CAYBURG.NET
Siyasal Tartışmalar Siyasal Tartışmalar
Cevapla
Can DÜNDAR-Deniz'lerin idamına oy verenler Bu konu 808 defa okundu ve 63 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 15.04.2008, 11:09 #1
Banned

Standart Can DÜNDAR-Deniz'lerin idamına oy verenler


[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members] 06.05.2004

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın asılışının yıldönümü yaklaşıyor... İdamları TBMM'de 24 Nisan 1972'de oylanmıştı.
İdam kararına 276 milletvekili "Evet", 48 milletvekili de "Hayır" demişti.
2 çekimser vardı. 115 milletvekili de katılmamıştı.
İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Mehmet Ali Aybar, Muammer Erten, Necdet Uğur retçiler arasındaydı.
Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, İsmet Sezgin, Nahit Menteşe, Hasan Korkmazcan, Oğuz Aygün, Necmettin Cevheri, Zeki Çelikel, "Kabul" demişti.
Necmettin Erbakan, Osman Bölükbaşı, Hüdai Oral, Mustafa Timisi, Orhan Kabibay, oylamaya katılmayanlardandı.


* * *

Meslektaşımız Türey Köse, geçen hafta çıkan "Ölüme Oy Vermek" (Ümit Y., 2004) kitabında Cumhuriyet tarihi boyunca idamı incelerken, Deniz'lerin oylamasında el kaldırmış siyasilerle görüşmüş, 32 sene sonra ne düşündüklerini sormuş.
Cevapların kiminde samimi bir pişmanlık var, kiminde sinsi bir inkar, kiminde dişli bir inat...
Tarihe not düşmek açısından AP'lilerin yanıtlarını özetlemek istiyorum:


* * *

Nahit Menteşe: "Deniz Gezmiş ve arkadaşları konusunda yanlış yaptık. Adli hatalar olabilir. O zaman 'Devlet elden gidiyor' görüşü vardı. Bunlar da gözünü budaktan sakınmıyordu. Asker de bunların mutlak surette idam edilmesi taraftarıydı. (...) Ben idam cezasına karşıydım, ama o dönemin koşulları gereği öyle oldu. İçimizden 'Keşke tasdik edilmese' diyorduk. Ama oy verdik. Aksi halde vatan haini ilan edilirdik".

İsmet Sezgin: "Bir baskı ortamı vardı. Meclis, kendini o ortamdan kurtaramadı. Yanlış olmuştur. İdam hiçbir meseleyi halletmiyor. Bu gençler asıldı da ne oldu? Bir kin meydana geliyor. Devlet, duygularla, heyecanlarla değil, akılla, hukukla yönetilir. Can almak Tanrı'ya mahsustur".

Zeki Çeliker: "Ben hiçbir zaman bir idamı onaylayacak bir tavır içinde olmadım, elim kalkmadı (Deniz'lerin idamına 'Evet' dediği hatırlatılınca...) Demek ki, orada unutmuşum, yanlış yapmışım. Şartlar değişikti. Mazide olanları tasvip etmek mümkün değil. Pire için yorgan yakmamak lazım".

Oğuz Aygün: "Deniz Gezmiş yakışıklı bir adamdı. Film artisti gibi... İnsanın içi sızlıyor. Belki ben de üzülmüşümdür, gözlerim dolmuştur, keşke olmasaydı diye... Ama Deniz Gezmiş, arkadaşlarının lideri durumundaydı. Fizik yapısı, durumu, inatçılığı ve iddialarıyla... Son dakikaya kadar kapıldığı yoldan en ufak bir sapma göstermeden Türkiye Cumhuriyeti'ne meydan okudu. Bir tek adam, filmlere konu olacak kadar yakışıklı, kabadayı bir adam devlete meydan okuyordu. O ideolojiye taviz verseydik, belki Türkiye'yi bugünlere getiremezdik. Ya devletin prestiji sıfır olacak, ya Deniz Gezmiş asılacaktı. O gün verdiğim karardan bugün pişman değilim, ama üzülüyorum, bunlar olmamalı..."

Süleyman Demirel: "Devirler değişiyor. Bundan 30 sene evvelin şartları bugün yoktur. Başka şartlar vardır. Bugünkü şartları düne götürerek düşünemezsiniz, çok yanlış olur. Binaenaleyh insani tarafını düşündüğümüz zaman, kimsenin, karıncanın incinmesine razı olmayız. Fakat bir olay var: Hikmet-i idare, devletin bekası gibi kavramlar bizim geleneklerimizde vardır. Padişahlar, kardeşlerini, çocuklarını astırmıştır".


O adam neden sadece 3 fotoğraf çeti?
Geçenlerde bana bir ses bandı ulaştı.
Gönderen gençler banttaki sesin Deniz Gezmiş'e ait olduğunu öne sürüyorlardı.
Bandı dinledim, kaba saba bir erkek sesiydi.
Doğrusu bu sesi fotoğraflardaki Deniz'e iliştiremedim.
Emin olmak için "o ses"i en yakından işitmiş birinin, avukatı Halit Çelenk'in kapısını çaldım.


* * *

Halit Ağabey, bandı dinler dinlemez, "Hayır bu Deniz'in sesi değil" dedi. Ama teypte okunan metin onun mahkemedeki savunma metniydi.
Bunun üzerine sohbet, dün 30. yıldönümünde anımsanan idamlara ve savunmalara geldi. Halit Çelenk, mahkeme salonunda herkesi dehşete düşüren bir "ayrıntı"yı gözyaşları içinde anlattı:
Sanıklar 150 sayfalık savunmalarını ortaklaşa hazırlamışlar, bölüm bölüm okuyorlardı.
İlk sözü alan Deniz Gezmiş kürsüde ortak savunma metnini okurken, birden kapı açıldı. Salona resmi elbiseli bir görevli girdi. Kuş uçurtulmayan, basına kapalı mahkemede dikkat çekici bir rahatlık içinde yargıçların önüne kadar geldi ve Deniz'in fotoğraflarını çekip gitti.
Ardından okuma sırası Yusuf Aslan'a geldi. Yine aynı adam salona girip bu kez Yusuf'u görüntüleyip çıktı.
İzleyiciler, tüm sanıkların fotoğraflanacağını düşündüler önce...
Ancak Yusuf'tan sonra savunmayı devralan Atilla Keskin'de "beklenen adam" gelmedi.
Sonra Hüseyin çıktı kürsüye ve kağıtlara bakmadan sözlü savunmaya başladı. Kapı açıldı. "Azrail" geldi. Flaşını Hüseyin'in üzerinde patlattı ve çıktı.
Davadaki 23 sanıktan sadece 3'ü fotoğraflanmıştı.
Sonunda asılan o 3'ü olacaktı.


* * *

Demek sonucu belliydi mahkemenin...
Nitekim idamların 20. yıldönümünde 68'liler Vakfı'nın ortaya çıkardığı bir belge, idam kararının "emirle" alındığını kanıtlamıştı.
Genelkurmay Başkanlığı, İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'na yazdığı yazıda sanık Ömer Ayna'yı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinden 36 yıl hapis cezasına çarptıran kararının düzeltilmesini ve sanığın 146. maddeden idamla yargılanmasını istiyordu.
O günden sonraki bütün davaların seyrini değiştiren bu "yazılı emir"in üzerindeki tarih 16 Temmuz 1971'di.
Yani Deniz'lerin Ankara'da yargılanmaya başladığı tarih...

* * *

Mahkemenin "emirle" verdiği idam kararıyla ilgili Meclis görüşmeleri ayrı bir "ibret vesikası"dır.
Nihat Erim'in idam isteyen sesi,
Demirel'in infaz için kalkan eli,
Ecevit ve İnönü'nün "siyasi suça idam olmaz" çığlığı unutulur mu?
Bir başka "unutulmaz vesika"yı da Berat Günçıkan yayımladı.
30 yıl önceki "7 Mayıs gazeteleri" nasıl çıkmış, kim ne yazmıştı?
Bilmek isterseniz pazar günkü Cumhuriyet Dergi'yi bulun ve ibretle okuyun.

* * *

Bahse konu faciadan ve bu yazıdan alınacak dersler:
Emir komuta zinciriyle adalet olmaz, 1.
İdam, dönüşü olmayan bir insanlık suçudur, 2.
Ve tarih, dediğinizi, yaptığınızı, yazdığınızı unutmaz, bu da 3.

CAN DÜNDAR [Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]


Deniz Gezmiş'in idamı

..."Avukatları Halit çelenk ve Mükerrem Erdogan odaya girdiklerinde Deniz'in yüzü aydınlandı.Gülümsedi onlara: -Hoşdelginiz, dedi ..iyiki geldiniz...Filtreli sigara içiyordu Deniz.-""ikigün öncesine kadar, birinci sigarasi içiyorduk.Sonuç belli olunca, hiç degilse iki gün ,filtreli içelim dedik." Deniz'in bulundugu oda kalabalıktı.Çok sayıda subay vardı.Gardiyanlar,Ankara emniyet müdürü,Savcı, infaz savcısı, polis şefleri...Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, ve Hüseyin inan hakında ölüm cezası veren Ankara Bölgesi Sıkıyönetim 1 Numaralı Askeri Mahkemesi'nin Başkanı Tuggeneral Ali Elverdi oradaydı.Merkez Komutanı general Tevfik Türüng de hazırdı...Deniz'e bakıyorlardı.inceden inceye inceliyorlardı... Deniz'de onlara bakıyordu...infaz savcısı Topal Sami'ye seslendi Deniz: -"Ellerimi çözün,babama mektup yazmak istiyorum". Subay, sivil görevliler bakıştılar.Infaz savcısı Sami Ugur -"Sen söyle Deniz", "yazarlar..." Ellerini çözmediler..Bir daktilo getirildi...Deniz daragacına bakarak,düşünüp sözcükleri tek tek seçerek mektubu yazdırmaya başladı.. Deniz mektubunu, yüksek sesle yazdırıken oradaki kalabalıktan çıt çıkmıyordu.Bitirdi söyleyeceklerini.Yeniden infaz savcısı Sami Ugur'a döndü: -"Mektubu babama veririsiniz, degilmi ?" -"Tabii Deniz..Bundan şüphen olmasın..." Savcı denize dogru egilerek -"Nasılsın Deniz ?" Dedi.-"Iyiyim...Mutluyum.çok rahatım.."yanıtını verdi Deniz. -"Bizden bir istegin varmı ?" -"Var, Yusuf ve Hüseyini görmek istiyorum.Gitmeden önce, arkadaşlarımla vedalaşmak istiyorum." (...) Az sonra cezaevinin koridorlarinda, zincirin betona degip sürüklenirken çıkardıgı sesler duyuldu.Yusuf Geliyordu. Yusuf odanın kapısına geldiginde Deniz ayaga kalktı.Gülerek karşıladı arkadaşını.. Elleri arkadan kelepçeliydi ikisininde. Idam hükümlüsü iki yoldaşın son buluşması bir hüzün yumagıydı.Gögüs güguse, yanak yanaga bir süre öylece kaldılar.Gülümsüyordu ikiside.Birbirlerine birşeyler fısıldadılar.
Güldüler..Gülerek bakıştıar.Gülererk ayrıldılar: -"Güle güle Yusuf".-"Güle güle Deniz". Yusuf'u odadan çıkardılar. Az sonra , pranga zincirinin betona degmesiyle çıkan yeni sesler duyuldu. Giderek yaklaştı.odaya girdi. Gelen Hüseyin'di.Onunda elleri arkadan kelepçeli, ayak bilekleri prangalıydı. Boyunlarıyla birbirine sarılmaya çalıştılar. Birbirini yanaklarin´dan öptüler. Ve gülerek biribirine,"Güle güle "dediler. .... Deniz'i ayaga kaldırdilar.Ceplerini boşalttılar. -Deniz "Parkam nerede ?"diye sordu .-Burada dedi biri.-"Onu babama verin". Infaz savcısı, mahkemenin ölüm cezasına ilişkin kararını okudu.Savcı sordu _Bu karar sana mı ait ? -"sizi tanımıyorum..."Deniz,savcının sorusu üzerine, son kez direndi.Başı yukarıya kalkıktı.Gözleri kısildı. -"BU KARARI REDDEDIYORUM. KABUL ETMIYORUM."Savcı mahkemece verilen kararın, askeri yargıtayca onandıgını söylelemekle yetindi. infaz savcısının işareti üzerine, masanın üstünde duran gazete kagıtından paket açıldı. Içinden beyaz patiskadan yapılma kolsuz, uzun bir gümlek çıktı. Gömlegi Deniz'in başına geçirdiler.
Yusuf'un ayagındaki botların bagı çözüktü.Buyruk veren bir sesle -"Bagları baglayın"dedi. Sonra daragacına giderken tanıklık yapmaları için bulunmalarını istedigi avukatlara dönerek -"Cezaevinden yangından mal kaçırırcasına, kaptılar bizi.Postallarımın bagını baglamaya bile zaman bulamadım.bari şimdi baglasınlar. Asıldıgımda, postallarım ayagımdan düşsün istemiyorum.." bir gürevli Deniz'in ayakkabıarının baglarını bagladı. -Infaz savcısı -Hadi Deniz dedi. Avukatlarına baktı -"Hosça kalin, herkese bütün devrimcilere selam..." Yürüdü.. iki yanında birer gardiyan vardı.Gardiyanlar kolunu tuttular.Birakın diye bagırdı."birakın kendim giderim ". Koridorlari geçti :Arkasından 20-30 kişi yürüyordu.Deniz, avluya çıktı.Duvar dibine kurulmus ve hafif aydınlatılmış daragacına dogru yürüdü. Masaya oradanda, duraklamadan tabureye çıktı.Başıni öne uzatarak ilmigi kendi boynuna geçirmek istedi Başaramadı. .Masanın başında bekleyen cellat ilmigi iki eliyle çekti, genişleti.Deniz'in boynuna geçirdi."-Yaşasın tam bagımsiz Türkiye, yaşasın..halklar, yaşasın isçiler, köylüler..kahrolsun emperyalizm."Ali Elverdi çek diye bagırdi. Cellat öne atıldı.. tabureyi çekti..

Saat 01.25'tir.. İşte bu insanlar sayesinde ülkemiz bugün bu şartlara gelebildi.Bu insanlara terörist diyenler ülkeyi sattılar bu yüce insanları idam ederek,faili meçhullerle yok ettiler(


Konu MyLove tarafından (22.04.2008 Saat 13:39 ) değiştirilmiştir.
Alt 15.04.2008, 11:13 #2
Banned
Amerikaya köle olmuslar o zaman ülkeyi karış karış satarken, yasalar ihlal edilirken , Amerika defol diyenleri , anayasaya bağlı kalınsın diye anayasaya saygı mitingleri , yürüyüşleri yapan gençleri ağababalarınız emretti diye astınız..!Agnızdaki kan hala kurumamış ki 37 yıl sonra bile onadıgınız idam hakkında konusabiliyorsunuz..!

Baki Tug ile bir spikerin arasında gecen konusmayı sunuyorum sizlere oldukca ibretlik oldugu icin ;

Sorularımızı sorarken sıkıştığı anlarda sinirlenen ve herkesi tarihi bilmeyen insanlar olarak tanımlayan Baki Tuğ, Sıkıyönetim Mahkemeleri'ne askeri savcı olarak atanmadan önce Deniz Gezmiş'in ismini dahi duymamış. Baki Tuğ idamlardan dolayı asla vicdan azabı duymadığını ifade ediyor. Görev yaptığı yıllarda kara kaplı kitap ve vicdanının sesini dinleyerek kararlar verdiğini anlatan Tuğ, Türkiye'yi kurtarmak adına üç genci feda etmekte sakınca görmediğini dile getiriyor. O gençlerin bizi ve Türkiye'yi yok edeceklerine inanan eski savcı, bir dönem Kenan Evren'in söylediği “Asmasaydık da beslese miydik” lafına “Biz bu çocukları asmasaydık da ne yapsaydık” diyerek gönderme yapıyor. Gezmiş'in ailesinden karşılaştığınız insanlar oldu mu diye sorduğumuz Tuğ, tartışma yaratacak bir cevap veriyor: “Ben politikaya girdikten sonra Deniz Gezmiş'in bir yakını geldi. Çok isabetli bir karar vermişsiniz dedi ve elimi öptü.”

Yazıklar olsun...!

Yirmili yaşlardaki o gençlerin zekası sizde olsaydı zaten ülke bu karanlığa sürüklenmezdi..Düsünceleri icin insan öldürmek dünyanın en adi ve en cirkin sucu bence..!

Ama birseyin farkında degiller , düsünceler ne kırılır , ne dökülür , nede yakılır...Onları yok etmek imkansızdır.. ve siz birseyi ne kadar cok sindirmeye calısırsanız o size inat filizlenip boy gösterir , bunun örneklerini günümüzdede yasamaktayız..!



Konu ^^ Asi ^^ tarafından (19.04.2008 Saat 12:47 ) değiştirilmiştir.
Alt 15.04.2008, 11:48 #3
Üniversite 4. Sinif

Standart acı gerçekler


Maalesef acı gerçekler.İdamlarla neyi değiştirmişlerse....
Alt 15.04.2008, 12:03 #4
Silver Members
Kendisini Amerika ve İngiltere'ye satmış bir ordu vardı o dönemde,hoş şimdi de aynı konu söz konusu.Ve ordu ülkeyi,siyaseti yönetiyordu.Birilerinin kendi itibarını korumak için halkı idama sürüklemesi,işte bu VATANHAİNLİĞİDİR.İşte bu asla affedilmeyecek olandır.Dünya da hiçbir ülke tam bağımsız olma sıfatına erişememiştir ve erişemeyecekte.Ama YAŞASIN BAĞIMSIZ TÜRKİYE,YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ,YAŞASIN TÜRK VE KÜRT HALKLARI.
Alt 16.04.2008, 10:18 #5
Banned
Biz devrimciler bir ölür bin diriliriz denizler bu vatanı bölmek istemediler tam aksine tam bağımsızlığı için emperyalizme karşı mücadele ettiler bugünkü düştüğümüz duruma düşmemek için çünkü onlar bir ışıktı bir nefer geleceği görmüşlerdi yaşasın TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE..
Alt 16.04.2008, 11:18 #6
Banned
Nihat Erim ; Denizlerin idamını onaylayan basbakan..Ancak ölümü biraz ilginc geldi bana...19 Temmuz 1980’de İstanbul’daki evinin yakınındaki bir deniz kulübünde silahlı saldırı sonucu öldürüldü

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde doğal olmayan yollardan ölen tek başbakan...

Peki bu şekilde bir ölüm kader mi yoksa ilahi adalet mi ne dersiniz ?

Der ki bilge: "İnsanın karakteri kaderidir!"
Alt 16.04.2008, 13:05 #7
Üniversite 4. Sinif
Bilge"İnsanın karakteri kaderidir"diyerek çok doğru söylemiş. Nihat Erim kendi geleceğinden korktuğu için Denizlerin idamını onaylamıştır bence. Ancak DENİZleri idam ettirmesi kendi geleciğini değiştirmemiştir. Sonuçta yine devrimci insanlar tarafından öldürülmüştür.
Alt 16.04.2008, 13:14 #8
Üniversite 4. Sinif
daha katledilmesi gereken çok nihat erim var,katletmeye karşıyız ama onlar yoldaşların kemikleri sızlıyor....
Alt 16.04.2008, 13:23 #9
Üniversite 4. Sinif
TSkler paylasımın icin .....GEÇMİSİ BİLMEYEN GELeCEGİ SAVUNAMAZ ...tekrar teskurler
Alt 16.04.2008, 16:08 #10
Banned
Rica ederim arkadaşım benim için zevkti....Haklısın geçmişini bilmeyen gelecegi hiç bilmez..
Alt 16.04.2008, 17:00 #11
Banned
3 E 3 Mantığı Adamları öldürdü
Alt 16.04.2008, 17:12 #12
Üniversite 4. Sinif
Süleyman Demirel: "Devirler değişiyor. Bundan 30 sene evvelin şartları bugün yoktur. Başka şartlar vardır. Bugünkü şartları düne götürerek düşünemezsiniz, çok yanlış olur. Binaenaleyh insani tarafını düşündüğümüz zaman, kimsenin, karıncanın incinmesine razı olmayız. Fakat bir olay var: Hikmet-i idare, devletin bekası gibi kavramlar bizim geleneklerimizde vardır. Padişahlar, kardeşlerini, çocuklarını astırmıştır".


Ne Kadar aCiki ßu aDamlar ßiryandan uLkeNin geLeceGi iCin aDam asarKen ßir Yandan KaLKip kRaLLardan PaDi$ahlardan BahSediyorLar...KenDi kenDileriyLe ceLi$iyorLar.....Daha ne DeneßiLirki..





Alt 16.04.2008, 17:55 #13
Üniversite 1. Sinif
Paylasım Için Tesekkurler
Alt 17.04.2008, 09:19 #14
Ilkokul 3. Sinif
Amerika'n Emperyalizminin Türkiye'nin üzerinde oynadığı oyunlara örnek bir olay çok acıbir olaydır cidden o gencecik beyinlere yazık olmu$tur...hoşçakal yarın dediğimiz bir dönemdir...
Alt 17.04.2008, 17:40 Siyabênd - MSN üzeri Mesaj gönder #15
Silver Members
Birgün onlarda asılır bende Olur kararı weririm
Alt 17.04.2008, 22:21 #16
Lise 3. Sinif
paylaşım için sağol ellerine saglık
Alt 17.04.2008, 23:17 #17
Ilkokul 5. Sinif
Teşekkürler arkadaşım paylaşımın için.yazacak kelimem yok aslında çok varda burası yeri değil.
Alt 17.04.2008, 23:51 #18
Ilkokul 3. Sinif
yazıklar olsun idama kalkan bütün ellere.bu nasıl vicadandırki şimdi çıkp yanlış yaptık diyolar üstelikde biz o zamnda yanlış olduğunu biliyoduk ama devrn şartları diyolar nasıl insan kendi canını bile değil sırrf itibarını kurtarmk içn başka bi cana bu kadr koly kıyr.Tarh (ya da DEvrmciler) bu kişileri hçbir zamn affetmycektr!
Alt 18.04.2008, 05:32 #19
Ilkokul 7. Sinif
apoya bakalım denizleri asalım sonra da malum...
Alt 20.04.2008, 15:00 #20
Gold Members
emegıne saglık o oyları verenler ıster şimdi pişman olsun ister olmasın o 3 cana kıydıklarına zannedıyorlar sımdı her evde bır denız ısmı var onun adını tasıyor onun dusuncesını devam ettrıyor onlar zorbalık yaptıkca marxsın lenın denız huseyın yusuf yılmaz ahmet bunların yuce ıdelojısı devam ettırecekler dır
belkı denızınn ıdamını 50 dakıka boyunca yusufa seyır ettırdıler vasıyetlerı olan taylanın yanına gommedıler onların olusunden bıle korkan bır zıhnıyetten ne beklenır
KAHIROLSUN FAŞİZM YAŞASIN KÜRT VE TÜRK HALKLARININ KARDEŞLİĞİ
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Ozan Gezgini-Türkülere Can Verenler (Rapidshare) MiKRoP Türküler - Halk Müziği Albümleri 9 29.04.2009 14:05
Taşa Hayat Verenler Buluşuyor.. ahirim Kültür Sanat Haberleri 0 19.05.2008 18:16
Kaçak dolgucuya ödül verenler savcılıkta hoca48 Haber Arsivleri 0 20.04.2008 00:21
cildinize zarar verenler... derin Kadın Sağlığı 0 10.03.2008 19:37
Deniz'lerin Savunması'ndan... Anlamsız Silinen Konular ve Mesajlar 1 08.03.2008 19:12

WEZ Format +2. Şuan Saat: 16:30.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197