| | Mansur İlhan Yakar Mansur İlhan Yakar - Ne oldu
Dağı duman dünyanın, iki yüzlü işine,
Hakikat bir yüzümle, çattım ise ne oldu,
Bura hakkın yeridir, berhavanın işi ne,
Leb sokakta leblebi, sattım ise ne oldu.
Toprağı taşı yalan, dağları yalan dünya,
Ekmeği aşı yalan, bağları yalan dünya,
İki göz yaşı yalan, ağları yalan dünya,
Her nefeste merhamet, yuttum ise ne oldu.
Ne usta var ne çırak, ortada kaldı keser,
Testere seksek oynar, körebe tahta küser,
Her yanda kahbe rüzgar her yandan kahbe eser,
Sam yelinde gülleri, tuttum ise ne oldu.
Ömür yutan mevsimler, ne bahardı ne yazdı,
Düşü gece sevdamın, umutları beyazdı,
Kazma kürek korkular, kudrete mezar kazdı,
Her birine kefensiz, yattım ise ne oldu.
Kelamla tevil olmaz, yürünür hak hak ile,
Ne eder gölü ördek, avunur vak vak ile,
Karga bile eminken, sesinden gak gak ile,
Söze sultan bülbülüm, öttüm ise ne oldu.
Rızkı ölüm yerlerde, çifte tuzak kurdurdum,
Akrep yılan geçerken, canevinden vurdurdum.
Vel hasıl kahbe çarkı, döner iken durdurdum,
Haklı hakkın meydana, attım ise ne oldu.
Koç yiğitler şahlanıp, kahramanca! pusarken,
Hazmı iffet olanlar, sözü özü kusarken,
Güle esen sam yeli, kahbe rüzgar susarken,
Varıp tozu dumana, kattım ise ne oldu.
Herkesi yolda bilip, kendime yol buyurdum,
Taşa tohum ektiler, toprağımla doyurdum,
Uykumu dahi bile, tomurcukta uyurdum,
Bir gece de hasada, yattım ise ne oldu.
Mansur derki devrimin, gelsin çakıl taşları,
Tane tane örülsün, duvar olsun başları,
Gayrı beni götürün, muzafferin kuşları,
Canan ile vuslata, gittim ise ne oldu.
Mansur İlhan Yakar
Mansur İlhan Yakar - Aşk
Kelam-ı dilde nihan, tarife perdesin aşk.
Zar olmuş cümle cihan, derd ile dildesin aşk.
Firak ile ağlamış, kırkyıl naçar meydanda.
Arafatta kavuşmuş, Ademe özgesin aşk.
Ve dahi Havva bile, bayılmış vuslatında.
Sen değilsin ya adem, sekr ile düştesin aşk.
Pervasız vurmuş kabil, uğrunda ahdı bozmuş.
Peygamber evladından, kan ile yerdesin aşk.
Nameye yazmış Belkıs, dil-i cihan Süleyman.
Al götür pay-ı tahtı, melike serdesin aşk.
Cemalini lutfeyle, görüp şadan olayım.
Kelamullah gözüne, şevk ile perdesin aşk.
Elma soymak marifet, göz Yusufa bakarken.
Rüsva biziz züleyha, kan ile düzdesin aşk.
Müsebbib-i eflakın, nurundan Uhud dağı.
Tazim ile titreyen, güzide beldesin aşk.
Ehl-i beyt-in şehidi, Kerbelada Hüseyin.
Sakinesi ağlıyor, coş ile özdesin aşk.
Resülün gül yüzünü, görmek için şahlanmış.
Muradına ermeyen, Veysele nerdesin aşk.
Enel-hak feryadıyla, gölgeyi zatı sanmış.
Mansur taşa ah demez, inciten güldesin aşk.
Gaiblerden bir adam, deve arar tavanda.
Kayıp cana baharken, etheme güzdesin aşk.
Taptuğun kapısından, sokmaz eğri odunu.
Yunus yanar içinde, kül ile közdesin aşk.
Leylanın mihrabında, zahiri görmez mecnun.
Dervişin görmediği, göz ile çöldesin aşk.
Ahd-ı peyman eylemiş, sıdk ile şirin yare.
Dağları parçalayan, gürz ile eldesin aşk.
Bayezid-i divane, saltanatı unutmuş.
Sultan sana pervane, tahtından özgesin aşk.
Veyselin gülü toprak, dallarda çiçek sevmiş.
Arz-u halin çaresi, saz ile sözdesin aşk.
Kudretim kafi değil, kelam bulsun nihayet.
Mansura esti rüzgar, biçare yeldesin aşk.
Mansur İlhan Yakar
Mansur İlhan Yakar - Sevdiğim
Nasıl çıktın karşıma sen ey melek.
Serhoş oldum sözlerinde sevdiğim.
Neden bizi ayrı eler, bu elek.
Heder olmuş ömrüm benim sevdiğim.
Fidan boyun yar ismine yakışmış.
Gül yüzüne nice hayret bakışmış.
Gözlerine, huri gözü takılmış.
Bakmamışım böyle göze sevdiğim.
Can gözlerin bunca derdi haketmez.
Kıymetini sevgisizler farketmez.
Zalim bile seni kolay terketmez.
Aşka kıyan zavallıdır sevdiğim.
Gurbetteyim gardaşım yok anam yok.
Mezar aldı dert ortağım babam yok.
Senden özge acı tatlı yaram yok.
Tenim sensin canım sensin sevdiğim
Kıymeti yok canımında canında.
Vefası yok damarında kanında.
Faydası yok geçmeyince yanında.
Hayat sensin ömür sensin sevdiğim.
Şimdi sevdam gurbetlere karıştı.
Kaderim bu çile bana alıştı.
Yıllar yılı firkat bende çalıştı.
Nusretim yok vuslatım yok sevdiğim.
Gönül gözüm senin ile görüştü.
Sükut halim bir çığlığa dönüştü.
Şimdi beni kimler böyle bölüştü.
Parça parça parçalandım sevdiğim.
Affet sakın gözüm suçlu bakıyor.
Söylediğim beni dahi yakıyor.
Bilmiyorsun gönlüm sana akıyor.
Yudum yudum damladamla sevdiğim
Sevdiceğim canım benim efendim.
Ben bu hale sözlerinden bezendim.
Gözlerinle rüyalarda gezerdim.
Sen imişsin rüyalarım sevdiğim.
Güneş aşkı karanlığa sarardım.
Efendimi rüzgarlara sorardım.
O gözleri turnalarda arardım.
Bu kış geçti bahara gel sevdiğim.
Mansur İlhan Yakar |