CAYBURG.NET
Fan Kulüpler Sevdiginiz Sanatcilar'a dair fan konulari acabilir, onlara dair,siir,haber,sarki makaleleri fan konusu altinda paylasabilirsiniz..
Cevapla
Ahmet Kaya'ya Özel Bu konu 3343 defa okundu ve 87 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 07.09.2007, 14:41 #1
Silver Members

Standart Ahmet Kaya'ya Özel


Bir ask vardi dinlerken aglatan
Bir siir vardi kara sevdayi anlatan
Bir leyla vardi mecnunu arayan
Bir cicek vardi su isteyen
Bir bebek vardi süt isteyen
Bir cocuk vardi ekmek isteyen
Bir genc vardi yar isteyen
Bir yar vardi yuva isteyen
Bir yuva vardi yikilmak istemeyen
insanlar vardi günesi isteyen
insanlar vardi dünya`yi isteyen
ama bu insanlarin icinde biri
sadece unutulmak istemedi
sadece kara topraktan cikan
ekinden ekmek denizden gelen sudan
ve gökteki günesten yasama umudunu bulan
bu insan son istegi sadece ÖZGÜRLÜK tü.


AHMEDİME

Sen gidince bizim dağdan ovadan
Bak meydan kimlere kaldı Ahmedim
Bir kartaldı uçurdular yuvadan
Bilmiyorum sana noldu Ahmedim

Gür sesinde çınlar gibiydi gökler
Ağladıkça ağlar dağlar höyükler
Seninle gülerdi derdi büyükler
Yokluğun kalbime doldu Ahmedim

Gün yağardı bıyığın her telinde
Bir genç fazla geldi Türkmen elinde
Kükrer idin sazıyın her telinde
Hangi makam seni çaldı Ahmedim

Yanağında tüten ürperen allar
Ne çabuk ayrıldı vatandan yollar
Kaya gölgesinde yatan çakallar
Kaya olmaz ama oldu Ahmedim

Sen ağlarken ağlıyordu mor dağlar
Sen burada yokken virandır bağlar
Şimdi Fırat suyu bir başka çağlar
Kenarında kenger soldu Ahmedim

Mahzuni arzular şimdi gurbeti
Zehir imiş ayrılığın şerbeti
Aslanın yerine koymuşlar iti
Bilmem bunu kimler buldu Ahmedim

Aşık Mahsuni Şerif













[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]

[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]


Sürekli Güncellenecektir.
Katkilarinizi bekliyorum,sevgiler.

Alt 08.09.2007, 00:52 #2
XÔRTÊ ÂMEDÊ

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


AHMET KAYA (Malatya, 1957 - Paris, 16 Kasım 2000)


Dibine vurmuş gecelerden geldim... Yalanım yok... Bir cebimde küfür, bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım. Hepinizin gurbetindeyim şimdi... Eyvallah!..

Ahmet Kaya, Malatya'da beş çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak 1957 yılında dünyaya geldi. Mensucat işçisi bir baba, çocuklarını yetiştirmekle yükümlü bir anne ve diğer dört kardeşle birlikte geçen çocukluk... Babası, neredeyse onun boyu kadar olan bir bağlama ile eve geldiğinde mutluluğun bu olduğunu düşünür. Dokuz yaşındadır daha. 24 Temmuz İşçi Bayramı’nda sahneye çıkarırlar onu, bir daha unutmaz bunu...
Yaz tatillerinde, ya plakçıda ya da tanıdıkların minibüsünde çalışır. 'Başar ağabey'yi tutuklanınca Ahmet, küçük bağlaması ile ilk bestesini yapar: "Bir Wolksvagen alacağım, Adını ‘Başar’ koyacağım" der... Ruhi Su’nun plaklarını satın alan Ahmet Kaya, bol paçalı pantolonlar giyen uzun saçlı 68’lilerden etkilenen gençir artık...
Mensucat fabrikasından emekli olan babası, daha iyi bir yaşam için İstanbul’a göç eder. İstanbul/Kocamustafapaşa’ya yerleşirler. Ahmet Kaya'nın ilk izlenim ‘korkudur.

Ahmet Kaya, ortaöğrenimini tamamlamaya çalışırken yetmişli yılların toplumsal çatışmalarının farkına varmardı. Ora'dan gelmiş olmanın farklılığını, bu yeni kültür ve yaşam biçimi ile içiçe yaşar. Türküler, devrimci marşlar, Ruhi Su ve Zülfü Livaneli’den müzikal anlamda etkilendiğini inkar etmez, ama kedi sesini arar. Bütün boş zamanlarda bağlama çalıp şarkılar söyler. İlk bestelerini bugünlerde yapar. Boğaziçi Üniversitesi’nde bir panelede Ruhi Su’yla karşılaşır. Ustayı çok sevse de yetmeyen birşeyler vardır Ahmet Kaya için, bunu ifade etmeye çalışır Ruhi Su’ya. Ruhi Su'nun 'Mahsus Mahal' türküsünü kendince yorumlar O'na. Bağlamanın sapını tutan Ruhi Su, 'Böyle bağlama çalınmaz!' der. Oysa Ahmet Kaya asi. Farklı birşeyler yapmak ve kendini aramaktadır. Yıllar sonra verdiği ilk resitalin afine 'Bağlama Böyle De Çalınır' 'i spota çıkaracaktı.

Seksenli yılların başı talihsizliklerle geçer. Evliliği biter, bebeği ondan ayrı büyümeyecektir ve çok zordur. Bu dönem bestelerinin olgunlaştığı dönemleridir bu yıllar. Sadece müzikle kendini ifade eden Ahmet Kaya, 1985 yılına geldiğinde kararını verir. 'Zamanıdır' deyip, oltuğunun altında şarkılarını alıp, Unkapanı’nın yolunu tutar. Dinleyenlerin hiçbir kategoriye koyamadığı bu müziğe kimse yüz vermez. Sonraki günlerde arkadaş yardımları ve kendi olanakları ile ilk albümünü yapar. Ama hemen toplatılır. Yapılan itiraz sonuç verir. Olay gazetelere yansır, Ahmet Kaya’nın ‘Ağlama Bebeğim’ adlı albümü Danıştay kararıyla serbestir artık!'

Bu arada. Üniversite öğrencileri, dar gelirliler, 12 Eylül darbesinden nasibini almış-çeşitli kesimlerden tutuklu yakınları, Türkiye’de demokrasiyi yeniden inşa etmeye kararlı kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları Ahmet Kaya'nın dinleyici profilini oluşturur.

Kısa bir süre sonra ikinci albümü "Acılara Tutunmak" ı yapar. Ahmet Kaya, edindiği toplumsal, siyasal duyarlılıkla üretim yapmaktadır, peşpeşe albümler çıkarmaktadır.
Üçüncü albümü O sıralar tutuklu olan ve idamla yargılanan Nevzat Çelik'in 'Şafak Türküsü' şiirini besteler, aynı zamanda albümün de adıdır 'Şafak Türküsü'. Üllkenin gündemindeki idam cezaları ve hapishanelerde bulunan binlerce insanın ve onların ailelerinin içinde bulunduğu durumu şarkılaştırmıştır...
'An Gelir' isimli dördüncü albümünde Atilla İlhan, Hasan Hüseyin ve Ülkü Tamer'in şiirlerini besteleyen Ahmet Kaya, yeni arayışlar içerisine girmiş, besteciliği ile ilgili kendisini epeyce geliştirmiştir. İlk üç albümde aranjör olarak kendi çabalarının yanı sıra Sezer Bağcan, Oğuz Abadan gibi isimlerle çalışan Ahmet Kaya, dördüncü albümde Osman İşmen ile çalışmaya başlar ve bu beraberlik uzun yıllar sürer...

Beşinci albümünde ünlü şairlerin yanı sıra yeni bir isimle, Yusuf Hayaloğlu'yla çalışmaya başladı. Hayaloğlu'yla beraberlik, Ahmet Kaya müziğinde uzun ve verimli bir çalışmanın başlangıcını oluşturur. 'Yorgun Demokrat' isimli bu albüm, gerek dönemi gerekse içeriği bakımından yine Türkiye’nin toplumsal gidişatına denk düşmüş ve 12 Eylül döneminin etkisini üzerinden atmaya çalışan milyonlarca demokratın durumunu dile getirmiştir.

Albüm çalışmalarına paralel olarak halk konserleri de yapar Ahmet Kaya. Gösterilen ilgi, katılım ve çoşkuya rağmen, ülkenin birçok yerinde ‘sakıncalı’ bir şarkıcıdır artık O. Dinleyicisiyle buluşamamak onu üzmektedir...
Konserde kendisine bağlamasıyla eşlik eden Ahmet Koç’la altıncı albümü olan 'Sevgi Duvarı" nın hazırlıklarına başlar. Can Yücel’in aynı isimli şiirini bestelemiş olan Ahmet Kaya, bu albümü ‘vazgeçilmezlerim’ dediği Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’siz hazırlar ve bu arada 'Resitaller' adını verdiği albümde canlı konser kayıtlarını toplar. 'İyimser Bir Gül' adını taşıyan yedinci albümü, Türkiye doksanlı yıllara adımını atmış, Ahmet Kaya gündemi ile ülke gündemi yine örtüşmüştür. Yeniden Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’ le çalışmaya başlar. Albümün adı 'Başkaldırıyorum'dur.

Olgunluk çağında ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara, mevcut gidişata ve sistemin hoşnut olmadığı her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir 'muhalif'tir artık...
Başı, zaman zaman derde girer, birçok yerde konser verememenin yanı sıra albümleri ‘sakıncalı’ bulunup kısmen de olsa toplatılır. Bu sürecin şarkılarına yansıması kaçınılmazdır. Yeni albümün adı 'Başım Belada'dır o yüzden. Ahmet Arif, Atilla İlhan ve Yusuf Hayaloğlu’nun şiirleri ve şarkı sözleri Ahmet Kaya müziği ile biraraya gelir. Bu arada ağırlıkla Türk Halk Müziği’nden örneklerin yer aldığı 'Resitaller 2' adlı albümü yayınlanır.

Onuncu albümü 'Dokunma Yanarsın' ile birlikte hayatında bir takım değişiklikler gündeme gelir. Bu yeni süreçte de milyonluk satışlara imza atan Kaya, 1993’te onbirinci albümü 'Tedirgin'i çıkarır. Ertesi yıl çıkardığı 'Şarkılarım Dağlara'da hemen hemen tüm şarkı sözlerinin altına da imzasını atar. Albüm, 'Kum Gibi', 'Ağladıkça', 'Saza Niye Gelmedin' gibi parçalarla satış rekorları kırarak Ahmet Kaya diskografisinde ayrı bir yere sahip olur. Toplumsal-kültürel gelişmelerin getirdiği etkileri üretkenliğe çeviren Ahmet Kaya, 1995 yılında onüçüncü albümü 'Beni Bul' u çıkartır.

Sesinin rengini ve olgunluğunu günün teknik imkanlarıyla yeniden deneyerek, ağırlıkla eski şarkıların yeni düzenledi. 1996 tarihli 'Yıldızlar ve Yakamoz' bu arada ortaya çıkar. Bunu, 1998 yılında Yusuf Hayaloğlu ve Osman İşmen’den oluşan çekirdek kadroyla hazırladığı 'Dosta Düşmana Karşı' izler.

'Gak Production' isimli bir yapım firması da kuran Kaya, Kent Ozanları isimli çağdaş halk müziği yapan bir grup ve on yıldır asistanlığını yapan Çetin Oraner’in albümlerine de yapımcı olarak imza atar.

Profesyonel süreci boyunca onun müziğine çeşitli isimler bulunmuşsa da Ahmet Kaya, kendisini hep toplumcu-gerçekçi sanat kategorisinde görmüştür. Dünyada ‘protest müzik’ olarak tanımlanan bu türün ülkemizdeki önemli temsilcilerinden olan Ahmet Kaya’nın en belirgin ve ayırdedici tarafı, müziğindeki geleneksel motiflerin ve ulusal kültür değerlerinden yola çıkmasıdır. Toplumsal süreçten kopmammış, olmuştur. Türkiye’nin siyasal ve toplumsal gidişatına paralel bir müzik seyri izlemiştir.

Türkiye'de her söylediği söz ve şarkısı olay olan Ahmet Kaya hakkında birçok dava açıldı ve kendi deyimiyle emniyetler onun ikinci adresi oldu. Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkar etmedi ve mücadele etti.

Kaya hakkında, yurtdışında verdiği konserlerde 'vatana ihanet' suçlamasıyla 3 ayrı dava açıldı. Bu davalardan biri geçtiğimiz günlerde sonuçlandı ve Kaya'nın 3 yıl 9 ay hapis cezası kesinleşti. Diğer iki davada ise, duruşmalara katılmadığı ve ifade vermediği için Kaya hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.

Kaya'nın çıkardığı kasetlerin bazılarının isimleri şöyle:
"ağlama bebeğim, tedirgin, acılara tutunmak, şafak türküsü, an gelir, yorgun demokrat, başkaldırıyorum, dokunma yanarsın, adı bahtiyar, başım belada, şarkılarım dağlara, yıldızlar ve yakamoz, beni bul ve dosta düşmana karşı."
1980’lerde Nevzat Çelik'in ”Penceresiz kaldım anne / Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne” 'Şafak Türküsü' şiirini türküleştirerek patlama yaptı A. Kaya. Karyerinde “Ağladıkça” isimli türkünün büyük bir yeri oldu. Aram Dinkjian’ın bestelediği bu türkü, sanatçıya sağ veya sol görüşlü farketmeksizin milyonlarca dinleyici kazandırdı. Kaya, son olarak Gazeteciler Derneği’nde yaptığı konuşmada “Kürtçe bir klip çekmek istiyorum ve bunu yayımlayacak bir televizyon kanalı arıyorum” deyince İkitelli medyanın hışmına uğradı ve yüzünden Fransa’ya gitmişti.
16 Kasım günü sabah saat altıda topragından uzakt kalp krizi geçirip öldü.
O Paris Komünarlarıyla Pere Lachais mezarlıgında yatarken bize duruşu ve sesi kaldı.



Alt 08.09.2007, 04:20 #3
Üniversite 4. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


offf ahmet baba offf

tskler elline emegine saglik
Alt 08.09.2007, 20:43 #4
Silver Members

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


eşi gülten kaya anlatıyor

Sözlerime, Dünya ve Türkiye sanat tarihinin, aynı zamanda sansür tarihiyle de paralellik taşıdığı düşüncesinden yola çıkarak başlamak isterim. Zira erk statükoyu temsil ediyorsa, sanat’ta gelişim yasasının dinamiği olarak, hayatı ileriye taşımakla yükümlü.

Niteliksel farklılık içermemesine rağmen, az gelişmiş, demokrasiyi tolore edememiş, askeri ya da totaliter rejimlerle yönetilen ülkelerdeki farklılıklar da elbette çoğumuzun bildiği bir gerçek.

Sansürün gizli, açık, fiili, hukuk dışı, yasaya da keyfiyete de dayandırılabilen ya da oto-sansür biçiminde onlarca uygulanış biçimi var ise, benim vereceğim örnek bunların neredeyse tamamına maruz bırakılan bir sanatçı örneği.

Freemuse’un sansüre karşı bir platform oluşturup, örgütlenerek mücadele etme fikri olarak algıladığım varlığını, misyonunu ve çalışmalarını çok saygıdeğer bulduğumu, öğrendiğim andan itibaren heyecan duyduğumu ve çalışmalarını takibe aldığımı da söylemeliyim.

Sansürün de bir sistemi, yönetilişi var. Ancak ben sizlere genel olarak tanık ta olduğum, disiplinsiz, yönetimsiz bir sansürden bahsedeceğim biraz, zira Ahmet Kaya sadece disipline edilmiş ve yasalara dayandırılmış bir sansüre maruz kalmadı. Tam da bu nedenle ona uygulanan sansürün, merkezi bir yaklaşımın ya da politikanın ötesinde, bireye has bir özellik taşıdığını düşünüyorum.

Türkiye’de yaşayanların hemen hemen hepsinin Ahmet Kaya’nın yaşamı ve başına gelenlerle ilgili bilgisi vardır sanıyorum. Ancak özellikle aramızdaki yabancı konukların Ahmet Kaya’yı birkaç satırla (elbette zor ama) tanımasını, bilenlerin de anımsamasını isterim.

Ahmet Kaya 1985 yılı ve onu kaybettiğimiz 2000 yılları arasında 17 albüm yaptı. Bu albümlerin hemen hepsi (bu ironiye dikkatinizi çekerim) en çok satanlar listesinde genellikle 1 numaraya yükseldi. Yaptığı albümlerin bandrollü toplam satışı bugünkü tahminlerimize göre 20 milyonun üzerinde. Türkiye’de korsan satışın yasal satışlara oranla beş misli fazla olduğu varsayımından yola çıkarsak da bu rakamın ulaşacağı sonucu bulmak mümkün. 1994 yılında yaptığı “Şarkılarım Dağlara” albümü resmi olarak 2 milyon kopya sattı. Sadece bu albüm korsanla beraber 8-10 milyon üzerinde satmış demektir. Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere siyasi duruşu ve söylemi ne olursa olsun Türkiye Ahmet Kaya’yı en ücra köşesine kadar dinledi, dinliyor…
Sanat hayatı boyunca onlarca ödül, onlarca gözaltına alınma, onlarca yargılanma, yüzlerce sansür gördü. 1999 yılında “Yılın Sanatçısı” ödülünü almaya çıktığı kürsüde hazırlamakta olduğu albümde, ne yazık ki yok sayılan anadilinde (Kürtçe) bir şarkıya da yer vereceğini söylediğinde bir linçle kuşatıldı ve salonu “Vatan Haini” ilan edilerek terk etti… Bu olayın ertesi gününden itibaren medya ülke çapında bir “Anti-Ahmet Kaya” kampanyası başlattı.

Bu, medya eliyle giderek toplumsal bir linçe dönüştü ve ardından gelen yargılamalar sonrasında sürgün hayatı yaşadığı Paris’te, olaylardan bir buçuk yıl sonra 16 Kasım 2000 yılında, maruz bırakıldığı durumu hazmedemeyerek aramızdan ayrıldı…

Ahmet Kaya ve sansür konusuna dönersek, O’na yapılan uygulamaları buradaki konuşma sürelerimize uygulanan disiplin gereği tek tek anlatmak hem mümkün olmayabilir, hem de her birimizi sadece yeniden üzebilir…

Ahmet Kaya’nın 12 Eylül askeri darbesinden beş yıl sonra yayımlanan ve darbenin toplumda bıraktığı izleri taşıyan ilk albümü “Ağlama Bebeğim”, Darbe yönetiminin ülke üzerindeki çelik yumruğuyla, çıkar çıkmaz, toplatılır. Gerekçe, bir şarkıdaki şu naif sözlerdir: “Çok uzakta öyle bir yer var, o yerlerde mutluluklar” Savcının algısına göre “Uzaktaki Yer” sözüyle sosyalizm kastedilmektedir ve Ahmet Kaya sorgulanmalıdır! Böylece Ahmet Kaya’nın üretimi sansürle daha ilk adımda tanışır. Sansürün kendi açmazı ve komedisi sahnedeki yerini Ahmet Kaya ile birlikte almıştır.

İlk albümden itibaren de diğer tüm Ahmet Kaya albümleri, bir biçimde benzer yasaklamalardan ve sansürlerden payını almaya başlar. Üstelik sansür ve yasaklama yöntemleri tek tip de olmamıştır. Örneğin, o dönemde yayımlanmasına izin verilen ve hukuki hiçbir sorun bulunmadığı ilgili bakanlıkça tescil edilmiş albümler, aynı hukuka ve devlete bağlı çeşitli illerde valilikler tarafından hiçbir gerekçe göstermeksizin yasaklanmaya başlar. İstanbul’da yasal olan bir albümün aynı ülkenin başka şehirleri olan örneğin Yozgat’ta, Diyarbakır’da valilikçe sakıncalı bulunduğu gerekçesiyle satışı, dağıtımı yasaklanır. Bunların neredeyse tamamı son derece keyfi, bir kuralı ya da sistemi olmadan, bir yasaya dayandırılmadan uygulanmaktadır.

Albümlere uygulanan bu çifte standartlı sansür konserlerde de aynen uygulanmıştır. Birçok il’de Ahmet Kaya’nın konser vermesi engellenirken diğer bazı illerde şarkılar il yönetimi ve Emniyet Müdürlükleri tarafından denetlendikten sonra konser izni alınabilmiştir. Bu konserlerden birinde, Ahmet Kaya’ya söylememesi gerektiği belirtilen uzunca bir şarkı listesi verilir (ki bu liste repertuarının tamamıdır), ancak sorun şu ki Ahmet Kaya’nın söylememesi gereken şarkılardan biri, hiç sözü olmayan, enstrümantal bir parçadır. Aslında gerçekte neyin sansürlendiğini anlamakta her birimizin algısı tam da noktada zorlanıyor.

Bu yıllarda, Bursa, Antalya, Kars, Ağrı, Erzincan, Erzurum, İzmir, Yozgat, Ordu, Mardin, Diyarbakır gibi illerde valilikler Ahmet Kaya’nın farklı albümlerinin satışına yasaklar koyarak, piyasadaki albümleri toplatır, oysa hukuki olarak tüm bu albümlerin tüm o yasaklanan şarkıları o valilerin bağlı olduğu bakanlık tarafından onaylanıp satışa sunulmuştur. Bu toplatma, yasaklama kararları alınırken, herhangi bir mahkemenin kararı da yoktur. Bir yargılama ve hüküm söz konusu olmadan valilikler albümleri kişisel keyfiyetlerle mahkûm eder.

Savcılıklar tarafından da konserlerinde siyasi propaganda yapmak, izleyicileri siyasi açıdan tahrik etmek, Kürtçe şarkı söylemek gibi gerekçelerle sürekli davalar açılır. Bu davalarda toplam yüzlerce yıl hapsi istenir. Tüm yasaklamalar, yargılamalar esnasında Ahmet Kaya albümleri milyonlarca satar, konserlerini on binlerce hayranı izler ama Ahmet Kaya, 1996 yılına geldiğimizde 72 ilin 65’inde yasaktır!

Muhalif bir sanatçı olarak Ahmet Kaya’nın sanat hayatına genel olarak bir bakış atıldığında, üretimlerinin Türkiye gündemiyle paralellik içerdiğini görürüz. 1986 yılında çıkardığı Şafak Türküsü isimli albümü ile 1980 askeri darbesinde hapishanelere atılan binlerce insanın sesini idamla yargılanan bir şairin şiiriyle duyurması, 1987 yılında çıkardığı Yorgun Demokrat albümünde 80 darbesiyle sindirilen demokratlara seslenişi, 1994 yılında çıkardığı Şarkılarım Dağlara albümü ile Türkiye’nin Güneydoğusunda süren savaştan bahsetmesi, 1996 yılında çıkardığı Beni Bul isimli albümünde gözaltında kaybolan gençlerin, her Cumartesi günü geleneksel olarak oturma eylemi yapan Cumartesi annelerine şarkı yapması başlıca örneklerdir.

Ahmet Kaya’nın üretimi sadece sansürlenmiyordu. Gazetelere yansıyan haberlerde, ülkenin birçok yerinde Ahmet Kaya dinlediği için polis tarafından dövülen, sorgulanan, taciz edilen insanlara, kulaklıkla da olsa Ahmet Kata dinledikleri anlaşıldığında kaldıkları yurtlardan atılan öğrencilere, kentin en büyük meydanlarından birinde, tezgahında Ahmet Kaya albümü sattığı için tehdit edilen seyyar satıcılara rastlamak mümkündü. Bu sadece o yıllara has bir durum da değildi açıkçası. 2004 yılında İzmir’de Ahmet Kaya dinlediği için polis tarafından dövüldüğünü söyleyen bir genç kendisini döven polislere dava açtı. Ahmet Kaya posterini evine astığı için dövülen köylü, dükkânında Ahmet Kaya dinlediği için polis tarafından taciz edilen esnaf, arabasında dinlediği müziği susturulan taksi şoförleri de hiç yabancı olmadığımız örneklerdi.

2000 yılında Ahmet Kaya Paris Pere La Chaise’deki ebedi istirâhatgâhına yerleştikten sora da sansür elbette bitmedi.

Yokluğunda yapılan ve kaydedip yayınlamadığı şarkılardan oluşan yeni bir albümü, 20 farklı sanatçı ve aranjör tarafından yapılan ve Ahmet Kaya şarkılarından oluşan saygı albümü, yıllar önce kaydedilen tamamen geleneksel (anonim) müzikten oluşan yapılan başka bir stüdyo albümündeki parçalar için yapılan klipler ülkenin ulusal televizyonlarında hiçbir yasak ve bilinen engel olmamasına karşın gösterilmedi. Milyonlarca satan albümler yokmuş gibi davranıldı. Yok sayılan sanatçının gösterilmeyen yeni klipleri internet sitelerinden milyonlarca kez izlendi, şarkıları milyonlarca kez download edildi.

Çeşitli şehirlerde belediyelerin halkın isteği üzerine açmak istediği Ahmet Kaya isimli parklar, kültür merkezleri valilikler ve kaymakamlıklar tarafından engellendi, gerekçe gösterilmeden bu parklara, kültür merkezlerine Ahmet Kaya adı konması engellendi. Ahmet Kaya isminin yaşatılmasına tahammül gösterilmedi…

2005 yılında TRT’nin (resmi devlet televizyonu) bir canlı yayınına katılan Niran Ünsal isimli sanatçı, yayında bir Ahmet Kaya şarkısı söylemeye başlayınca (sadece bunun için) belki de tarihin ilk naklen sansürü gerçekleşti, canlı yayının sesi kapatıldı ve Niran Ünsal’ın başka bir şarkısı CD’den çalınmaya başlandı. Canlı yayın sırasında durumu fark etmeyen sanatçının, yapılan naklen sansürü anladıktan sonra büyük tepkisini çeken ve bu resmi kanalın başındaki şahsiyeti bile çok zor durumda bırakan olay, hafızalarımızda bir sansür komedisi olarak yerini almıştır.

Müziklerini Ahmet Kaya’nın yaptığı “Tatar Ramazan” filmi, Devlet televizyonunda gösterilirken, fonda Ahmet Kaya’nın kendi sesinden şarkılar olan bölümler filmden çıkarılarak gösterilmektedir.

Son 20 yılda birçok radyo Ahmet Kaya şarkıları çaldığı için belirli süreler kapatıldı. Yakın zamanda (bir-iki ay önce) Anadolu’nun Sesi Radyosu RTÜK tarafından bir ay süreyle kapatılmış, gerekçe olarak da çalınan bir Ahmet Kaya şarkısı gösterilmiştir.

Çok büyük bir müzikal kültürün üzerindeki ‘sansür’ figürünün, bu coğrafyada özellikle siyasal sansür biçiminde neredeyse meşrulaştığını söylemek mümkün. Türkiye’de son derece geniş ve muğlak bir düşünce suçu tanımı var ve yükselen yeni milliyetçi dalgayla beraber kendi içine hapsedilen yaratıcı ruh başının belaya girebileceği kaygısıyla kendi kabuğuna çekilmektedir.

Sansürün siyasete, erke, dine, kişisel keyfiyete ya da başka bazı hiyerarşilere göre değişen uygulamalarına vereceğim son çarpıcı örnek, bu ülkenin en büyük şairlerinden biri olan, eski Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel’in oğlu Can Yücel’le eşim Ahmet Kaya’nın başına geldi. Yıllardır kitabında yer alan şiirlerinden biri eşim tarafından bestelendiğinde, şiirde milyonlarca insan tarafından ezbere bilinen “sidikli kontes” sözü denetimden geçmeyerek, şair tarafından “pasaklı kontes” olarak yeniden yazılmış ve böylece ülke temize çıkmıştır!
Alt 09.09.2007, 18:53 Gelas - MSN üzeri Mesaj gönder Gelas - YAHOO üzeri Mesaj gönder #5
Bronze Members

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


Bunları paylaştığınız için sağolun arkdaşlar...
Alt 12.09.2007, 20:06 #6
Premium Members

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


ahmet kayayi saygila aniyorum allah rahmet etsin mekani cennet olsun::elinize saglik..







Alt 13.09.2007, 15:41 #7
Anaokulu

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


eline, emeğine sağlık...
Alt 14.09.2007, 05:54 #8
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


Biz Hemşerimizi Toprağa dEğil Kalbimize Gömdük Sakın Öldü Bilinmesin Dostlar Yürekte Yaşar "Ma tu bizani ozanlara ölüm yoktur"
Alt 19.09.2007, 19:44 #9
yeminli yaver
Guest

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


tşk paylaşım için.....
Alt 23.09.2007, 20:54 #10
web isimli Üye şimdilik offline konumundadır web
Lise 2. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


cok tesekküerler gözüm
böyle bir bölüm acilmis ve benim haberim yok
emegine ve o kocaman yüregine saglik
Alt 23.09.2007, 21:43 #11
Anaokulu

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


off baba offf bizi bu dünyada boyle bıraktın baba
Alt 23.09.2007, 21:51 #12
Koordinasyon

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


Binlerce cumlede sarf etsem yinede yetirsiz kalacak
bu nedenle Ellernize saglik binlerce kez tesekkur ederim deyip susuyorum.
Alt 24.09.2007, 06:26 #13
Silver Members

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


Yüreginize saglik hepinizin gercekten, insana mahsustur unutmak ama Ahmet kaya unutulmayacak kadar buyuk bir sevgi bir kavga birakti ardinda bizlere dusen deyerlere sahip cikmatir tsk ler takrardan...
Alt 27.09.2007, 16:31 #14
Ilkokul 8. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel






##############
Otomatik Birlestirme
##############



Birazdan kudurur deniz
Birazdan dalgaların sırtından
Üst üste fışkıran rüzgarlar
Bir intikam gibi saldırınca üstüne.
Yüzüne şarkılar çarpar, yüzüne şiirler çarpar, ağlarsın
Sen artık, sen artık buralarda duramazsın.

"Artık sazın bağrı mı olur
Kimsenin bilmediği bir ağrı mı
Gider kendine gömülürsün
Yoksa bu şehir bu sokaklar
Seni alır kullanır seni alır kullanır
Santim santim çürürsün."

Bazen bir uçurum kalır
Bazen de martıların ardından
Velvele koparan bir leş kalır
Bir intihar gibi puşt olunca sevdalar.
Sırtını duvara yaslar, sırtını ağaca yaslar susarsın
Sen artık hiçbir sözü, hiçbir sözü kaldıramazsın.

"Şimdi bir yeni sevda mı olur
Kimsenin kapını çalmadığı bir inziva mı
Tutar sıfırdan başlarsın
Yoksa bu ilişkiler bu zaaflar
Seni yiyip bitirir, seni yiyip bitirir
Dirhem dirhem azalırsın."


##############
Otomatik Birlestirme
##############















##############
Otomatik Birlestirme
##############

Alt 28.09.2007, 19:07 #15
Anaokulu

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


adalet mülkün temelidir
Alt 03.10.2007, 10:44 #16
Lise 2. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


Emeğine, yüreğine sağlık...
Alt 09.10.2007, 17:06 #17
nesli_nur
Guest

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


paylaşım için teşekkürler
Alt 10.10.2007, 11:57 #18
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


merhaba arkadaşlar .ok saolun böyle bir şey için
Alt 10.10.2007, 17:02 #19
Anaokulu

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


teşekkür ederim
Alt 16.10.2007, 22:32 #20
Ilkokul 2. Sinif

Standart Cevap: Ahmet Kaya'ya Özel


ÖLUM KAPIYA GELİNCE AH EDİP İNLEME BU HALİNLE TANRIYI İNCİTMİŞ OLACAKSIN ECEL KAPIYI ÇALDIĞI ZAMAN EVİ TELAŞA VERME O GELDİĞİ ZAMAN SEN GİTMİŞ OLACAKSIN
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Ahmet Kayacilara Özel Karisik web Bana Bir CD yap 67 05.05.2009 15:24
Ahmet Kaya'ya çatal fırlatanlar nerede? erkan keceli Siyasal Tartışmalar 9 11.04.2009 19:26
Kaya Gibi Adamdın Ahmedim " Ahmet Kaya'ya Özel Şiir " DuRGuN-YaSaM Kendi Siirleriniz 0 14.09.2008 23:31
Özel Ahmet Kaya Karması korsan Silinen Konular ve Mesajlar 9 22.01.2008 17:41

WEZ Format +2. Şuan Saat: 02:06.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197