15.03.2008, 16:42
|
#1 |
| | DTP’ye “kapatma”, AKP’ye “demokrasi” AKP iktidarı döneminde DTP’ye kapatma davası açıldığında sessiz kalan Batı, hedef AKP olunca suskunluğunu birden bozdu. ABD ve Avrupa Birliği, yaptıkları açıklamalarla AKP’ye destek verdi. DTP’ye dava açılırken demokrasiden söz etmeyen Erdoğan ise Batman turunda “Demokrasi bu kadar ucuz mu?” diye sordu.
Türkiye’de iktidar partisi AKP’ye kapatma davası açılması daha önce DTP’ye kapatma davası açıldığında sessiz kalan, hatta teşvik eden çevrelerde büyük tepki uyandırdı. İlkin ABD yaptığı açıklamada AKP’ye destek verdi.
Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya Dairesi sözcüsü Chase Beamer imzalı açıklamada "Dava açıldığına ilişkin haberleri görmüş bulunuyoruz. Bütün ilgili tarafların Türkiye'nin demokratik kurumlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermesi gerekiyor. Demokrasilerde, seçmenlerin ülkelerinin siyasi geleceğini belirlemesi esastır. Seçmenlerin 2007'deki iradesine saygı gösterilmeli. Bu yaklaşım, bizim Türkiye'nin demokratik laikliğine verdiğimiz güçlü desteği yansıtıyor" denildi.
ABD VE AB İKİYÜZLÜ
AKP iktidar döneminde DTP’ye ilişkin hukuk skandalları, aralıksız açılan soruşturmalar ve kapatma davalarına sessiz kalan ABD, bu iktidar döneminde PKK’ye karşı da hem istihbarat hem de teknik yardımlarını eksiltmedi. Son olarak Güney Kürdistan’a yönelik 20-29 Şubat tarihleri arasındaki kara operasyonu da ABD destekli gerçekleşti.
ABD’den sonra ikinci açıklama Avrupa’dan geldi. AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, AKP’ye destek açıklamasında "Avrupa Demokrasi'sinde böyle davaların yeri yok" dedi. Oysa aynı Avrupa AKP “demokrasisi” DTP’ye dava açtığında sessiz kalmayı tercih etti. Erdoğan’ın demokrasisi, DTP’yi hedef aldığında “meşru” oluyor ancak, AKP’nin kendisine yönelik olunca “anti-demokratik” oluyor.
AKP’ye kapatma davasını kınayan DTP de bu ayrımcılığa dikkat çekerek, “Partimize yönelik kapatma davası ve milletvekillerimizin dokunulmazlıklarının kaldırılması girişimleri karşısında sessiz kalanların, bugün AKP’ye açılan kapatma davası karşısında demokrasi havarisi kesilmeleri inandırıcı değildir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Kürt sorunu, işsizlik, sosyal güvenlik gibi bir çok alanda çözüm bekleyen önemli sorunları varken, AKP’ye açılan bu kapatma davasının aynı zamanda, ülkenin gerçek gündemini perdelemeye dönük bir işlev taşıdığına dikkat çeken DTP, “Türkiye artık ülkeyi germekten başka bir işe yaramayan bu tür yapay gündemler yerine gerçek gündemine dönmeli, gerçek sorunlarıyla yüzleşerek çözüme kavuşturmalıdır” dedi.
SEÇİM ÖNCESİ AKP KUŞKUSU
AKP’ye yerel seçimler önce ve özellikle Zap yenilgisi ardından kapatma davası açılması bir çok kesim tarafından kuşkuyla karşılandı. Erdoğan’ı iktidara taşıyan önceki seçim kampanyası döneminde de AKP ağır eleştirilerle, baskı altındaymış gibi mağdur pozisyonuna konulmuştu. Yerel seçimler öncesi de yine AKP’ye dava açılması dikkat çekiyor. Erdoğan bugün Siirt’te yaptığı konuşmada, sanki bu ülkenin başında olan kendisi değilmiş gibi vurgularda bulundu. Bir önceki seçim kampanyasında olduğu gibi Erdoğan yine mağdur edebiyatı yapmayı tercih etti.
KENDİNE DEMOKRAT
Türban yasasını geçirirken engel tanımayan Erdoğan, şimdi partisinin kapatılmasına yönelik soruşturma karşısında “mazlum” rolü oynayarak, “halka hizmet yolunda yürüyeceğiz” diyor.
Siirt’ten sonra Batman’a geçen Erdoğan burada da haksızlıktan bahsetti. DTP’ye dava açılırken “hukuk ve haktan” bahsedilirken, AKP sözkonusu olunca “Bu millete böyle bir haksızlığı kimse reva göremez” dedi.
Yasalar geçirirken, yasaklar koyarken insanların iradesini hiçe sayan aynı Erdoğan, Batman’da AKP’nin kapatılmasına ilişkin “Bu insanların iradesi hiçe saymak var mı?” demekten geri durmadı. “ Demokrasi bu kadar ucuz mu?” diye soran Erdoğan, 2007 başından beri 9 gazete 22 kez kapatılırken, halen 24 gazeteci cezaevindeyken, Kürtçe’ye hemen hergün ceza yağdırılırken ve DTP’ye baskılar üst boyutlardayken demokrasiyi unutuyor. [Üye Özel | Für Mitglieder | For Members] |