Tesbihatın manası Namazın bitiminde yapılan tesbihatın manası: Sübhanallah: (Kusursuz noksansız eksiksiz Allah)
Bu tesbihatta maksat Allah'ı zikretmektir. Allah'ın esmai hüsnası arasında bulunan Süphan isminin manası şudur ki; Allah'ın her türlü noksanlıktan eksiklikten ve kusurdan münezzeh olmasıdır. Yani bahsettiğimiz şeylerden uzak olması, bu vasıfların kendisinde bulunmayışıdır. Zaten sözkonusu eksiklikler mahlukata has özelliklerdir. Kul bu tesbihatı yaparken aklına şu gelmeli. Ey yaratıcım! Sen her türlü eksiklikten kusurdan ve noksanlıktan uzaksın. Aksine ben her türlü kusuru işlemekteyim. Sen kusursuz olduğun için beni affet. Kişi böylelikle yaratıcısının kendisine şefkat etmesini sağlar. Bu Esmayı zikretmek, kendi günahlarını ve hatalarını hatırlayarak yaratıcıdan af dilemektir. Burada yanlışlık yapılmamasına dikkat edelim, insan mükemmel bir varlıktır. Ama eksiklikler ve noksanlıklar kişinin iradesi ile oluşmaktadır. Elhamdulillah: (Hamd Allah'adır.)
Bu tesbihatın manası, bir nevi teşekkürdür. Fakat burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Arapçada yapılan bir hizmet ya da iyiliğin karşılığında yapılan teşekkürün karşılığı şükran kelimesi ile ifade edilir. Ama burada ki teşekkür hamd'dır. O zaman hamd nedir? sorusu akla gelebilir. Hamd kelimesini Yüce Yaratıcı kullanmıştır. Hemde Kuranı Kerimin ilk ayetinde. Hamd, verilen tüm nimetlere yapılan toplu bir şükür ifadesidir. Yaratıcı bir karşılık beklemeksizin verdiği nimetler için bu ifadeyi kullanmıştır. Bu tesbihatı yaparken kul şöyle düşünmelidir. Benim her zaman birşeylere ihtiyacım var, ben kulum ve fakirim. Herşeyi olan ve herşeyi yaratmaya muktedir olan Sensin. Hesapsız verende Sensin. Benim ihtiyaçlarımı benden daha iyi bilip bana veren de Sensin. Ben istediğimi istediğim anda alamam. Ama Sen dilersen bunları bana verebilirsin. Aczim şefaatçimdir. Çünkü böyle yaratıldım. Ben kulum, Sen yaratıcısın. Ben ihtiyacı olan, Sen ihtiyacı karşılayansın der. Allahu Ekber: (Allah en büyüktür.)
Ekber kelimesi kebir kelimesi kökeninden gelip, başka bir yerde kullanılmayan bir kelimedir. Sadece Allahu Ekber cümlesinde kullanılmıştır. Çünkü "ekber" büyüklerinde büyüğü anlamına gelmektedir. Arap Dilinde başka bir yerde göremezsiniz. Bu tesbihatta kişi yaratıcısının büyüklüğünü övmektedir. Kişi burada aslında çok şeyleri aklına getirebilir. Yaratıcısının büyüklüğünü aklına anlatmak için. Kainatı düşünerek bu koca kainatta bulunan 500 milyar galaksi içerisinde bir galaksinin bir sisteminde bir gezegende yaşadığını hayal ederek kendine yukarıdan kuşbakışı baktığında ne kadar küçük olduğunu idrak edebilir. Fakat bu küçüklüğün nispetinde yaratıcısının büyüklüğü ve kullarına olan şefkatini düşünerek bu zikri canı gönülden edebilir.
NOT: Allah, kullarını sevmez. Çünkü sevgi, aynı kategori içerisinde bulunan mahluklar içindir. Mahluk yaratıcısını sevebilir. Fakat yaratıcının kulunu sevmesi mümkün değildir. Ancak, yaratıcı yarattığına şefkat edebilir ve şefkat sevgiden-aşktan çok çok üstündür. Sevgide hatalar bir yere kadar affedilebilir ama şefkatte sınır yoktur. Anne-çocuk misali...(Misalde kusur aranmasın.) |