Ankaragücü'yle berabere kalan F.Bahçe yazarlardan geçer not alamadı. Yazarlar oynanan futbolu şu sözlerle eleştirdi.
AHMET ÇAKAR: SIFIR FENERBAHÇE
Maçtan önce birisi deseydi ki, "F.Bahçe bir tek gol pozisyonu bile bulamayacak", sanırım kimse inanmazdı. Koskoca F.Bahçe son haftalarda 10'a yakın gol atmış. Ama dün Ankara'da tek bir pozisyon bile bulamadı.
Sebebi çok açık. Hücumda çoğalamazsanız, organize gelemezseniz, kanatları kullanamazsanız, geride oynayan oyuncularınız öne doğru gidemezlerse maç kazanamazsınız. Bir de bunlara duran topların azlığı eklenince F.Bahçe kitlendi, kaldı...
...Sonuçta F.Bahçe böyle kayıplarla çok zorlanacak gibi.
Karşılaşmadan önce hakem değişmiş, yerine Fırat Aydınus atanmıştı. O da hiçbir dedikoduya mahal vermeden tertemiz bir maç yönetti . Belki şimdi birçok kişi diyebilir ki, "Hakem için çok kolay bir maç oldu". Ama biz ne karşılaşmalar gördük. İki düdükle bir maç nasıl zorlaşabiliyor.
GÜRCAN BİLGİÇ
F.Bahçe, kazanmak için gereken tempoyu ancak kendi sahasında bulabiliyor. Çünkü seyircisi ister istemez sahadaki oyuncuları ileri itiyor, risk ve sorumluluk almalarını sağlıyor. Seyirciye oynayanlar da bu fırsatı kaçırmıyorlar. Sadece defans organizasyonuyla maç kazanmaya alışmış, Alex'in sırtına binmiş bir takım Fenerbahçe. Geçen sezon bu gibi durumlarda, Zico oyuna Semih'i alıp mucizeden faydalanıyordu. Aragones'in dün bu şansı da yoktu. Böylesine temposuz, kopuk oynayan bir takımın oyuncularının ekstra yetenekleri veya rakibin ekstra hataları dışında gol atma şansı yok. En etkili silah duran toplara da bu kez iyi önlem alan bir rakip olunca Fenerbahçe eski günlere yeniden "Hoşgeldin!" dedi.
SELÇUK YULA: YAZLIK MAÇ!
Hayatımda böyle bir maç seyretmedim ve oynamadım. Oynamadım derken, yalan söylemiş olurum herhalde. Ara sıra yaptığımız yazlık maçlarda bu tür oyunları oynamışızdır. Kimse kimseyi kırmıyor, kimse kimseyi incitmiyor. 90 dakika boyunca tek bir pozisyon yok. Yahu bu nasıl bir maç? Birisi şampiyonluğa oynayan Fenerbahçe, diğeri de küme düşme lafını söylemek istemediğim ama alt sıralardan kurtulmak isteyen koskoca bir Ankaragücü...
...Çalıştığın takım Fenerbahçe sayın Aragones. Artık şu tek forvet olayından ne olur vazgeç. Sen kendi vatandaşına acımıyorsun ben Güiza'ya o kadar çok acıyorum ki eski bir forvet olarak...
...Futbol adına seyrettiğim en kötü maçlardan biriydi. Sıkıldım ama bir gözümü de sonradan oyuna giren Colin Kazım'a takıldım. Bak Kazım; anlaşılan sen Fatih Terim hocanın çalıştıracağı takımlarda mutlu olacakmışsın. Allah aşkına oralarda mutlu ol, Fenerbahçe'yi meşgul etme. Senin bu kafayla Fenerbahçe'ye verebileceğin hiçbir şey olamaz. Allah seni Fatih Terim ile mutlu etsin.
HAKKI YALÇIN: GERÇEĞİN FİYAKASI HAYALLERİ BOZDU!
Zor kazanıp, kolay kaybetmeye alışmış takım, dün yine Ankara'da sahne aldı. Sezon başından beri gerçeklerden kaçanlar, yakalandıkları bir oyunun içinde kalırken, iki haftadır rötuşlanan mutlu aile fotoğrafının da ucu yandı.
...Ankaragücü'ne gelince..... Çelimsiz sandığınız çimenlerin bir kükreyişi vardır ya, dünkü Ankaragücü oydu... Bütün futbolcular, aynı forma içinde tek yürektiler. Bu değişimin sırrı, teknik direktör Ünal Karaman... Usta bir kaptan, denizde de yürütür gemisini, karada da. Nefret denizine dönüştürülen Ankara'da da... Çünkü gördük ki tribünlerdeki paralı askerler, rakip futbolcular kadar Ankaragücü'nün karşısındaydı.
NECATİ BİLGİÇ: PORTO İKRAMI
Fenerbahçe, Aragones'in "Kupada eksik takımla 1-0 yendiğim Ankaragücü'nü ligde de nasıl olsa kolay geçerim" düşüncesiyle son haftaların başarılı takımını bozunca Ankara'dan 1 puanla döndü. Zico, zamanında da Avrupa kupası maçları öncesi aynı düşünceyle asları dinlendirdiği zaman uyarmış "Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir" diyerek lige önem verilmesini belirtmiştim.
...Yarattıkları en büyük tehlikeyi ilk yarıda Gökhan, kale ağzından kafayla kornere atarak kurtardı. Diğer ortalarda da kaleci Volkan başarılıydı. Maçın hakemi Fırat Aydınus hatasız sayılacak başarılı bir maç yönetti. Fenerbahçe başarılı kadrosunu salı günü sahaya sürerse Porto önünde galibiyete ulaşabilir.
RIDVAN DİLMEN: FENER ERKEN HAVLU ATAR:
Son Galatasaray ve Ankaraspor maçlarında altı gol attı Fenerbahçe. Dördü duran toptan, bir de Emre Aşık’ın kendi kalesine ters vuruşundan geldi.
Bu tablo aldatıcıydı. Çünkü Fenerbahçe takımı, takım savunmasını geliştirdi ama hücumda zayıf olduğunu kimse göremedi. Fenerbahçe altı deplasmanda bir galibiyet çıkarabildi, o da Kocaeli’de uzatmanın son saniyesinde.
Sezon başında kaybettiği maçlara baktığımızda savunma çok formsuzdu ve maçlar kaybediliyordu. Savunma oyuncuları form tuttular, bu kez de 4-2-3-1’in öndeki dörtlüsü büyük bir düşüşe geçtiler. Hepsi birden formsuzlar. Deivid sakatlıktan çıkmış, Emre sakatlıktan çıkmış, Alex sakatlıktan çıkmış, Güiza da her gün fizik olarak geriye gidiyor. Puan geliyor, o da savunma oyuncuları işini yaptığı için geliyor.
Havlu atar
Savunma ve orta sahanın ortasındaki oyunculardan hücumu düşünen tek kişi toparlanan Gökhan. 30. saniyede duran toptan Deivid’in vurduğu kafanın dışında bir tek pozisyonu yok Fenerbahçe’nin.
Ankaragücü kalecisi Serkan sezonun en rahat maçını oynadı. Fenerbahçe, Ankaragücü ile Porto’yu aynı gördüğü sürece, şablonda oynama yapmadığı sürece, en az bunlar kadar önemlisi; skor değiştirecek oyuncuları form tutmadığı sürece lige erken havlu atar.