Yalancı Bir masal gibi başladı her şey,
Bir telefondu bizi birbirimize bağlayan,
Kaplerimize aşkımızın ilk tohumunu atan.
Ne güzeldi her şey ilk başlarda.
Bir rüya, bir hayal gibi,
Hayaller kurmuştuk seninle,
Söz vermiştik ikimizde sevecek,
İkimizde bekleyecek
Ve ihanet etmeyecektik birbirimize.
Verdiğin sözler nerede yalancı?
Hani neden sevmiyorsun?
Niye beklemedin beni?
Neden ihanet ettin bana yalancı?
Neden, niye, niye yalancı?
Sana göre sadece bir anlık mıydım?
Yoksa beni öldürmek için miydi?
O sahte sözlerin ve söylediklerin.
Gözlerin öyle söylemiyordu ama
Onlar beni sevdiğini,
İhanet etmeyeceğini, aldatmayacağını,
Bırakıp gitmeyeceğini söylüyordu yalancı.
Seninle ne güzel hayallerim vardı.
Sendin hayatımın ilk başlangıcı,
Kalbimin sahibi, başımın tacı sendin.
Mini minnacık bir evimiz olacaktı.
Oysa sen hayallerimi yıktın.
Bütün ümitlerimi bir çırpıda yok ettin.
Bu kadar kolay mıydı yalancı?
Yok, hayır böyle olmamalıydı.
Böyle olamazdı, böyle olamazdık.
O gözler, o gözler yalan söyleyemezdi.
Sen istemedin beni ve hayallerimi.
Oysa ben senin sesine bile muhtaçtım.
Sensizliği hiç ama hiç sevmedim.
Söyle yalancı söyle bana.
Gözümden akan her damla yaş,
Yüreğine hançer gibi saplanmıyor mu?
Beni her gördüğünde vicdanın sızlamıyor mu?
Aslında geç kalmış sayılmazsın.
Hiçbir şey için geç değil biliyor musun?
Çünkü hayallerim hala yüreğimde saklı.
Onlar senden bana bir hatıra.
Çektiğim acılar bitsin artık.
Mutluluğun kapısını, kollarını aç bana.
Ne olur geri dön bana.
Geri dön yalancı.
Bir masal gibi bitirelim bu aşkı. |