![]() | |
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Ilkokul 1. Sinif | |
| | #2 |
| Bronze Members | hiç duymadıgım bir olay,bilgisi olanlar varsa bende bilgilenmek isterim..... |
| | #3 |
| Silver Members | Ölü İçin Devir ve İskâtSual: Dinimizde iskâtın yeri nedir? CEVAP İskât, Kitap ve Sünnet ile, kıyas-ı fukaha ile sabittir. Kur'an-ı kerimde namazların nasıl kılınacağını açıkça anlamamıza imkan yoktur. Kur'an-ı kerimde namazın nasıl kılınacağı bildirilmemiş diye, namaz kılma şekli inkâr edilebilir mi? Her husus Kur'an-ı kerimde açıkça anlatılmamıştır. Bunlar, diğer delillerle bildirilmiştir. Dinimizde dört delil vardır: Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyas. Bu dört delile Edille-i şeriyye denir. Âlimler, Kitap ve Sünnete dayanarak iskâtın hükmünü bildirmişlerdir. Mesela Nur-ül-izah, Haşiye-i Tahtavi, Halebi, Dürr-ül-muhtar, Mülteka, Dürr-ül münteka, Vikaye, Dürer, Cevhere ve Birgivi Vasiyetnamesi Şerhi gibi kıymetli kitaplarda, ölü için iskât ve devrin gerektiği bildirilmektedir. Tahtavi haşiyesinde buyuruluyor ki: (Bir kimsenin, kaza edemediği namazlarının iskâtının yapılması için bütün âlimlerin sözbirliği (icma) vardır. Namazın iskâtı olmaz demek çok yanlıştır. Çünkü bu hususta mezheplerin sözbirliği vardır. [Nesai’deki] hadis-i şerifte (Bir kimse, başkası yerine oruç tutamaz ve namaz kılamaz. Ama onun orucu ve namazı için fakir doyurur) buyuruldu.) [s.356] Nimet-i İslam’daki bu hadis-i şerif, Dürer’de de mevcuttur. Görüldüğü gibi, iskât Kitap ve Sünnette vardır. Ancak, iskâtın hükmü Kur'an-ı kerimden açıkça anlaşılmadığı için, âlimler, istinbat yolu ile çıkarmışlardır. Âlimlerin bu yol ile çıkardığı hükümlere Kıyas-ı fukaha denir. Kıyas-ı fukahayı inkâr edene mezhepsiz denir. Mecmaul-enhür’da diyor ki: (Nefsine ve şeytana uyarak namazlarını kılmamış, ömrünün sonuna doğru buna pişman olup kılmaya ve kaza etmeye başlayan kimsenin, kaza edemediği namazlarının iskâtının yapılması için vasiyet etmesi caizdir.) (Müstasfa) Oruç, namaz, zekat borcundan başka, kul hakları, ödenecek borçlar, emanet, hırsızlık, dövmek, sövmek, alay, iftira, gıybet gibi hakların da iskâtı yapılır. (Cila-ül-kulub) Bazıları, iskâtı kabul ediyorlar, fakat iskât devri için, (Parayı, bir başka fakire hediye etmekle iskât nasıl yapılır, kim kandırılıyor?) diyorlar. İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: (Bir kimse, zekatını fakire verse, fakir de zekatı aldıktan sonra, getirip zengine hediye etse, zekat verilmiş olur.) [Zekat bahsi] İskât işinde de, fakirin parayı, gönlü ile hediye etmesi gerekir. Gönlü ile hediye ederse, (Kimi kandırıyor?) denilemez. Herkes mülkünü dilediğine hediye edebilir. (Hidaye) Bugün çok yerde iskât işleri dine uygun yapılmadığı gibi, zekat da ekseriya dine uygun verilmemektedir. Dine uygun verilmediği için “zekat kaldırılmalı” denilemeyeceği gibi, uygun yapılmadığı için de “iskât kaldırılmalı” denilemez. Dine uygun olarak nasıl yapılacağı bildirilir. Bazı mezhepsizler “Orucun iskâtına dair âyet vardır. Bekara suresinin (Hasta veya yolcular, tutamadığı günler kadar, diğer günler oruç tutar. [Yaşlılık veya şifa ümidi kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da] oruç tutmaya güçleri yetmeyenlerin bir fakir doyumu fidye vermeleri gerekir) mealindeki 184. âyeti, oruç iskâtının gerektiğini emrediyor. Ancak namaz için böyle bir âyet yok” dedikleri halde, samimiyetsiz oldukları için, hiçbir mezhepsizin oruç için fidye verip iskât yaptığı ve oruç iskâtını dahi tavsiye ettiği görülmemiştir. Sual: Namaz ve oruç kefaret iskâtı için verilmesi gereken miktar nedir ve kime verilir? CEVAP Herbir vakit namaz için ve vitir namazı için ve kaza edilmesi lazım olan bir günlük oruç için, birer fıtra miktarı, yani yarım sa [beşyüzyirmi dirhem veya binyediyüzelli gram] buğdayı fakirlere [veya fakirlerin vekillerine] fidye olarak sadaka verir. Kefaret iskâtı, yalnız hanefide, buğday yerine un veya bir sa arpa, hurma, üzüm ile de hesap edilerek, bunlar da verilebilir. [Çünkü, bunlar buğdaydan daha kıymetli oldukları için, fakire daha faydalıdırlar.] Hepsi yerine kıymetleri olan altın veya gümüş de verilebilir. Diğer üç mezhebin hanefiyi taklit etmeleri caizdir. Hanefi mezhebinde, bir günlük altı namaz için, onbuçuk kilo, bir güneş yılı için, üçbinsekizyüz kilo buğday vermek lazımdır. Mesela, bir kilo buğday yüz seksen kuruş olduğu zaman, bir senelik namaz iskâtı altıbinsekizyüzdoksansekiz veya kısaca altıbindokuzyüz lira olur. Bir altın lira [yedi gram ve yirmi santigram olup], buğdayın kilosu yüzseksen kuruş olduğu zaman yüzyirmi lira idi. Yani bir kilo buğday bedeli, bir gram altın kıymetinin takriben onda biri [9,26 da biri]dir. Bir aylık namaz iskâtı için dört ve üç çeyrek, bir senelik için elliyedi buçuk veya ihtiyatlı olarak altmış altın lazım olur. Aşağıdaki örnek bu fiyatlara göre verilmiştir. Günün fiyatlarına göre bu altın miktarı değişir, yani az veya çok olabilir. Sual: Devir ve iskât nasıl yapılır? CEVAP Ölü için yapılan iskâtta, bir fakire nisaptan fazla verilebilir. Hatta, altınların hepsi, bir fakire verilebilir. Diyelim ki bir ölünün iskâtı 25 kilo altın tuttu hepsi bir fakire verilse iskât yapılmış olur. Bu kadar altını bulmak zor olacağı için âlimlerimiz devir yolunu bildirmişlerdir. Bir yerden bir kilo altın ödünç alınır. Bir fakirle 25 kere devir yapılır veya 25 fakir bulunur, bir kere vermekle tamam olur. Bütün namazlarının iskâtı için vasiyet eden ölünün hiç malı yoksa veya üçte biri, vasiyete yetişmiyorsa veya hiç vasiyet etmemiş olup, veli kendi malı ile iskât yapmak isterse devir yapar. Fakat veli devir yapmaya mecbur değildir. Bir aylık namaz iskâtı için, beş altın lira veya 36 gram bilezik verilir. Bir senelik iskât için 36 x 12 = 432 gram bilezik gerekir. Namaz kılmadığı yıllar x bir yıllık altın sayısı = fakir sayısı x bir fakire verilen altın sayısı x devir sayısıdır. Mesela, ölü 69 yaşında bir kadın ise, 60 senelik namaz iskâtı için, 60 x 432 = 25920 gram altın, yani 25 kg ve 920 gram altın bilezik vermek gerekir. Bu kadar altını bulmak zor, hatta imkansız olacağı için devir yapmak gerekiyor. Elimizde 100 gram altın var ise, bir fakire 259 defa verip geri almak gerekir. Elimizde 1 kg altın var ise, 26 defa verip geri almak gerekir. Devire oturan fakir sayısı 26 ise, bir devirde namaz iskâtı verilmiş olur. Fakir sayısı 13 ise iki devir yapmak gerekir. Ölünün velisi veya vârislerinden biri veya bunlardan birinin vekil ettiği kimse, (Merhum .................. nin namaz iskâtı için, bedel olarak, bu beş altını sana verdim) diyerek, beş altını birinci fakire sadaka niyet ederek verir. Sadakayı fakire verirken (hediye ediyorum) denmez. Sonra fakir, (Aldım, kabul ettim. Sana hediye ediyorum) diyerek bunu vârise veya vârisin vekiline hediye eder. O da teslim alır. Sonra, yine buna veya ikinci ve diğer fakirlere verir ve hediye olarak ondan geri teslim alır. Bir aylık Ramazan orucu iskâtı yaklaşık 1 altındır. 60 yıllık iskâtı ise 60 x 7.2 = 432 gr bilezik eder. Veli, altınları fakirlere her verişte, namaz veya oruç iskâtı diye niyet etmelidir. Fakir de, veliye geri verirken, hediye ediyorum demeli ve veli teslim aldım demelidir. Veli, fakire verirken, (Falancanın şu kadar namazının iskâtı için, şu altınları sana verdim) demesi lazımdır. Fakir de, (Kabul ettim) demelidir ve altınları alınca, kendinin mülkü olduğunu bilmesi lazımdır. Bilmiyorsa önceden öğretilmelidir. Bu fakir de lutfedip, kendi isteği ile (Falancanın namazının iskâtı için, bedel olarak şunu sana verdim) diyerek başka fakire verir. O fakir de, eline alıp, (Kabul ettim) demelidir. Alınca, kendi mülkü olduğunu bilmelidir. Emanet, ödünç gibi alırsa devir kabul olmaz. Bu ikinci fakir de, (Aldım, kabul ettim) dedikten sonra, (Aynı şekilde sana verdim) diyerek üçüncü fakire verir. Böylece namaz, oruç, zekat, kurban, sadaka-i fıtr, adak ve kul hakları, hayvan hakları için devir yapmalıdır. Yemin ve oruç kefaretleri için devir yapılmaz. Ondan sonra, altınlar hangi fakirde kalırsa, lutfedip, arzusu ve rızası ile, veliye hediye eder. Veli alıp, kabul ettim der. Eğer fakir hediye etmezse, kendi malıdır, zor ile alınmaz. Veli bir miktar altını veya kâğıt para veya ölünün eşyasından bu fakirlere verip, bu sadaka sevabını da ölünün ruhuna hediye eder. Sual: Devir iskâtta, kadın ve erkek için, yükümlülük yaşı farklı mıdır? Bir de, yaşta hicri mi yoksa miladi yıl mı esas alınır? CEVAP Hicri yıl esas alınır. Akıl baliğ olduktan sonra mükellef [yükümlü] olur. Akıl baliğ yaşı bilinmiyorsa, kadın için 9, erkek için 12 yaş esas alınır. Diyelim bir kimse, miladi olarak 69 [hicri 71] yaşında ölmüş ise, kadın ise 71 - 9 = 62, erkek ise 71-12 = 59 yaş esas alınarak devir iskât hesabı yapılır. Sual: Kağıt para ile iskât yapılır mı? CEVAP Yapılmaz. Sual: Secde-i tilavet için fidye vermek lazım mıdır? CEVAP Lazım değildir. Sual: Hiç namaz kılmamış bir insanın devir ve iskâtı yapılır mı? CEVAP Müslüman ise yapılır Sual: On yıl önce ölen için şimdi devir iskât yapmak caiz mi? CEVAP Elbette caiz olur. Sual: Devir ve iskât Şafiilerce de muteber mi? CEVAP Evet. Şafii mezhebinde de devir iskât yapılır. Ölünün kul ve hak borçları için iskât yapılır. Yani namazları, oruçları, zekatı, fıtraları, adakları, yemin kefaretleri için ve kul hakları için de iskât yapılır. İskât, dine uygun olarak yapabilen birine vekalet verilerek yaptırılır. Buğday yerine, kıymetini vermek hususunda Hanefi mezhebi taklit edilebilir. Zekat, kefaret, fıtra gibi şeyler, doğrudan doğruya camiye verilmez. Camiye bağış yapılabilir. Yani bir fakire verilir, o da camiye bağış yapabilir. Sual: Babam vasiyet etmeden öldü. İskâtını yapmam iyi olur mu? CEVAP Çok iyi olur. Sual: Fakirin borcu az olsa da devre katılamaz mı? CEVAP Katılamaz. Çünkü hediye etmesi caiz olmaz. Önce borcunu ödemesi lazımdır. Sual: Fakir vekili olan zengin, iskât devrine oturabilir mi? CEVAP Evet. Sual: Fakir ile vekili zengin, iskât için aynı devre oturabilir mi? CEVAP Asıl varken, vekil muteber olmaz. Yani oturamaz. Sual: Fakir, borcunu zengine havale edip devre oturabilir mi? CEVAP Evet. Sual: Ağır hasta iskât için ne yapması lazım? CEVAP Namazları kaza etmeden ölüm hâli gelen kimseye, bu namazların iskâtı için, bırakacağı maldan fidye verilmesini vasiyet etmek vacip olur. Vasiyet etmezse, velisinin, hatta yabancının kendi malından iskât yapması caiz olur. Hacca gidemeyen zenginin, hac parasını bırakarak, başkasının gönderilmesi için vasiyet etmesi vaciptir. Malı olmayan meyyit [ölü], ölmeden önce, devir yapılmasını vasiyet ederse, velinin devir yapması gerekmez. Meyyitin kefaretlerini iskât edecek kadar malının hepsini, mirasın üçte birini aşmamak üzere vasiyet etmesi vacip olur. Böylece, devre lüzum kalınmadan, iskât yapılır. 1/3’ü iskâta yetiştiği halde, 1/3’den az malın devir yapılmasını vasiyet etmek günahtır. Vasiyet etmeyip, vârisi kendi parası ile hacca gidebilir veya birini gönderebilir. Vasiyet edilmeyen zekat iskâtının yapılması gerekmez. Ancak vâris, zekat iskâtı için de, kendiliğinden devir yapabilir. Günah olan bir şeyi yapmak için vasiyet edilmez ve böyle vasiyetler yerine getirilmez. Sual: Hayatta iken devir iskât yapılsa olur mu? CEVAP Olmaz. Sual: İskât yapmak farz mıdır? CEVAP Farz değildir. İskât yapmak, ölünün namaz oruç gibi borçlarının affolması için Allahü teâlâya yalvarmak demektir. Yapılması çok iyi olur. Sual: Devir ve iskât yapan birisinin borcu olmadığını söylediği halde, borcu varsa, devir ve iskât geçerli olur mu? CEVAP Devir iskât geçerli olur fakat kendisine günah olur. Sual: Devir ve iskâta oturacak fakirlerden namaz kılmayan varsa, çocuk veya kadın olsa mahzuru olur mu? CEVAP Evet mahzuru vardır. Çünkü İslam Ahlakı kitabının Ey Oğul İlmihali kısmında, (Meyyit için namaz iskâtı) bölümünde deniyor ki: (Devire oturacak fakirin akıl baliğ salih erkek olması lazımdır.) Demek ki devire oturacak kimselerin, akıl baliğ olması, çocuk ve kadın olmaması, bir de fasık olmaması gerekir. Namaz kılmayan kimse dinen fasıktır. Sual: Devir ve iskâtta ölü için yemin kefareti verilemez mi? CEVAP Devir ve iskâtta fakir sayısı ondan aşağı olursa yemin kefareti için devir yapılamaz. Çünkü bir yemin kefareti için 10 fakirin her birine bir fıtra tutarında altın vermek gerekir. Ölenin üç yemin kefareti varsa, 30 fakir gerekir. Yahut 10 fakire her gün bir yemin kefaretini ödeyecek altın vermek gerekir. Bu zor olduğu için devir ve iskât yapılırken yemin kefareti genelde yapılmaz. Sual: Ölünün yemin ve oruç kefaretleri için devir yapılmıyor. Bunun bir çaresi yok mu? CEVAP Çaresi vardır. Birkaç yemin kefareti bir günde on fakire verilemediğinden dolayı, yemin kefareti için bir günde devir yapılamaz. Oruç kefaretinde de, bir fakiri 60 gün doyurmak gerektiği için, bir günde devir yapılamaz. On yemin kefareti verilecekse, yüz fakir bulmak gerekir. Fakirlerin hepsini bir araya getirmek zor olacağı için, hepsinden vekâlet alınır. Vekil olan kimse, onlar adına yemin kefaretlerini alır. Mesela vekil olan kimseye 100 tane namaz kitabı verilse yemin kefareti ödenmiş olur. Yahut güvenilen on fakire para verip, (Seni vekil ediyorum. Bu para ile her gün, sabah ve akşam olmak üzere, on gün karnını doyuracaksın) demelidir. Bu şekilde de on yemin kefareti verilmiş olur. Borçlunun iskâta oturması Sual: Borcu olan fakir, önce borcunu ödemesi gerektiği için, elindeki parayı, altını hediye edemediğinden, devir ve iskâta oturamıyor. Bunun bir çaresi yok mu, mesela alacaklının haberi yoksa borcunu bir başkası üstlenebilir mi? CEVAP Ölünün ihtiyacından dolayı buna izin verilmiştir. S. Ebediyye’de deniyor ki: Havale, verenin, alanın ve kabul edenin üçünün de sözleşmesi ile olabileceği gibi, yalnız veren ile alanın veya veren ile kabul edenin yahut alan ile kabul edenin arasındaki sözleşme [anlaşma] ile de olur. Ölünün borçlarını, bir an önce ödemek gerekir. Kabre konmadan, borçları ödenemezse, ölünün yakın bir akrabası, borcu havale yoluyla üstlenir. Böylece, hak sahiplerinin kabul etmesi ile ölü, borçtan kurtulmuş olur. Bu yol, havale metoduna tam uymuyorsa da, ölünün ihtiyacı çok olduğu için, İslamiyet izin vermiştir. Peygamber efendimiz, borçlu olan birinin namazını kılmak istemedi. Ebu Katade ismindeki bir Sahabi, borcunu, bu yolla üstlenince, cenaze namazını kılmayı kabul buyurdu. Resulullah, Ebu Katade’ye, (Bu iki altın borcu üstlendin mi ve ölü borçtan kurtuldu mu?) buyurdu. Ebu Katade, evet deyince, Resulullah efendimiz cenazenin namazını kıldı. (S. Ebediyye) Devir iskât yaparken Sual: Devir iskât yaparken nelere dikkat etmek gerekir? CEVAP Devir yaparken, altını verdiğimiz borçsuz fakir, paranın kendisinin olduğunu bilmeli. Ancak iskât yapılmadan önce, ölmüş bir Müslümanın namaz ve oruç gibi hak borçlarından kurtulması niyetiyle, Allahü teâlâya yalvarmak demek olduğu anlatmalı. İskâta oturan fakir, altını kendi rızasıyla hediye etmelidir. İskâtın sonunda, bir miktar para verilerek fakirlerin sevindirilmesi iyi olur. Vasiyetsiz iskât yapmak Sual: Vasiyet etmeden ölen yakınlarımızın devir ve iskâtını yapabilir miyiz? Öleli 20 yıl olmuşsa bir mahzuru olur mu? CEVAP Vasiyet etmeden de ölse, aradan yıllar geçse de, yine devir ve iskâtını yapmak iyi olur. |
| | #4 |
| Üniversite 4. Sinif | bilgiler için teşekkürler muhakemat. fakat merak ettiğim üzerine iskat olunan kişi tutmadığı oruçlar için iskat yapılmışsa amel defterinde oruç tutmuş diyemi sayılır? bumu denmek isteniyor bu konuda. farkı varmıdır? |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | Son Mesaj |
| Aşk Nedir | ALper_08 | Şiirler | 3 | 22.03.2009 18:14 |
| Ekonomi Nedir,( bu kadar konuşuyoruz peki nedir ) | sogukcesed | Teoriler ve Tartışmaları | 0 | 20.01.2009 21:37 |
| Astroloji Nedir? Tarot nedir..? | MyLove | Burçlar ve Fallar | 1 | 02.01.2009 21:39 |
| Php nedir? | Swipe | Php-Asp Hazir Scriptler | 2 | 02.10.2008 09:39 |