CAYBURG.NET
Siyasal Tartışmalar Siyasal Tartışmalar
Cevapla
Şêx Said (Şeyh Sait) Destanı Bu konu 1173 defa okundu ve 47 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 28.04.2008, 01:10 #1
Silver Members

Standart Şêx Said (Şeyh Sait) Destanı


Şêx Said (Şeyh Sait) Destanı





Şeyh Said 1865 yılında Erzurum’un ilçesi Hınıs’a bağlı Kolhisar Köyü’nde dünyaya geldi. Babasının adı Şeyh Mahmut Fevzi’dir. Şeyh Said’in ailesi köklü ve büyük ailelerdendir. Ailesi daha Osmanlı Padişahı 4. Murat döneminde, düşman saldırılarıyla karşılaşır. Sultan 1639’da Şeyh Said’in dedesi Seyyid Haşim’i katleder. 1639’da Kürdistan’ın, Kasr-ı Şirin antlaşmasıyla iki parçaya ayrılır. Olabilir ki Seyyid Haşim de bu duruma karşı çıktığı için şehit edilmiştir.

Şeyh Said’in dedeleri şu silsileyle geliyor: Mele Haydar, Mele Kasım, Şeyh Ali Septi Amedi, Şeyh Mahmut Fevzi. Şeyh Mahmut Fevzi Palu’dan Hınıs’a gidip Hınıs’ın köyü Kolhisar’ı satın alır ve orada yerleşir. Şeyh Mehmûd Fevzi’nin yedi oğlu olur. Bunlar; Şeyh Said, Şeyh Bahaddin, Şeyh Diyaeddin, Şeyh Necmeddin, Şeyh Tahir, Şeyh Mehdi ve Şeyh Abdurrahim’dir.

Babasının ölümünden sonra bu büyük ailenin bütün sorumluluğu Şeyh Said’in üzerine kalır. Şeyh Said’in ailesi çok zengindi. Sürüleri vardı ve bu sürülerini Erzurum’dan ta Halep’e, Musul’a, Şam’a kadar götürüyordu. Şeyh Said bu arada hem ticaret yapıyor hem de gittiği yerlerde insanlarla ilişki geliştiriyordu. Bundan dolayı onu tanıyanlar ve sevenler çoktu. Kürdistan’da bir çok insan onun etkisinde kalıyordu. Birinci Dünya Savaşı sırasında bir çok Kürt yerinden yurdundan göç ettirilir. Bu dönemlerde Osmanlı, onu ve ailesini de sürmek isterler ama dönemin kaymakamını Şeyh Said tehdit eder ve ondan çekindikleri için Ona ve ailesine karışamazlar.



Şeyh Said ilim öğrenmek için medreseye başlar. Muş, Malazgirt, Hınıs ve Palu’da eğitimini tamamlar. Şeyh Said bilinçli ve akıllı bir insandı. Köy köy gezip İslami ve ulusal mücadele bilincini insanlara vermeye çalışır. Kürdistan Teali Cemiyeti’ne üye olur. Osmanlı’nın yıkılıp Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber Cumhuriyetin kurucuları gerçek yüzlerini göstererek İslam ve Kürt karşıtlığına dayalı politikalarını gün yüzüne çıkarırlar. Bu da Şeyh Said’in çabalarını artırır. O, bu durumda artık yerinde duramazdı. Gün çalışma günüydü.



Rêxistina Azadî, 1921’de Kürdistan Teali Cemiyeti’nin kapatılması üzerine açılır. Cemiyetin başkanı Cibranlı Albay Halit Bey idi. O, Şeyh Said’in kayın biraderiydi. Cibranlı Halit, ikinci Abdulhamit’in açtığı Aşiret Mektepleri’nde okumuştu ve iyi bir askerdi. Bu cemiyete daha sonra Hacı Musa Bey, Cibranlı Halit Bey, Hasenanlı Halit ve başkaları da katıldılar. Bitlis mebusu Yusuf Ziya 1923 yılının yaz mevsimi sonunda Şeyh Sait ile görüştü ve görüşmede bir Kürt ayaklanması örgütlemek ve bu amaçla örgütlenmeye hız vermek istediklerini belirtirler. Şeyh Sait Kürdistan’da büyük bir etkiye sahip olduğu için Rêxistina Azadî’ye davet edilir.



Rêxistina Azadi’ye üye olduktan sonra çalışmalarını daha bir ilerletir. Köy köy gezer, tanıdığı ve sevdiği insanlara mektup göndererek mücadele bilicini insanlara ulaştırmaya çalışır.



Kürdistan’da büyük bir kıyam hazırlığına başlarlar.

Cemiyetin üyeleri kendi aralarında hepsinin bildiği bir şifre diliyle iletişim kuruyorlardı. Bu şifrelerle yaptıkları görüşmelerden birinde şifre yanlış anlaşılır ve ayaklanma hazırlığı Mustafa Kemal tarafından duyulur ve Rêxistina Azadî’nin başkanı Cibranlı Halit Bey ve Yusuf Ziya 1924 yılının Ekim ayında tutuklanırlar. Bu olay üzerine başkanlık görevi Şeyh Said’e kalır.

Şeyh Said hazırlığını yapar ve evden çıkacağı zaman hanımı ona şöyle der:



“Sen bizi kime bırakıp gidiyorsun”. Bu soru karşısında Şeyh Said tarihi cevabını şöyle verir:



- Eğer ben ve bu bastonum yalnız da kalsak ben yine bu kafirlere karşı çıkacağım. Ne ben Hz. Hüseyin’den daha değerliyim ne de benim ailem onun ailesinden daha kıymetlidir. Eğer ben bu kafirlere karşı çıkmazsam zebaniler sarığımdan tutup beni cehenneme atarlar, siz o zaman bana yardım edebilecek misiniz? Onlar bana demezler mi; “Ey Said Allah o kadar mal mülk verdi sana. Sen Allah için ne yaptın? Bunlar Allah’ın emirlerini ayaklar altına almışlar.

Evet ben cihada başladım ve korkanlar, cihat edemeyecekler, hastalar gelmesinler. Bu yol korkakların yolu değildir!

Kardeşi Bahaddin ise O’na şöyle der: “Abi sen biliyorsun Kürt halkı bilgi yönünden pek gelişkin değil. Sen başaramazsın.”



Şeyh Said’in cevabı takdire şayandır.



- Bahaddin, Bahaddin! Hiç merak etme ben Amed’de asılacağım, sen de Kur’an’ın üzerinde şehit düşeceksin.



ALLAH Û EKBER, ALLAH Û EKBER, ALLAH Û EKBER WE LÎLLAHÎL HEMD



Hz. Hüseyin de nerede şehit düşeceğini bilmiyordu. Ama onlar için her şeyden önemlisi Rablerine olan sevgiydi.

Bu arada Türk Hükümeti yetkilileri Şeyh Sait'e haber gönderip ifadesini almak istediklerini bildirdiler. Şeyh Sait ifade vermeye gitmeyip 27 Aralık günü Hınıs'tan ayrılıp Çapakçur'a doğru yola çıktı. 4 Ocak 1925 günü Şeyh Sait ve çok sayıda Kürt ileri geleni Kırkan köyünde bir toplantı yaptılar. Bu toplantıda Şeyh Said’in fetvası şuydu: “Bizler ve Türkleri bağlayan sadece din kalmıştı, Türk Hükümeti dini de kaldırdı ve artık bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey kalmadı.”



Bu toplantıda alınan birinci karar şuydu: Şeyh Said; Amed, Ergani, Lice, Farqin, Darahini, ve Hani’nin ileri gelenleriyle görüşecek. Ardından Çevlik’e gelecekler ve orda kıyama başlanılacak.



Şeyh Sait 12 Ocak'ta Çapakçur'da, 15 Ocak'ta Daraheni'de, 21 Ocak'ta Lice'de ve 25 Ocak'ta Hani'de idi. Şeyh Sait buralarda halk ile ve bazı Kürt önderleri ile toplantılar yaptı. Şeyh Sait Piran'da kardeşi Abdurrahim'in evinde iken, Türk askerleri evi basıp, Şeyh Abdurrahim'e sığınmış bazı Kürtleri almak istediler. Şeyh Abdurrahim, kendisine sığınmış bu insanları, Şeyh Sait orada iken vermeyi reddettiğinden, askerler bu kişilere saldırdılar. Bunun neticesi olarak askerler ile Kürtler arasında çatışma çıktı. Böyle bir provokasyon sonucu, hareket beklenmedik bir şekilde, planlanmış zamandan önce, 8 Şubat 1925'de başladı.



Kıyam 1925 yılının Şubat başında, Kürdistan'ın bütün bölgelerinde birden başladı.



Hasanan aşireti reisi Albay Halit Bey derhal Muş'u kuşattı. Cibran Aşireti'nden Hasan Bey, çarpışmalardan sonra Hınıs'ı, Şeyh Abdullah ise Varto'yu zaptettiler. Birkaç küçük çarpışmadan sonra Ergani ve Maden de zaptedildi. Şeyh Sait, 7000 kıyamcı ile birlikte Kiği, Eğil üstüne yürüdü. Hani, Lice ve Piran'ı zaptederek 14 Şubat günü Darahini'yi tamamen ele geçirdi ve buraya Modan'lı Feqi Hesen'i vali olarak tayin etti. Darahini, Kürdistan'ın geçiçi başkenti ilan edildi. Toplanan vergiler ve tutsak alınanlar Darahini'ye gönderilmeye başlandı. Çapakçur da ele geçirildikten sonra, bütün Harput ele geçirildi. Kısa bir süre sonra da çevre aşiretlerden yardımcı kuvvetler alınarak derhal Amed üstüne yüründü.



Hükümet endişeye kapılarak derhal Sarıkamış'taki 9., Erzurum'daki 8., Amed'deki 7. tümenleri ve Mardin´deki 1., Urfa'daki 14.Süvari alaylarını, Van'daki 1. Süvari tümenini ve hudut birliklerini harekete geçirdiler.



Silvan, Beşiri bölgeleri Türk Hükümetinden alındı ve sonra kuzeye, Palu istikametine yönelinerek Malazgirt, Piran, Bulanık ele geçirildi. Daha sonra kıyamcılar; Malatya vilayeti istikametinde ilerleyip, Pötürge'yi de kurtararak Çemişgezek'i aldılar. Öte yandan da Siverek istikametinde ilerlediler.



Kıyam güçleri hemen ardından, Amed’e doğru ilerleyerek, hem kuzeyden hem de güneyden taarruza geçtiler. Her iki taaruz da başarılı oldu ve Mardin kapısının yeraltı geçidinden şehre girildi. Sürpriz ile karşılaşan Türk Hükümet birlikleri kaçarak İç kaleye sığındılar. Kürtler orada bulunan silah ve cephane depolarını zaptederek, silahların bir kısmını orada çarpışan Kürtlere, diğerlerini ise dışarıya yolladılar.



Türk Hükümetinin askerleri Amed’in etrafında başarı elde edilmemişti, her taraf kıyamcılar tarafından kapatılmıştı bu durum karşısında çoğu zaman kaybetmişlerdi. Fransızlar, Türk Hükümeti askerlerine güneyden girebilmeleri için yol açmışlardı. Bundan dolayı yollar Mücahitlere kapatılmıştı. Bazı aşiretler hükümet askerlerinin yanına gittiler. Şeyh Said çaresizce geri çekildi. Hükümet onların her anından haberdardı. Şeyh Said ve arkadaşları İran’a çekilmeye karar verdiler.



Şeyh Sait'in kuvvetleri Genç'in kuzeyinde zor durumdaydılar. İran’a çekilmek için şiddetli çarpışmalar yaşa****** Türk Hükümetinin birliklerinin cephesini yarıp Varto yakınlarına varabildiler. Bu olaydan sonra çeşitli kollar halinde ve çeşitli istikametlerden çok sayıda Türk Hükümeti kuvvetleri ilerleyip Şeyh Sait'i tekrar muhasara altına aldılar. Birçok kanlı çarpışmalardan sonra Şeyh Sait yeni bir taarruz yaparak Türk kuvvetlerinden kurtulmak istediyse de başarılı olamadı. 15 Nisan'da Şeyh Sait Bacanağı Binbaşı Kasım'ın ihbarı üzerine, Muş ve Varto arasındaki Abdurrahman Köprüsünde, büyük bir kısmı yaralı olan diğer liderlerle birlikte Türk Hükümetinin eline esir düştü ve hep beraber Amed'e gönderildiler.



Bu arada Cibranlı Halit Bey ve Yusuf Ziya asılmışlardı. Bu durum savaşçıların moralini bozmuştu.



Daha sonra anlaşıldı ki devlete ajanlık yapan kişi tam da yanlarındaydı. Bu kişi Şeyh Said’in bacanağı Kaso’ydu.



Şeyh Said’i arkadaşlarıyla beraber 5 Mayıs günü Amed’e getirirler. Yargılandıkları zaman karar zaten belliydi. 28 Haziran’da Şeyh Said ile beraber 46 arkadaşı idam edildi.



Asılacağı sırada bir kağıdın üzerine Arapça şöyle yazıyor: “ Değersiz dallarda beni asmanıza pervam yoktur. Muhakkak ki ölümüm Allah ve İslâm içindir."



İlmik boynuna geçirildikten sonra, Kürtçe söylediği son söz ise; "Şu anda fani hayata veda etmek üzereyim. Halkım için feda olduğuma pişman değilim. Yeter ki torunlarım düşmanlarıma karşı beni mahcup etmesinler."



Onların şehadeti yıllardır Kürtlerin maruz kaldığı zulmün katmerleşerek artmasına sebep oldu.



Bu kıyamın sonucunda 14 şehir, 700 köy, 9000’e yakın ev harabeye döndü. 50.000 kişi göç ettiriliyor, yaklaşık 7.500 kişi zindanlara atılıyor 660 kişi idam ediliyor. 80.000 Kürt öldürülüyor.



Türk Hükümeti kuvvetlerinin sayısı yaklaşık 200.000’di. Şeyh Said’in ordusu ise yaklaşık 20.000 idi. Bu zulüm 1927’ye kadar devam ediyor. Bir çok yerde insanlar ahırlarda toplu bir şekilde yakılıyorlar. Zalimler için çocuk, ihtiyar, kadın veya hayvan hiç fark etmiyor. Hepsi birlikte yakılıyorlardı.





Konu TARZANO tarafından (28.04.2008 Saat 01:16 ) değiştirilmiştir.
Alt 28.04.2008, 01:13 #2
Ilkokul 6. Sinif
hangi destan bu büyük milletin arasına ilk fitne tohumlarını bence eken insandır
hada sonrada kacmıştır milleti birbirine düşürüp
Alt 28.04.2008, 01:30 #3
Silver Members
efeee Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

hangi destan bu büyük milletin arasına ilk fitne tohumlarını bence eken insandır
hada sonrada kacmıştır milleti birbirine düşürüp

okumadan yorum yapmasaydın .....
Alt 28.04.2008, 13:47 #4
Lise 1. Sinif
efeee Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

hangi destan bu büyük milletin arasına ilk fitne tohumlarını bence eken insandır
hada sonrada kacmıştır milleti birbirine düşürüp

Hewalim dogru demis.....Seyh Sait destani diye birsey yok ve olmadida.....Konuyu Seyh Sait isyani diye düzeltirsen dogru olur.
Alt 28.04.2008, 13:50 #5
Silver Members
kuro_muro Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Hewalim dogru demis.....Seyh Sait destani diye birsey yok ve olmadida.....Konuyu Seyh Sait isyani diye düzeltirsen dogru olur.

arkadaşlar... konuyu okumadan cevaplamayın. illaki cevap yazmak istiyorsanız ilk önce konuyu okuyup konuya göre düşüncenizi yazın!!
Alt 28.04.2008, 13:51 #6
Bronze Members
isyan yerine destan yazmış yanlışlıkla
olur böyle hatalar
Alt 28.04.2008, 14:01 #7
Lise 2. Sinif
Arkadaş Şeyh Said'in icraatlarını destansı bir şekilde anlattığı için konu başlığı öyle olmuş olabilir .Güzel bir yazıydı heval .Teşekkürler ..
Alt 28.04.2008, 14:28 #8
Silver Members
Şeyh Said'i bilgin,aydın bir insan olduğunu biliyorum.Kendisi pozitif bilimler yerine daha çok ilim öğrenmeyi tercih etmiş.Buna da eyvallah.Ama isterdim ki İngilizlerin oyununa gelecek kadar saf olmasın.Ama olmadı ve oyuna geldi ve ağır bir şekilde de bedeli ödendi.Belli haklar,özgürlükler ya da inançların savunumu yeri geldiği zaman silahla,yeri geldiği zaman diplomasi ile kazanılır.Ama silah o zaman için yanlıştı.Bence Şeyh Said'i bu denli masum göstermen gereksiz.Öyle olmadığı yazı da bile açıktır.Konu açarken biraz daha objektif ve gerçekçi olalım arkadaşlar.

Saygılarımla
Alt 28.04.2008, 16:10 #9
Silver Members
bayerezber Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Şeyh Said'i bilgin,aydın bir insan olduğunu biliyorum.Kendisi pozitif bilimler yerine daha çok ilim öğrenmeyi tercih etmiş.Buna da eyvallah.Ama isterdim ki İngilizlerin oyununa gelecek kadar saf olmasın.Ama olmadı ve oyuna geldi ve ağır bir şekilde de bedeli ödendi.Belli haklar,özgürlükler ya da inançların savunumu yeri geldiği zaman silahla,yeri geldiği zaman diplomasi ile kazanılır.Ama silah o zaman için yanlıştı.Bence Şeyh Said'i bu denli masum göstermen gereksiz.Öyle olmadığı yazı da bile açıktır.Konu açarken biraz daha objektif ve gerçekçi olalım arkadaşlar.

Saygılarımla

Bayerezber, ben şeyh saidin ingiliz oyununa geldiğini sadece okul kitaplarında gördüm. Bildiğim kadarıyla ingilizler şeyh saide karşı olmuşlar, zaten atatürk ingilizlerle anlaşmış ve musul ve kerkükü kendi isteğiyle bazı şeyler karşılığında vermiş.
bundan dolayı da bu isyanda ingilizler mustafa kemale yardım etmiş. ben böyle biliyorum, sen de biraz araştırsan belki daha doğrusunu öğrenirsin.
Alt 28.04.2008, 16:37 #10
Silver Members
Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden 3.'süne sahip olan Kerkük-Musul bölgesini,İngilizler M.Kemal'e mi vercecekti belli konularda anlaşarak.haha hehe Buna sadece gülerim.1.Dünya Savaşı'ndan günümüzdeki Ağır Psikolojik savaşlara ve Ulusal Şirketlerin savaşları da dahil olmak üzere,bütün savaşlar "enerji" üzerine yapılmıştır.İngilizler o bölgeyi Türklere verir mi sanıyorsun.M.Kemal'in referandum yolunu kullanarak,Kürtler üzerinde Musul ve Kerkük'ü alacağı en yakın arkadaşları tarafından İngilizlere söylenmişti.Hoş zaten İngilizler bunu biliyordu.Şeyh Sait isyanını çıkartmak M.Kemal'i engellemek demektir.Çünkü İngilizler gerekirse M.Kemal'le savaşacaklardı.Ve hata savaş kaçınılmazdı.Türkiye'ye sağlam bir ordu gerekiyordu.Bu ordu mevcuttu.Ancak;isyanla birlikte ordudan neredeyse eser kalmadı.Ve M.Kemal anladı Musul-Kerkük'ü alamayacağını.Çünkü çok fazla oyun ve güç vardı ortada.Savaşacak bir ordu da kalmayınca...Hiçbirşey göründüğü gibi değildir siyaset alanında.M.Kemal eğer Kerkük-Musul bölgesini referandumla alabilseydi Kürdistanın bir muhtariyet olarak kurulmasına izin verecekti.İç işlerinde karışmayacak,dış işlerinde tamamen Türkiye'ye bağlı olacak bir Kürdistan.Ama maalesef her zamanki gibi İngilizler yine ortalıktaydı...
Alt 28.04.2008, 16:43 #11
Ilkokul 7. Sinif
o adamın kim olduğu bellidir bu zamanki pkk nın benzeri işlerde bulunmuş sonrada kaçmıştır
Alt 28.04.2008, 16:44 #12
paflogonia
Guest
TARZANO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Bayerezber, ben şeyh saidin ingiliz oyununa geldiğini sadece okul kitaplarında gördüm. Bildiğim kadarıyla ingilizler şeyh saide karşı olmuşlar, zaten atatürk ingilizlerle anlaşmış ve musul ve kerkükü kendi isteğiyle bazı şeyler karşılığında vermiş.
bundan dolayı da bu isyanda ingilizler mustafa kemale yardım etmiş. ben böyle biliyorum, sen de biraz araştırsan belki daha doğrusunu öğrenirsin.

Bu kırmızı ile belirttiğim ve sizin itham ettiğiniz yardım hangi kaynakta yazıyor.Ben elimden geldiğince farklı kaynaktan okurum tarihi lakin uydurma tarih harici hiçbir yerde duyulmamıştır.
Alt 28.04.2008, 16:54 #13
Silver Members
Şunu belirtmekte fayda görmekteyim.Şeyh Said'in asılmasında M.Kemal'in onayı gerekiyordu.Ancak M.Kemal'in onayıyla idam ettirilebilirdi Şeyh Said.M.Kemal'e bu belgeyi onaylatmadan apar topar astıkları biliniyor.Ne hikmetse M.Kemal,Şeyh Said idam ettirildikten sonra ölüm haberini duyuyor.Normalde M.Kemal onun idamını durdurabilecek ve bütün olanların nasıl başladığını,geliştiğini bilecekti.Ancak dönemin komutanları arkadaşları ile birlikte apar topar onları astı.Hukuki hiçbir yanı yokken"?"Gerçekten soru işareti.Ayrıca Şeyh Said'in isyanı çok büyük ve dalga dalga yayılan bir isyanda olsa,Türk Hükümetinin bu şekilde katliamlara ve vahşetlere izin vermesi son derece yakışıksız ve hiçbir ahlaki anlayışa sığmıyor.Orta da çok fazla oyun dönüyor ve hala bu oyunların devamını bir seri halinde yaşıyoruz maalesef.
Alt 28.04.2008, 17:13 #14
Silver Members
bayerezber Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden 3.'süne sahip olan Kerkük-Musul bölgesini,İngilizler M.Kemal'e mi vercecekti belli konularda anlaşarak. Buna sadece gülerim.1.Dünya Savaşı'ndan günümüzdeki Ağır Psikolojik savaşlara ve Ulusal Şirketlerin savaşları da dahil olmak üzere,bütün savaşlar "enerji" üzerine yapılmıştır.İngilizler o bölgeyi Türklere verir mi sanıyorsun.M.Kemal'in referandum yolunu kullanarak,Kürtler üzerinde Musul ve Kerkük'ü alacağı en yakın arkadaşları tarafından İngilizlere söylenmişti.Hoş zaten İngilizler bunu biliyordu.Şeyh Sait isyanını çıkartmak M.Kemal'i engellemek demektir.Çünkü İngilizler gerekirse M.Kemal'le savaşacaklardı.Ve hata savaş kaçınılmazdı.Türkiye'ye sağlam bir ordu gerekiyordu.Bu ordu mevcuttu.Ancak;isyanla birlikte ordudan neredeyse eser kalmadı.Ve M.Kemal anladı Musul-Kerkük'ü alamayacağını.Çünkü çok fazla oyun ve güç vardı ortada.Savaşacak bir ordu da kalmayınca...Hiçbirşey göründüğü gibi değildir siyaset alanında.M.Kemal eğer Kerkük-Musul bölgesini referandumla alabilseydi Kürdistanın bir muhtariyet olarak kurulmasına izin verecekti.İç işlerinde karışmayacak,dış işlerinde tamamen Türkiye'ye bağlı olacak bir Kürdistan.Ama maalesef her zamanki gibi İngilizler yine ortalıktaydı...

İnsanın bildiği doğrular her zaman doğru olmayabilir. Bize bu şeklini okulda anlatırlardı ve hala da anlatıyorlar ünv. de bile...
Ama şeyh said isyanından sonra doğuda 15 tane daha isyan çıktı atatürk zamanında... bunların hepsini ingilizler mi kışkırttı?
1925 te kürtçeyi de ingilizler yasakladı... asimilasyon da ingilizlerin isteğiyle oldu? ... ve daha neler. Ortam sakinleşince niye özerklik vermedi peki? atatürk özerklik sözünü sadece kürtleri kandırmak için verdi.
Bu toplantıda Şeyh Said’in fetvası şuydu: “Bizler ve Türkleri bağlayan sadece din kalmıştı, Türk Hükümeti dini de kaldırdı ve artık bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey kalmadı.” yani onların ülkesi varsa bizim de bi ülke hakkımız vardı, bunun ingilizle bir alakası yok. biz onların ülkesinde mülteci hayatı yaşamayı hak ettik mi yani? şeyh said bu kadarını düşünmemiş mi sence bu ayaklanma kararı verirken...

Gerçekler elbet bir gün ortaya çıkacaktır. ben de tam teşekküllü araştırmadım, daha araştırmaya devam ediyorum ama sana da tavsiyem sen de sadece tek taraflı kaynaklara bakarak karar verme.
Alt 28.04.2008, 17:46 #15
Silver Members
Yıllarca M.Kemal'i bize okulda beynimize bir tanrı misali kazımaya çalıştılar.Ben ise hep araştırmaya gittim.Her zaamn için bu memlekette ÖSS tarihi mevcuttur.Biz o tarihin bilimsellikten ve objektiflikten uzak olduğunu bildiğimiz için hep araştırmaya gittik.İngiliz kaynakları,Fransa'nın görüşleri,Arapların söylemleri.Dönemin aydın Kürtleri.Hepsinin birçok kaynağını araştırdım ve birçok şey öğrendim.Ama bir gerçek var.Ortam hiçbir zaman sakinleşmedi.Bu durumdan büyük kaygı duyan M.Kemal bir daha özerklik konusunu kendince tartı ve mümkün olmadığını düşündü.Sende biliyorsun ki ortam eğer yatışmışsa bu ağır ve eşi benzeri görülmeyen bir bastırma yöntemiyle olmuştur.Halkın gözü katliam ve vahşetlerle korkutularak olmuştur.Ondan sonra da Yahudilerin bizzat geliştirdiği yapay Türkçülük üzerinden asimile edilmiştir Kürtler.Ayrıca din olayı sadece devletin birim ve kurumlarından kaldırılmak istenmiştir.Zaten İlk anayasa da Devletin dini İslamiyettir diye geçiyor.Ama ardından çıkartılan anayasa da bu madde çıkartılıyor.Çünkü devleti dinle yönetmek,onu çağdaş medeniyetler seviyesinden uzak tutar.Zaten doğru da bir yargı değil dinle yönetilmesi.Ben Kemalist biri değilim.M.Kemal'in de sadece 1920'lerin sonuna doğru iyi şeyler yaptığını biliyor ve düşünüyorum.Ama sonrasında etrafını saran ittihat terakkici ve İngiliz yanlısı birçok kişi kendisini Çankaya'ya hapsetmek gibi bir İngiliz politikasını kendilerine benimsedikleri için maalesef M.Kemal gerektiği kadar şeye yönelememiştir.Çankaya günlerinde zaten sadece Türk Tarih Ve Dil kurumlarını kurdurmuş,onların üzerinde yoğunlaşmıştır.Biraz M.Kemal'i doğru araştırmak gerekir ve doğru anlamak.
Alt 28.04.2008, 22:38 #16
Üniversite 4. Sinif
feto'da(fetullah gülen) kendisine şeyh sait'i örnek alıyor...
Alt 28.04.2008, 22:40 Beheycan27 - MSN üzeri Mesaj gönder #17
Bronze Members
tsk paylasim icin
Alt 28.04.2008, 23:17 #18
Silver Members
felsefe Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

feto'da(fetullah gülen) kendisine şeyh sait'i örnek alıyor...

felsefe dostum, iki tane Said var.

1. Şeyh Said: Burada anlatılan kişidir.

2. Bediüzzaman Said Nursi: O da bir kürt alimi, ilk başlarda kürtlerin cehaletten kurtulması için mücadele etmiş, onun için istanbula padişaha gitmiş, doğuda bir tane Şark Üniversitesi kurdurmak amacıyla... sonradan kürtlüğü bırakıp bütün müslümanlar için mücadele etmiş.

Fethullah Gülenin desteklediği bu 2. Said'tir.
Alt 28.04.2008, 23:56 #19
Üniversite 4. Sinif
TARZANO Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster

felsefe dostum, iki tane Said var.

1. Şeyh Said: Burada anlatılan kişidir.

2. Bediüzzaman Said Nursi: O da bir kürt alimi, ilk başlarda kürtlerin cehaletten kurtulması için mücadele etmiş, onun için istanbula padişaha gitmiş, doğuda bir tane Şark Üniversitesi kurdurmak amacıyla... sonradan kürtlüğü bırakıp bütün müslümanlar için mücadele etmiş.

Fethullah Gülenin desteklediği bu 2. Said'tir.

kusura bakma tarzano... gerçektende acemilik yaptım.. doğpru o saidi nursi ile karıştırdım.. feto'nun örmek aldığı adam halkı cehalet'ten kurtarmak için savaşmış herkes ayrı kafa'dan birşey söylüyor..
Alt 29.04.2008, 12:22 #20
Banned
Şeyh Sait'in İngiliz ajanı olduğu bugün %100 olarak ispatlanmıştır.
Ayrıca Kürdistan'a özerklik verme filan diye bir şey yoktur.Mustafa Kemal'in Misak-ı Milli'den taviz vermesi düşünülemez.İngilizler Türkleri savaş gücüyle yenemeyeceklerini önce Çanakkale'de sonra Kurtuluş savaşında anlamışlardır.Eğer bu isyan olmasaydı Türk ordusu Musul ve Kerkük havalisine sevkedilecekti.İngilizler tabiki de Musul-Kerkük ü Türklere yedirmeyecekti.Zaten bu amaçla Doğu Anadolu'yu karıştırmış.Türk politikasının buraya çevrilmesini sağlamıştır.Türkiye burası ile meşgulken kendisi gizli antlaşmalarla burayı kendisine bağlamıştır.
Bugün bile Türkiye'nin gelişmemesi için farklı kargaşalar veya ayrışmalar gündeme getiriliyor.Şeyh Sait isyanı da bundan farksızdır.Bunlar hep dış güçlerin işleridir.
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Şeyh Bedreddin Destanı(Nazım Hikmet)[Rapidshare] MiKRoP Özgün ve Protest MP3 Albümler 10 01.05.2009 09:44
Şeyh Bedrettin Destanı Nazım Hikmet maviyurt Şiir Mp3 Albümleri 3 10.04.2009 22:34
Tunçel Kurtiz - Sema - Dimo - Martin - Şeyh Bedrettin Destanı kurtweb Şiir Mp3 Albümleri 24 27.12.2008 14:50
şeyh hasan ocağı A.OĞUZ İnanç Tartışmaları 1 23.11.2008 01:18
Şeyh Sait’in yaşayan tek çocuğu isyan günlerini anlatıyor awci Siyasal Tartışmalar 8 30.08.2008 12:37

WEZ Format +2. Şuan Saat: 15:39.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197