
Frankfurt Kitap Fuarı'nın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Nobel ödüllü yazardan övgü ile söz etti
Türkiye'nin bu yıl "Onur konuğu" olarak "Bütün renkleriyle Türkiye" solganıyla dev bir reyonla katıldığı 60’ıncı Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılışı dün akşam yapıldı. Fuarın açılışında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ve Nobel Ödülü yazar Orhan Pamuk birer konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasında Türk çağdaş edebiyatının önemli isimleri Orhan Pamuk, Nazım Hikmet, Necip Fazıl ve Yaşar Kemal’e vurgu yaparken, Orhan Pamuk TCK 301. maddesi ve youtube yasağıyla ilgili sert eleştirilerde bulundu. Pamuk, Batı’nın geliştirdiği kadın haklarının, milli kimliğe uymayıp, onu bozacağına inanma anlayışı tehlikesine de dikkat çekti.
Pamuk önce 301’i şikayet etti
Yazar Orhan Pamuk ise konuşmasında önce TCK 301. maddeyi, daha sonra da Türkiye’de hala youtube yasağının sürmesini eleştirdi. Pamuk şunları söyledi:
"Son yüzyılda kitapları yasaklamak, yakmak, yazarları öldürmek, hapse atmak, onları vatan haini ilan edip sürgüne yollamak, basında hep bir ağızdan yazarları aşağılamak, Türk kültürünü zenginleştirmedi, tam tersine fakirleştirdi. Devletin yazar ve kitap cezalandırma alışkanlığı hala devam ediyor. Benim gibi pek çok yazarı susturmak, sindirmek için kullanılan TCK’nın 301. maddesi yüzünden yüzlerce yazar ve gazeteci şu anda mahkemelerde yargılanıyor, mahkum oluyor.
Bu yıl yayınladığım bir roman için çalışırken eski Türk filmlerini seyretmem, eski şarkıları dinlemem gerekti. Bu işi kolayca Youtube ile yapmıştım. Ama aynı şeyi şimdi yapamam. Çünkü Yotube ile birlikte yüzlerce yerli ve uluslararası web sitesine girmek, siyasi nedenlerle Türkiye’de yaşayanlara yasak. Siyasi iktidar sahipleri bütün bu baskılardan memnun olabilirler, ama biz yazarlar, yayıncılar, sanatçılar, Türkiye’nin kültürünü yaratan ve onu izleyen herkes, kültürümüzün edebiyatımızın dünyaca tanınmasından bu baskıları anlamıyoruz.
Yeterince tanınmamak ve okunmamayı kültürün anlaşılmazlığının ve özel esrarının belirtisi olarak görmek, yavaş yavaş kuvvetlenen bir başka tehlikeli düşünceye de güç veriyor. Batı’nın geliştirdiği eşitlik, kadın hakları, demokrasi ve düşünce özgürlüğü gibi idealleri ’yabancı’ bulmak, bunların milli kimliğe uymayacağına ve hatta onu bozacağına inanmak. Bunu yalnızca Türkiye’yi düşünerek söylemiyorum."
Baskı kalktı sözüne tebessüm
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuşmasını, Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier ve Orhan Pamuk’tan sonra yaptı. "Türkiye’de yazarlar ve kitaplar üzerinde uygulanan bazı baskı ve sınırlamalar zaman içinde azalmış veya ortadan kalkmıştır" diyen Gül, Pamuk’la gözgöze gelince, ikisinin de yüzünde gülümser ifade oluştu. Konuşma metni konuklara önceden dağıtılan Cumhurbaşkanı konuşmasında, bazı değişiklikler yaptı. Yazılı metinde "Kullandığı son derece zengin dil haznesinden adına bir sözlük dahi çıkartılmış olan Sayın Yaşar Kemal, bu olgunun çağımızdaki anıtsal bir kanıtıdır" ifadesini, Gül konuşmasında dile getirmedi. Gül, Pamuk için ise yazılı metindekinden daha fazla övgüde bulunarak, "Nobel’den büyük gurur duyuyoruz. Türkçe’yi bütün dünyaya duyurdunuz, tanıttınız. Bunun için takdirlerimi sunuyorum" dedi.
(Hürriyet)
[Üye Özel | Für Mitglieder | For Members]