadık. Gerginlik gelişti. Bu yüzden sanatsal aktiviteler de planlayamadık. Yapmak istediğimiz planlar, aktiviteler için başvurular reddedildi.

Nerelerde geçirdiniz zamanınızı?

Çoğunlukla İstanbul’daydım. Dersim’e gittim. Adana’da kaset çalışması yaptık. Ağustos ayında Dersim’e köyüme gittim. O dönem 24 yaşında bir yeğenim de kalp krizi geçirip yaşamını yitirdi. O büyük acıyı da yaşadık. Köyde kaldım. 2007 yılı benim için biraz böyleydi. Tabii burada bunları yaşadık ama Kürdistan’da halkımız bu tür durumlar ile sürekli karşı karşıyadır. Her an acılar iler yaşıyor.

Bu süreç sizi sanatsal olarak nasıl etkiledi?

Tabii ki olumsuz yansıması oldu. Kendi tasarladığım projelerim vardı. Yeni hazırlamak istediğim albüm için bir stütyoda uzun süre çalışmak istiyorduk. Belki insanlar şöyle diyor: Bir yerde tutulduğu zaman daha iyi şeyler üretilir. Yani insanın altyapısı, bilinci, üretimi, her zaman insanın kendinden emin oluşu ile bilgi donanımına bağlı bir şey. Moralmen, ruhen kendini yeterli görüyorsan üretim o zaman olur. Cezaevi olsa daha farklı olurdu.

Neden?

Çünkü sonuçta insan cezaevinde olduğu zaman önünü görebiliyor. Cezan varsa ne zaman çıkacağını da biliyorsun ve ona göre davranarak karar veriyorsun. Böyle bir belirsizlik insanın psikolojisi üzerinde sıkıntı yaratıyor.

Bu belirsizlik dönemi yeni eserler üretmenize vesile oldu mu?

İnsanlar öyle sanıyor ama öyle olmadı. Sürekli sazım elimde olur. Okurum, yazarım, söylerim. Yoğunlaşmam ile bağlantılı bir şey. Ben albümlerimde daha çok kendi eserlerimi okuduğum için, olaya böyle bakmıyorum. Katkısı oldu mu olmadı mı? Ama sonuçta olumsuz etkilediğini söyleyebiliyorum. Sonuçta davama birkaç avukat arkadaş birlikte baktı. Bilinçli bir durum vardı.

Bu yasağın mesajı neydi sizce?

Aslında şöyle denilebilinir: Sürgünde yaşayan sanatçı arkadaşların, dönüşlerini en çok istihbarat ve emniyet birimleri biliyor. Çünkü halkın sanatçıya yaklaşımının farkındalar. Gözdağı denilebilinir. Birde ‘siz gelir giderseniz ama, mücadeleyi anlatan şarkılar, radikal parçalar okursanız, insanları etkilemeye çalışırsanız bizde sizin ensenizde oluruz’ mesajını veriyorlar.

Hiç tutuklanabileceğinizi düşündünüz mü?

Olasılık çok yüksekti. Gelişmeler gergindi. Avukatım sürekli beni uyarıyordu. Keyfi yaklaşarak tutuklayabilirlerdi. Hukuk bazen hiç dinlenmeyebiliniyor. Sonuçta beni biliyorlardı. Benim bir dinleyici kitlemin olduğunu, tutuklanırsam belki onlar için eksiden çok artının olacağını biliyorlardı bu nedenle göze alamadıklarını düşünüyoruz. O gergin süreçte ilk gözaltına alındığımda tutuklayabilirlerdi.

Tekrar dönmeyi düşünüyor musun?

Tabii ki, ülkemize elbetteki tekrar döneceğiz. Bu küçük dava bizi etkileyemez. Halkımızı yalnız bırakamayız. Şarkılarımızı halkımız ile birlikte söylemeye devam edeceğiz. Newroz’da Amed’de halkımız ile olmayı çok isterim. İnadına onlarla, Amedliler ile şarkılarımızı söylemek istiyorum.

Daha önceleri hiç tehdit aldınız mı?

Dolaylı olarak tehditler aldım. Örneğin bu son 6 aylık zaman zarfında konserler için yaptığımız başvurularda ‘sakıncalı adam’ diyerek geri çeviriyorlardı.

Sizi ‘sakıncalı adam’ ilan edenler kimlerdi?

İlçe ve illerde konserler için başvurduğumuz emniyet müdürleri, kaymakamlar söylüyorlardı. Geçmişte daha direk ya da dolaylı tehditler alıyorduk. Örneğin Karakoçan’da konser vermek istedik. Karakoçan kaymakamı ‘bu adam sakıncalıdır, tehlikelidir, bu adamın ilçemizde konser vermesini istemiyoruz’ dedi.

Sizce sakıncalı ve tehlikeli misiniz?

(Gülerek) Onlara göre öyle oluyor. O dönem Malatya’da üç Hristiyan’ın öldürülme olayına denk gelmişti. O dönem konseri yaptığımızda izlemeye emniyetten gelenler de olmuştu. Ben de o zaman onlara dönüp dedim ki, ‘Ben mi sakıncalıyım, yoksa bu insanların kafasını kesenler mi sakıncalı? Biz sadece insanlarımız ile birlikte şarkılarımızı okuyoruz.’ Tabii birçok yerde bu tür yaklaşımlar oluyor. Bir an önce konserlerimizi yarıda kesmemiz için baskılar yapıldı. Bize gözdağı verip süründürmek, insanlarımız ile olan bağımızı koparmak istiyorlar. Ben 4 yılda 60 solo konser yaptım. Kürdistan’da sanatsal olarak ben bunu bir devrim olarak değerlendiriyorum. Mütevazi olmayacak ama, insanlar görmedi diye söylüyorum.

Neden sanatsal olarak devrim dediniz?

Festivaller, etkinlikler oluyor. Ama sadece bir Kürt sanatçısının 3 saatlik bir solo konseri yapılmamıştı. Yapmak istedikleri şey, bunu engellemek. Kürdistan’daki konserler miting havasına dönüşüyor. Yüreğimizin aynı şeyler için çarpmasını hazmedemiyorlar.

Türkiye’ye gidiş gelişlerinizde ve orada kaldığınız zaman içerisinde hiç korktunuz mu?

Bir kere faşistlerin arasında kaldım bayrak provokasyonu döneminde. Araba ile İstanbul Taksim’den gelirken, ülkücülerin yürüyüşü vardı. Araba ile hızlanıp geçeyim derken polis durdurdu. Ben o zaman onların arasında kaldım. Öyle iğrenç sloganlar atıyorlardı ki insanın irkilmemesi elinde değildi.

Sizi tanıyabileceklerini düşündünüz mü?

Olabilirdi.. MHP’lilerin içinde de Kürtler yok değil. Size bir anımı anlatayım. Elazığ’da konserdeyiz. Otelde oturuyoruz. Konser afişleri asılmış, MHP’liler de ‘konseri yaptırmayacağız’ diye afişler asmışlar. Ortalık bayağı gergin. Biz de güvenlik için otelde kalıyoruz. Otelin lobisinde oturuyoruz. 3 tane genç içeri geldi. Merhaba deyip kendilerini tanıttılar. Birisi dedi ‘Ben Avusturya’da Kürtler için çalıştım.’ Sonra dönüp ‘bu da benim abim, Elazığ ülkü ocakları derneği başkanı’ dedi. Ben bir anda durdum. Anlamadığımı sandım. İki kardeş; biri diyor ben Apocuyum, biri diyor ben ülkücüyüm. Yani Kürtler arasında da var demek istediğim.

AKP Hükümeti döneminde böyle uygulamaların olmasını nasıl yorumlamak lazım?

Bizi şaşırtmamalı bu uygulamalar. AKP Hükümeti döneminde olması beklenilen uygulamalardır. AKP karadır ama beyaz gibi görünüyor. İnsanları kandıran, yozlaştıran bir partidir. Dini de yozlaştıran bir anlayışa sahip. Herşeyi kendine göre yorumlayan bir parti. Türkiye’de toplumsal değer yargılarını yozlaştıran bir hükümettir.

Türkiye’de her gün cenazeler geliyor. Savaş çığırtkanlıkları artıyor. Bir sanatçı olarak Bülent Ersoy’un son çıkışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent Ersoy’un çıkışını saygı ile selamlıyorum. Türkiye’de artık sanatçıların, aydınların, demokratların, Türkiye’de yaşanan bu trajediye, kirli savaşa karşı çıkmaları sadece Kürtler için sergilenen bir duruş değildir. Türkiye’de savaşa karşı çıkmak, Kürtler’den daha çok Türkler’e yardımdır, Türkiye’deki halklardan yana tavır takınmak anlamına geliyor. Hepimiz bir gemideyiz. Bu geminin sağ salim limanına gitmesi lazım. Bu gemi su alırsa hepimiz batarız. Sanatçının duygusu, topluma bakışı, savaşa, barışa bakışı çok farklıdır. Bu anlamı ile Bülent Ersoy’un yaklaşımına saygı duyulması gerekiyor. Bu duruşu başka sanatçılardan bekliyordum açıkcası, burada saygısızlık anlamında söylemek istemiyorum. Bir ülkeye her gün cenazeler geliyor. İnsanları davul zurna ile savaşa gönderme hiçbir yerde yok. İnsanların dokusunu bozdular. Türkiye’de insanların refleksleri, dokuları değişti. Nerde nasıl tavır takınılacağı belli değil. Umut ederim ki tüm sanatçılar bu çıkıştan dersler çıkarıp, hareket ederler. Sanatçılar duygu insanı, gönül insanı olduğunu söylerler ama bütün gönüller kan ağlıyor. Anaların gözyaşı sel oldu akıyor. Bu imgeler ile beslenen sanatçılar şimdi değilse ne zaman tavırlarını gösterecekler?

Yeni bir albüm hazırlığı var mı?

Evet. Böyle bir çalışma için altyapı çalışmalarına başladım. Nisan’da çıkacak bir çalışmaya başladık. Saundu farklı bir çalışma olacak. Yine Maraş ve Malatya yöresine ait güzel eserler de albümde yer alacak.

ERDAL ALIÇPINAR


YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
Alt 08.05.2008, 13:43 #2
Bronze Members
Emeğe Saygı Bir Teşekkür Please
Alt 17.11.2008, 18:03 #3
Ilkokul 8. Sinif
paylaşım için teşekkürler
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Keremcem - Al Gönlümü Diyar Diyar Sürükle cemal050 ŞARKI SÖZLERİ - LYRICS 0 25.03.2009 19:35
SERVET KOCAKAYA röportaj seraye Müzik Muhabbet 18 14.03.2009 08:23
Hayat ile Röportaj ekera YAŞAM & ANILAR 0 12.03.2009 11:13
izzet yıldızhan (diyar diyar) orjinal video klip indir ibrahim21 Silinen Konular ve Mesajlar 2 05.06.2008 10:53
Hayat'la Röportaj gamzelimm Silinen Konular ve Mesajlar 1 15.03.2008 23:07

WEZ Format +2. Şuan Saat: 10:22.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197