
Ferhat Gerçek’in 7 Ekim 2007’de sırtından vurularak sakat bırakılmasından sonra her hafta basın açıklaması yaparak Ferhat’ı vuran polisin tutuklanmasını isteyen Halk Cephesi üyeleri, Engin Çeber’in katledilmesinden sonra da, katillerin cezalandırılması istemiyle eylemlerini sürdürüyorlar.
Bu hafta Nurtepe’de açıklama yapan Halk Cephesi üyeleri,
“AKP’nin Adaleti Yalancı, Kör ve Riyakardır” diyerek, demagoji değil gerçek adalet istediklerini ifade ettiler.
26 Kasım Çarşamba günü saat 16.00’da Nurtepe Dilan Cafe önünde bir araya gelen Halk Cephesi üyeleri
“Ferhatı Vuranlar Engini Katledenler Cezalandırılmalıdır” pankartı açarak Engin Ceber’in dövizlerini taşıdılar.
Yaklaşık 50 kişinin katıldığı açıklamada
“Adalet İstiyoruz, Halkız Haklıyız Kazanacağız, Engin’in Katilleri Cezalandırılsın, Baskılar Bizi Yıldıramaz” sloganları atıldı.
Suçluların cezalandırılmasını geciktiren veya engelleyen herkesin bu suça ortak olduğunu vurgulayan Halk Cephesi üyeleri adına açıklamayı okuyan Ali Taş, Ferhat’ı vuran polislerin hala tutuklanmadığını, Engin’in katillerinin ise göstermelik birkaç tutuklamayla kurtarılmak istendiğini ifade ederek, bu gerçekleri bir türlü görmek istemeyen tekelci medyanın yapılan göstermelik tutuklamaları adeta adalet mekanizmasında büyük bir ilerleme gibi sunduğunu hatırlattı.
Sapık bir İslamcı-faşist yazarı kurtarmak için büyük bir hızla çalışan yargı mekanizmasının, Ferhat’ı vuranların bilinmesine rağmen çalıştırılmamasının AKP’nin riyakarlığının göstergesi olduğunu belirten Taş;
“(…) AKP’nin adaleti kördür. Ferhat’ı vuran polisleri görmeyen, göstermeyen adalet kördür. Ve böyle bir adalet Engin’in katillerini de görmez, göstermez. Zaten yapılan tutuklama gösterilerinin amacı da budur, asıl katilleri korumak kollamak için yapılmaktadır.
AKP’nin adaleti riyakardır. Kendisi için, kendisini destekleyen için ayrı işler, muhalif olana ayrı. Sapık tecavüzcüleri koruyup kollarken, halka gerçekleri anlatmaya çalışanları sakat bırakır, katleder, yayınlarını yasaklar…
AKP’nin adaletinin bu nitelikleri şaşırtıcı değildir. Çünkü daha bu adaleti temsil edenlerin en başındakiler yalancıdırlar. Sözün namus olduğu kabul edilen ülkemizde söz verip tutmayanlardır. (…)” dedi.
Açıklamanın ardından toplu dergi satışı yapan Halk Cepheliler, Yürüyüş önlükleri giyerek kavganın sesi olan Yürüyüş’ün susturulamayacağını haykırdılar. Yaklaşık 2 saat süren dergi satışında 150 dergi halka ulaştırıldı.
Halk Cepheliler halka yaptıkları çağrıda bağımsızlık demokrasi ve sosyalizm için Yürüyüş dergisinin sahiplenilmesini önemine değindiler.
Ali Taş'ın Halk Cephesi imzalı açıklamanın tam metni:
AKP’NİN ADALETİ YALANCI, KÖR VE RİYAKARDIR!
Günlerdir, haftalardır, aylardır suçluların peşindeyiz… Ferhat Gerçek 7 Ekim 2007’de polis tarafından sırtından vurularak sakat bırakıldı. Engin Çeber de bu talebin takipçisiyken gözaltına alındı ve önce İstinye karakolunda, sonra tutuklanıp götürüldüğü Metris hapishanesinde gördüğü işkenceler nedeniyle 8 Ekim’de kaldırıldığı hastanede 10 Ekim günü yaşamını yitirdi.
Ferhat’ı vuran polisler hala tutuklanmadı. Engin’in katilleri ise göstermelik birkaç tutuklamayla kurtarılmak isteniyor. Lakin Ferhat’ı vuranların tutuklanmadığını bir türlü görmek istemeyen egemenlerin medyası, Engin’in katillerinin birkaçının tutuklanmasını ve yargılama sürecinin başlayacak olmasını adeta adalet mekanizmasında büyük bir ilerleme gibi sundu. Oysa AKP’nin adaletinde değişen bir şey yoktur.
Ferhat’ı vuran polislerin neden hala tutuklanmadığının cevabı verilmedikçe, yapılan tutuklama şovlarının hiç inandırıcılığı olabilir mi? Örneğin sapık bir İslamcı-faşist yazarı kurtarmak için büyük bir hızla çalışan yargı mekanizmasının, Ferhat’ı vuranların teşhislerle tespit edilmesine rağmen, yavaş bile değil hiç çalıştırılmaması AKP’nin adaletinin riyakarlığından başka neyi gösterir?
AKP’nin adaleti kördür. Ferhat’ı vuran polisleri görmeyen, göstermeyen adalet kördür. Ve böyle bir adalet Engin’in katillerini de görmez, göstermez. Zaten yapılan tutuklama gösterilerinin amacı da budur, asıl katilleri korumak kollamak için yapılmaktadır.
AKP’nin adaleti riyakardır. Kendisi için, kendisini destekleyen için ayrı işler, muhalif olana ayrı. Sapık tecavüzcüleri koruyup kollarken, halka gerçekleri anlatmaya çalışanları sakat bırakır, katleder, yayınlarını yasaklar…
AKP’nin adaletinin bu nitelikleri şaşırtıcı değildir. Çünkü daha bu adaleti temsil edenlerin en başındakiler yalancıdırlar. Sözün namus olduğu kabul edilen ülkemizde söz verip tutmayanlardır.
TAYAD’lı aileler 22-23-24 Kasım günlerinde AKP hükümetine verdikleri sözü hatırlatmak için Ankara’daydılar. Bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan’dan dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e, şimdinin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’e kadar defalarca sözlerini tekrarladıkları genelgenin uygulanması için onlara sözlerini hatırlattılar. Süren ölüm oruçlarına ara verilmesinin şartı olarak yayınlanan genelgede hapishanelerdeki 10 tutsağın haftada en az 10 saat bir araya gelebilmesi kabul edilmişti. Böylelikle, süren tecrit işkencesine son verilmesinin somut bir adımı atılmış olmaktaydı. Ama bütün dünyanın gözü önünde verilen bu sözler tutulmadı, yayınlanan genelgenin gereği yerine getirilmedi. TAYAD’lı aileler tecridin kaldırılması ve sohbet hakkının uygulanması için gittikleri Ankara’da muhatap bulamadılar. Söz veren AKP TAYAD’lılardan köşe bucak kaçtı.
Yapılan şovların, yalanların ve demagojilerin ardına gizlemeye çalışılan AKP’nin adaleti budur işte. Bu adalet yalancıdır, kördür ve riyakardır…
Biz adalet gibi adalet istiyoruz. Oyalamalar, kandırmacalar, demagojiler değil istediğimiz. Suçluların cezalandırılmasını istiyoruz. Suçluların cezalandırılmasını geciktiren, engelleyen herkes bu suçlara ortak olmaktadır. Onlar için de ceza istiyoruz. Hiçbir suçun cezasız kalmayacağı bağımsız, demokratik bir ülke istiyoruz…
Suçlular Cezalandırılsın!
Adalet İstiyoruz!
Halkız, Haklıyız, Kazanacağız!
HALK CEPHESİ
[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]