Amerika'daki Kürt Lobisi, 'Kürt Sorunu'nu Dünya Gündemine Taşıdı Amerika'da faaliyet gösteren Kürt lobisinin 'Kürt sorunu'nu dünya gündemine taşıdığı ileri sürüldü. Kürt Lobisinin 2003 yılında Irak'ın işgali sonrası atağa kalkarak Kürt sorununu dünya gündemine taşıdığı belirtilirken; Saddam'ın yargılanması sürecinde ise 1988 Halepçe katliamıyla "Kürt soykırımı"nın tema olarak işlendiği vurgulandı. Aylık olarak yayınlanan 'Çağın Polisi Dergisi'nde "Türkiye'nin başını ağrıtan lobilerle mücadele" konulu bir makale yayınlandı. 1.Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi Remzi Koçöz imzasıyla yayınlanan makalede, Rum, Ermeni, Yahudi ve Kürt lobilerinin çalışmaları hakkında bilgi verildi. Lobi faaliyetlerine karşı mücadele yöntemlerinin anlatıldığı yazıda, Amerika'da çalışma yürüten Kürt lobisi hakkında dikkat çekici bilgilere yer verildi. Amerika'da soğuk savaş sonrası özellikle 1. Körfez Harekatı sonrası baş gösteren Kürt Lobisinin 2003 yılında Irak'ın işgali sonrası atağa kalkarak Kürt sorununu dünya gündemine taşıdığına dikkat çeken Koçöz, Saddam'ın yargılanması sürecinde 1988 Halepçe katliamıyla "Kürt soykırımı"nın tema olarak işlendiğini belirtti. Washington'daki Barzani'nin KDP'si ile Talabani'nin PUK temsilciliklerinin Türk elçiliğinden daha faal ve daha inandırıcı şekilde çalıştığını ileri süren Koçöz, "Washington Institute of Kurdish Studies; Kürt sorunuyla ilgili haber ve gelişmeleri düzenli olarak bu konuda çalışanlara gönderiyor ve Kürt sorunu ile ilgili birbiri ardına üniversite ve düşünce merkezlerinde toplantı yapıyor. Kürtlerin bağımsızlığı için kamuoyu oluşturmak, bu bağımsızlığın önünde en büyük engel olarak görülen güçleri belirlemek ve Ortadoğu'daki dikkatleri Filistin-İsrail sorunundan Kürt-Türk veya Kürt-Arap çatışmasına çekmek. Son zamanlarda bu toplantılar Türkiye'nin aleyhine işleyen bir platforma dönüşmüştür." diye yazdı. Amerika'da bugün hem bürokrasi hem akademi dünyasında güçlü bir Kürt lobisi oluştuğunu savunan Koçöz, ikinci grubun tezlerinin oluşmasında ve bu tezlerin daha iyi savunulması için akıl hocalığı yapanların başında Amerikalı eski diplomat ve National Defense University'de ders veren Peter Galbraith'in geldiğini söyledi. Galbraith'in geçmişte Kürtlere "Sizin şu an büyük düşmanınız Türkiye'dir. Bağımsızlığınızın önündeki engel Ankara'dır." diyerek Türkiye'yi hedef gösterdiğini hatırlatan Koçöz, 'Irak'ın Sonu' adlı kitabında bu ülkeyi harita üzerinde bölüp bağımsız Kürdistan kurgusunu işlediğini ifade etti. İsrail'in bölgedeki güçler dengesi açısından güçsüzleştirilmiş üç ayrı parçadan oluşan bir Irak'ı arzuladığını dile getiren Koçöz, "Bu çerçevede, Kürtlerin Irak'taki bağımsızlığını destekleyen gruplardan biri de Yahudi lobisidir. ABD' in bölgede etkin olması açısından başta Amerika olmak üzere dünyanın her yerinde var olan Yahudi lobilerini de harekete geçirmiştir. Bölgede İsrail'e en büyük tehlike gördükleri Filistin ve İran'a karşı lobi faaliyetleri yanında Kuzey Irak'taki Kürt oluşumunun hamisi konumunda yürütülen faaliyetler Türkiye'yi rahatsız etmektedir. Yahudi lobisinin Türkiye'ye karşı izlediği faaliyetler eskisinden farklı bir konuma ulaşarak sınırsız destek yerini sınırlı desteğe yani Türkiye-İsrail-Ortadoğu gelişmelerinin seyrine bırakmıştır." ifadelerini kullandı. Dış politikada 'inandırıcılık' ve 'caydırıcılık' olmak üzere iki hususun önem arzettiğini anlatan Koçöz, lobi çalışmaları konusunda şu tavsiyeyi yaptı: "Türkiye açısından; Dünyanın her köşesindeki Türklerin örgütlenerek, var olan örgütlerin de (Sağcı-Solcu-İslamcı-Ülkücü gibi) kısır çekişmelerden uzak tutularak; ulusal çıkarlar doğrultusunda birliktelik yakalanır, ne kadar çok destek verilir ise ulus olarak -bir o kadar daha- uluslar arası arenada güçlü bir konuma ulaşılacaktır." |