![]() | |
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Silver Members | |
| | #2 |
| Bronze Members | |
| | #3 |
| Lise 3. Sinif | emeginize yüreginize saglıkk |
| | #4 |
| Lise 1. Sinif | teşekkürler.. |
| | #5 |
| Ilkokul 5. Sinif | teşekkürler... |
| | #6 |
| Lise 1. Sinif | yüreğine sağlık |
| | #7 |
| Ilkokul 5. Sinif | tşkrler... |
| | #8 |
| Ilkokul 5. Sinif | |
| | #9 |
| Ilkokul 5. Sinif | Yine De Gülümseyerek Ne sağnaklar görmüşüz, yarılan gökyüzünden alnımız yıldırımlarla ağmış, ne rüzgarlar çınlamış bağrımızda, coşkusundan kırılmış kaburgamız, dişlenip kayaları ne ateşler yakmışız, aşmışız ne zifiri uçurumlar, yine de ürkütmeden öpmüşüz bir ceylanı gözlerinin yaşından incitmeden tutmuşuz ağzımızda yorulan kelebeği; şimdi asmalardan korukların tadı silinmiş, sesimizde sendeleyen bir keder, uykusuzluk serin serin sızıyor acıyan tenimizden; ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzde aşkın yeri çok derin. Ne azgın canavarlar üstüne yürümüşüz bir demet çiçek için, neyimiz var neyimiz yok vermişiz bir narin dilek için, yıllarını taş duvara örmüşüz ömrümüzün bir hırçın yürek için; şimdi çevremizde yosunlaşmış sessizlik, yabanıyız gittiğimiz her şehrin, çiğdemsiz, kükremesiz, kimsecikler sezmiyor boynumuzdan didişen örümceğin zehrini; ziyanı yok, nasıl olsa nabzımızda durulanır iksiri. Ne güzel sevmişiz, ağzımızda mavi bir tat kekremiş, ne sızılar sarmışız yumuşacık öpüşlerin çığlığını kuşanıp, şafaklar tutuşkunu şarkılar yuvalanıp ne mintanlar yırtmışız, şimdi usulcacık ürpersek kara gece uykumuz kaçacak kadar delik üstümüz çimensiz tepeler gibi bereketsiz, örtüsüz, serin; ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzün çayırları ipekten, bakışımız lekesiz. Ne masalar düzmüşüz kıvrımları gümüş, kakmaları sedeften, ne milyonlar yanından başeğmeden geçmişiz, huyumuz değişmemiş, hayatımız günbegün çarpışarak yaşanılan sırların ürünüdür; şimdi kar altında avcumuz, avurdumuz ilaçsız, ıssızlaşmış sabahlar, yoksunluk arsızlaşmış, kaçışır yolumuzdan gölgesini de alıp o şaklabanlar inildesek açlıktan; ziyanı yok, nasıl olsa gönlümüzün dağı taşı altından. Ne devlerle dalaşmış kanımızı göstermeden silmişiz. ne kudurgan günlerde elimizi dost eline titremeden vermişiz, bir ömür seğirtmişiz bir nefes beklemeden; şimdi nice anışların dudağı üşüyen bir çocuk kadar uçuk, nicesi elsıkışların sahtekar çıkmış. - Bizi eşkiyalar soymamış abi muhabbet yıkmış! |
| | #10 |
| Ilkokul 5. Sinif | Yenilgi Ah susuşu o saf yüreğin ah, acısı acemi çocukluğun düş kırıklığı, coşkudaki bozgun Ah yenilginin yorgun kısrağı kendi içini kavuran kızgın ateş bekleyişe bağlanan umut, tasası haykırışın Ah, ardı ardına kenetlenen ölüm ah, hıncı sabırla bezeyen sır yazmadaki sırması ağlayışın, tırnaklara oturan kan Sanki delirmenin eşiğindeyim boş bomboş gözlerine gömülmüşüm bir köpeğin mısırların süt taneleri, kestanelerin bademlerin daha olgunlaşmamış suyla susuzluk arası kayganlığında aranıp duruyorum kendimi Ey yangınlarda patlamaya hazırlanan merak ey içimi ekşi sularla çalkalayan baş dönmesi ıssız ıpıssız boşluğu aysız gecenin ölümle yaşamak arasındaki şerit naneler, kekikler, ebegümeçleri ve şifalı bulutu kaynar kükürt deresinin çekiyor altımdan nemli döşeğimi Ah, yürekleri toprağa saplanan arkadaşlarım ah, oğlakların, tayların, buzağıların acı otlarla kararan damakları (akşamları barut kokusuyla dönsem de odama, sancısı: çaresiz seyrettiğim ölümün Ah, bir kere daha kederliyim ah, çılgın bir aşkın kollarında incelen bıçak seni öperek bilemeliyim |
| | #11 |
| Ilkokul 5. Sinif | Yaşamak Dediğimiz Feryat Kalbini taşırken harcadığın kuvvet ufacık elleri olan bir devin çırpınışlarıymış, o dev ki: mızraktan yağmurlar altında dolaşarak bileklerini incecik yasemin saplarına alıştırmış Demek ki, seninle tanıştırdığım sihir arpaların, kozaların, peteklerin, aslına astarına aşk denilen, burçlarında atmacalar, şahinler barındıran, bağrın bağra çarpışından başlayan sevdalı buluşmaların ürünü bir sihirmiş, o sihir ki: kanında öpüşlerin olduğu kadar şerefli ayrılıkların kıpırtılarını da biriktirmiş Şimdi beton üstüne serilmiş bir döşeğin kıyısında bunları yazarken şaşkınlıklar ve özlemlerle zenginleşen sözlerin senden çaldığı sıcaklığıyla vedalaşmadayım, ve - sevgilim - bıraktığın notu okuduğum sıralar koyu bir gecenin çıngıraklarından çok uzakta olacağım, üstelik dağlarda, bayırlarda bile zaptedemediğim o feryadı çaresiz, oradan parmaklıklar ardından taşıracağım Şurada, kaçaklık aylarımın son günüyle geçip gidiyor hayatımın bir dönemi... İşte köşesinden köşesine dolaştığım şehir; işte içime dolan hava; böğürlerimdeki çılgın girdabı aldığım her nefesin... gelişime kapı örtenler de oldu bu şehirde yatak serenler de gecelerime Sen gözlerinin maviliği gözyaşlarına bulaşan titreyiş, yosunları dalgalara kıyılara vuran kuvvet, sen akılalmaz sarplıklardan fışkıran çiçeklerdeki fiyaka, doğuruşların görkemini taşıyan şefkat, cançekişler, gerinişler, intikam duyguları, yetkinlikler, eriklerin ham lezzeti, körpelikler, midyelerde incileşen kumtanesi: aynı hızla yolumu gözle - geleceğim - unutma ki bu gidişler zaferi getirecek |
| | #12 |
| Ilkokul 5. Sinif | Umut Ki Umut ki yüreğimdir Halk olmuş yüreğimdir Adını Onur koyduğum kavga Büyü de umudu doğur Kimi gün düşüm olur Sese döner beni söyler Kimi gün rüzgarlanır Kuşa döner göğü söyler Bileğim kelepçeli Kolum zincirli olsa Dudağım filizlenir Kırılmış dalı söyler |
| | #13 |
| Ilkokul 5. Sinif | Sürgün __________________Uyandirin Anami Soyleyin gidiyorum Yolumu gozlemesin Donemem belki geri Arkadaslarim duysun Kardesim bunu bilsin Soyleyin gidiyorum Donemem belki geri Babama haber salin Cicekler onda kalsin Sulasin gunasiri Donemem belki geri Korulara soyleyin Daglara asmalara Baygin cocuklugumun Cinladigi kirlara Soyleyin Gidiyorum Donemem belki geri Gelsinler anilarim Ugurlasinlar beni Sadece sevdigime Soylemeyin duymasin O kadar korpe ki kalbi Bilmiyor yitirmeyi Soylemeyin bu aksam Sevdigim aglamasin yaşamak görevdir bu yangın yerinde"yaşamak insan kalarak" |
| | #14 |
| Ilkokul 5. Sinif | Özlemin Kadar güzelim; serçelermi taşıdı sana, çimen çimen, karadut oyası zülüflerini. çigdem tüten gamzeleri omuzlarına kırdan mı sardın? yadellerden esen yelde sevdalın mı var? unutma, hicbir şey yakışmıyor kalbime |
| | #15 |
| Ilkokul 5. Sinif | |
| | #16 |
| Ilkokul 5. Sinif | İnsan ki Hasreti Kadar Aşksa: Sağır da olsa dile döner seslenir... Düşse: Eni sonu suya düşer ıslanır... Aşktan öte başka hangi tohum yeşerir Hangi dal sügün verir ezildiği yerinden? (...Dolunaydı...Dağlaın bulutlandığı, toprağın yoncalandığı aydı...Öpsem, yaralanır sandığım çiçekler kadar körpeydi bahar... Bir yanım sazınca külhan, yağız,civan,atmaca; bir yanım nazınca uslu, suskun,ıssız,utangaç, savrulup savrulup sokaklara söylediğim şarkılar süsüydü ömrümüzün, yitince bulunmaz zenginliğimiz... Ne güzel günlerdi ah ne güzeldin gençliğim; gönlümü tarih düşüp ömrümce yol gözledim, yazık ki sen beklemedin...) İki derde yenik düştüm ne çare: biri aşk biri düşten düşe sızım sızım yüreğim... Taşa çaldım derdimi, taş çatladı kıvrım kıvrım kök verdim; güle sardım kendimi, gül kurudu derdim azdı yürüdü... İnsan ki hasreti kadar: belki bin sevda bin ayrılık fakat bir aşk bir intihar bir ömre ancak sığar. __________________ yaşamak görevdir bu yangın yerinde"yaşamak insan kalarak" |
| | #17 |
| Ilkokul 5. Sinif | Hesapsız Duygular Bil ki üzgün bırakıp ayrılırken caddeler kaldırım taşlarıyla örtülmüş uçurumlardır. Bilinçsizce mırıldanışta ansızın hatırlanan bir şarkı gibidir dönüşündeki haz Uzun uzun ağlamak için güdülen hasret bazen nelere değmez subaşından ürkütülmüş ceylanın sekerek kaçarken ırmağa saldığı kader sanki süzülüp kalbine gelir Yanıp sönen solgun ve kararsız ışıkları sehrin topraklarda ışıldasa da yıldızlar kadar gözlerimde yoğunlaşan anlamsız bakış takılıp gölgesine derinliklerin uzaklaşır. Oysa tayların körpecik kuyruğuna parlak yelesine bağlanan kurdela huylarını gizlice dizginlemek içindir Ve bilmediğim acılar yemişine kuşların konmadığı ağaçlar sarmaşıklar altında Seni birazdan ay batarken anacağım fakat unutma ki yaşamak sonsuz bir tadla onarıyor hırçın bir çocuğun ısırdığı elmayı Nihat Behram __________________yaşamak görevdir bu yangın yerinde"yaşamak insan kalarak" |
| | #18 |
| Ilkokul 5. Sinif | Ellerin Avucumda İki Ateş Damlası Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün, gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam, kızım benim, nazım benim, gurbetelde sazım benim, yalazlanmış can tanem, körpe dalım bir tanem.. Sisini gözlerimin, içimdeki dumanı seziverdin de sanki acılandın uykunda, sızlandın huysuzlandın.. Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum! Kolsuz kanatsız kalmış geceden beri başucundayım.. Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük kabukları koparılmış yaralar gibi uğulduyor beynimde.. itiraf etmeliyim ki yavrum çekip gitse de bir bir ekmeğe, özgürlüğe, insanlık ve hayata dair içimi dişleyen düşünceler, senin bir gülücüğün şimdi yaşamam için bana yeter. Geceden beri başucundayım.. İşte, sabaha dayandı gün! Aşsız, işsiz, kuruşsuz bir ıssız bayırdayım. Bebeğim, canımın kıvırcığı, boranda fırtınada sürgün vermiş tomurcuk, üzüm tanem, nar tanem, acar yanım, bir tanem.. Kim kime, dum duma bir tufandayız; günlerin ağzında kara bir gül dikenleri tenimize dayanmış; ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız.. İnim inim uykunda nasıl da yalnız yanıyor yüzün yavrum, yüreciğin kaşlarında tütüyor, ellerin avcumda iki ateş damlası, tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz, kendi kollarımızdan başka saranımız yok bizim.. Yazım benim, güzüm benim, yemin olmuş sözüm benim; sana kuş bulmalıyım sana düş bulmalıyım gidip iş bulmalıyım.. Koynunda çırpınırken böyle çaresiz kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat zehrinle tanıştırdın; alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın! Onurumuz: senin için sakladığım tek servetim bu yavrum; süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz.. sızım benim, gizim benim, gurbetelde izim benim; ateş almış taş altında kalmışız, gün olur hesabını sorarız elbet. Nihat Behram __________________yaşamak görevdir bu yangın yerinde"yaşamak insan kalarak" |
| | #19 |
| Ilkokul 6. Sinif | cok güzel olmus emegi gecen herkese tsk... |
| | #20 |
| Ilkokul 5. Sinif | Doğdum Bağlandım Sana Bütün düşlerde olduğu gibi anamın yaslı çehresinde olduğu gibi içimde bir şeyler birikiyor Savaşarak pişirilen toprağı kıvır kıvır işleyen güneş yitip gitti sanılan bir sesi iletiyor (...eriklere, ardıçlara, dallarını yosunların bürüdüğü selvilere, koruda kaybolan tavşanla, kaynağa biriken pervanelere, uçsuz bucaksız maviliğine denizlerin, bulutu evcilleşmeyen dağların görkemine, serin çığ taneleriyle ağırlaşan hasat rüzgarına, yaylaların büyüsü keskin ayaza...) Memleketim 4 Kınından sıyrılıp ışıldamak için sabırsızlanan bıçak Habersiz duruyor terkedilmiş çocuklar gibi gözlerinde kıvılcım güzelliğinden __________________ yaşamak görevdir bu yangın yerinde"yaşamak insan kalarak" |
![]() |
| Etiketler |
| nihat behram dan şiirler |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | Son Mesaj |
| ölülerimiz - nihat behram | internetadami | Sairlerimizden Siirler | 0 | 17.05.2009 01:22 |
| Hapishanedeki arkadaşıma - nihat behram | internetadami | Sairlerimizden Siirler | 0 | 17.05.2009 01:20 |
| Doğadan istek - nihat behram | internetadami | Sairlerimizden Siirler | 0 | 17.05.2009 01:19 |
| Anacan yiğitlemeleri - nihat behram | internetadami | Sairlerimizden Siirler | 0 | 17.05.2009 01:18 |
| Nihat BEHRAM | hewal_beritan | Sairlerimizden Siirler | 1 | 29.11.2008 09:28 |