Yitik Sonbahar Gönlüm sararıyor,
Hüzün kaplamış kalbime
Tel tel dökülüyor sevgi kırıntıları
Ayrılık rüzgarları esiyor başımda,
Sonbahar mı geldi ne ruhum sararıyor
Rüzgar esiyor
hüzün kovan kuşu uçuyor
Hava puslu,karanlık
Konacak bir kalp arıyor umutsuzca
"Yalnız bir ev zamanın dışında
sanki hüzünlü,insanlar toplanmışlar
sobanın sıcaklığı yetmiyor ısınamıyorlar
sarılmışlar birbirlerine
gözlerinde sonbahar hüznü
sararmış bedenleri
Masal kahramanları gibiler
Yitirilmiş zamana karşı yenik düşmüş unutulmuşlar
Oysa masllar uzun ,karanlık sonbahar
gecelerinde anlatılırdı ,
Çocuklar sonbahar gecelerinde
düşlerinde görürlerdi bu masal kahramanlarını
Yitik Sonbahar yaşıyorlar sararmış hüzünlü"
sonbaharda sarardı artık
Yitirdik yağmurlu günlerde yeşeren Aşkları,
Tekrar açmak yeniden meyve vermek için
Agaçların kabuk değiştirdiğini,
Tren istasyonlarında kavuşmaları-ayrılıklarıda unuttuk
Sana aşkım sonbaharda yeşermişti
İçimde hüzünler,acılar,sevgi kırıklıkları sararırken
Yeşeriyordu sana sevgiler,tutkular,arzular
Rüzgar ve yağmur sonbahar müziğini çalardı
Evimizin camına vuran yağmur damlalarının
Rüzgarın uvultusunun ,yaprakların sesinin ahenkli melodisini
Hayallere dalardım camın önünde
Sana içimde yeşeren papatyaları severdim |