Elveda ! Bitanem...
Sensizlik çok zordur bilesin.
Hergün hayalinle yasamak,
Gün gelip hayallerimin gerçeğe dönmesini beklemek bana çok zor geliyor.
Sana bu kadar yakınken, bir o kadarda uzak olmakta çok zor.
Aslında ben alıştım sensizliğe, hayalinle yaşamaya, benimki de bir umut işte.
Ya gelirsen, gelipte yalnızca benim olursan, hayaline değilde sana sarılsam.
Ama çok zor değil mi bitanem hemde çok zor.
Birbirimize ne kadar yakın olsakta,
Biz aslında iki ayrı ülkenin sevdalılarıyız,
Birbirimize ne kadar muhtaç olsakta aramızda koskocaman bir sınır var,
Hemde dikenli tellerle çevrili koskocaman bir sınır.
Ben sana doğru bir adım attıkça nedense sınır üç adım birden büyüyor.
Tabirim caiz mi değil mi bilmem ama sınırın büyüyeceğini de bilsem hergün sana koşuyorum,
Koşmayada devam edeceğim.
Nasıl Ferhat Şirin için ömrünü verdiyse,
Kerem Aslı için dağları deldiyse,
Mecnun Leyla için çölleri aştıysa, bende senin için bu sınırı geçeceğim.
Gerekirse bin dağ deleceğim, gerekirse kırk çölüde aşacağım,
Gerekirse ömrümü de vereceğim ama yine sana geleceğim.
Elbet gün gelip o koskocaman sınırda anlayacak sevdamıza karsı koyamayacağını.
İste o gün kavusacağız, hemde ayrılmamak üzere.
Bitanem o günü bekle, bekle ki bu büyük sevdamız daha da büyüsün,
Bize dayanma gücü versin.
Şimdilik el mahkum, elvada
...Bitanem...Elveda. |