CAYBURG.NET
Şiirler Sessiz Şiirleri Paylaşım Bölümü
Cevapla
Yureğinizdeki Şiirler Bu konu 5136 defa okundu ve 190 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 03.11.2007, 00:30 #21
DaffodiL
Guest

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


GERİYE KALAN

Bir anahtar verdindi bana,
Kabaran yüreğimi bilerek.
Kullanıp durdum onu gönlümce,
Aşkıma kenar süsü diyerek,
Aşındırdım dişlerini zamanla.

Geriye ben kaldım işte.

Yalan olur sevmedim desem;
Ama yolcu yolunda gerek.
Ey ömrümün uğuldayan durağı;
Yanlış bir hesaptan dönerek,
Benli günleri sil istersen.

Geriye sen kaldın işte.

Metin ALTIOK
Alt 03.11.2007, 01:09 #22
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


RAKINAME


"İçmesini bilene Zevk-u sefadır rakı
İçmeyi bilmeyene Cevr-ü cefadır rakı.
Bir münasip miktarı Muhabbet anahtarı
Kaçırırsan ayarı Cana ezadır rakı.


Ne dert kalır ne keder İçeni mesut eder
İçebilirsen eğer Ruha ciladır rakı.
Ham ervahsan yanaşma Arifsen ondan şaşma
İç ama haddin aşma Ferahfezadır rakı.


Yarattığı ahengi Ne saz verir ne çengi
Terbiyenin mihengi Dense sezadır rakı.
Beyaz peynir domates Yanına bir kavun kes
Çiğköfteyle ne enfes Bir iptiladır rakı.


Biraz tuzlu leblebi Kadehin billur lebi
Dudakları öpmeli Yoksa hebadır rakı.
Ehl-i kemal olana Zevkle hemhal olana
Sohbette tad bulana Yarı vefadır rakı.


Mis'ten ala kokusu Ana sütü gibi su
Şu ki sözün doğrusu Müstesna ma'dır rakı.
Dost bezminde sohbete Neşe-i muhabbete
Her manevi lezzete Bir vasıtadır rakı.


Nükte, cinas anlayan Ahengi bezme uyan
İçip zırvalamayan İşte O'nadır rakı.
Eşşek içince zırlar Köpek içerse hırlar
Kedi içse tırmalar İnsanlaradır rakı.


Al kadehi eline Dokun gönül teline
Muhabbet alemine Bir merhabadır rakı.
Adabı, erkanı var Zamanı, mekanı var
Kimin ki izanı var O'na şifadır rakı.


Gönül dargınlarına Vefa kırgınlarına
Hayat yorgunlarına Haza devadır rakı.
Mirkelamoğlu der ki Had bilmezsen eğer ki
Öyle rüsva eder ki başa beladır rakı."

bu şiir mukemmel
Alt 03.11.2007, 08:40 #23
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


Paylaşım İçin Teşekkür Ederim ***
Alt 03.11.2007, 12:41 #24
Üniversite 3. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


teşekkürler paylaşım için
Alt 04.11.2007, 17:19 #25
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


ellerinize sağlık
Alt 08.11.2007, 12:08 #26
PeSiMiST SaGoCu
Guest

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


güzel paylaşımlar teşekkürler........
Alt 08.11.2007, 18:37 #27
Anaokulu

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


çok harika bir şiir
Alt 08.11.2007, 20:19 #28
Ilkokul 4. Sinif

Standart kurmanci olsun dedim...


ZIVISTAN

Dem bahar bu
evîn bê te bu
kulîlk vebubun di bin ezmanên bê azadîde
li welatê AGIR Û ROJÊ...

Dem bu havîn
ez dîsa bê te
qîrîna zarokan diqetand bêdengîya dinê
di bin tîrêjên rojê de.
Hawarên dayîkan dihat
ji bin narîncokên neyarde...

Dem bu zivistan!
Evîna te ket e nava dilêmin
weke agirê di nava dilê KURDÎSTAN!
Cavên te bun dîcle û ferat
awirên te ji bo jîyana min bun xelat...




KIS

vakit ilk bahardi
sevda sensizdi
acilmisti filizler özgür olmayan gökyüzünün altinda
atesin ve günesin ülkesinde…

vakit yaza döndü
ben yine sensiz
cocuk cigliklari yirtiyordu dünyanin suskunlugunu
günes isinlarinin altindan,
analarin feryatlari duyuluyordu
düsman bambolarinda…

vakit kis oldu
düstü yüregime sevdan
kürdistanin bagrina düsmüs yangin gibi…
gözlerin dicle ve firatti
yasamima sunulan bir armagan gibi…
(türkcesi)
Alt 11.11.2007, 23:23 #29
Anaokulu

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


sihat xwes
Alt 16.11.2007, 15:13 #30
Anaokulu

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


bu adam müthiş biri.
yeni türküdeki elemana olan aşkı ...

##############
Otomatik Birlestirme
##############

teşekkürler arkadaşım

##############
Otomatik Birlestirme
##############

heval allahına kurban
Alt 19.11.2007, 15:29 #31
Anaokulu

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


saolun beyler bayanlar ellerınıze yuregınıze saglık
Alt 20.11.2007, 16:17 #32
Ilkokul 3. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


harika harika
Alt 23.11.2007, 21:08 #33
Anaokulu

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


Kekik reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar. Alçak damlı evlerin yüksek küçük pencerelerinden soluk ışıklar yayılırdı geceye. Köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi. Sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi belirli belirsiz. Namlunun ucunda çırpınırdı yürekler... Ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru. Kapılar kırılır talan edilirdi, sevdalar, umutlar ve insan olan ne varsa... Ve kan akardı derelerimizden. Zilan, Munzur, 33 Kurşun, Nevala Kasaba... Ve ülkemin bütün derelerinden. 0 iklimde kalırdı acılar... Duymazdı bir allanın kulu çığlığımızı. Ve dağlara sevdalanırdık, karabasan gecelerin sabahlarında. Direnmek kalırdı Kürt'e. Yaşamanın bir başka adı direnmekti...

Musa Anter(Apeme musa)
Alt 25.11.2007, 21:20 #34
Bronze Members

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


ACI

Yaşamak uğruna
Ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
Acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
Savaşmak bu olsa gerek
Peki ya sen uğruna
Üzülmek niye?

Yılmaz ERdoğan
Alt 30.11.2007, 20:44 #35
SAHMERAN
Guest
Ben Deliyim …
Yorgun Ve YALNIZIM …KALDIRIMLARA Misafirim ….
Gecenin Gözleri Üzerimde ..
Denizin ortasında Küçük Bir ADAYIM …Yüzme bilmem ..
YÜREĞİMİ Bir Yerlere Bırakmışım … Bıraktığım Yerden ÇOK UZAKLARDAYIM ..
KAPILARI Kapamışım Üstüme …Sürgüleri Beynime ÇEKMİŞİM …
Heyy .. Sabreden DERVİŞŞ … Bana da SABRETMEYİ öğretsene …
… BeN DeLiYim …
Ama Çok Şey Bilirim …Renkler ve Zevkler HiçbirŞey İfade etmez BANA …
Sonların Başladığı Yerden …Başlangıçların SON Bulduğu YERLERE Gidiyorum …
Kara Bir TREN Gibiyim yANİ …
Bir İstasyondan Bir İstasyona …Hep Aynı RAYLAR Üzerinde …
… BeN DeLiYim …
Yağmurun Yağması Benim İçin Romantik Değildir …
Ben KURŞUN Yağmurlarını Bilirim …
Benim GÜNEŞİM Batmaz … DüNYam Dönmez …Ayın Hep Mehtap Halindedir …
Rüzgarların DOĞUDAN Eser …
Kadehime Doldurduğum Hüzünle SaRHOŞ Olurum …
Mezem İse Bir Dilim UMUT …
Ezbere Bilirim YAŞAMAYI …Yaşarken SAVAŞMAYI …
… BeN DeLiYim …
Benim Mevsimim Değişmez Sadece BAHARDIR …
Kuşlardan Sadece GÜVERCİNİ Bilirim …Yüreğim Kanatlarıyla Beraber ÇArpar …
İnsanlardan Sadece ÇOCUKLARI Severim …Onları da Büyünce Kadar …
… BeN DeLiYim …
Benim TANRIM Yoktur … Bir Çift Göze …Bir Güler Yüze TAPARIM ..
Bulmacaya Benzerim …Kimi Zaman Soldan Sağa Bir NOTA …
Kimi Zaman Yukarıdan Aşağıya Eski Mısır’da Bir Tanrıyım …
Bağıra Bağıra Şarkılar Söylerim …Sessiz Sessiz ŞİİRLER Yazarım …
Bilmediğim Yerlerin … Tanımadığım Kişilerin Resimlerini Çizerim …
… BeN DeLiYim …
Kendimle SOHBET Eder … Kendime Gülerim …
Telefon Kulübeleriyle Kavga Ederim …Asfaltın Siyahında Kaybolup DÜŞÜNCELERE Dalarım …
Çıkmaz Sokaklarda KENDİMİ Ararım …Bir de Güzel Hayaller Kurarım …
Sonra Hayallerimle Beraber SUYA Düşerim …
… BeN DeLiYim …
Çayım Sekiz Şekerlidir …Sigara Üstüne Sigara Yakarım …
Parayı Sevmem … Para İçin Çalışırım …
Çalışırken ANNEMİ Düşünürüm … Ağlarım …
Alnımın Teri Gözyaşlarıma Karışır …
Babamın Otobüsüyle Geçmişe YOLCULUK Yaparım …
Ninemin Masallarıyla Annemin Radyoda Ezberlediği
Sanat Müziği Şarkılarını Hiç BIKMADAN Defalarca Dinlerim …
Dört Yaşında AŞIK Olduğumu
Ablamla Vardiyeli Kullandığımız Çadır Bezinden
Çanta ile Okula Başladığımı Görürüm
Sonra Babamın Başımı hiç dayamadığım omuzlarında UYKUYA dalarım..
Rüyalar Görürüm Uyandığımda Hiçbirini HATIRLAYAMADIĞIM…
… BeN DeLiYim …
Güzel Bir Yaşam Benim İçin ANLAM Taşımaz..
Ben Köyleri Ve Yürekleri YAKILMIŞ İnsanlar Bilirim…
Kimsenin DÜŞMANI Değilim…Kimseye DOST Olmadım
Ben YABANCIYIM Bana…
Söyleyemediğim Düşüncelerim Vardır…
Her Akşam Ayrı Bir Meydanda …Atatürk Heykelinin Karşısında
Olmayan AKLIMI Darağacına ASAR İpini ÇEKERİM …
… BeN DeLiYim …
Ben Buralara Ait Değilim…
Dağları Sırt Sırta Vermiş Bir ÜLKEM
Surlarla Çevrili Bir Şehrim
12 ‘den Sonra VOLTA Attığım Caddelerim
Kızıl Sakallı Bir Dayım … Bir de SARI Saçlı Yarim Var Benim …
… BeN DeLiYim …
Çizilmiş Sınırları Reddetmişim …
Ben Hakkari’de Düşen ÇIĞ …Şırnak’ta KÖMÜR Yatağıyım
Eskişehir’de Taput Hücre …Nevşehir’de Peri Bacalarıyım
Maraş’ta KATLİAM …Marmaris’te orman YANGINLARIYIM …
Tunceli’ de ozanların SAZI …Erzurum Yaylasında Çoban KAVALIYIM …
DiyarBakır’da 7 Kardeş Burcu …Derik’te Zeytin Ağacıyım
Almanya’da Yıkılmış Bir DUVAR …Amerika’da Bağımsızlık HEYKELİYİM …
Fransa’da Yıllanmış Bir ŞARAP …İngiltere’de ÖZGÜRLÜK Meydanıyım
Somali’de Aç Bir ÇOCUK …Hollanda ‘da Bir Gram KOKAİNİM …
Irak’ta Mülteci Kampı …İran’da Rejim Muhalifi Bir DEMOKRATIM …
Brezilya’da Görkemli Bir FESTİVAL …Suriye İle Lübnan Arasında Bekara VadisiYim ..
KÜRDİSTAN’da Teslim Ol Çağrılarına ATEŞLE Karşılık Veren Bir MİLİTANIM …
Sırtımdan Vurulmuşum …Bedenim Dört parça
Direniş Koltuk Değneğim …Alnımdaki Üç Renkli Bayrağı
Göğsümün Kafesinde Özgürlük Türküsü Öten YaRALI Kuş İle Dalgalandırdım
Ölüm KURŞUN Olup Yağar Üstüme …Binlerce Kez Öldürülmüş Ama ÖLMEMİŞİM …
Ben FIRAT’ın Cambazı …Doğal Bir FELAKET …Sosyal Bir BELAYIM …
… BeN DeLiYim …
Duygularım Hep SANSÜRE Uğramış …Bir Fahi şenin Hayatı Gibi Yalancıdır Gözyaşlarım
İplerim İnceldiği Yerden Koptu Kopacak …Ve Ufacık Bir Bakış Boğazımı Düğümlendirir
Kimi Özlediğimi BİLMEDEN …Hasretin En Yoğun Halini Yaşarım
Ahhh…İçimden DAĞITMAK Gelir… Dağıtamam Ya Kendimi DAĞITIRIM …
Gözlerimin KaHVErengisi Git Gide Koyulaşır…İnsanların ki Kan Kırmızılaşır…
Bakamam Kimsenin Yüzüne …
Sevgiye Muhtaç Bir Yavruya Dönerim …Kalbim KÜKRER…
… BeN DeLiYim …
Susturucu Takılmış Bir SİLAH … Saati Durmuş Bir BOMBAYIM …
Haykırırım Ama Duyuramam Sesimi
Yine De Sardığım TÜTÜNDE … Yaktığım CİGARADA bulurum Mutluluğu
Dumanı Şehrin Üstüne Gelir EfKaRIMIN …Ağlamamaya Yemin Etmiş Gözlerim
… BeN DeLiYim …
Unutulmuş Bir HATIRA … Sonu Dramla Biten Üç Bölümlük Komedi DİZİSİYİM …
Çorbama KİNİMİ Doğrar … Öfkemi KAŞIKLARIM …
Zehir Kokan Bir Gül Biter Dudaklarımın Arasında
Başımı Göğe Kaldırıp Bakışlarımı ÇİVİLEYİP GökyüzünDe Seni Seyrederim …
Sonra Bir Bidon Gökkuşağı Döküp Üstüne YAKARIM Seni …Küllerinle Birlikte Zamana SAVRULURUM …
… BeN DeLiYim …
Zülfün Her Gece İhanetler RIHTIMINDA …Ciğerimin Üzerinde Sevdasını KURŞUNA Dizer
Geceyi İkiye BÖLERİM …
Bir Parçasına GECEYARISI Derim ….Öbür Parçasına YüRek YARASI …
Şafaktansa Bir Parça Aydınlık Koparıp Ekmeğime Sürer
Üstüne Demli Bir Kuş Cıvıltısı İçerim …Sonra Hayatın Adını YALAN Koyarım
Ben Yüreklerde __ÜNLEM__ Kafalarda __SORU__ İşaretiyim …
… BeN DeLiYim …
Bağrı Taşlarla Dolu Bir Toprak Parçasıyım …Bir Uçtan Bir Uca Konulmuşum
Karınca Yuvaları Ve Ayak İzleri İle Süslüdür Tenim
Kar Yağar ÜŞÜR … Güneş Vurur KAVRULURUM …
Kimisi Tükürür … Kimisi Öper
Tükürene MEZAR …Öpene LaLeZaR olurum
Ben Nehirlerin Yatağı …Dağların Mekanı …Şeytanın Babasıyım
… BeN DeLiYim …
Mutluluğu Uzaktan Seyrederken …Cebimde Küçük UMUTLAR Biriktirdim
Gözlerimin Kapının Eşiğine …Duvardaki Fotoğraflara Takıldığı Saatlerde
Kendimi Paramparça Olmuşluğun …Tükenmişliğin Koynunda Bulurum
İşte O Zaman Hayat ACI Kahve Tadı Verir …Hep İçime Atarım …Ama Kendimi İçine Atacak YER Bulamam
Anlamayana AZ Gelirim …Anlayana ÇOK …
Ne Yarınlar Birşey Bekler Benden …Ne De Ben Birşey Beklerim YARINLARDAN …
… BeN DeLiYim …



:53:
Alt 02.12.2007, 19:01 #36
Ilkokul 2. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


ellerinize sağlık
Alt 02.12.2007, 21:23 #37
Ilkokul 2. Sinif

Standart Cevap: Butun Şiirlerimizi Bu Başlikta Topluyoruz


ismi hatırlarsan yazarmısın?
Alt 04.12.2007, 18:16 #38
Banned

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


uuuuuuuuf.. COK GUZEL
Alt 07.12.2007, 18:00 #39
Anaokulu

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


:6:güzel..........müthiş bişey
Alt 14.12.2007, 00:08 #40
Lise 2. Sinif

Standart Cevap: Pazubent (Murathan Mungan)


Yalnız Bir Opera

ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

imrendiğin, öfkelendiğin
kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
yani yaşamışlık sandığın
geçmişim
dile dökülmeyenin tenhalığında
kaçırılan bakışlarda
gündeliğin başıboş ayrıntılarında
zaman zaman geri tepip duruyordu.
ve elbet üzerinde durulmuyordu.
sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
biraz daha fazla sevdiğim,
biraz daha önem verdiğim.

başlangıçta dogruydu belki.
sıradan bir serüven,
rastgele bir ilişki gibi başlayıp,
gün günden hayatıma yayılan,
varlığımı ele geçiren,
büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim
ben sende bütün aşklarımı temize çektim
anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana
bütün kazananlar gibi
terk ettin

yaz başıydı gittiğinde,
ardından,
senin için üç lirik parça yazmaya karar vermistim.
kimsesiz bir yazdı.
yoktun.
kimsesizdim.
çıkılmış bir yolun ilk durağında
bir mevsim
bekledim durdum.
çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.

sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yüzündeki küskün kedere,
gür kirpiklerinin altından kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine
çerçevesine sığmayan
munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine
lirik sozcüğü en çok yüzüne yakışıyordu
yaz başıydı gittiğinde.
sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti mayıs.
seni bir şiire düşündükçe
kanat gibi, tüy gibi,
dokunmak gibi uçucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.
önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük
usulca düşüyordu bir kağıt aklığına,
belki de ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.

yaz başıydı gittiğinde.
bir aşkın ilk günleriydi daha.
aşk mıydı, değil miydi?
bunu o günler kim bilebilirdi?
"eylül'de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen"
notunu buldum kapımda.
altına saat:16.00 diye yazmıştın,
ve 16.04'tü onu bulduğumda.

daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını
takvim tutmazlığını
aramızda bir düşman gibi duran
zaman'ı
daha o gün anlamalıydım
benim sana erken
senin bana geç kaldığını

gittin.
koca bir yaz girdi aramıza.
yaz ve getirdikleri.
döndüğünde eksik,
noksan bir şeyler başlamıştı.
sanki yaz, birbirimizi
görmediğimiz o üç ay,
alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan,
olmamıştı, eksik kalmıştı.

kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış arkadaşlığımıza.
adımlarımız tutuk,
yüreğimiz çekingen,
körler gibi tutunuyor,
dilsizler gibi bakışıyorduk.
sanki ufacık bir şey olsa birbirimizden kaçacaktık.

fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki. zamanla
gözlerimiz açıldı,
dilimiz çözüldü
güvenle ilerledik birbirimize.
gittin.
şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.
biliyorum
ne sen dönebilirsin artık,
ne de ben kapıyı açabilirim sana.

şimdi biz neyiz biliyor musun?
akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
birbirine uzanamayan
boşlukta iki yalnız yıldız gibi
acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
bir zaman sonra
batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
bizden diyorum, ikimizden
ne kalacak?

şimdi biz neyiz biliyor musun?
yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz. umut
ve korkunun
hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada
bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını
bilmeyen
çocuklar gibi
ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek
her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz

kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.

kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak,
yazıya oturup
sonu gelmeyen cümleler kurmak,
camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...
böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır
çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır
içimizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyun
para etmez kendimizi avutmak için bulduğumuz numaralar
bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz
çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar,
eşyalar gözünüzün önünde durur
birlikte yarattığınız alışkanlıklar
korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,
cağrışımlarla ödeşemezsiniz

dışarda hayat düşmandır size
içeride odalara sığamazken siz, kendiniz
bir ayrılığın ilk günleridir daha
her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkta

gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saat tiktakları
kaplar tekin olmayan göğünüzü
geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç
suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara

boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak,
eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasinda
kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
kendimizin içinden
yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibi
yeni bir iklime, yeni bir kente,
bir tutkunluk haline, bir trafik kazasına,
başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye,
ameliyata alınmaya kendimizi hazırlar gibi

yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi
ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,
ve kazanmış görünürken derinliğimizi
ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde
bir an'ın, yalnızca bir an'ın bütün bir hayatı kapladıgı anlar
o tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi
hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar

denemeseniz de, bilirsiniz
hiç yakın olmamışsınızdir intihara bu kadar

bana zamandan söz ediyorlar
gelip size zamandan söz ederler
yaraları nasıl sardığından,
ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.
zamanla ilgili
bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
hepsini bilirsiniz zaten,
bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.
dahası onalar da bilirler.
ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler,
öyle düşünürler.
bittiğine kendini inandirmak,
ayrılığın gerçeğine katlanmak,
sırtınızdaki hançeri çıkartmak,
yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak
kolay değildir elbet.
kolay değildir
bunlarla baş etmek, uğruna içinizi öldürmek.
zaman alır.
zaman,
alır sizden bunların yükünü
o boşluk dolar elbet,
yaralar kabuk bağlar,
sızılar diner, acılar dibe çöker.
hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir.
bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
o boşluk doldu sanırsınız
oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir

gün gelir bir gün
başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
o eski ağrı
ansızın geri teper.
dilerim geri teper.
yoksa gerçekten
bitmişsinizdir.

zamanla yerleşir yaşadıkların,
yeniden konumlanır, çoğalır anlamları,
önemi kavranır.
bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey,
çok sonra değerini kazanır.
yokluğu derin
ve sürekli bir sızı halini alır.
oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık
mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan
her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır

ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
günlerin dökümünü yap
benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini
kim bilebilir ikimizden başka?
sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış
bir ilişkiyi, duyguların birliğini, bir aşkı beraberlik haline getiren
kendiliğindenliği
yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi
bir düşün
emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya
şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor orada
ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
bunlar da bir işe yaramadıysa
demek yangından kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda

bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
solgun yollardan geçtim.
bakışımlı mevsimlerden
ikindi yağmurlarını bekleyen
yaz sonu hüzünlerinden
gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim
geçti her çağın bitki örtüsünden
oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından
bakarken dünyaya
yangınlarla bayındır kentler gibiyim:
çiçek adlarını ezberlemekten geldim
eski şarkıları,
sarhoşların ve sucluların unuttuklarını hatırlamaktan
uzun uzak yolları tarif etmekten
haydutluktan ve melankoliden
giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden
duyarlığın gece mekteplerinden geldim
bütünlemeli çocuklarla geçti
gençliğimin rüzgara verdiğim yılları
dokunmaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.

bu şiire başladığımda nerde,
şimdi nerdeyim?
yaram vardı. bir de sözcükler
sonra vaat edilmiş topraklar gibi
sayfalar ve günler
ışık istiyordu yalnızlığım
kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum
ilerledikçe...kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde
aşk ve acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü
daha şiir bitmeden.
karardı dizeler.
ask...bitti. soldu siir.
büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden

daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım
ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde
aşk yalnız bir operadır, biliyordum: operada bir gece
uyudum, hiç uyanmadım.
barbarların seyrettiği tarapezlerden geçtim
her adımda boynumdan bir fular düşüyordu
el kadar gökyüzü mendil kadar ufuk
birlikte çıkılan yolların yazgısıdır:
eksiliyorduk
mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim
her otelde biraz eksilip, biraz artarak
yani coğalarak
tahvil ve senetlerini intiharlarla değiştirenlerin
birahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarında
ağır ve acı tanıklıklardan
geçerek geldim. terli ve kirliydim.
sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhum
maskeler ve çiçekler biriktiriyordu
linç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de...
korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitapları
ve açık hayatları seviyordu.
buraya gelirken
uzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdim
atlarla birlikte terledim yolları ve geceleri
ödünç almadım hiç kimseden hiçbir şeyi
çıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için
panayır yerleri...panayır yerleri...
ölü kelebekler...ölü kelebekler...
sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim.
adım onların adının yanına yazılmasın diye
acı çekecek yerlerimi yok etmeden
acıyla baş etmeyi öğrendim.
yoksa bu kadar konuşabilir miydim?

ipek yollarında kuzey yıldızı
aşkın kuzey yıldızı
sanırsın durduğun yerde
ya da yol üstündedir
oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar
ölü yanardağlar, ölü yıldızlar
ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı

aşkın bir yolu vardır
her yaşta başka türlü geçilen
aşkın bir yolu vardır
her yaşta biraz gecikilen
gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler
gözlerim
aşkın kuzey yıldızıdır bu
yazları daha iyi görülen
ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler
ilerlerim
zamanla anlarsın bu bir yanılsama
ölü şairlerin imgelerinden kalma
sen de değilsin. o da değil
kuzey yıldızı daha uzakta
yeniden yollara düşerler
düşerim
bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda
ben yoluma devam ederim. bitmemiş bir şiirin ortasında
darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler
yaşamsa yerli yerinde
yerli yerinde her şey

şimdi her şey doludizgin ve çoğul
şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi
şimdi her şey yeniden
yüreğim, o eski aşk kalesi
yepyeni bir mazi yarattı sözcüklerin gücünden

dönüp ardıma bakıyorum
yoksun sen
ey sanat! her şeyi hayata dönüştüren

Murathan Mungan
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Şiirler - Helbest darkman33 Yardim Istekleri ve Sorulariniz Bölüm Arsivi 0 02.10.2008 19:08
güllü şiirler özay58 Resimli Şiirler 4 31.05.2008 22:35
Şiirler. IsyaN™ Şiirler 2 30.05.2008 10:54
Devrimci Şiirler... Déjà Vu Şiirler 0 06.05.2008 14:26
şiirler justyounme Şiirler 3 25.04.2008 17:22

WEZ Format +2. Şuan Saat: 06:57.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197