![]() | |
| Anketimiz: Yüreginin Götürdügü Yeremi Aklının Götürdügü Yeremi Gitmeli İnsan??? | |||
| Yüreginin Götürdügü Yermi?? | | 2 | 50,00% |
| Aklının Götürdügü Yermi?? | | 2 | 50,00% |
| Katılımcı sayısı: 4. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor | |||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Banned | |
| | #2 |
| Banned | s.123 Bir erkeği sevince -onu bütün bedenin ve ruhunla sevince- ondan bir çocuk istemek en doğal şeydir. Burada zihinsel, mantıksal temellere dayanan bir seçim söz konusu değildir. Ernesto'yu tanımadan önce bir çocuk istediğimi hayal ederdim ve bunu neden istediğimi, artı ve eksilerini çok iyi bilirdim. ... Ama o gece Ernesto'ya "Bir çocuk istiyorum," dediğim zaman bu bambaşka bir şeydi, yalnızca iyi niyetle alınacak bir karar değildi, bir çılgınlıktı, dinmek bilmeyen bir sahip olma arzusunun sonucuydu. Ernesto'yu içimde, benimle, yanımda, sonsuza dek istiyordum. s.132 Ernesto'nun ölümüne hiçbir açıklama bulamıyordum, bana ait hiçbir ışığımın olmadığını keşfetmem de, bir yanıt bulma çabalarımı güçleştiriyordu. Bak, onunla karşılaştığımda, aşkımız doğduğunda, bir anda bütün yaşantımın anlam kazandığını düşünmüştüm, var olmaktan ötürü mutluydum, çevremde var olan her şeyden ötürü sevinçliydim. Yürüyüşümün en yüksek, en sağlam noktasına gelmişim gibi hissediyordum kendimi, beni bu noktadan hiçbir şeyin ve hiç kimsenin kımıldatamayacağından emindim. Her şeyi anlamış olan insanlara özgü o gururla güvenliliğe kavuşmuştum. Yıllardır yolları kendi bacaklarımla aştığımı sanıyordum, oysa tek başıma tek bir adım bile atmamıştım. Hiç farketmemiş bile olsam, altımda bir at vardı ve ilerleyen hep oydu, ben değil. At ortadan kaybolur kaybolmaz ayaklarımın farkına vardım, ne kadar da çelimsizdiler. Adımlarım küçük bir çocuğun ya da yaşlınınkiler gibi güçsüzdü. Bir an için herhangi bir bastona dayanmayı düşündüm: din ya da çalışmak olabilirdi bu. Bu da kısa süreli bir düşünce oldu. Hemen fark ettim ki yeni bir yanlıştan baska bir şey olmayacaktı. Kırk yaşında artık yeni yanlışlara yer yoktur. Bir an için, insan çıplak olduğunu fark ederse, aynaya oldugu gibi bakma cesaretini kendinde bulmalidir. Her şeye yeniden başlamalıydım. Söylemesi kolay ama yapması çok zordu. Ben neredeydim? Ben kimdim? Son kez ben kendim ne zaman olmuştum? s.136 Yakınlarda bir yerde okuduğuma göre, Amerikan Kızılderililerinin şöyle bir deyişi varmış: "Bir insanı yargılamadan önce üç ay eskiyinceye dek onun mokasenlerinde yürü." s.137 Yanlışlık yapmak doğaldır, ama bunlardan ders çıkarmadan ilerlemek bir yaşamın anlamını yitirmesine yol açar. Başımıza gelenler hiçbir zaman nedensiz değildir, her birinin kendi anlamı vardır. Her karşılaşma, her küçük olay kendi içinde bir anlam barındırır. İnsanların kendi kendini anlayabilmesi, onu kabullenebilme yetisinden, herhangi bir anda yön değiştirebilme becerisinden, kertenkeleler gibi mevsim değişikliklerinde eski deriyi terk edebilmesinden doğar. s.138 İnsanın kendi iç dünyasına bakmak istemediği zaman bahaneler bulması dünyanın en kolay şeyidir. Dıştan bir suçlu her zaman vardır. Suçun -ya da daha iyisi sorumluluğun- yalnızca bize ait olduğunu kabullenmek çok cesaret ister. Gene de sana söylemiş olduğum gibi, ilerleyebilmek için tek yol budur. Eğer yaşam bir yolsa, her zaman yokuş yukarı giden bir yoldur. s.157 Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki yapraği gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir, oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu binbir güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak böyle doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin. Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git. --- Susanna Tamaro --- ve diyorum ki ; Yüreğinin götürdüğü yere mi, yoksa aklının götürdüğü yere mi gitmeli insan? "Yüreğinin götürdüğü yere git" ya da "Git yüreğinin götürdüğü yere" deyimini mutlaka duymuşsunuzdur. Bir kadın veya erkeğin, kendisinden 20 yaş büyük birine aşık olduğunu düşünün. Akıl (mantık) diyor ki: "20 yaş fark var, bu ilişki asla olmaz, hiç deneme" Ama, yürek diyor ki: "yaşın önemi yok, mutlu olabilirsen bu sana yeter. yaşı düşünme, mutluluğu yakalamaya çalış. şansını dene." ya da şu örnek: bir öğrenci final sınavında boş kağıt vermek istiyor. isyan etmek ya da başka birşeyden dolayı, boş kağıt vermek istiyor. 0 alacağını, hatta belki de sınıfta kalacağını biliyor ama boş kağıt verirse kendini mutlu hissedecek, çünkü kafasına koyduğu bir şeyi yapmış olacak. Akıl (mantık) diyor ki: "boş kağıt verme gerizekalı! kalırsın sınıfta!" ama öbür yanda yürek diyor ki: "kalsam da mühim değil, ben böyle yapmak istiyorm. boş kağıt vermek beni mutlu edecek -ne olursa olsun-" ya da adam öldürmek isteyen, buna karar vermiş birini düşünün... akıl derki böyle bir durumda çoğu zaman: "cana kıyma! delirme, sakın öldürme!" ama yürek diyorki o adam: "ulan öldürmeyi düşündün karar verdin, öldür artık. bunu istedin ve artık yap!" Evet arkadaşlar, sizce insan hangisine göre hareket etmeli: Yüreğinin götürdüğü yere mi, yoksa aklının götürdüğü yere mi gitmeli insan? |
| | #3 |
| Üniversite 4. Sinif | Biz inSanLarda hem YureK hem aKiL var...Nedense BunLar birBiriyLe farkLi goruLuor inSanlar TarafinDan...ama Ben Yuregimden Bisiy GecirMezSem akLima DaNi$mamki...Yurek HisSediyor akLa devreDiyor..Yani DevirDaim gibi Du$un..aKiL Cogu zaMan enGeLLer inSani,yüRek iSe KorukLer...Hadi git yap Der...ama aKLimizi devRe di$i ßirakma imKaniMiz oLmadiGi iCin Cogu Zaman OrTaSini BuLmaya CaLi$iriz..Bugun DuyGusaLLigim UstumDe.. suaN sayFaLarCa DoLusu yazaBiLirim..ama AkLim diorKi yeter...SacMaLamaya ßa$LayaCakSin.. LutFen sevDikLerimizin DegeRini ßiLeLim...(aLakaSiz ama)....... te$eKKurLer... |
| | #4 |
| Banned | "Hayallerinin peşinden koşanlar, işin kolayına kaçanlardır." JP. Sartre. Tek basına yürek dogruyu göstermeyebilir , yürek sesini dinlemedende mantıkla mutlu olunamaz ondan dolayı diyorum ki ; Bence insan yüreginin götürdügü yere aklıyla ulasmayı basarabilmeli... |
| | #5 |
| Silver Members | Hayatta en nefret etiğim şeylerden biridir bu tazr ikilemlerin sunulması.Ve bu yüzden daima kendime 3. yolu seçmişimdir.Yani olmayan yolu kendim var etmişimdir ve o yoldan giderek kazanmışımdır.Ben ne aklımın sesini ne de kalbimin sesini tek başına dinlemyi tercih ederim.İkisinin bir şekilde birbirlerine olan bağlılıklarıvardır yaratılışlarından beridir.Beyin geliştikçe kalbe olan bağlılığı da o denli gelişiyor.Ama her ikisinin arasında çok ince bir perde var.Gerçekten de oldukça ince bir perde bu.Ve hangi sesin şiddeti yüksek çıkarsa o perdeyi aralayıp ona göre hareket edebiliyor insan.Ben isekendi sistemim olarak gördüğüm şeyi yapmayı tercih ediyorum bu noktada.Aklımın mantığı ve duygularımın analitiği ile hareket ediyorum.İşe bu beni zafere götüren yoldur.Her iki organın varoluşlarından beridir gelen bağlılıklarının en büyük göstergesidir bu.Ben her ikisini yeni bir kavramla açıklayarak yeni ve gelişmiş bir seçeneğe koşarım ![]() Saygı ve Sevgilerimle |
| | #6 |
| Banned | Konuya uyacagını düsündügüm birde siir paylasmak istedim ![]() Akıl Başka Yürek Başka Birbirine benzese de Yel başkadır, külek başka Itrı da hoş, rengi de hoş Gül başkadır, çiçek başka. Her diki yokuş bilme gel Her meyi meyhoş bilme gel Her uçanı kuş bilme gel Kuş başkadır, böcek başka. Her derdine ortak benim Her ağrını ten bölenim* Sen çekensin, Ben gelenim Gemi başka, yedek başka. Hakkın yolu öz yolumdur Eğilmeyen düz yolumdur, Hayırla şer sağ solumdur Şeytan başka, melek başka. Bir dileğe ben calandım* Kah kazandım, kah talandım. Ömrüm boyu haçalandım* Akıl başka, yürek başka. Dilek oldu benim adım Pervazlandı kol kanadım Yetmedi sabrım, inadım Amel başka, dilek başka. |
| | #7 |
| Banned | ben aklımın götürdüğü yere giderim. |
| | #8 |
| Ilkokul 8. Sinif | Daha önce okumuştum ve benim etkileyen sayfa 157 s.157 Yolunu yitirdiğini, şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları düşün, onların büyüme biçimini anımsa. Unutma ki yapraği gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda devrilir, oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can suyu binbir güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın, ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak böyle doğru mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin. Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine, öylece girme, otur ve bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin derin soluk aldıysan, öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatini dağıtmasına izin verme, bekle ve gene bekle. Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve yüreğinin götürdüğü yere git. |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | Son Mesaj |
| [2009] Paula Darwish - Do what you love - Yüreğinin götürdüğü yere git [Rapid] | çirkin kral | Kürtçe Son Çıkan Albümler | 16 | 07.05.2009 20:34 |
| CAMRip Kadrinin götürdüğü yere git | sogukcesed | Türkçe Film Paylaşımları | 1 | 12.04.2009 23:53 |
| İstek: Kadrinin Götürdüğü Yere Git | mcfako | Yerine Getirilmiş İstekler | 4 | 18.03.2009 10:59 |
| Susanna Tamaro - Yüreğinin Götürdüğü Yere Git | beyaban | LİSE EĞİTİMİ | 0 | 14.01.2009 21:16 |
| 50 YKR - KGYG (Kalbinin Götürdüğü Yere Git) O.S.T | **Erv@** | Son Cikan MP3 Sarkilar | 20 | 08.01.2009 02:41 |