![]() | |
| | #1 |
| Gold Members | |
| |
#2 |
| Üniversite 2. Sinif | en doğrusuda bu bence kötülüğe karşı iylik ama kötülğün derecesine bağlı .... |
| | #3 |
| Silver Members | kötülüğe karşılık iyilik büyük bir erdemdir bu errdemi herkes göstermeyebilir |
| |
#4 |
| Ilkokul 5. Sinif | arkadaslar haklisin dedikelrinizde yanliz devir acayip degisti millet bir tuhaf oldu hep menfatci insanlar kalkinca bugün kime kazik atsam diye soruyorlar insan ne kadarda iyilik yap dese icinden gelmiyor bir türlü |
| | #5 |
| Üniversite 1. Sinif | sana sonuna kadar hak veriyorum. ama insan oglu iste her zaman sinirine hakim olamiyor. bazen sonradan pisman olacak seyler bile yapiyor. |
| | #6 |
| Gold Members | onur18 Nickli Üyeden Alıntıişte herkes böyle düşünüyor bu düşünceleri fikrimizden çıkarmazsak tabiki etrafımız kötülükle dolar |
| | #7 |
| Bronze Members | bu konuyu açan ^^erv@^^ arkadaşıma çok teşekkür ediyorum çok önemli bir konu bence... bence en güzeli sana kötülük yapana iyilikle karşılık vermek gerkir ama ben çok sinirli biriyim onun için bazen kendime hakim olamayıp olayın kızkınlığınya yanlış şeyler yaparım ama genelde haklıda haksızda olsam gidip ilk özrürü ben dilerim çünkü biriyle küs kalamak veya tartışmalı olmak hoşuma gitmez... en basitinden aklıma gelmişken geçen hafta halı saha maçında biriyle tartıştım hatta tartığım kişi benden küçük ve olayda tamamen ben haklıyım ama bu akşam gene maçımız onlarla ve gidip barışacağım çünkü ben ondan büyüğüm ve bürüklüğümü göstermem gerek.. belki o an snirle veya haklı olmamın verdiği güvenle tartıştım ama açıkçası pişman oldum çünkü o benden küçük.... tabiki hata insnalara mahsusu onun için insanlar istemedende kötülüğe kötülükle karşılık verebilir ama önemli olan hatanın neresinden dönersek kardır.... ![]() ama genelde huyum değildir kötülüğe kötülükle karşılık vermek...bence bütün insanlar böyl düşünmeli kötülüğe kömtülükle karşılık vermek kan davası gibi zincirleme şekilde gider... |
| | #8 |
| Üniversite 1. Sinif | arkadaslar biraz dürüst olalım hangimiz kötülüge karsı iyilikle karsılık veriyoruz, hadi onu da gectim hangi birimiz gercek anlamda iyilik severiz. |
| | #9 |
| Silver Members | ama insanlar enayi gözüyle görüyolar yinede vazgeçmiyorum |
| | #10 |
| Gold Members | mehmet en güzelini yapiyorsun önemli olan dediğin gibi yaptığımız kötülüğü haklıda olsak haksızda olsak bir yerden geriye çevirmek bu değilmiki kötülüğe iyikle karsılık vermek |
| | #11 |
| Ilkokul 8. Sinif | Iyilik yap denize at demisler, kimsenin kimseyi düsünmedigi bu zamanda kime iyilik yapacaksin.Ben birkere yaptim cok pisman oldum bir dahami asla. |
| | #12 |
| Üniversite 4. Sinif |
| | #13 |
| Banned | iyilik yapda gerisini boşver tabi karşılıksız. |
| | #14 |
| Lise 1. Sinif | Sana biri,kötülükyaparsa,sen ona kötülükle değil iyilikle karşılık ver. bunu Allah rızası için yap.O zaman aranızdaki düşmalık kalkar.. |
| | #15 |
| Lise 1. Sinif | tabiki hata insnalara mahsusu onun için insanlar istemedende kötülüğe kötülükle karşılık verebilir ama önemli olan hatanın neresinden dönersek kardır.... |
| | #16 |
| Üniversite 4. Sinif | hatasız kul olmaz, hatamla sev beni |
| | #17 |
| Silver Members | Kötülüğe Karşı Ne Kadar İyilik?.. Birgün ashâb-ı kirâm, Rasûl-i Ekrem Efendimiz’e, Hazret-i Ali’yi niçin çok sevdiğini sordular. Server-i Âlem Efendimiz, Hazret-i Ali’nin çağrılmasını emretti. Sahâbîlerden biri Hazret-i Ali’yi çağırmaya gitti. Habîb-i Ekrem Efendimiz, Hazret-i Ali gelmeden önce ashâbına: “–Ey ashâbım! Siz birisine iyilik etseniz, o da size karşı kötülük yapsa, ne yaparsınız?” buyurdular. Ashâb-ı kirâm, iyilikle mukâbele edeceklerini söylediler. Rasûl-i Ekrem Efendimiz tekrar: “–O kimse yine kötülük yaparsa ne yaparsınız?” buyurdular. Ashâb, yine iyilik edeceklerini bildirdiler. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-: “–Tekrar size kötülükte bulunursa ne yaparsınız?” buyurunca, ashâb-ı kirâm başlarını aşağı indirdiler, bir cevap veremediler. Sonra Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- geldi. Rasûl-i Ekrem Efendimiz: “–Yâ Ali, birisine iyilik etsen, o da sana kötülük yapsa, sen ne yaparsın?” buyurdular. Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-, iyilikle mukâbele edeceğini söyledi. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm- aynı soruyu yedi kere tekrarlamasına rağmen Hazret-i Ali hepsine de: “–Yine iyilik yaparım.” diye cevap verdi. Sonra ilâve ederek: “O kimseye, ben iyilik yaptıkça o bana hep kötülükle mukâbele etse, ben yine de ona iyilik yaparım.” dedi. Nitekim Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- şöyle buyurmuşlardır: “İnsanların en kötüsü, iyiliği kötülükle karşılayan ve insanların en iyisi, kötülüğe karşılık iyilik yapandır.” “Karşılığında kötülük göreceğinizi hiç aklınıza getirmeden, iyilik ediniz.” İnsan, İhsâna Mağluptur… Nakledildiğine göre Hazret-i Ali’nin torununun oğlu Ali’ye biri sövüp saydı. O ise, sırtındaki sırma işlemeli elbisesini adama verdi ve bin dirhem daha verilmesini emretti. Bu hareketiyle onun beş fazîleti birden sergilediği söylenir: Birincisi, hilimdir; zîrâ öfkelenmedi. İkincisi, eziyeti ortadan kaldırdı. Üçüncüsü, adamı Allah’tan uzaklaşmaktan kurtardı. Dördüncüsü, adamı pişmanlık ve tevbeye sevk etti. Beşincisi de kendisine hakâret etmekte olan adamı bu defâ kendisini medhetmeye başlatmış oldu. Yine adamın biri, İbn-i Abbâs Hazretleri’ne küfretti, İbn-i Abbâs -radıyallâhu anhümâ- sesini çıkarmadı. Sonra İkrime’ye dönerek: “–Bu adamın bir ihtiyâcı varsa çâresine bakalım?” deyince, adam utancından başını yere eğdi. Hasmı İçin Ağlayabilen Gözler… Allah dostlarından Fudayl bin Iyâz Hazretleri’nin şu hâli de, kâmil mü’minlerin gönül kıvâmına güzel bir örnektir: Kendisini ağlarken gördüler ve niçin ağladığını sordular. O da: “–Bana zulmeden bir zavallı müslümana üzüldüğümden ağlıyorum! Bütün kederim, onun kıyâmette rezil olmasındandır.” buyurdu. Yine Fudayl bin lyâz Hazretleri’ne: “–Falanca sizin haysiyetinize dil uzatıyor.” denildiğinde: “–Vallâhi ben ona değil, o sözleri ona söyleten iblise öfkeleniyorum.” karşılığını verip şu niyazda bulundu: “–Allâh’ım, eğer o kişi doğru söylüyorsa beni bağışla, yok yalan söylüyorsa onu bağışla.” Nitekim Hasan-ı Basrî Hazretleri de, kendisinin gıybetini yapan birine kızıp öfkelenmek yerine, hediye göndererek teşekkür ederdi. Zîrâ o, gıybet eden insanın, ya kendi sevaplarını gıybetini yaptığı kişiye bağışladığını, ya da onun günahlarını kendi üzerine aldığını çok iyi bilenlerdendi. Ârif ve âşık gönüllerde müstesnâ bir yeri olan Hallâc-ı Mansur taşlanırken: “Yâ Rabbî! Benden evvel, beni taşlayanları affet!” diye yalvararak büyük bir gönül îsârı sergilemiştir. Rebî bin Haysem Hazretleri birgün namaz kılarken, gözünün önünde yirmi bin dirhem kıymetindeki atı çalındı. Fakat o, hırsızın peşine düşmek yerine huzurla edâ ettiği namazına devâm etti. Onun bu büyük kaybını duyan dostları koşarak kendisini tesellî etmeye geldiler. Hazret, dostlarına: “–O adam atımı çözerken kendisini gördüm. Lâkin ben o vakit daha mühim ve çok sevdiğim bir işle meşguldüm. Onun için hırsızı kovalamadım.” dedi. Bunun üzerine dostları, hırsıza bedduâ etmeye başladılar. Hazret, onları susturarak: “–Sâkin olun, bana zulmeden yok! O adam kendi nefsine zulmetti. Zavallının kendine yaptığı yetmiyormuş gibi, bir de biz ona zulmetmeyelim!” dedi.3 Herkes Kendi Metâını Satar… Hazret-i Îsâ -aleyhisselâm- tebliğ için bâzı yahudîlerin yanına gitmişti. Yahudîler, ona kötü sözler sarf etmeye başladılar. O ise bunlara karşı iyilikle ve tatlı bir üslûpla konuştu. Kendisine: “–Onlar sana kötü söylüyor, sen ise hâlâ iyi söylüyorsun?” diyenlere de: “–Herkes kendi metâını satar.” diye cevap verdi. Yâni insanın bütün davranış, hâl ve hareketleri, iç âleminin aynasıdır. Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmayacağı gibi, gönül âlemi berrak olmayan bir bedbahttan da güzel bir davranış beklemek beyhûdedir. Niyetleri karanlık olanların, yolları aydınlık olmaz. Her küp, içindekini sızdırır. Bu itibarla kötülüğe kötülükle mukâbele etmek, ham insanların davranış şeklidir. Her hâlükârda iyilik yapabilmek ise, kişinin iç âleminin ulaştığı ulvî seviyeyi gösterir. İnsanlara iyilik yapmanın da üç fazîlet derecesi vardır: Birincisi, iyiliğe karşı iyiliktir. Yapılan bir iyiliğe en azından teşekkür etmek, insanın en tabiî vazîfesidir. Bundan daha değerlisi, iyiliğe daha büyük bir iyilikle karşılık vermektir. İkincisi, karşılık beklemeden iyilik etmektir. Böyle davrananlar birinci basamaktakilerden daha üstün kimselerdir. Üçüncüsü ve en değerlisi de kötülük edene iyilik etmektir. Zîrâ her hayrın fazîleti, onun zorluğu nisbetindedir. Kötülüğüne mâruz kalınan birinin iyiliğini isteyebilmek, son derece zor bir iştir. Bunun içindir ki; “İyiliğe iyilik, her kişinin; kötülüğe iyilik ise er kişinin kârıdır.” denilmiştir. WESSELAM |
| | #18 |
| Silver Members | ....................... |
| | #19 |
| Gold Members | arda tşk ederim |
| | #20 |
| Silver Members | Ben teşekkür ederim wesselam |
![]() |
| Seçenekler | |
| |