CAYBURG.NET
Sairlerimizden Siirler Sairlerimizin siirleri,arsivleri.. sairlerimize dair hersey.
Cevapla
Nazim Hikmet Siir Arsivi Bu konu 3510 defa okundu ve 366 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 24.01.2008, 17:15 #41
Anaokulu

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


şiir okumaktan büyük haz alıyorum heleki nazımın tşk
Alt 27.01.2008, 18:55 **Fatality** - MSN üzeri Mesaj gönder #42
Silver Members

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


teşekkürler
Alt 29.01.2008, 11:04 #43
Anaokulu

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


ben de oylediyordum zaten
Alt 31.01.2008, 22:47 **Fatality** - MSN üzeri Mesaj gönder #44
Silver Members

Standart Cevap: 19 Yasim Nazim Hikmet


emeğine sağlık harika bir paylaşım
Alt 02.02.2008, 11:40 #45
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


emeğinize sağlık
Alt 02.02.2008, 13:44 #46
Ilkokul 1. Sinif

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


elinize fikrinize sağlık.çay simit ve peynir.
Alt 05.02.2008, 20:19 #47
Üniversite 4. Sinif

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


paylaşım için teşekkürler
Alt 05.02.2008, 22:39 #48
Anaokulu

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


handan,hamamdan gectık,gun ısıgındakı hıssemıze razıydık;saadetınden gectık,umıdıne razıydık;hıcbırını bulamadık;kendımıze huzunler ıcat ettık,avunamadık,yoksa bız...
bız bu dunyadan degıl mıydık?
Alt 05.02.2008, 22:43 #49
Anaokulu

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


kezizer arkadasa şiirinden dolayı tesekkurler
Alt 06.02.2008, 22:52 #50
Anaokulu

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


harika arkadaşlar
Alt 15.02.2008, 14:38 #51
Üniversite 4. Sinif

Standart Nazim Hikmet


DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA

Dünyayı verelim çocuklara,hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
Dünyayı çocuklara verelim
Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
Dünyayı çocuklara verelim
Bir günlükte olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden
Ölümsüz ağaçlar dikecekler
NAZIM HİKMET
Alt 19.02.2008, 17:31 #52
Üniversite 3. Sinif

Standart Cevap: Nazim Hikmet Siir Arsivi


hepsi çok güzel,teşekkürler...
Alt 24.02.2008, 21:08 #53
Banned

Standart Cevap: Nazim Hikmet


eline saglik kardas
Alt 25.02.2008, 21:28 #54
Üniversite 4. Sinif

Standart Cevap: Nazim Hikmet


Nazım Hikmet'ten güzel bir şiir parçasını almışsın. Ellerine sağlık paylaşım içinde ayrıyetten tşk
Alt 26.02.2008, 15:05 #55
Anaokulu

Standart Cevap: Nazim Hikmet


bu sözler hiç yabancı gelmedi...teşekkür ederim..
Alt 27.02.2008, 22:53 #56
Ilkokul 7. Sinif

Standart Cevap: Nazim Hikmet


harikaaaaaaaaaaaa
Alt 29.02.2008, 06:10 #57
Silver Members

Standart Nazım Hikmet - Fakir Bir şimal Kilisesinde şeytan Ile Rahibin Macerası


FAKİR BİR ŞİMAL KİLİSESİNDE
ŞEYTAN İLE RAHİBİN MACERASI

İlkönce yağmurla
sonra birdenbire açan güneşle başlamıştı sabah.
Henüz ıslaktı asfaltın solundaki tarla.
Harp esirleri çoktan iş başındaydılar.
Topraktan nefret duyarak
— halbuki köylüydü birçoğu —
tıraşlı ve korkak
çapalıyorlardı patatesleri.
Suluboya, solgun resimleri hatırlatıyordu insana
köy kilisesinden gelen çan sesleri.

Pazardı.
Kilisede erkeklerin hepsi ihtiyardı
kadınların değil,
içlerinde büyük memeli kızlar,
ve sarı saçlarına ak düşmemiş anneler vardı.
Maviydi gözleri.
Başları önde,
kalın, kırmızı ve harap parmaklarına bakıyorlardı.
Terliydiler.
Haşlanmış lahanayla günlük kokuyordu.
Kürsüde muhterem peder
«beyannameyi» okuyordu,
— gözlerini gizleyerek —.
Renkliydi pencere camlarından biri.
Bu camdan içeri giren güneş
duruyordu genç bir kadının bembeyaz ensesinde
eski bir kan lekesi gibi.
Ve hiçbir zaman
doğurmamış olan
göğüssüz ve kalçasız bir Meryem'in kucağında bir çocuk :
başı öyle büyük
o kadar inceydi ki kıvrılmış bacakları
hazin ve korkunçtu.
Önlerinde kandil yanıyordu
eski
sert
ve boyalı tahtayı aydınlatıp...

İki adam boyundaydı tahta heykel.
Şeytan saklanmıştı arkasına
— kaşları çekik, sakalı sivri,
Mefistofeles olması muhtemel,—-
ve âlim bir tebessümle
dinliyordu muhterem pederi.
«— Avrupa'nın bekası,
(okuyordu beyannameyi muhterem peder)
Avrupa'nın bekası için harbediyoruz.»

Dinliyordu Şeytan
sivri sakalında keder
ve âsi ve selîm aklına
dayanılmaz bir ağrı vermekteydi yalan.

Okuyordu rahip :
«— Avrupa milletleri el ele verip
harbediyoruz,
ve mutlak imha edeceğiz
medeniyet için tahripçi bir unsuru.»

Şeytan bir parça yana itti Meryem'in heykelini
ve havada sihirle efsun alâmetleri daireler çevirip
kaldırdı elini
rahibe doğru
— etsizdi, uzundu bu el,
hakikat gibi, kemikli ve kuru —.

Ve ne olduysa o anda oldu işte.
Renkli camın altındaki kadın
çırılçıplak göründü kıpkırmızı güneşte.
Memeleri ağırdı
ve sarı ipek gibi parlıyordu karnının altında tüyler.
Düşürdü kâadı muhterem peder
ve Şeytan'ın iğvasıyla hakikati bağırdı :
«— Karşı koymak günü geldi en büyük tehlikeye.
Harbediyoruz,
fuhşun bekası için,
kerhane kapıları kapanmasın diye.
Ve sen orda, arkada
içinde beyaz entarisinin
bir erkek çocuğu gibi duran,
sen orospu olacaksın kızım.
Sana firengi ve belsoğukluğu verecekler
büyük şehirlerimizden birinde.
Baban dönmeyecek
Yatıyor şimdi yüzükoyun
çok uzak bir toprağın üzerinde.
Şimdi kan içindedir
etli, kalın kulaklar
ve ince kollarının dolandığı boyun.
Yattığı yerde yalnız değil.
Hareketsiz duran tanklarla, terk edilmiş toplar sahada.»

Kendi sesinden ürkerek
sustu rahip.
Orda, arkada, beyazlı kız ağlıyordu.
Kadife ceketli bir erkek
— ihtiyar orman bekçisi civar çiftliğin —
bir şeyler söylemek istedi.
Sivri sakalını kaşıdı Şeytan,
rahibe : «Devam et,» — dedi.
Ve muhterem peder
başladı tekrar konuşmaya :
«— Harbediyoruz :
pazar ve mal nizamının bekası için.
Kömür, lâstik ve kereste,
ve kendi değerinden fazla yaratan iş kuvveti
satılmalıdır.
Patiska, benzin
buğday, patates, domuz eti
ve taze gümrah bir sesin içindeki cennet
satılmalıdır.
Güneşli bahçesi ve resimli kitapları çocukluğun
ve ihtiyarlığın emniyeti
satılmalıdır.
Şan, şeref ve saadet,
ve
kuru kahve
topyekun pazar malı olup
tartılıp, ölçülüp, biçilip satılmalıdır.
Harbediyoruz :
harbi bitirdiğimiz zaman
aç, işsiz ve sakat
— harp madalyasıyla fakat —
köprü altında yatılmalıdır...»

Yine sustu muhterem peder.
Şeytan emretti yine :
«— Naklet onun macerasını,
o ne idi, ne oldu, anlat...»

Ve anlattı rahip :
«— Onu hepiniz hatırlarsınız,
toprağın içindeki bir patates tohumu gibi
fakir,
çalışkan
ve neşesiz geçti çocukluğu.
Sonra uyandı birdenbire
on yedi yaşına doğru.
Yine fakirdi, çalışkandı.
Fakat aylarca gidip
bulutsuz bir denizde
altında sönük yelkenlerin
sanki çok sıcak bir sabah ufukta apansızın
yeni bir dünya keşfeder gibi buldu neşeyi...
Mahallede sesi en güzel olan insandı
ve en güzel mandolin çalan.
Hatırlıyorsunuz değil mi
size doğru gelen dostluğunu kocaman, kırmızı elinin
ve mavi kurdelesini
mandolininin?..
İçinizde kimin kalbini kırdı,
kime yalan söyledi,
sarhoş olduğu vaki midir,
ve kiminle dövüştü?
Çocuklara saygısını
ve ihtiyarlara şefkatini inkâr edebilir miyiz?
Belki biraz kalın kafalı
fakat kalbi bir balık yavrusu gibi temiz
onu geçen sene harbe gönderdik.
Şimdi gerilerinde cephenin
işgal altındaki bir köyün odasındadır.
Baygın bir kadının ırzına geçmekle meşgul
bir tahta masanın üzerinde.
Beli çıplak
pantolunu dizlerinde
başında miğfer
ve ayaklarında kısa, kalın çizmeler.
Yerde iki çocuk ölüsü yatıyordu
direkte bağlı bir erkek.
Dışarda yağmur yağıyor
ve uzaktan uzağa motor sesleri.
Kadını masadan yere iterek
doğrulup çekti pantolonunu...
Halbuki hepiniz hatırlarsınız onu,
hatırlıyorsunuz değil mi
size doğru gelen dostluğunu kocaman, kırmızı elinin
ve mavi kurdelesini
mandolininin?»

Yine birdenbire sustu muhterem peder.
(Susabilmek bir hünerdir
insanın ağzından çıkan sözler
kendine ait olmazsa.)
Fakat tahta Meryem'in arkasından
yine emretti Şeytan :
«— Rahip, devam et,» — dedi.
Ve devam etti rahip :
«— Harbediyoruz.
Çalıştırılan insan yığınları
birbirine devrederek zinciri,
karanlık ve ağır,
beton künklerin içinde akmalıdır.
Ve sen kocakarı
— ön safta, solda, diz çöküp
yüzü eski bir kâat gibi buruşuk olan —
seni temin ederim ki
kilise kapısında oynayan torunun
— beş yaşında,
başı altın bir top gibi yuvarlak —
dedesi,
senin kocan,
babası,
senin oğlun
ve komşuların gibi
kömür ocaklarında çalışacak.
Hiçbir şeyi
ümit etmemeyi
öğrensin.
Bu maksatla
uçuyor bombardıman birliklerimiz
tasavvur edilmeyecek kadar çok ölüm taşıyıp
iki gergin kanatla.
Ve motorlarına benzinle beraber
belki bir parça keder dolarak
(öldürenlerde tevehhüm edilen keder gibi bir şey),
uçuyor av kuvvetleri himayesinde olarak
bombardıman birliklerimiz
birbiri ardından giden dalgalar halinde...
Harbediyoruz :
öldürdüklerimizin sayısı
— bizden ve onlardan
aralarında meme çocukları da var —
şimdilik
beş altı milyon kadar.
Harbediyoruz :
kundak bezinin çeşidiyle belli olmalı herkesin yeri.
Harbediyoruz :
parlasın edebiyen diye sabah güneşlerinde
hapisane demirleri...»

Hakikat çok taraflıdır.
Fakir bir Şimal kilisesinde
— Şeytan'ın iğvasıyla da olsa —
fakir bir papaz
onu o kadar uzun anlatamaz.
İnzibat kuvvetleri aldı haberi
— kadife ceketli orman bekçisinden —
gelip indirdiler kürsüden muhterem pederi.
Ve asfalt yolun üzerinde
arasında silâhlı iki adamın
giderken muhterem peder
Şeytan baktı arkasından :
çekik kaşlarında ümit
ve sivri sakalında keder.

12.9.1941

Not :
Alamanya yıkıldı.
Temerküz kampından kurtarıldı muhterem peder.
Ve yine Şeytan'ın iğvasına uymasaydı eğer
önemli Alaman demokratlarından biri olurdu bugün
Anglo-sakson işgal bölgelerinden birinde.
Halbuki yine uydu Şeytan'a.
Ve yine bir pazar günü ve aynı kilisede yine
batılı müttefikleri meth ü sena edeyim derken
41 yılında söylediklerinden bazı fasılları tekrarladı aynen
bilhassa mal nizamına ait olanları.
Ve Katolik bir Amerikan subayının emriyle
(tevkif edilmediyse de bu sefer)
kovuldu kiliseden muhterem peder.
Yine arkasından baktı Şeytan :
çekik kaşlarında biraz daha çok ümit
sivri sakalında biraz daha az keder...

1946 Şubat 17




Nazım Hikmet

Konu *Lavinia* tarafından (16.05.2008 Saat 02:45 ) değiştirilmiştir. Sebep: sair ismi ekleme.
Alt 29.02.2008, 06:11 #58
Silver Members

Standart Nazım Hikmet - Giden


GİDEN

Camların üstünde gece ve kar.
Bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
İstasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor.
Ben dolaşıyorum...
Gece ve kar - pencerelerde.
Bir şarkı söylüyorlar içerde.
Bu, giden kardeşimin en sevdiği şarkıydı.
En sevdiği şarkı...
En sevdiği...
En......
Kardeşler, bakmayın gözlerime
ağlamak geliyor içimden...
Bembeyaz karanlıkta parlıyan raylar -
uzaklaşılıp kavuşulmamayı hatırlatıyor.
İstasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor..
Gece ve kar pencerelerde.
Bir şarkı söylüyorlar içerde!..

Nâzım Hikmet

Konu *Lavinia* tarafından (16.05.2008 Saat 02:45 ) değiştirilmiştir. Sebep: sair ismi ekleme.
Alt 29.02.2008, 19:31 #59
Anaokulu

Standart Cevap: Fakir Bir şimal Kilisesinde şeytan Ile Rahibin Macerası


beylerrrrrr bakın bi
Alt 01.03.2008, 01:53 #60
Banned

Standart Cevap: Fakir Bir şimal Kilisesinde şeytan Ile Rahibin Macerası


fvdsfvdvfdvfdvd
Cevapla

Etiketler
(hairka bir şiir), 20. asra dair, angina pektoris, asya-afrika yazarlarına, aşı, birceza evi -, bulutmu olsam, büyük insanlık, cenaze -, ceviz ağacı, davet, dünyanın en -, dünyayı -, ellerinize -, geliyor sıram, hapiste yatcak, japon balıkcı, kadınım -, kara haber, kara yılan, kederleniyorum, kocalmağa -, kıyamet suresi, kız çocuğu, lodos, masalların masalı, memleketimi seviyorum, nazim hikmet, nazim hikmet-belki ben, nazım, nazım hikmet, nazım hikmet - bayramoğlu, nazım hikmet - diyet, nazım hikmet bahri hazer, nazım hikmet davet, nazım hikmet herkes gibi, nazım hikmet kerem gibi, nazım ne güzel şey..., ölüme dair, piri reis'in, rubailer, saat 21 22 şiirleri, saman sarısı, sebastian, sen, sofra, son otobüs, tecritteki adamın..., türk köylüsü, yaşamaya dair, şaban oğlu

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodlari Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvp Son Mesaj
Nazim Hikmet Ran mehmetnur BİYOGRAFİLER 16 06.06.2009 09:59
nazim hikmet sevda siirleri adonis Silinen Konular ve Mesajlar 11 11.09.2008 22:17
Nazim Hikmet Siirleri Cemrem Şiirler 7 25.04.2008 17:46
Nazim Hikmet den mektup var... SAHMERAN Şiirler 7 14.04.2008 14:52

WEZ Format +2. Şuan Saat: 07:40.
Cayburg - Arşiv - Top - Iyiler - Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Videolari, Video izle Fun, Fan Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
Powered by vBulletin® Version 3.8.1 Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197